Back To Top
Kimin fikri değişti?

Kimin fikri değişti?

 - Son Güncelleme: 18.06.2019 Salı 22:02
- A +

ABD’de 1960 yılındaki başkanlık seçiminde iki aday yarışmaktadır. İktidardaki Cumhuriyetçi Parti’nin adayı halihazırdaki Başkan Yardımcısı Richard Nixon’dır. Demokratların adayı John F. Kennedy ise o tarihlerde kamuoyunda pek tanınmayan taşralı bir senatördür. Kamuoyu araştırmaları Nixon’ın yarışı açık ara önde götürdüğünü göstermektedir. Protestanlığın ağırlık taşıdığı Amerikan toplumunun çoğunluğu açısından Katolik kimliği ayrı bir dezavantaj oluşturan Kennedy’ye bu yarış için şans veren pek yoktur. Ne var ki Amerikan siyasi tarihinde ilk defa yaşanan bir olay hem bu seçimin kaderini hem de o günden itibaren “seçim yapma”nın şartlarını değiştirecektir.

Adayların televizyonda tartışması fikri bir yandan Amerika’daki devasa yayın endüstrisinin siyaseti de kendi şovuna dahil etme arzusunun diğer yandan da siyasetin de şov dünyasının imkanlarını kullanma gereğinin sonucu olarak ortaya çıkmıştı. Böylelikle postmodern “gösteri toplumu”nun siyaseti kendi oyununa katma süreci önemli bir aşama kazanmış oldu.

1960 seçimleri sırasında halen başkanlık koltuğunda oturmakta olan Dwight Eisenhower 1952’deki başkanlık seçimi kampanyasında ilk defa televizyonlarda siyasi reklamı yayınlanan siyasetçi olmuş ve o seçimi yüzde 83 oy oranıyla kazanmıştı. Dolayısıyla Nixon ve Kennedy de televizyon yayınına kayıtsız kalamadılar.

Oysa yarışta geriden gelen Kennedy için bir şans ve fırsat olan bu TV yayını Nixon’ın en büyük hatasıydı. Çünkü kamuoyunda tanınmayan rakibine eşit zeminde kendini ifade imkânı vermişti. Dahası, Cumhuriyetçi aday ve kampanya ekibi televizyon yayınının önemine uygun yeterlikte bir hazırlık da yapmamışlardı.

***

Yayın sırasında Kennedy bronz teniyle sağlık fışkıran, enerjik ve dinamik bir görünüm sergilerken, Nixon hastalıktan yeni kalkmış olmanın da etkisiyle bitkin ve solgun görünüyordu. Üstüne üstlük giydiği açık gri renkteki takım elbise ve teninin solukluğunu arttıran makyaj pek sağlıklı ve enerjik bir görünüm vermemişti Cumhuriyetçi adaya. Öyle ki daha sonra Nixon’ın danışmanları televizyonun makyajcısını mahkemeye vermeyi düşünmüşlerdi.

İşin aslına bakılacak olursa, Kennedy her bakımdan çok iyi hazırlanmıştı tartışma yayınına. Nixon ise hem konunun önemini pek kavrayamadığı için hem de hastalık süreci yüzünden hazırlıksızdı.

Programı radyodan dinleyenler Nixon’dan, televizyondan izleyenler ise Kennedy’den etkilenmişti. Bunun tek sebebi adayların dış görünüşleri ve makyajları değildi. Yayın sırasında Nixon soru soran gazetecilerle göz temasını kaybetmeden konuşurken Kennedy söz sırası kendisine geldiğinde doğrudan kameralara bakarak evlerinde televizyonları başında kendisini seyreden seçmenlere hitaben konuşuyordu.

Yayın sırasında rakip adaylar ülke gündemindeki konular hakkında birbirine çok yakın görüşler açıkladılar. Vaatleri birbirinden pek farklı değildi. Sonucu izleyicilerin zihninde oluşan “algı” belirledi. Seçimi kaybeden Nixon, bilinen bir vecizeye gönderme yaparak “Bir tek görüntünün binlerce kelimeden daha önemli olduğunu unutmamam gerekiyordu” diye yazar anılarında.

1960 Başkanlık yarışı “televizyonun kazandırdığı ilk seçim” kabul edilir. Bundan sonraki 1964, 1968 ve 1972’deki seçimlerde tartışma programı yapılmadı. Çünkü favori adaylar yarışta geriden gelen rakiplerinin kendilerini yakalama fırsatı bulmasına izin vermek istemiyordu. Yani Nixon-Kennedy tartışmasından çıkarılması gereken dersi çıkarmışlardı.

1976 Başkanlık seçiminde ise adaylar başa baş görünüyorlardı ve her iki taraf için de öne geçmek için böyle bir fırsatı değerlendirmekte beis yoktu. Zaten Cumhuriyetçilerin adayı ve halihazırdaki Başkan olan Gerald Ford ABD tarihinde ikinci defa yapılan televizyon tartışmasında avantajlı taraf olduğunu düşünüyordu ama işler istediği gibi gitmedi. Konuşması sırasında “Doğu Avrupa Sovyetler Birliği’nin denetiminde değil” şeklinde bir söz çıktı ağzından. Demokrat aday Jimmy Carter bu muazzam pası gole çevirmekte gecikmedi… Carter’ın “Öyleyse sayın Başkan ülkemizin Polonya asıllı, Çek asıllı ve Macar asıllı vatandaşlarını ülkelerinin komünist baskısı altında yaşamadığına ikna etsin” sözleri maçın sonucunu belirledi. Carter’ın iletişim danışmanı “biz seçimi o gece kazandık” diyecektir.

***

Bizim adayların tartışma programına gelince… Benim gördüğüm kadarıyla, benzer konularda benzer çözüm yolları öneren iki aday karşı karşıya gelmişti. Ama zaten ulaşım, temizlik, gençler, kadınlar, Suriyeliler gibi konularda söylediklerinin hiçbir anlamı yoktu İstanbulluların zihninde. 31 Mart’ta yapılan seçimin neden tekrarlandığı sorusuna verilen cevaplar dışında hiçbir konuda söylenen hiçbir söz ilgi çekici değildi seyirciler açısından.

Dolayısıyla 23 Haziran günü yeniden yapılacak seçimin ana konusu da 31 Mart seçiminin iptal gerekçesi olacak gibi görünüyor. İnsanlar bir anlamda YSK’nin kararını oylayacaklar. Tabii aynı zamanda iktidar partisinin bu konuda sergilediği tavır da oylanmış olacak. Bu bakımdan tartışma sırasında Anadolu Ajansı’nın seçim gününde yaptıklarının hatırlatılması, seçimin iptal gerekçelerinin yeniden gündeme getirilmesi, sözgelimi aynı zarftaki dört pusuladan üçünün geçerli sayılmasındaki tuhaflığın hafızalarda bir kere daha canlanması Cumhur İttifakı’nın adayı için olumlu etki oluşturacak değil. Ama bir televizyon yayınının seçime bir hafta kala seçmenin niyetini değiştirmeye yetecek kadar büyük bir etkisi olması da beklenmemeli.

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
Dusunen 18 Haziran 2019 14:50
Belediye secimleri beka sorunudur !! Oylar calinmis .... Calan kimler ?Vatandasla o kadar alay edilmesi artik normal karsilaniyor ..... Hukuk bitmis, halkin iradesi bitmis ....Hamaset tavan yapmis..... Inanan cok..
Tekrar sayımda, Yıldırım'ın çalınan en az 11.000 oyu geri geldi? Ama sen hala "Hırsızı bulamıyorsan, hırsızlık yoktur" diyorsun... Ya hu çalınıp geri getirilen mal ortada... Hırsız ortaya çıkmıyor diye"Hırsızlık yok" denir mi? Bu hırsız kim olursa olsun, yapılan hırsızlık AKP'yi kaybettirmek, CHP'yi kazandırmak için yapıldı...
İsmail Küçükkaya program öncesi İmamoğlu ile bir otelde görüştüğünü kabul edip şöyle demiş: "Tabii ki. Bana geldi, zaten, "Sizinle görüşeceğim, ardından Sayın Binali Yıldırım’ı ziyaret edeceğim" dedi. Ama ne hikmetse Küçükkaya'nın Yıldırım'la bir görüşme talebi olmadı...
KARAR OKURU 18 Haziran 2019 17:01
1
Küçükkaya, Binali beyle telefonla görüştüğünü bu sabah söyledi. Moderatörün iki tarafa da görüşmesi çok doğal.
KARAR OKURU 18 Haziran 2019 20:44
0
:))))))) secimi kaybedeceklerini anlayinca daha cok yalan konusup, daha cok iftira atarak insanlari kandiracaklarini saniyorlar.
Vatandaş 18 Haziran 2019 14:22
Yanlış hatırlamıyorsam Rıza ZERRAB bir yandaş kanalda bir tarafnda Türk bayrağıyla, ülkemizin bütçesine katkılarını anlatıyordu. Moderetörler de ülkemize yaptıkları katkıları ballandıra ballandıra anlatıyorlardı.Rıza adete kahraman ilan edilmişti. Dikkat ettiyseniz her iki aday yolsuzlukla ilgili sorunlan soruyu vasat 657 sayılı kanunun bir maddesi ile geçiştirdiler. Zaten mal beyanında bulunduklarını söylediler. Her iki tarafta o konunun üzerinde pek durmak istemediler.oysa ülkemizin bugün içinde bulunduğu ekonomik kriz ve hukuksuzluğun en büyük sebebi yolsuzluklardır.
KARAR OKURU 18 Haziran 2019 22:32
2
Rıza Sarraf İran'a ticaret yaparak Türkiye'ye büyük hizmet yaptı. Amerika'daki yakalanınca hapis tehtidiyle anlaşma yaptı.
Renk Körü 18 Haziran 2019 14:02
Tv izlerken; masanın bir tarafında mağdur, diğer tarafında mağduriyet edebiyatı yaparak bir çok makam elde etmiş ve toplumda bir çok insanı mağdur etmiş, kişisel çıkarları için gözü kara,her türlü yalana kılıf uydurabilen, süç üstü yakalandığında bile suçlarını bir başkasının üzerine atabilecek yeteneğe sahip, evrensel değerleri rant ve hırsı uğruna tarumar edecek bir zihniyetin ferdini izledim. Bariz bir hasızlığı savumanın en etkili yöntemi nedir? Bana göre tövbe etip susmak. Aksine Binali bey gibi battıkça batarsınız.
Mehmet 18 Haziran 2019 11:22
Millet parasının israf edildiğini anladı.Guvenin olmadığını,devletin malını birilerinin yediğini ogrendik
KARAR OKURU 18 Haziran 2019 12:51
14
İsraf yalan çıktı. Sayıştay belgelerde herhangi bir uzulsüzlük ve yolsuzluk tespiti olmadığını açıkladı. Belediye'nin hiç bir vakıfa para aktarmadığı ortaya çıktı. Gereksiz makam araçları var dediler iş makinası çıktı. İşi gücü yalan olmuş bir aday. Allah'a bile inanmayanlar kul hakkı kavramını diline dolamış bizden yalanlara inanmamızı bekliyor.
KARAR OKURU 18 Haziran 2019 13:51
3
11.22, Yalanın alıcısı ne kadar. 23 Haziran topumun yalancıya itibar edip etmediği oylanacaktır...
KARAR OKURU 18 Haziran 2019 19:45
0
Sayıştayın 2017 raporunu okudunuz mu? İşgal edilen arazilerin %80’inden tahsilat yapılmamıştır diyor. Oluşan zarar 200milyon. Bu usulsüzlük değil de ne?
KARAR OKURU 18 Haziran 2019 10:55
oyun çok buyuk arkadaşlar . gözümüzü açalım.
KARAR OKURU 18 Haziran 2019 13:56
1
Helâl kardeşim.
KARAR OKURU 18 Haziran 2019 14:01
3
evet birileri türkiyeyi rusyaya meze yapmak istiyor.
KARAR OKURU 18 Haziran 2019 16:00
0
14.01, Komünistler Amerikancı olmuş...
KARAR OKURU 18 Haziran 2019 08:07
Normal bir ülkede, sınırlı yetkisi olan bir belediye başkanlığı için adayların televizyonda bir araya gelmesi haber konusu bile olmaz. Patrondan izin almadan konuşamayanların Türkiye’si, o kadar diyalog yoksunu yapıldı ki, iki adayın bir arada görüldüğü sahne bile değerli hale geldi. Bu programın, başkanlık programları ile karşılaştırılması abes. ABD başkanı dünyayı yönetiyor. İBB başkanı İçişleri Bakanı tarafından görevden alınabiliyor. Bu seçimin gündem olmasının nedeni mazbata hırsızlığına, halkın hesap sorup sormayacağı, sorusu. Göreceğiz…
KARAR OKURU 18 Haziran 2019 03:01
Tehditler basladi : "Imamoglu ozur dilemedikce makama gelemez"...Mazbatayi alabilmek icin secim kazanmak yeterli degil artik bu ulkede. Bir kez kazandi, secim hukuka aykiri bir sekilde iptal edildi. Kazandigi secimi bir daha kazanmak zorunda birakildi. Anketler 5-6 puan farkla onde gosterince, bu sefer de ozur dilemesi gerekiyormus. Ama ozur dilese bile bu isin olacagi yok. 24 Haziran'da ne trajikomik episodlar gorecegiz kimbilir.
KARAR OKURU 18 Haziran 2019 00:52
Anadolu Ajansı'nım Binali Yıldırım'la ne alakası var hala anlamış değilim. Binali Bey'e faydasindan çok zararı oldu. Sonuçları aciklamayi erken bitirseydi belki de Binali Yıldırım biz kazandık deyip rezil olmayacaktı. Binali Bey "Bence de tuhaf bir durum ama sebebini ben nereden bileyim onlara sorun" demekle çok doğru bir şey söyledi. Bunu açıklaması gereken ajanstir. Neden böyle bi ikilik çıkartıp Binali Yıldırım'ı sora soktu?
KARAR OKURU 18 Haziran 2019 09:09
0
"Tuhaf bir durum ama sebebini ben nerden bileyim"... Sence Binali Bey Anadolu Ajansinin tarafsiz olmadigini bilmiyor mu yani? Hadi O oyle demeye mecbur diyelim. Ya sen?
KARAR OKURU 18 Haziran 2019 12:39
4
09.09 Bunlar hep muhalif iddiaları. Anadolu Ajansı bir kere YKS'dan farklı bir veri açıkladı mı? Seçim konusunda tabi ki de tarafsız hatta bu son yaptığı iş CHP adayına yaradı. Ağzına sakız verdi. Çiğne çiğne bitmiyor. Verinin kesilip geç açıklamanın kime nasıl bir katkısı olabilir? Sabah kalktık CHP öne geçmiş. Akşam one geçse daha iyi olmaz mıydı? Hem Binali bey hem Ekrem için.
KARAR OKURU 18 Haziran 2019 19:48
0
Her seçim istikrarlı bir şekilde Akpartinin oylarını inanılmaz yüksek göstererek başlayıp sonra gittikçe azaltan Anadolu Ajansı tarafsızmış. Hadi oradan be.
KARAR OKURU 18 Haziran 2019 22:22
0
AAnin iktidarin emir kulu oldugunu bilmeyen yok bu ulkede. Devletin TRTsi de, yargiclar da savcilar da iktidarin emir kulu. Kuvvetler ayriligi olmayan bir ulkede yasiyoruz. Millet meclisinin bir islevi yok bu sistemde. Senin de bunu bilmemene imkan ve ihtimal yok. Neyi tartisiyorsun, neyin pesindesin sen? insanlarin zekasiyla alay etmekten ne zaman vaz gececeksiniz.
KARAR OKURU 19 Haziran 2019 02:42
1
Doğuda seçim önce bittiği ve önce kırsal kesimden oylar geldiği için öyle oluyor. Bunun AKP'ye faydası nedir söyler misiniz? Nedir yani seçime etki mi etmiş? AA ne zaman YKS'dan farklı bir sonuç açıklamış? Saçma sapan kuruntulariniz yüzünden devletin saygın kurumlarını yıpratmaya bırakın artık. Düşün AA'nin yakasından da. Ne yapsa yaranamıyor.
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN