Back To Top
Ele verir talkını kendi yutar salkımı

Ele verir talkını kendi yutar salkımı

 - Son Güncelleme: 01.08.2019 Perşembe 08:07
- A +

Birbiri peşi sıra gündeme gelen “akraba atamaları” konusundaki örnekler gösteriyor ki “nepotist zihniyet” yalnızca toplumun bir kesiminde veya siyasi yelpazenin belirli bir bölgesinde var olan bir mesele değil. Bileşik kaplar yasası gereğince toplumun bir kesiminde var olan arızanın öbür kesimlerde görülmemesi mümkün olmuyor. Sonuçta aynı tarlada yetişiyor ürünler.

Elbette burada sevindirici veya ümit uyandırıcı husus toplumun genişçe bir bölümünde bu uygulamalara karşı güçlü bir reaksiyonun mevcudiyetini görmemiz. Ne var ki bu reaksiyonun yalnızca karşı tarafın günahlarına yönelmesi ortak problemimizin çözülmesi hususunda bir fayda üretmeyecektir. Sözkonusu reaksiyon yalnızca karşı tarafın yaptıklarından duyulan rahatsızlığın ifadesi ise, “bizimkiler”in yaptıkları bizi rahatsız etmiyorsa, yani meseleye ahlaki açıdan bakmıyorsak halihazırda süren tartışmadan ülkemizin geleceği adına olumlu bir netice almak kolay olmayacaktır.

Emanetin ehline verilmesi, liyakatin esas alınması, yönetimde adalete uyulması gibi ilkeler etrafında bir sosyal konsensüs yoksa veya oluşturulamazsa buradan bir yere varamayız.

Diğer yandan, toplumdaki rahatsızlığı ciddiye alıyorsak, siyasi kesimlerin kendi içlerindeki örnekleri görmezden gelip karşı tarafın “günah galerisi”ne dikkat çekmeye çalışmaları kendi seçmen kitleleri nezdinde olumlu bir karşılık bulmayacak, yani siyasi getirisi de olmayacaktır.  Siyasette etik ilkelerden ziyade “vatandaş ne der” sorusunu önemseyenler için söylüyorum bunu…

Maalesef bugün görünen o ki aynı eylemi başkası yaptığında ayıp gören, günah sayan ama kendi grubundan birileri yaptığında rahatsız olmayanlar azınlıkta değiller. Bu tutumun toplumsal zihniyetle, bu toplumsal zihniyetin de toplumsal yapımızla doğrudan ilgisi var. 

***

Türkçemizdeki “ele verir talkını kendi yutar salkımı” sözünün tarif ettiği tutum yalnızca bir kişinin kuralları yüzsüzce çiğnemesi değil, bazen de başkaları için geçerli olan kuralların kendisi için geçerli olmadığını düşünmesidir.

Bugünkü Türk toplumu açısından konuya bakarsak, herkes için geçerli kabul edilen kuralların çiğnenmesi veya sınırların aşılması için bencillik ve yüzsüzlük gibi birtakım “haslet”lere duyulan ihtiyacın yanısıra psikolojik savunma mekanizmalarının da devreye girdiğini görüyoruz. Konuyla ilgili açıklamalara olduğu kadar “taraf”ların medyasındaki yaklaşımlara da yansıyor bu.

Böylece noktada toplumun tâbi olduğu yasalar kadar bireylerin uyması beklenen ahlak kuralları da herkes için geçerli olmaktan çıkıyor. “Biz ve onlar” karşıtlığının olduğu yerde “ortak değer” olmuyor.

***

Bir yakınını özel kalem müdürü yapan belediye başkanı “güvenebileceğim başka kimse yoktu” derken yalan söylemiyor muhtemelen.

Yani mesele sadece tek taraflı akraba kayırmacılığı değil; yalnızca yakınlarımıza duyduğumuz sevginin sonucu değil nepotizm. Aynı zamanda akraba dayanışması yoluyla kendi güvenliğimizi temin etme isteği. Hukuk güven vermiyor, devlet güven vermiyor, siyaset yoldaşları güven vermiyor, toplum güven vermiyor… Ancak aynı kandan olduğumuz kişilerle dayanışmamıza güvenebiliyoruz.

Çünkü toplumsallaşmanın ilkel aşamasında olan insanlar yalnızca kendi kanından olanlara güvenebileceklerine dair bir içgüdü sahibidirler. İlkel çağlarda, belki evrimin erken aşamalarında o zamanın yaşama ve hayatta kalma şartları çerçevesinde teşekkül etmiş “kandaş dayanışması”na dayalı örgütlenmelerin esası budur.

Peki, bu doğal/iptidai/ refleksif tutumların çok geride kalmış olması, bugünkü medeni dünyada yerinin olmaması gerekmez mi?

Evet… Şehirleşme süreci, şehir hayatındaki standart rol taksimine dayalı ekonomik ve politik düzen (bireyleşme) ve objektif hukuk geliştikçe kandaşlık dayanışması gibi mekanizmaların anlamı ve varlığı büyük ölçüde ortadan kalkar. Ancak Türkiye’de bir kısmı bize has bazı kültürel problemler, bir kısmı da hızlı ve plansız şehirleşmenin doğurduğu karmaşa, bir kısmı da düpedüz kötü yönetim yüzünden iktisadi modernleşmemiz seviyesinde bir politik modernleşme gerçekleşmedi.

Sonuçta şehirlileşme aşamasına gelmemiş perakende topluluklar gibi biz de “zihniyet olarak” yeniden toplumsallaşma sürecinin ilk aşamasına dönmüş durumdayız. Ama aynı zamanda şehirlerde yaşıyoruz, devletimiz var, hukuk sistemimiz var... Yani yanlış yerdeyiz.

Sosyal ve siyasi hayatta yaşanan sıkıntıların, hukuk dışılığın, kutuplaşmanın, nepotizmin vs. en temel sebebi bu.

 

 

 

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
Faik Güleçyüz 17 Ağustos 2019 21:45
"Stalin'in şeyhi"diyerek,aklınızca kinaye yapıyorsunuz. Şeyh Bedrettin komünist ya da dindar olmuş;ne fark eder. Komünist demek;insan olabilmeye gayret etmektir. 21.Asırda,anti komünist olmak;kimseye birşey kazandırmaz.
İbrahim Erdoğan 10 Ağustos 2019 13:21
Yakın bir zaman önce iktidar partisinin gazeteci kökenli bir milletvekili bir yakınının müdür olarak atanmasındaki rolünü izah ederken, muhataplarına "siz hiç cuma namızına gıtmiyor musunuz?" sorusunu yöneltmişti... Böylelikle aklınca Cuma namazlarında hutbe okunmasından sonra imam tarafından okunan "yetimler ve akrabanın gözetilip, yardım edilmesi" mealindeki ayeti kendisine dayanak göstermedi mi?.. Bizde böyle olur bu işler!..
Oflu 09 Ağustos 2019 09:46
Sayin Kiras, Kavakci ailesine ve Cumhurbaskanligi basin baskani Fahrettin ailesine ve bircok AKP lilere yapilan kiyak maas odemeleri gormuyor mu? Bu ulke artik AKP tarafindan daha fazla soyulmaya izin verilmemeli.
KARAR OKURU 03 Ağustos 2019 09:22
Hiçbir parti ak parti kadar kayırmacılık yapmamıştır onlar akrabalarını almışlar işe ama bu 17 yılda devletin kaymaklı her kademesi torpilli ve liyakatten yoksun, iş bilmez ama ego tavan yapan kimselerle doldu .
KARAR OKURU 01 Ağustos 2019 23:30
Yakında, kendimizede güvenmeyiz.
Umut Yok 01 Ağustos 2019 23:08
Sadece belediyeleri değil diğer kamu kurumlarını da görün. Milletvekili veya bakan yakınlarının nasıl hızlıca kaymaklı yerlere yerleştirildiklerini de açıklayın. Mesela eğitimi, diploması, müktesabatı dolaysıyla bir üst makama gelmesi mümkün olmayan kişilerin olağanüstü hal yasası bahane edilerek nasıl belli-ballı- yerlere yerleştirildikleri araştırılsa neler ortaya çıkar neler. Adalet hak-hukuk diyenlere de itimadımız kalmadı.
KARAR OKURU 01 Ağustos 2019 22:59
İlkel çağlarda, belki evrimin erken aşamalarında ... bu cümle yazının özünü bozmuş. evrim de ne!! Evrim safsatası pek çok delil ile çürütülmüş iken hala neyin peşindesiniz.
KARAR OKURU 01 Ağustos 2019 19:43
Yalan doğru bilmem.Ama gürcistan bir zamanlar rüşvet ülkesiydi bilirim.ama bitti.o zamanki yöneticiye sormuşlardı nasıl bitirdiniz diye.Ben almadım ve bitti demişti.yani en baştaki yarın deseni ben tim akrabalarımı alıyorum görevden kimse almayacak.aninda biter bu iş.yani damattan teyzeogullarina hemen başlamalı.ben öğretmenim ibrahim er de öğretmendi. Ben hala öğretmenim ibrahim er uçtu ki ne uçma.niye
Hasan 01 Ağustos 2019 19:11
Ve bölünme ta bireye kadar gitmiyor mu? Birey de kendi içinde parampaça değil mi? Deme ki önce birey gerçekten birey(bölünmemiş, iç bütünlü dağılmamış, kendiyle barışık) olmalı, öyle değil mi? Habil ve Kabil’den beri çatışma ve karşıtlık hayatın baskın dili olmuş, sevgiden çok nefret insanı şekillendirmiş maalesef...Öyle olmasaydı on binlerce savaş yaşanmazdı, insan kendi ya soğuk (savaşa hazırlanma dönemidir aslında) ya sıcak savaşa mahküm etmezdi.Yeniden Adem ve Havva olma dileğiyle..
Hasan 01 Ağustos 2019 19:09
“Biz ve onlar” karşıtlığı nerden gelir? Nelerden beslenir? İnsanlar neden enerjilerini, ömürlerini “biz ve onlar”karşıtlığına harcar? Çatışma neden insanla kötülüğün arasında değil de, insanla insan arasında cereyan eder? Sıçak-soğuk çatışma döngüsü bir tercih mi yoksa kader mi? İnsan neden çatışmaya ayarlıdır? İsanı çatışmaya ayarlı robot haline getiren etkenler, otoriteler, tarihin derinliklerinden gelen köklü şartlanmalar nelerdir? “Biz ve onlar”daki “biz” de kendi arasında “biz ve onlara” bölünmüyor mu?
KARAR OKURU 01 Ağustos 2019 18:30
Karar yazarları olarak genelde politik konulara yer verirken çevre sorunlarını pek işlemiyorsunuz. Örneğin, Kaz dağlarındaki ağaç kıyımını, Salda gölü, Tarihi Ankara garının tahsisi gibi güncel pek çok konuda görüşlerinizi merak ediyorum...
Tebrikler çok güzel bir yazi. Umarim herkes hissesini alır.
Menderes YILDIRIM 01 Ağustos 2019 16:47
İbrahim Bey; "KANDAŞ DAYANIŞMASI" demişsiniz. İbrahim Bey ben olaya önce farklı bir şekilde bakacağım. Uluslararası büyük firmalara bakacak olursanız, NE AKRABA - NE ARKADAŞ - NE DE YANDAŞ, tamamına yakını LİYAKAT esasına göre seçilmiş oldukları için onlarca yıl dünyanın zirvesindeki şirketler olarak faaliyetteler. Bizim ülkemize Özel Sektöre bakacak olursanız AİLE fertlerinden LİYAKATA daha geçiş yapamadılar. Bu nedenle Özel Sektörümüz AİLE ŞİRKETİ - Devletin Makamları yazınızdaki gibi KANDAŞ MAKAMLAR. Galiba Ülkemizin KÜLTÜRÜ bu! ! ! Saygılarımla
KARAR OKURU 01 Ağustos 2019 16:03
Herkes bu akraba kayırmacılığını eleştiriyor.Fakat torpilin her türlüsü yanlış ve kul hakkıdır.Bunun önüne geçmenin tek yolu yüksek kpss puanlarıyla atanamayan binlerce insanın olduğu ülkemizde, belediyelerde de kpss puanıyla atama yapılmasıdır!Garibanlar bu sistemde eziliyor.Okusalar da bir yere gelemiyorlar.
KARAR OKURU 01 Ağustos 2019 15:22
Cumhuriyet tarihinde akrabasini bakan yapan (hele hazine bakani yapan) baska bir basbakan yada cumhurbaskani yok. Balik bastan boyle kokuyor...
KARAR OKURU 01 Ağustos 2019 13:50
" Şehir hayatında rol taksimine dayalı ekonomik ve politik düzen ( bireyleşme)" ... Ne demek istediğinizi anladımsa da bu cümle parçasını anlamadım.
E.K 01 Ağustos 2019 12:31
El Hak dogru sozler..Harika tesbitler..Donup dolasip ayni yere getiriyor olaylar bizi..Kurallarin islemesi, hukukun ustunlugu, liyakat..Kayirmacilik ayni zamanda kurallarin cignenmesidir..Parti, gorus fark etmez..Kurallarin islemesi ve liyakat hepimizin, ama istinasiz hepimizin hayrinadir..Yazi icin cok tesekurler.
KARAR OKURU 01 Ağustos 2019 11:57
Ak Parti neden kaybediyor? Kişilerden ziyade, sistem, kuralları belirli bir devlet mekanizması kurmamasından.Mesela;bir devlet kadrosuna, belediyelere,kurumlara kimin, hangi şartlarda, nasıl getirileceğini belirlemiyor.Örneğin, Tarım Bakanı, hangi üniversite mezunu olmalı.İl İlçe Tarım Müdürleri hangi okuldan mezun olacak,sınavla mı alınacak,puanının yanında, ayrıca yaptıkları bilimsel çalışmalar,yüksek lisans, doktora, makale yayınlama gibi..ek puan verilecek mi?Yani liyakate göre kim,hangi şartlarda görev alacak, belirsiz.Noluyor sonra, ahbap, eş,dost çiftliğine dönüyor heryer..Adalet yok
Ehl-i İrfan 01 Ağustos 2019 20:06
7
Kılıçdaroğlu ve eşinin akrabaları olarak K K 'nın SSK Gn Md iken görev verdiği isimler. Karabulut (Okmeydanı Hastanesi), Düzgün Karabulut (Göztepe Hastanesi), Ramazan Karabulut (Süreyyapaşa Göğüs Hastalıkları Hastanesi), Oktay Karabulut, Ali Karabulut (Nişantaşı Diyaliz), Ali Ekber Karabulut (Tepecik Hastanesi), Yılmaz Karabulut, Vedat Karabulut, Gülten Karabulut, Fatma Karabulut, Oktay Karabulut, Fatmagül Karabulut, Duran Karabulut, Sebahat Karabulut, Hanife Karabulut, Emine Karabulut,
KARAR OKURU 01 Ağustos 2019 10:25
Siyasi etik yasasi ile akraba kayirmaciligina onlem alinmali artik bu han-ı yağma duzeni bitmeli. Buna ek olarak universitelerdeki ismarlama akraba kadrolar da gozden kacirilmamali. Oyle universiteler var ki liyakatsiz adamlar babalari amcalari vs himayesinde universitelerde ogretim uyesi veya daire baskani olmadi sube muduru.
Muhtefi. . 01 Ağustos 2019 10:28
İnsanlık tarihi boyunca vardır. Suistimal. !.ne bugünün sorunu, ne de dünün, bu sorun her zaman olacaktır. Toplumun Değerleri ile alakalı. Bi sorun veya sıkıştığımız zaman acaba bir tanidik varmı diye araştırıyorum, araştırıyoruz. ÖNCE DÜRÜST olalım yanlışımıza bile. !..Ben sıradan vatandaş bir çare uretiyorsam çevrem ile Tepedekiler de kendine göre üretiyor ÇARELER. *Sadece Mezarlıkta Kimsenin sözü geçmiyor.* !.:))...Niye bu durum gelişiyor, partiler üstü düşünülmeli. Kalici cozum.olmalı,her zaman icin.aşağıdan, yukarıya. !.
Deli Emin 01 Ağustos 2019 09:31
MEKAN,ZAMAN DA KAYBOLANLAR(2) Medine Sözleşmesi dini metin değil,içinde yaşanılan şartlar,kültür, insan ilişkilerinin nasıl olması gerektiğini ortak insani yarar paydasında ifade edilmiş DÜNYEVİ kurallardır. Dikkat!Mantığı,bakış açısı,anlayışı çağlar üstü iken,kuralları şartlar,imkan,ihtiyaca göre mekani ve yereldir. KAİDE: Konulan hüküm, kendine dayanan şartlar,neden değişmesi halinde değişir.Hüküm,şartlar,imkan,ihtiyaca göre oluşur. Bizimkiler bu farkı görmüyor,MU!? Yada mekan ve zamanın içinde yaşanılan,şartlar,kültüre göre anlamı kazan şey olduğunu bilmiyorlar,MI!
musto 01 Ağustos 2019 09:22
O kadarda kıskanmayalım liyakat sahibi ekonomi musluğunun başında dolara endeksli damat var. Yalnız tek sıkıntımız yüzünü sık sık göremiyoruz 365 günün 300 günü dolar artıyor bir kaç gün dolarda düşüş olduğunda damadı tut tutabilirsen alimallah konuşurken eller kollar RİCHTER ölçeğinde depremler yaratıyor keşke dolar her gün düşse'de damadın yarattığı daha şiddetli depremlere razıyız.
KARAR OKURUMehmet atay 01 Ağustos 2019 11:58
3
$ düşerse ülke iflas eder Buna sevinen politikacı ya ahmahtır ya da kastidir
musto 01 Ağustos 2019 12:53
1
Kusura bakma her şeyimiz dolara endekslenmiş yükseldiği zaman ülkede bir telaş başlıyor.İlhan kesiciyi izledim dolar kurunu beş yıl sonrası için 2 tl öngörüyorlar aynı yıl dolar 2 tl oluyor. Üretim artmadığı ve ithalata bağımlı olduğumuz sürece bu böyle devam edecek. Dolar düştüğü zaman seviniyoruz demekki üretim artmış. görüşünüzü detaylandırırsanız anlamlı olur.
Deli Emin 01 Ağustos 2019 08:52
MEKAN,ZAMAN DA KAYBOLANLAR(1) A-Hukuk,insani( ekonomik,siyasi,sosyal,medeni) ilişkilerin olması gereken biçimde formüle edilmiş hali.Yani hukuk,esasında OLMASI GEREKENE göre düzenlenen kuraldır.Olması gerekeni DÜZENLEMEZ.Farka dikkat.Önce ilişkilerin gerektirdiği form,kural doğar,devamlılık,standart haline gelmesi için kurallaştırılır! Hukuk ilişki/ hak doğurmaz,hak ve ilişkiler hukuku doğurur. B-İlişkilerimizin mahiyetini değiştiren,biçimlendiren içinde yaşadığımız bir şartlar,imkan,talepler ve olan/olgulara göre ortaya koyulan çözümlerdir.Düğüm de çözümde tamda bu noktada!
KARAR OKURU 01 Ağustos 2019 07:43
Sayin Cumhurbaskani Berat Bey iliskisi mi? Hukuka kimseye guvenemedigi icin mi Berat Beyi atadi? Hukukun egemen oldugu, herkesin hukuk guvenligi icinde hissettigi bir yapi kurulamadi o zaman.
KARAR OKURU 01 Ağustos 2019 06:05
AKP'li eski bir milletvekili akrabasına torpil yaptığı anlaşılınca Kur'andaki "akrabaya yardım ediniz" ayetini öne sürmüştü. Fazla üzerlerine gitmeyin maazallah kafir bile ilan ederler sizi.
KARAR OKURU 01 Ağustos 2019 09:51
9
Hem sağda hem de solda yeni partilere ihtiyaç var. Zorlamayın işte eski Türkiye'nin bütün siyasi partileri aynı.İstedigin kadar ahlak yasası çıkar hepsi kendi yandaşına yedirmek için alternatif bir yol bulur.Daha kaç ay oldu chp o kadar ikaza rağmen akp den bir farkı olmadığı ortaya çıktı.Ekreme de genel seçime kadar kimseyi çıkarma emri gelmiş biryerlerden.Demek ki seçim olma ihtimali olmasa neler yapacak. Bir de akp gibi 16 sene iktidar olsalar AKP'yi de aratirlar.Artik Davutoğlu gibi düzeyli siyasetciker devreye girmeli sağ da ve solda.
Salih 08 Ağustos 2019 23:51
0
Balık baştan kokar, baştan kastım inancın başı, şöyle, bugün sünnet diye sarıldığınız emevi dininin sünnetinde akraba kayirmaciligi başladı, araştırın ve anlamsız bir kudsiyet verdiğiniz 3e halife osmanin nasıl kadrolasip devleti akrabarina sömüttüğünü görün, o zaman AKP bunu niye yapıyor anlarsıniz tabi eğer yorumumu başka yerlere çekme seniz, yoksa havanda su dövmeye devam.
KARAR OKURU 01 Ağustos 2019 00:35
Ne yani iktidardan beslenen bir medyanın iktidara gözününün üstünde kaşın var demesi dahi mümkün mü? Bunu gündeme getirmesi dahi iktidarın talimatıyladır, bağımsız bir editöryal faaliyet serdetmeleri mümkün mü, alırlar façalarını, keserler sanan ve küspelerini. Bu propaganda tutar mı peki, tutar. Ancak unuttukları şu: Bundan sonra Chp'den 5 arızalı atama, Akp'den 1000 arızalı atama gündeme düşecek. Tabii siz dahil, muhalif medya yazmaya cesaret edebilirse. AKP yine kendi ayağına sıktı yani, geçmiş olsun.
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN