Back To Top
Yalan haberlere neden inanıyoruz

Yalan haberlere neden inanıyoruz

 - Son Güncelleme: 27.02.2018 Salı 00:15
- A +

Yalan haber daha önce hiç bilmediğimiz bir şey değildi. Eskiden de haberler bazen çarpıtılarak verilirdi, eskiden de bazen hiç olmamış olaylar olmuş gibi gösterilirdi. Algı operasyonları, kışkırtma kampanyaları yapılırdı… Ama sosyal medya çağında bu “iş” bambaşka bir anlam kazandı. Geçmişte gazete okuyanlar belirli konularda dezenformasyona maruz kalabiliyorlardı. Şimdiyse gerek profesyonel gerekse gönüllü yalan haber üreticileri neredeyse hepimizin gündemini oluşturabilecek, hatta zihinlerimizi şekillendirebilecek imkanlara sahipler.

Bütün bunlardan daha önemlisi, giderek “doğru haber”in de anlamı değişiyor. Söylemesi biraz tuhaf ama artık “haber tüketicileri” tüketmekten hoşlandıkları veya “kendilerine yakıştırdıkları” haberleri “satın alma” eğilimindeler. Tüketim diyoruz ama aslında inanca dayalı tüketim demek lazım. Veya inanç tüketimi. Zira insanlar habere “inanıyorlar”. Doğru olduğuna veya yalan olduğuna…

Mesela, ABD Başkanı Trump kendisiyle ilgili olumsuz her haberi “yalan” (fake news) ilan ediyor ve ilginç olan nokta şu ki taraftarları da bu yazılanların hepsinin yalan olduğuna -hiç sorgulamadan- inanıyorlar.

Trump’ın yalan haber ürettiğini söylediği ve ciddiye alınmamasını istediği medya organları New York Times, Washington Post gibi gazeteler. CNN, ABC News gibi kanallar. Time, Newsweek gibi dergiler. Yani bizim “itibarlı” değimiz türden yayın organları… Geçenlerde bir anket yapıldı Amerika’da: Trump’a oy vermiş olan seçmenlerin ciddi bir bölümü bu gazetelerde çıkan haberlerin asla doğru olmadığına inanıyor. Diğer yanda ise bu kesimin itibar ettiği yayın organları düpedüz masa başı üretim yapan yerler. Bunları geçin, sosyal medya üzerinden yayılan fabrikasyon görüntülerin veya “haber” görünümlü komplo teorilerinin de doğruluğuna çabucak “inanan” bir kitleden söz ediyoruz… Ancak bu tek bir siyasi kanadın mensupları için geçerli bir durum da değil. Hatta eğitim seviyesi, ekonomik durumu veya sosyal statüsü ne olursa olsun herhangi bir politik kampta yer alan hemen herkesin “başına gelebilen” bir anomali…

***

Şimdi internet sitesi olarak yayınını sürdüren mizah dergisi The Onion uydurma haberler yayınlardı. Bir tür parodi habercilik... Okuyanlar sadece gülerdi. Sonradan birçok ülkede ve bu arada Türkiye’de de aynı tarzda yayınlar çıktı. Bunlar da ilgi gördüler. Ama şimdilerde bu ilgi eski seviyelerinde değil. Çünkü yine -dolaylı olarak- Trump’ın meşhur ettiği tabirle “gerçeklik sonrası” (post-truth) çağda özellikle politik kimlikleri olan insanların ihtiyaçları değişmiş görünüyor.

“Aslında akılla mantıkla ilgisi olmadığı aşikâr birtakım ‘haber’lere neden bu kadar kolaylıkla inanıyoruz” sorusunun cevabı bu. Toplumsal ve politik kimliklerimiz… Jay Van Bavel ve Andrea Pereira isimli sosyal piskoloji ve nöroloji uzmanı iki bilim adamının imzasıyla ABD’de yayımlanmış bilimsel bir makalede veriliyor bu cevap.

Makalenin epigrafı George Orwell’ın 1984 romanından: “Parti gözlerinizle gördüğünüz, kulaklarınızla işittiğiniz gerçekleri inkâr etmenizi istiyordu. Bu en son ve en önemli talimattı.”

Günümüzde çoğu insan okuduğu haberin gerçek olmadığını bildiği halde gerçek olduğuna inanma eğiliminde yazarlara göre. Bunun en önemli sebebi politik kimliğimiz. Makalede daha önce H. Tajfel ile J. C. Turner’ın dile getirdiği “grup içi davranışlarda toplumsal kimlik teorisi”ne de atıfla politik kimliklerin de zihinsel süreçlerde toplumsal kimlikler gibi işlev gördüğü anlatılıyor. Çünkü politik kimliğimiz bize toplum içinde bir statü veriyor, değer kazandırıyor. Sıradan biri olmaktan çıkarıyor. Bu yüzden politik görüşümüzle özdeşleşiyoruz. Bu süreçte beynimizin işleyişi de değişiyor. Karşımıza çıkan haberlerin güvenilir olup olmadığı objektif kriterlere göre değil psikolojik ihtiyaçlarımıza göre belirleniyor.

Adı geçen bilim adamları “kimliğe dayalı inanç modeli” diyorlar bu davranış şekline. Çevremizde olup biten olayları toplumsal kimliğimizin ihtiyaç duyduğu şekilde algılayıp bu doğrultuda bir gerçekliğe inanmak…

Demek ki aslında yalan haberlere yalan olduğunu bile bile inanıyor veya inanmış görünüyor değiliz. Yalan olduğunu göremediğimiz için inanıyoruz. Gerçi görmemeyi de kendimiz seçiyoruz ama o başka mesele…

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
KARAR OKURU 01 Mart 2018 18:55
Duymak ile işitmek , bakmak ile görmek, bilmek ile anlamak arasındaki farki farkedersek aldatılmak önemli ölçüde azalır ..Reklamlar, Diziler, Filmler,Müzikler, Politikacılar, Oyunlar (istisnalar haric) hayatımıza nasıl yön veriyor Düşünürsek Medya'yı daha güzel tahlil edebiliriz. .Akıl ve Cebimize oynanıyor bütün tiyatro .:))..Buyukler ne güzel demiş .Dunyayi Bil Aldanma.....Ahireti Bil Aldatma..!!!!...Suç Kendimizde. .:)))
Tarık 27 Şubat 2018 16:57
Peki politikacılar neden hergün yalan söyler? Söylemezler mi? Peki öyle olsun...
YAKUB 27 Şubat 2018 14:50
İbrahim bey, bu iş öteden beri vardı ama hiç bu kadar zirve yapmamıştı..insanlar yalan haberin hiç bu kadar kölesi olmamıştı.. bir ara Fetö medya organlarını algıda etkin kullandı kendi amaçları doğrultusunda..bizim mahalleden baktığımızda ise bizim havuz medyamız tarihi zirveyi yakalamış, kimseye de bırakacak gibi görünmüyor...ver gazı,ver mehteri...nede olsa insanlar sorgulama gereği hissetmiyor...örnek: izmir'de sel olunca vur chp'ye, istanbul'da olunca Alah'ın takdiri...böyle mi olmalı?
“Mürid şeyhin halini öyle ayrı tutmalıdır ki:”Eğer şeyhim olmasa, yeryüzünde beni Rabbime ulaştıracak başka bir şeyh yoktur.” diye düşünmelidir. Mürid, mürşidin yüzüne bakmayarak, (mürşidin karşısında) boynunu eğip şöyle durmalı ki: Sanki kendisi, sahibi olan efendisinden kaçmış ve daha sonra yakalanıp geri getirilmiş bir köle gibi tevazu ile durmalıdır.Boynu bükük ve kusurunu itiraf eden bir kişi gibi olmalı ve daima huşu, huzur, saygılı ve hürmetkar olmaya dikkat etmelidir.”Tekkesinde bu minval üzere, mektebinde ezberci yetiştirilen in
engineer 27 Şubat 2018 10:48
işimize geldiği için inanıyoruz,çıkarımız geldiği için.
KARAR OKURU 27 Şubat 2018 09:13
Binlerce km uzağa gidip Trump'dan örnek vermenize gerek yoktu. Şu anda saat sabah dokuz. 2-3 saat sonra bizim medya canlı yayınlara aynı anda 20 kanal olacak şekilde başlarlar. Bilirsiniz seanslar genelde saat 12 gibi başlıyor. Neymiş efendim Trump bu haber yalan deyince bir sürü taraftarı ve haber kuruluşu da bu haber yalan diyormuş. Kabızlık büyük problem İbrahim bey. Medyada kabızlıktan karın ağrısı ile kıvranıp da istediğini çıkaramayan birçok muadiliniz var. Allah şifanızı versin .
KARAR OKURU 27 Şubat 2018 07:30
Yalan olan şey haber değil; hayatımız yalan! Gazeteniz yalan haber konusunda hassasiyet sahibi belli ki ama bize haber anlamında sunduklarınız ve spor denilen büyük yalana ayırdığınız hacmi kültüre sanata ayırmayışınız yalanın bir parçası değil mi? Bir de o ciddi amerikan gazeteleri onların avrupalı refikleri belli mevzularda gözlerini kırpmadan yalan yazdılar geçmişte...ve gerektiğinde! gene yalan yazmaktan kaçınmıyorlar. Okuru aldatmaksa mesele bu sadece yalan haberle yapılmıyor... ''Hayatımız yalan''kastım bu.
KARAR OKURU 27 Şubat 2018 06:21
En buyuk yalanlardan biri "Turkler binlerce sene once MU kitasinda cok ileri bir medeniyet kurmustu. Zelzele Mu kitasini batirinca sag kalanlar Orta Asya'ya goc edip orda cok ileri bir medeniyet daha kurdular ve dunyanin her tarafina goc edip insanlara medeniyet goturduler, vs"...6. sinifta okutulan Tarih dersi, 40 sene once..
cevat karakalem 27 Şubat 2018 04:34
"Inanmak" degil olan aslinda. Sonucta her haber belli bir konudaki seceneklerden birini destekleyen bir arguman olarak gorulebilir.Insanlarin yaptigi bu konuda kendi pozisyonlarina gore haberleri "degerlendirmek". Dogruluk/yanlislik bir parametre olarak gorulmuyor bu surecte. Nasil boyle oldu insanlik? Ozellikle son 30-40 yolda artan refah seviyesi, teknolojik ilerlemeler toplumu ve kisiyi degistirdi. Insanlar artik daha "bencil" ve bu eskiden oldugu gibi "ayip" bile kabul edilmiyor. Huzur, kanaatkarlik turu seyler hayattan iyice cikip gidiyor. Kaybedilenlerin onemi zamanla anlasilacak.
KARAR OKURU 27 Şubat 2018 12:46
0
yalan haberle bağını kuramadım
ibrahim DİRİ 27 Şubat 2018 01:02
Kudüs,Kerkük,Halep,Türkmen dağı haberlerini ve çağrılarını hatırlıyorum herkes birbirini gaza getiriyor, gitmezsek kanımız kurusun türü beylik laflardan geçilmiyordu sancağı kapan sefere koyuldu! ama sonuçta giden olmadı.yalan haberi herkes bilir, kişi kendi faydasına olduğuna inanıyorsa onun gönüllü probagandisti olur.zararına olursa dolarda olduğu gibi olur paralar bankada dolarda durur.
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN