Back To Top
Gürültü yaparak eleştirileri susturmak

Gürültü yaparak eleştirileri susturmak

 - Son Güncelleme: 09.11.2019 Cumartesi 08:58
- A +

Eleştiriye açık olmak sağlıklı zihinlerin özelliğidir. Yaptığınızın yanlış olduğunu söyleyenler yanılıyor bile olsalar en azından neden böyle düşündüklerini öğrenmek için muhataplarınıza kulak vermenizde fayda vardır. Eleştiriye açık olmak aynı zamanda özgüven alametidir. Özgüven bazen de yanılmaz olmadığınızı kabul etmekten çekinmeme cesaretidir. Aslında hepimiz mükemmel olmadığımızı ve önemli ya da önemsiz herhangi bir konuda pekâlâ yanılabileceğimizi biliriz teorik olarak. Ama yine de somut bir olay sözkonusu olduğunda yanıldığımızı kabul etmek zor gelir. Dolayısıyla “yanılma cesareti”ne sahip olanlarımız bizim en iyilerimizdir.

Bana inanmıyorsanız, kendiniz şöyle bir etrafınıza bakın… Herhangi bir konuda kendisine yönelik eleştirileri dinlemeye ve yanılmış olduğunu kabul etmeye en yatkın olanlarımızın kişiliği daha gelişmiş, zihni daha parlak kişiler olması tesadüf olmasa gerektir.

Eleştiriye açık olmak aynı zamanda bir iletişim yöntemidir. Özellikle yöneticiler için. Siyasetçiler için ise ekmek ve su kadar hayati bir ihtiyaç…

Süleymaniye Camii’nin inşası esnasında “bu minareler eğik” diyen kişiyi ikna etmek için urganla minareyi çekip eğriliğin düzeldiğine inandıran Mimar Sinan’ın hikayesini hatırlayın… Sinan yaptığı iş konusunda özgüven içinde olmasaydı girişir miydi böyle bir gösteriye?

Beceriksizliği veya bilgisizliği yüzünden caminin minarelerini gerçekten de eğik yapmış bir mimar olsaydı nasıl bir tepki gösterirdi acaba bu eleştiriye?

***

Diyeceksiniz ki her eleştiri yapıcı değil, sırf bizi başkalarına kötülemek veya zarar vermek için dile getirilen haksız suçlamalara da eleştiri muamelesi mi yapacağız? Aslında “yapıcı eleştiri” ile “yıkıcı eleştiri”yi birbirinden ayırmamızın çok basit bir yolu var. Bize söylenen şey “uyarı” niteliği taşıyorsa o yapıcı eleştiridir. İsabetsiz veya yanlış bile olsa iyi niyetin ürünüdür en azından.

Diğer yandan, haksız veya yıkıcı eleştirilere karşı takındığınız tavır hak etmediğiniz abartılı övgüler karşısındaki tavrınız gibi olmalıdır ki size zarar vermesin. Haksız eleştiri de haksız övgü de sizin iyiliğinizi isteyenlerden gelmez. Sizin iyiliğinizi isteyenlerden gelen eleştiri ve övgüler kendinize istikamet belirlemek için fayda sağlayan türden olmalıdır. Düşünün ki çevrenizde birileri siz ne yapsanız övüyor, ne söyleseniz onaylıyor… Bu kişilerin gerçekten dostunuz olduğuna, sizin iyiliğinizi düşündüklerine inanır mısınız?

Tarihe adını yazdırmış “büyük adam”ları düşünün… Sanatçıları, bilginleri, filozofları, komutanları, şeyhleri, hükümdarları… Aralarında dalkavukların pohpohlamasına prim veren biri aklınıza geliyor mu?

Büyük adam demişken, doğruluğu şüpheli de olsa Büyük İskender’e atfedilen bir hikâye vardır: Makedonyalı fatih uzun zamandır başvezirliğini yapan devlet adamını bir gün aniden görevden alır. Vezir gelip sorar “ne yanlışım oldu efendim?” diye. Aldığı cevap şudur: “Bunca zamandır sen benim yaptığım hiçbir şeye karşı çıkmadın, hiçbir yaptığımı eleştirmedin. Bir insanın her şeyi doğru yapması sözkonusu olmayacağına göre ya sen benim hatalarımı fark edemeyecek kadar yetersiz birisin ya da benim kötülüğümü isteyen bir düşmanımsın. Her iki durumda da bu görevde kalman uygun değil.”

***

Şimdi bu kadar laf siyasi gündemle ilgili nereye bağlanacak diye düşünerek yazıyı buraya kadar okumuş olanlar vardır belki… Siyasetle uzaktan yakından ilgisi olmayan yazılarda bile siyasi mesaj bulanlar var ne de olsa. Her şeyin siyasi gündeme bağlanması gerekmiyor tabii ama bu konunun siyasetle ilgisiz olması düşünülemez. Evet, bizim siyasetçilerimiz ve bilhassa bugün yönetim mevkiinde olanlar eleştirilere tahammülün ve dahası bunlardan faydalanmayı bilmenin olgunluğuna sahip değiller.

Bırakın dinleyip değerlendirmeyi, kendilerine yöneltilen uyarıların ve eleştirilerin başkalarınca duyulması bile istenmiyor. Bununun için konuşanlar veya konuşabilecekler bir şekilde susturuluyor. Susturulamazlarsa gürültü çıkarılıp sesleri boğulmaya çalışılıyor. Ama burada kabahat yalnızca görevi gürültü çıkarmak olanların veya işi gücü efendilerini övmek olanların değil. Zira burada bir arz-talep ilişkisi var. Belirli mevkilere gelenlerden kimileri çevresinden eleştiri ve uyarı almak ve böylece ayaklarını sağlam zemine basmak ister, kimileri ise özgüvenleri olmadığı için boyuna pohpohlanmak arzusundadır. Dostça uyarıya ihtiyaç duyanların etrafında lafını sakınmaz dostları olur, öbürlerinin etrafında ise buna uygun kişiler.

Yukarıda İskender ile ilgili bir anekdotu -hikmetli içeriği hatırına- “doğruluğu şüpheli de olsa” diyerek aktarmıştım. Bir de İskender’in dalkavukluğunu yapan filozof hikayesi var. Bunun da doğruluğuna inanmak zorunda değiliz. Çünkü bir filozofa yakışacak meslek değil söz konusu olan.

Hikâye bu ya, İskender’e dalkavukluk ederek saraydaki nimetlerden faydalanan Kalisten isimli filozof bir çeşme başında Diyojen’i görür. Büyük İskender’e “gölge etme başka ihsan istemem” diyen filozof kendisine çorba yapmak için mercimek ayıklamaktadır. Kalisten “Sen de benim gibi hükümdarla iyi geçinseydin mercimek ayıklamak zorunda kalmazdın” der. Diyojen’in cevabı şu olur: “Sen de benim gibi mercimek çorbasına kanaat etmesini becerebilseydin dalkavukluk yapmak zorunda kalmazdın…”

 

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
KARAR OKURU 10 Kasım 2019 12:39
Mesele şu. Önceliğiniz nedir. Bu kadar basit. Hak’kın yanında olmaktan ve dillendirmekten mahrum etmesin Rabbim bizi.
Bu iktidarın dünya müslümanlarına en büyük hizmeti alnı secdeye giden insanlara yönetimde yer vermeyeceksin örnekliği oldu.
KARAR OKURU Mürsel 09 Kasım 2019 19:26
Ben de'ye Sen sadece kendini beğeniyorsun anlaşılan.
KARAR OKURU 09 Kasım 2019 18:21
Elestirel dusunme ve ozgur tartisma her alandaki gelismenin temel mekanizmasidir. Ozgur elestirel tartismayi baskilayan bir ulkenin bugunun dunyasinda hicbir sansi yok, hamasetli naralarla somurgelesmeye kurek cekmekten baska...
Yurdumun İnsanı 09 Kasım 2019 17:29
Ya İbrahim gardaşım.Gözünü sevdiğim. Kime anlatıyorsun bunları.Kibir, ene, şımarıklık,kin intikam hastalığı ruh ve aklını sarmış. Damadı şımarık, alaycı yalan ile bakanlık yapıyor. Bu adamları başımıza geçirenler vebal altında! Siz bu tiplere söz geçirebilir misiniz. Açıktan pervasız hırsızlık,hak gaspı, rüşvet, yolsuzluk yapıyorlar. A. DİLİPAK açıktan 10 larca kez yazdı pisliklerini! Neden onu, bir kez olsun mahkemeye veremedi AKP li bakanlar, siyasiler! Arınç olunca hemen ürüyen Metiner birkere DİLİPAK'a cevap vermedi. Dalkavuk Ali Karahasanoğlu dahi cevap vermedi itiraz etmedi.Neden!
kaan 09 Kasım 2019 14:27
Gürültü yaparak susturanlar,bas bas bağıranlar,kenara çekilse,korkudan kenara çekilen ortak akıl,vicdan,merhamet....güzel iklimle kendini tedavi eder,toplum,insanlar şifa bulur.Mutluluk yolu açılır.
KARAR OKURU 09 Kasım 2019 13:06
Tebrikler. tam olarak budur halimiz.
KARAR OKURU Mürsel 09 Kasım 2019 13:03
Rahmetli N.Fazılİ stanbul'a mahkeme için gelen B.Said Nursi'yi Sirkeci Akşehirpalas'ta ziyarete gider.(1953) N.Fazıl yanındaki arkadaşına yolda; S.Nursi'nin kendini beğenmiş biri vb olduğunu anlatır.Odasına adım atar atmaz Üstad ayağa kalkar;"Necip Fazıl Bey kardaşım, ben kendimi beğenmiyorum; beni beğenenleri de beğenmiyorum" der.(Son Şahitler N.Şahiner). Bizi beğenip övenlerin övgüsünü de reddetmek gibi bir gerçek var.
Ben de... 09 Kasım 2019 18:20
2
13.03, Said Nusiyi'yi beğenmek konusunda ben de onun gibi düşünüyorum. Yani nee Nursi'yi ne de onu beğenenleri beğenmiyorum...
KARAR OKURU 11 Kasım 2019 02:59
1
Ne yani, nursi gaybımı biliyordu, Allah tan korkun be
musto 09 Kasım 2019 11:32
Kim demiş islamı yaşamak için bir lokma bir hırka yeter.Yetmiyor kardeşim fakirde olsan itibar için islama nefer devşirmen için zengin gözükmen lazım onun için İbrahim Ethem,Suud kralları vd şeyhler emirlikler gibi zengin ve saltanat içinde yaşayacak ve insanlar İslamın ne kadar bereketli bir din olduğunu anlayacak akın,akın islam dinine geçecekler.Yoksa derviş Yunus,Veysel Karani gibi yaşamak için fazla gayrete gerek yok açlıkla nefis terbiye etmekle Allahı aramakta neyin nesi.Bizler Saraylarda yaşar özel donanımlı camilerimizde ibadetimizi yapar itibarımıza inancımıza gölge dşürmeyiz.
Takipci 09 Kasım 2019 10:26
Biat bir nevi koleliktir. Biat ile ekonomik, toplumsal, vs. hic bir gelisme olmaz.
KARAR OKURU 09 Kasım 2019 15:53
11
10.26, kafana biat kadar taş düşşün. Biat etmeyenler Ay'a mı gidiyor?.
Hiçbir müfredatta eleştirel düşünme dersi olmayan bir toplum ve ülke nasıl eleştiriye açık olabilir istişare ile iş yap emri ilahisini duymamış gibi yapanlar istişare olmayınca eleştiride kapalı her yaptığı alkışlanmalı anlayışı ve gelen yanlışlar ve sonuç ortada nediyelim tuzu Kurular ve devletten nemalanan milyonlar için eleştiri kurulu düzenin bozulması demek maalesef devletten haksız maaşı reddeden tek insan aşık mahzuni şerif olduğunu biliyor musunuz oda sosyalizme daha yakındı karayalçının ballı maaşını reddetmişti İslamcı geçinenlere ithafoluna
KARAR OKURU 09 Kasım 2019 08:27
Gürültü yaparak eleştieenlerin maksadı daha kötü.
Köle 09 Kasım 2019 08:11
Bizim reis yanlış yapar, Bi af dileme bir Allah affetsin dileği ile bunlar telafi olur. Bu nedenle etrafındaki dalkavuk yazar, şeyh, bürokrat, gazeteci, partilinin zararı olmaz. Bak ülkenin içine edildi zararı kime? Bize! Ya ya. İbrahim kardeşim sıkma bu işler için o güzel canını! Reise bi şey olmaz..
KARAR OKURU 09 Kasım 2019 04:14
Dalkavuk ornegi harika yabanci bir profosor "Turkler savasin sanatini bilirler devlet onlar icin cok onemli ama devleti yonetmede savaslsrdaki basariyi gostermezler" demistir. Gelinen nokta ortada biat isteniyor ama gercekte geri kaliyoruz hergun biraz daha fazla.
KARAR OKURU 09 Kasım 2019 02:08
Esad’la sarmaş-dolaş oldular alkışladık. Esad düşman ilan edildi gene alkışladık. FETÖ’ye her istediğini verdiler alkışladık. FETÖ en büyük terörist oldu gene alkışladık. Rus uçağını düşürdüler alkışladık. Gidip özür dilediler gene alkışladık. Papaz Bransonu tutukladılar alkışladık. Trump tehdit etti bıraktılar onu da alkışladık. Alman gazeteciyi içeri attılar alkışladık. Merkel ağırlığını koydu bıraktılar gene alkışladık. Kürtlerle açılım yaptılar alkışladık. Kürtlere savaş açtılar onu da alkışladık. Valla ben fırıldak gibi dönmekten yoruldum artık.
Cidden mühim şahsiyet 09 Kasım 2019 12:24
0
Bu coğrafyada güçlüyü alkışmak haktan haklıdan yana olmaktan çok daha emniyetli
KARAR OKURU 09 Kasım 2019 12:48
0
Alkislayanin suçu yok mu, yani bizlerin. Böyle başa böyle tarak işte.
Karar Okuru 09 Kasım 2019 13:35
2
Yorulmayacaksın, çünkü bu yapılanların hepsi iyi niyetli, anlı secdede yöneticiler tarafından yapılmıştır. Alternatifin var mı, yok; o halde alkışlamaya devam, ta ki daha iyi niyetlisi, daha çok anlı secdede olanı ortaya çıkana kadar. Bu iyi niyet ve anlı secdede olmak siyasetin olmazsa olmazı mı diye sorarsan, evet öyledir. Çünkü biz (müslümanlar) de/da akıl, basiret henüz keşfedilememiştir.
KARAR OKURU 11 Kasım 2019 03:04
0
Ee itiraf et bari suç kimde?
KARAR OKURU 09 Kasım 2019 12:35
12
Bir söyle bakıyım ne istiyorsun? Sen olsan ne yapardın. Her yapılandan memnun değilsen çözüm sun. Yok tek çözümünüz Erdoğan gitsinde mi?
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN