Back To Top
Seçim mi savaş mı

Seçim mi savaş mı

 - Son Güncelleme: 14.03.2019 Perşembe 08:12
- A +

Seçim ortamında doğal olarak gerilim artıyor. Siyasetçiler bazen ölçüyü kaçırıyor. Siyasi programlarını, projelerini, adaylarının özelliklerini, ülke için yapmak istediklerini topluma anlatmakta zorlanınca rakiplerini gözden düşürmeye yöneliyorlar. Hainlik suçlamaları, hırsızlık iddiaları, ahlaksızlık imaları gırla gidiyor. Aslında bunu yapan siyasetçi yalnızca rakibine değil, bütün olarak siyaset kurumunun saygınlığına, güvenilirliğine zarar verdiğinin ve dolayısıyla bindiği dalı kestiğinin farkına varamıyor. Ne yazık ki kendi varlığını siyasetin varlığına armağan etmiş olan bazı medya organları da aynı durumda.

Unutulan veya fark edilemeyen nokta bir ülkenin iç barışı olmadığında siyasi hedeflerin de yerine getirilmesinin mümkün olmadığıdır. Ne ekonomide ne de dış politikada karşımıza çıkan sorunları toplumun huzurunu muhafaza etmeksizin çözmenin imkânı var. Bilhassa yönetim sistemiyle ilgili aksaklıklar çözüme kavuşturulmak için demokratik bir atmosferin varlığını gerektiriyor.

Siyasi partilerin bugünkü gibi cepheler oluşturmaları, bu yetmiyormuş gibi aralarındaki ihtilafları ölçüsüz ifadelerle tanımlayarak toplumda kutuplaşma oluşturan bir siyaset dilini kullanmaları bu ülkenin “beka”sı için gerçek bir tehdit oluşturur. Rakip partiyi, karşı görüşü ülkenin varlığı için tehdit olarak algılamak siyasetin sınırlarının dışına çıkıldığını gösterir.

Siyasi sistemi düzgün işleyen ve bununla birlikte toplumun refahı belirli bir seviyenin üstünde olan ülkelerin hiçbirinde iç düşman retoriğine rastlanmazken demokratik yapısını geliştiremeyen, türlü problemlerle boğuşup duran ülkelerde devleti yönetmeye talip olan grupların birbirlerine rakip değil düşman muamelesi yapmaları dikkat çekici olmalı.

***

Siyasi mücadelenin savaş retoriğiyle sürdürülmesinin gösterdiği bir diğer can sıkıcı problem bu ülkede anayasal manada bir toplumsal bütünleşmenin yeterince gerçekleşmemiş olmasıdır. Daha düz ifadeyle modern anlamıyla millet olmayı başaramamış olmamızdır. Düşünsenize, bütün anketlerde “belediye başkan adaylarının hangi özelliklerini göz önünde tutarak oy vereceksiniz” sorusuna alenen “partisini” cevabını verenler büyük bir yekûn oluşturuyor. Projelerine bakacağım vs. diye cevap verenlerin de aslında bunu rüşveti kelam kabilinden söylediklerini, çoğunluğun maalesef böyle bir ölçüsünün olmadığını biliyoruz.

Bizim ülkemizde bir belediye başkanı şehri çok kötü de yönetse, hatta görevini suiistimal ederek halkın çıkarlarına zarar da verse partisi onu aday yaptığı zaman o şehrin nüfusunun siyasi eğilimleri doğrultusunda yeniden kolayca seçilebilir. Beğenmediğimiz Avrupa ülkelerinde rastlanmayan bir tutum.

“Bir işveren olsanız, sahip olduğunuz fabrikada çalıştıracağınız mühendiste ne gibi özellikler ararsınız?” sorusuna muhatap olan aklı başında hiç kimse “hemşerim olmasına bakarım, akrabam olmasına bakarım, benim tarikatımdan veya benim partimden olmasına bakarım” cevaplarından birini vermez herhalde. Herkes çalıştıracağı kişinin donanımına, tecrübesine, güvenilirliğine bakar. Oysa belediye başkanı adaylarında böyle özellikler arayanlar azınlıkta.

Demek ki devleti “kendimize ait” görmüyoruz. İyi yönetilmesinin bizim çıkarlarımızla ilgisini fark etmiyoruz. Siyasetçilerin patronu olarak da görmüyoruz kendimizi. Devlet çoğumuzun gözünde ele geçirilecek bir mevzi. Ele geçirdikten sonra kendi aşiretimizden, kendi kabilemizden olanlarla paylaşacağımız bir ganimet kaynağı. Çünkü devlet bizim olmadığı için devletin malı da bizim malımız değil. “Devletin malı deniz yemeyen domuz” diye utanç verici bir bakış açısı atasözü olarak dolaşıyor dilimizde.

***

Demek istediğim bugün seçim münasebetiyle bir kere daha karşımıza çıkan siyasi retorik probleminin kaynağı politik çekişmeler değil sosyolojik yapımız.

Bu anlayışın değişmesi için görev kime düşüyor? Öncelikle toplumun seçkinlerine tabii. Aydınlar, sanatçılar, bilim adamları, gazeteciler… Vatandaşlık bilincinin ve milli birlik kavramının anayasal anlamının toplumca benimsenmesi için elimizden geleni yapmak zorundayız. Siyasette savaş dilinin yerine demokratik mücadele dilinin hakimiyeti için çaba göstermek zorundayız. Ancak başta bizim mesleğin mensupları olmak üzere kamuoyuna yön verme imkanına sahip seçkinlerimizin de ya organik irtibatları veya çıkar ilişkileri dolayısıyla kabile mensubiyetleri öne çıkıyor ve maalesef bunların çoğu yangına körükle gidiyorlar.

Ne var ki toplumsal bilincin gelişmesi bazen duraklar ama geriye gitmez bu süreç. Onun için her şeye rağmen ümitli olmakta fayda var. Toplumsal gelişmenin önüne engel olarak dikilmiş olan unsurların kısa vadedeki çıkarlarına karşılık orta ve uzun vadede kaybedecekleri muhakkak. Yani görevini yapmayan veya görevini suiistimal eden toplum seçkinleri kendilerine zarar veriyorlar aslında.

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
KARAR OKURU 14 Mart 2019 22:17
Yazılanların neredeyse hepsine bravo.Ama siyasi partiler yerine sadece AKP deseydin tamam olurdu.Çünkü bunların tamamını AKP yapıyor.'Bi taraf olan bertaraf olur'.
KARAR OKURU 14 Mart 2019 17:25
Teşekkürler böyle gazetecileri çok özlüyoruz devamını bekliyoruz kaleminize kuvvet
KARAR OKURU 14 Mart 2019 15:22
Bu seviyesizlik probleminin kaynagini sadece sosyolojik yapimiza indirgemen eksik olur. Cunku siyaset sosyolojinin edilgen bir uzantisi degil, kendisi de aktif olan bir aktor. Yani siyasetciler de tercih yapiyorlar (caplarina, amaclarina, bilgi seviyelerine, kulturlerine vb. gore).Bu acidan toplumu dusmanlastirarak seviyesiz siyaset yapmak da bir tercih...
KARAR OKURU 14 Mart 2019 16:32
0
EK: hicbir siyasal sistem oyuncular arasinda oyunun kurallari konusunda anlasma ve buna uyma yoksa saglikli isleyemez. Teorik duzeyde uc-bes lider biraraya gelerek seviyeli siyaset yapmanin kurallari uzerinde anlassa (bu duzeyde bilgelik, vizyon, degerler vb onlarda olsa); mesela toplumu dusmanlastirmak yerine sorunlara cozumlerimizi tartisacagiz, bu temelde yarisacagiz deseler ve buna uysalar sorun cozulebilir. Tabii siyaseti kusatan cevrenin bu yonde baskisi olursa cozum cok daha kolay olur..
jöntürk 14 Mart 2019 14:43
AB Dışişleri ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini, Türkiye'deki Mülteciler için Mali Yardım Programı kapsamında Ankara'ya 1.5 milyar euro göndereceklerini açıkladı. akp yine 4 ayak üstüne düştü bakalım bu paralar hangi yandaşlara gidecek görecegiz
KARAR OKURU 14 Mart 2019 14:13
Gercekci bir analiz, tesekkur ederiz. Bu seviyesizlik kolay cozulecek bir sorun degil. Fakat, kamusal ve siyasal alanda bu oyunu oynayanlara ayna tutulmazsa bu seviyesizligi normal ve guzel bir durum olarak sunagelirler. Degistirilmesi cok daha zorlasir, kaybeden Turkiye olur (icinde yasayan herkesle beraber)...
musto 14 Mart 2019 12:08
Sağ cenahta bu siyaset daima karşılık buldu MENDERES vatan cephesi kurarak ikiye böldü ERBAKAN ve TÜRKEŞ'e karşı DEMİREL Kuran ve bayrağı kullandı.Herkes sakız çiğner ama arab kızı tadını çıkarır derler bu iktidar kadar ileriye ve aşırılığa giden olmamıştı.
KARAR OKURU 14 Mart 2019 16:31
6
bunlar nasıl tabirler la. sanda aferim editör. şunları yayınlıyorsun biz efendi efendi yazıyoruz yayınlamıyorsun
musto 14 Mart 2019 18:58
15
Efendiliğin yazdığın yazıdan ağzını eğip bükmen'den anlaşılıyor .
KARAR OKURU 14 Mart 2019 11:58
Sayın yazar, üçüncü kezdir okuyorum. Ben şahsen yazınızı bu ülkenin kuruluş felsefesine de, 150 yıldır vaaz edilen millet tanımına da , geriden atak yapan ümmetçiliğe de, iyi bildiğimi zannettiğim Kuran ve sünnete de uyduramadım. İslam dünyasında aydınların fark ettiği ama hiç birinin adını koyup siyasal olarak kurumsallaştıramaya cesaret edemediği modern, laik, demokratik bir düzen talebi var. Siz de adını koymadan bu özleminizi dillendirmişsiniz. Geniş yığınlar arasında rağbet görür mü? Asla..! Zira İslam dünyasında üzerinde ittifak edi
Anlaşılan millet ittifakından belediyeye girecek hdpliler esas mesele gibi. Ülke tarihinde üç değişik yapının bir arada çalıştığını hatırlayan var mı.Kişi tanımadığının düşmanıdır.Bir çok mahzuruna rağmen bu tanışıp/ bilişmenin hayrımıza olabileceğini düşünüyorum.Ayrıca bu sistemi getiren Akparti.Bile bile niye bu kadar gürültü.
ABD, bütün imkanlarına rağmen Türkiye'de Fetö köpeğinin bekasını sağlayamadı. Cumhur ittifakı kazandığı müddetçe de sağlayamayacak. Millet bunun farkında. Yabancı istihbarat teşkilatlarının bir sümüklü ile organize ettiği paralel yapı, millet tarafından durdurulmuştur. Bu yapının yargılanmasını, demokrasi maskesi ile engellemek isyeyen herkes hüsrana uğrayacaktır. Muhalefet Fetö ve PKK'nın beka umudu olmuştur. Demokrasimiz için en büyük tehdit budur.
KARAR'LI 14 Mart 2019 12:46
25
Peki bu yapıya önceden destek olanlar,her istediklerini verenler"gel artık bu hasret bitsin"diyenler de yargılansın(zamanı gelince zaten yargılanacaklar).Peki bunların "beka sorunu "dedikleri sorun,neyin bekası sizce???Devletin ve milletin bekası mı,yoksa kendilerinin bekası mı???Çünkü Devletin ve milletin bekası olmuş olsa,topyekûn mücadele edilir.
KARAR OKURU 14 Mart 2019 18:43
0
10 milyon insan bunu destekliyorsa tüh kaka demek ne kadar insani
KARAR OKURU 14 Mart 2019 22:19
0
10 milyon insan neyi destekliyor
Ben 14 Mart 2019 10:41
Artık bu korkutma ve sindirme siyasetinin bir sonu gelmeli. Bölerek, korkutarak, düşman ilan ederek oy kazanma taktiği miadını doldurmalı. Kötü yönetenleri, beceremeyenleri, başarısızları gönderemeyecekse, milletin patronluğunun ne anlamı kalır? Umudumuz seçmenlerin feraseti ile 'yeter artık' demesi.
Mustafa ALSANCAK 14 Mart 2019 10:23
Avrupa ülkelerinde yapılan seçim propagandalarına baktığımızda parti temsilcileri başkalarının ne olduğu veya ne yapacakları hususunda söyledikleri üzerinde durmayıp kendi partilerinin proje ve programlarını anlatmakta olduklarını görünce hemen aklımıza kendi ülkemizdeki belden aşağı saldırı nutukları geliyor. Milyonlarca seçmeni olan bir CHP’ye Atatürk’e doğrudan saldırmaktan çekindikleri için üstü kapalı ithamlarla Cumhuriyetin kuruluşundan beri kendi iktidarlarından önce yapılmış her şeyin tu kaka olduğu kurnazlıklarını yaymaktan utanç
KARAR OKURU 14 Mart 2019 10:01
Dahilde seçim olur, savaş olmaz. AKP ve MHP'nin dikkatli üslup kullanmasında yarar var. Savaş hariçte olur. Mesela Bahçeli için savaş Çin'le olmalı. Çin'le savaş falan istiyor değiliz. Olacaksa ve mesela dedik. Hariçten bir yer ve aslı Türk müslüman Uygurlar zulüm ve faşizm altında. Gerçi Bahçeli'nin bir Azerbaycan'a, bir Kıbrıs'a ne bileyim Bosna'ya gittiği, oraların sorunları için basın toplantısı düzenlediği görülmüş iş değil. Ankara dışına seçim zamanı bile zor çıkıyor. Binada oturup dizi izlemeyi tercih ediyor. Bizimki de iş işte.
HACI MURAT 14 Mart 2019 09:59
Bu seçim sürecinin ülkemizdeki geçmiş seçim süreçlerinden hiç farkı yok bence.Her zamanki gibi bir seçim atmosferindeyiz.Bu günkü seçimi geçmiş seçimlerden farklı göstermek gerçekçi olmaz.Geçmişte parti mitinglerine ya da bir takım gösterilere insanların ellerinde sopalarla gittiklerini bile hatırlıyorum.Tabi sopalar,ucuna bayrak geçirilerek kamufle edilirdi. Seçim biter,bu hava sona erer; durumu abartmaya gerek.
algi operasyonu cahilce 14 Mart 2019 14:00
12
Seviyesizligi normallestirmeyelim Haci bey, vatandasin gercek sorunlarinin cozumlerinin tartisildigi seviyeli bir secim yarisi yakisir ulkemize...
KARAR OKURU 14 Mart 2019 09:02
Boş bir yazı. Dünü unutmuş bugünden habersiz bir değerlendirme.
KARAR OKURU 14 Mart 2019 07:40
İstanbul ve Ankarada sanki Tayyip bey secime giriyor. Her taraf resimlerle dolu. Sanki ortadogu ülkesi gibi. Sokaklarda bankır bankır secim şarkıları. Ne zamana kadar bunlar sürecek. Türkiyede yaşayan insanların yüzde yetmiş akıllı telefondan İnternete giriyor. TV seyrediyor. Gazete okuyor. Secim reklamları buralar olmalı.çok yüksek vergiler,aşırı zamlar,dünyadan kopuk yaşamalar, Bu hantal yapıyı ne zamana kadar besleyeceğiz.
KARAR OKURU 14 Mart 2019 07:23
Bıktım artık bu pahalılıktan. Gerçekten bıktım. Seçimin çözüm olmayacağını biliyorum ama sorumlulara oyumla ceza vereceğim.
KARAR OKURU 15 Mart 2019 18:52
0
Bıkmayan dalkavuklar var.
evin 14 Mart 2019 07:01
herşey için çok geç. toplum son 16 yılda gayet bilinçli bir şekilde üçe bölündü. sekülerler, muhafazakarlar ve kürtler olarak...bunu akp ilmek ilmek örerek başardı...bu saatten sonra bunun geriye dönüşü olmaz. artık aynı ülkede yaşayan 3 farklı milletiz, sadece aramızda resmi sınırlar yok o kadar...
KARAR OKURU 14 Mart 2019 16:53
0
Bölünme kelimesi hafif kalır parçaladılar.
Hasan 14 Mart 2019 06:54
Güzel bir noktaya değinilmiş yazar. Ama anlatamazsın millete.veren memnun ki halinden , yine vazgeçmez ki tercihinden .
KARAR OKURU 14 Mart 2019 05:07
Ortadan bir yazi olmus. Ulkemizde olup bitenleri bilmeyen biri bu makaleyi okursa, secime katilan butun siyasi partilerin birbirlerini tehdid ettigini, iftira attigini sanir. Oysa tehdid eden, iftira atan iktidar partisi. Bir kere bunu acik secik belirtmek lazim.
KARAR OKURU 14 Mart 2019 02:01
tabiki savaş. harp hiledir demedilermi? (ula yavuz bahadıroğlu ben senin kitaplarınla büyüdüm senin kitaplarınla okumayı sevdim la. çocuğuma bile senin kitaplarını okuttum. bitirdiniz la kendinizi. zerre kıymetiniz kalmadı gözümüzde. yazıklar olsun. değdimi? şu hale geldiğinize değdimi?) seçimi harp olarak görüyorlar kiminle harbediyorlarsa artık. ayrıca hilden kasıt streteji üretmektir. peygamber hangi savaşta yalan söylemiş ki siz bize söylüyorsunuz? kaldıki biz yahudimiyiz ki bizimle harbediyorsunuz?
KARAR OKURU 14 Mart 2019 08:15
33
Yahudi olsa ne fark ederdi, islam savaşa tek bir şartla izin verir; nefs-i müdafaa.. Sana saldırırlarsa kendini korumak hakkın vardır. Bunun dışında Yüce Allah savaşa müsaade etmez..Yahudi de olsa, ermeni de olsa, kürt, türk, arap.. fark etmemeli, bu ülkenin vatandaşı aynı hakka sahiptir.
KARAR OKURU 14 Mart 2019 01:49
AKP Genel Başkanı Erdoğan kendi halkına terörist diyor kendi halkına vatan haini diyor kendi halkına parmak sallayıp halka azarlıyor maalesef AKP artık halktan çok kopuk Erdoğan artık halktan çok kopuk bir de Bahçeli var bu nasıl bir milliyetçi ise durmadan Türk halkına hakaret ediyor terörist diyor gerçekten AKP ve MHP ülke halkını birbirine vurdurmak istiyor insanları kutuplaştırıyor ve insanlar arasında fitne yiyorlar Bu Gidiş çok kötü.
KARAR OKURU 14 Mart 2019 08:18
37
Hadika’da İmam-ı Nablusi hazretleri fitneden şöyle söz etmektedir: -“Fitne, Müslümanlar arasında bölücülük yapmak, onları sıkıntıya, zarara, günaha sokmak, insanları isyana kışkırtmak demektir.”
KARAR OKURU 14 Mart 2019 01:45
AKP lilerin ve MHP'nin bekası için Türk halkı Bedel ödemek zorunda mı Devlet Bahçeli Twitter'dan durmadan Türk halkına hakaret etmektedir Türk halkına terörist ve hain demektedir Bu nasıl milliyetçi bir partinin genel başkanı ise kendi halkına terörist hain ve illet demektedir gerçekten bunlar artık çok oldular.
KARAR OKURU 15 Mart 2019 18:49
0
Garibanlar bedel öder. Zenginde gariban üzerinden keyif sürer. Garibanlar aklı varsa tabi ki ödemez.
serkan aydogdu 14 Mart 2019 01:37
AKP lilerin Cumhurbaşkanı Erdoğan ve MHP'nin genel başkanı Bahçeli muhalefet partilerini vatan haini terörist hain ve Zillet olarak görmeye başladı bu ülke için oldukça sakıncalı ve gerçekten Dehşet bir şey iktidarı elinde tutan muktedirler kendileri gibi düşünmeyen herkesi hain terörist Zillet ve illet görmeye başladılar vergilerini aldıkları vatandaşları terörist ve hain görmeye başladılar gerçekten iktidarlık dengesini kaybetti ve ruhunu kötülüğe teslim etti Bu Gidiş Nereye bakacağız.
KARAR OKURU 14 Mart 2019 16:58
0
Mhp kafatasıcı bir zihniyet. Sürekli sözlü taciz. Vatanseverliği takkiyecilikten öteye gitmez. Allah ıslah etsin. Halkı parçalayacak kelimeleri sarf ediyor. Sonrada vatan diyor. İnandırıcı değil. Tüm farklılıklarımızla yaşayabildiğimiz toprak parçasına vatan denir. Bu durumda teröristin alası olmuyormusun? Bugün dediğini yarın inkar ediyorsun. Bir ömür sözünde durmalısın.
Ya Tiryâki Hasan Paşa? Altı ile sekiz bin kişilik bir kuvvetle Kanije’yi müdafaa ediyor. 80 bin kişilik Nemçe Ordusunu türlü hilelerle, türlü desiselerle yeniyor. Büyük bir muvaffakiyet. Kendisini takdir eden Padişah, ona Hatt-ı Hümâyûnla vezâret tevcih ediyor. Adam bu teveccüh karşısında hüngür hüngür ağlıyor. Bunun da sebebi, an’ânede böyle bir iş için, Hatt-ı Hümâyûnla vezâret tevcihi olmaması.
göktürk börü 14 Mart 2019 01:37
bence akp bir siyasi parti degil dinci bir yapı bu sebeple akp seçimleri cihad olarak görüyor biz mualifleride katli vacip tagut ve müşrik olarak görüyor bence
İşte bundan dolayı padişah’a “zinhar ona kıyma” diyor. Hammer, bu vak’a için “Roma’da bile görülmez” diyor. Nerde görülür ki!... Adamlar ölürken bile devleti düşünüyorlar, onunla dopdolular. Zaten devlete, ne kadar canla başla hizmet ederlerse, o yola ne kadar fedakarlık ederlerse, ilâhî rızâya o kadar fazla nâil olacaklarını kaaniler.
bîgünah olarak gittiğini, Sadrazamın kendisine gadrettiğini bildirmiş; “fakat zinhar padişahım ona kıymayınız, devleti bu bâdireden kurtaracak yine odur, yeri doldurulmaz bir vezirdir.” demiştir. Bu ne büyüklüktür:… Adam gadren öldürüldüğünü söylüyor; Merzifon’luya düşman olması lâzım. Belki de düşman. Fakat önce devleti düşünüyor; onu giriftar olduğu bâdireden kurtaracak adam ise ancak kendi düşmanı. Fakat onun için en büyük şey devlet…
Budin Beylerbeyi, 80’lik vezir Uzun İbrahim Paşa’nın hareketine ne buyrulur? Kurulan Harp Divanında, Viyana Seferine itiraz etmiş; “Evvelâ Yanık gibi etraf kaleleri düşürelim, bilâhere ve gelecek sene muhasaraya girişelim, fakat yine siz âlemsüz, yine siz bilirsiz.” diye fikrini söylemiştir. Bilâhere mağlûp olununca, Sadrazam, onun idamına karar vermiştir. Buna bazı hataları da sebep olmuştur. İdam edilmeden Sultan’a bir mektup yazmış,
KARAR OKURU 14 Mart 2019 01:29
İbrahim bey vallahi 'seçim' istiyoruz, baştaki illa savaşalım modunda top atışı yapılıyor. Bir gün mayına basacak ama hayırlısı.
KARAR OKURU 14 Mart 2019 00:50
Ben yazınızı biraz daha ileri bir safhaya çekiyim. Belediyecilik İmar, Planlama Şehircilik, Ulaşım, Trafik, Çevre v.b, yani mühendislik işi iken, Dr. , avukat, işletmeci yada lise mezunu ne anlar belediye başkanlığından? Sonuçta adliyeye başkan, yada hastaneye başhekim seçmiyoruz.
KARAR OKURU 14 Mart 2019 01:21
85
Haklısın da, TÜBİTAK'A hayvanat bahçesinden müdür atadık biz. Devlet kurumlarının yarısına acikogretim mezunu ilahiyatci atadık. Meclise okuması kıt aşiret liderleri seçtik. Devletin başına şaibeli (bence sahte) diplomalı birini seçtik biz. Belediyeye işletmeci gelmiş şükredelim.
Rakip partiyi, karşı görüşü ülkenin varlığı için tehdit olarak algılamak siyasetin sınırlarının dışına çıkıldığını gösterir. Ne diyordu Galatasaray Lisesi’nin efsane hocası Sakallı Celal? “Tanzimat ilan ettik olmadı. Meşrutiyet ilan ettik olmadı. Cumhuriyet ilan ettik olmadı. (Başkanlık sistemini getirdik. kko) Yahu biraz da ciddiyet ilan etsek...”
KARAR OKURU 14 Mart 2019 00:28
Çok doğru bir yazı kaleme almışsınız İbrahim Bey. Allah her daim zihin açıklığı versin.Allah hepimizi ıslah etsin ve kullanmak için akıl ihsan etsin. Seçimi savaşa dönüştüren, yalancı, iftiracılar değil, hoşgörü sahibi, dürüst, ahlaklı ve liyakat sahipleri kazanır İnşallah.
KARAR OKURU 14 Mart 2019 12:51
0
Kırmızıya basanlar, sizler hoşgörü, dürüst, ahlaklı ve liyakat sahiplerine karşı mısınız?
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN