Back To Top
Yeni başlayanlar için 145 yıl

Yeni başlayanlar için 145 yıl

 - Son Güncelleme: 13.04.2019 Cumartesi 08:29
- A +

İstanbul’daki seçim sonuçlarının geçersiz sayılmasına yönelik girişimlere Ekrem İmamoğlu’nun “145 yıldır devam eden demokrasi mücadelesi” sözünden meşruiyet sağlamaya çalışmak tuhaf bir tutum. Seçim sandıklarında yolsuzluk olduğu iddianızı ispatlayabiliyorsanız bunun için gereken belgeleri ortaya koyarsınız, bunu yapamıyorsanız işin içine “Abdülaziz’e yapılanlar, Abdülhamit’e yapılanlar” edebiyatını karıştırmak en başta kendi iddianızın temelsizliğini itiraf gibi görünebilir. Böylesi hamleler kendi iddianıza zarar verir.

(Aslına bakarsanız, iktidar partisinin savunucusu gibi görünenlerin neredeyse bu süreçte attıkları her adım savunuyor göründükleri yapıya zarar veriyor. Hatta çok ciddi riskler oluşturuyor. Şunu mesela düşünemiyorlar sanki: İstanbul seçimleri yeniden yapılırsa yeniden halkın önüne getirilecek sandıkta “İmamoğlu mu Yıldırım mı” tercihleri oylanmış olmayacak artık. Toplumdaki algı itibarıyla AK Parti iktidarı ve Erdoğan yönetiminin güven oylamasına dönüşebilecek bir seçimde arzu edilen netice alınamazsa ortaya çıkacak tablonun siyasi yükü nasıl taşınacak?)

Konunun siyasi ve hukuki tarafını ve hatta demokratik ahlakla ilgili boyutunu kafaya takmayan kafaların meseleyi “Abdülaziz, Abdülhamit, jöntürk…” edebiyatıyla çözebileceklerini zannetmeleri de şaşırtıcı değil bu bakımdan.

Anlaşıldığı kadarıyla yönetim üzerinde milletin söz sahibi olması taleplerinin gerçekleşmesi anlamında ilk parlamento seçimlerinin yapıldığı ve ilk meclisin oluşturulduğu 1877 tarihinden bugüne inişli çıkışlı devam eden demokratikleşme sürecine yapılan atıftan ibaret olan “145 yıldır devam eden demokrasi mücadelesi” sözünün bu kadar tartışılıyor olması da şaşırtıcı değil aslında.

Komplo teorilerinden beslenen bir alternatif tarih anlatısı kişilere ve kitlelere hem etikten hem de gerçekçilikten uzak tutumlarını meşrulaştırma imkânı veriyor çünkü.

“Popüler kültürün ürettiği paralel gerçeklikle somut olayları ve belgeleri esas alan tarih disiplininin sunduğu gerçeklik arasındaki fark”tan boşuna söz edip durmuyoruz. Bunlardan biri işinize yarıyor, öbürü yaramıyor. Fark o kadar basit. Onun için resmi tarih denilen anlatılar oluşuyor. Ama bugün bizim tek bir resmi tarihimiz yok, her zümrenin kendine ait bir resmi tarih anlatısı var ve bunların hiçbirinin geçmişte yaşanan hadiselerin objektif bir gözle ve o günün şartları çerçevesinde anlaşılması gibi bir amacı yok. Bugünkü politik tutumlarımızın haklılığını göstermeye yönelik bir işlevi var.

***

145 yıl tartışmaları sırasında Abdülaziz’in tahttan indirilmesi hadisesinde İttihatçıların rolünü anlatanlar gördüm. İttihat Terakki’nin ilk nüvesi bu olaydan yaklaşık 20 yıl sonra oluşacağı için bu tezi tartışmayacağım. Ancak bilinmesi gereken bir husus var ki Sultan Aziz’in tahttan indirilmesi “ilk askeri darbe” falan değildir; Osmanlı tarihinde benzerine maalesef çokça rastlanan olaylardan biridir. Diğer yandan “İslam’a ve vatana hizmet” hususunda Sultan Aziz’in yolunu izlediği söylenen Sultan Hamid amcasını tahttan indiren gruplarla gayet iyi ilişkiler içindedir. Anayasaya dayalı meşrutî bir idare kurmak isteyen Midhat Paşa ve arkadaşlarıyla kendi öz abisi olan V. Murat’ın tahttan indirilmesi için anlaşmıştır. Seçim yapacağım, anayasayı kabul edeceğim, meclisi kuracağım diyerek ikna ettiği Mithat Paşayı daha sonra “Sultan Aziz’in katlinden sorumlu” diye öldürtmesi, dedesi II. Mahmut’un hem hayatını hem de saltanatını borçlu olduğu Alemdar Mustafa Paşa’nın öldürülmesine izin vermesi nev’inden bir hadisedir.

Benzer şekilde II. Abdülhamid’in tahttan indirilmesi konusunda da bugün Türk toplumunun genişçe bir kesiminde var olan ve politik motivasyonların nesnesi olabilen algı tarihteki somut olaylar ve olgularla çelişme pahasına ayakta tutuluyor. Çünkü “günümüz İslamcı muhafazakarlığının” resmi tarih anlatısına göre olay şöyledir: “İslamcı padişah” Abdülhamit “İslam düşmanı” güçlerin kontrolündeki İttihatçılar tarafından devrilmiştir. Zaten ikinci Meşrutiyet denilen hadise Osmanlıyı yıkmak için planlanmış bir komplodur.

Bu durumda karşımıza çıkan soru şu: Dönemin -bir kısmı daha sonra İttihatçı koalisyondan ayrılacak olan- “İslamcı” aydınlarının tamamı nasıl oluyor da “İslami rejim”in yıkılmasına hizmet ediyor? Bu sorunun kolay bir cevabı var ama Abdülhamit yönetiminin “İslami rejim” falan olmadığını, dönemin İslamcılarının da zaten “gayrıislami” olduğu gerekçesiyle bu yönetime muhalif olduklarını anlatmak bugün zor. Çünkü bugün tırnak içinde İslamcı diye anılan zümrenin İslamilik ve gayrislamilik ölçütleri geçmiştekinden bir hayli farklılaşmış bulunuyor. Meşveret, hukukun üstünlüğü, kanun önünde eşitlik gibi değerlerin İslami değerler olduğunu, buna mukabil ifade hürriyetinin kaldırılmasını, sultanın kişisel iktidarının milletin çıkarlarının ve taleplerinin önünde görülmesinin gayrıislami olduğunu düşünüyordu “ilk İslamcılar”.

***

Osmanlı rejimine karşı “İslami muhalefet” ilk olarak Yeni Osmanlılar hareketiyle başlar. Yani Namık Kemaller, Ziya Paşalar… Bugün onları da “Batıcı, modernist” kadro içinde sayıyoruz. Hâlbuki tam aksi taraftalar. Ne tuhaf değil mi?

Yeni Osmanlılar Âli Paşa’nın başını çektiği “paşalar oligarşisi”ne muhalefet ediyorlar başlangıçta. Sultan Mecit ve Aziz dönemlerinde iktidarı ele geçiren paşaların “elitist” yönetim anlayışına ve “yanlış batılılaşma” diyebileceğimiz uygulamalara, bu çerçevede İslami değerlerin hiçe sayılmasına karşı çıkıyorlar. Sonra ne oluyor? Abdülhamit başa geliyor ve “Âli Paşa diktatoryası”nın veya “Paşalar Oligarşisi”nin takipçisi oluyor! Namık Kemal ve arkadaşları yeniden muhalif…

Ama yürütülen muhalefet çalışmasının semereleri de alınmıyor değil. Mesela Abdülhamit dış politikada “Panislamizm” enstrümanını kullanmaya başlıyor. Bu tercihi günün uluslararası düzeninin gereği sayanlar da, ülkedeki İslamcı aydınların tesiriyle açıklayanlar da var. (“İslamcı padişah” imajı da büyük ölçüde buradan.) Ama sonrası gelmiyor. Bir defa Sultan’ın kültürel genetiğinde iktidarı milletle paylaşma nosyonu yok. Dolayısıyla milletin temsilî manada bile olsa yönetime katılmasını kabullenmiyor. Oysa İslamcı aydınların başlıca talebi bu.

Ne var ki cumhuriyetle birlikte devran değişince güzel memleketimizde at izi it izine karışıyor. Abdülhamit rejimine İslami gerekçelerle muhalefet eden Namık Kemal ve arkadaşları “batıcı, modernist” sayılıyor; Abdülhamit “İslamcı padişah” oluyor.

Daha önce “Cumartesi Yazıları”nda birkaç hafta boyunca anlatmaya çalıştığım üzere, Cumhuriyet döneminde yanlış bir adlandırmayla İslamcılık olarak anılan toplumsal cereyanın -geçmişteki “entelektüel İslamcılık”tan çok başka şekilde ve “sosyolojik” nitelikte geliştiğini de unutmadan- Abdülhamit’i kendisine bayrak yapmasını Kemalist panteonun dışında bir ata figürü arayışına bağlamak lazım. Ki bu da bir etki-tepki diyalektiğini gündeme getiriyor ve Kemalizm’in eleştirisini belki tam da buradan başlatmanın gereğini gösteriyor. Ancak tabii ki Kemalizm’in eleştirisi “Yahudi, mason, dış güçler, ulu hakan…” edebiyatıyla yapılamaz. Bununla ancak kahvehanede oturan bazı adamları bir müddet ayağa kaldırırsınız ama bunun da memlekete millete bir hayrı olmaz. Size de fayda değil zarar getirir son tahlilde.

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
KARAR OKURU 15 Nisan 2019 22:40
Son zamanlarda biz meseleleri kendi mecraı içinde değerlendiremez olduk.Herkes bir tarafa çekiyor.Netameli bir işin sağlamasıdır,yapılmaya çalışılan..Sağduyulu ve insaflı olmak ve konu içinde kalmak gerekir.
Hasan 14 Nisan 2019 19:39
Bir insanda gerçekleri var oldukları gibi görme, ne iseler öyle kabullenme ve adlarıyla çağırma merakı başlamışsa, bunun için çırpınıyorsa ve lisan-ı hal ile, “Rabbî erini-l eşyaye kema hî / Rabbim! Eşyayı, var oldukları gibi bana göster” diyorsa, o insan fikri ve ilmi olarak balığ olmanın yoluna girmiştir. Böyle bir merakı ve derdi henüz yaşamayan, gerçeğin kendisini merak etmek yerine, rüyası/arzusu gerçek mi değil mi diye merak eden bir insanın ise fikri buluğa eriştiği söylenebilir mi? Dolaysıyla sorunları tekerrür ettitren daha derin kök
145 yil once 14 Nisan 2019 06:57
145 yil! Gavuru taklit etmeye basliyali gecen sure 145 yil.
KARAR OKURU 14 Nisan 2019 00:52
Her siteyi de fetöcü troller doldurmuş yine
KARAR OKURU 13 Nisan 2019 21:37
Kadir Mısıroğlu gibi feto pisliğini daha herkes kolkola iken ortaya çıkarmış, her dönemde doğruyu savunmuş birine dahi tahammül edemeyen bir güruh var burada. Kadir beyi kim sevmez 1. Fetoculer 2. Kemalistler Allah şahit hepsinden veriyim. Allah kadir beye de uzun ömür versin.
Muhtefi. . 13 Nisan 2019 21:02
Adalet illa Adalete yine Adalet. amasız, fakatsiz, lakinsiz. .Herkese ayrimsiz ! ve Her yerde eşit Adalet ..Cunku insanoğlu yapar Adaletsizlik fırsatı buldumu. ! fakat bunun Hemen Açığa çıkacağına ve hesabinin sorulacagi ve cezasının olacağıni bilir, bilirsek Hatalar, düzensizlikler vb Sosyolojik problemler minimize iner. Çünkü Dünyada isyanlar yoksulluklardan çok ADALETİSİZLİKLERDEN çıkar, çıkmıştir. !..Vicdanımız bize en doğru, güzel yolu gösterecektir..sadece Dinleyelim.ve Uygulayalım önce kendimizden .!..
Zekeriyya 13 Nisan 2019 19:12
Tebrik ve teşekkür ederim. İstifade ettim. Abdülhamitin yanlışlarına S. Nursi karşı çıkmıştır. Ama düşman değildi. Abdülhamidin istibdadı uygulaması ayrı, dini yaşayışı ayrıdır. Velide olabilir. Ama yönetimi islami değildir. S. Nursi de meşrutiyeti meşveret olarak alkışlamıştır. Kitabını yazmıştır. Münazarat..Tenkit eden zat iftira ve tahkir etme. Hapishanelerde nasıl Amarikancı oluyor. Allahtan kork.
karar okuru 13 Nisan 2019 18:29
Muhaliflik le ihaneti aynı kefeye koymayın,sapla samanı karıştırmayın yarın aynı şeyi sizin için de yaparlar hiç olmazsa orta Asyalı veya Hindistanlı Müslümanlar kadar sağ duyulu olmaya çalışın.
KARAR OKURU 13 Nisan 2019 18:12
Fıkra bu ya. Atatürk Kadir Mısıroğlu ile karşılaşmış ve demiş ki: Kadir beni bir tek sen anladın sen da yanlış anladın...
tarihçi 13 Nisan 2019 15:07
dün sosyal medyada gördüm 145 yıl önce ittihatçılar Abdülaziz'i devirmişler!!!!!!!!!!!!!! bunlar lisede tarih yerine ne okudular
Sayın Kiras harika maaşallah.Damardan yardırdın yine.Sağlıkla yazmaya devam inşaallah.
KARAR OKURU 13 Nisan 2019 13:44
Bunlar lozanin gizli maddeleri var diyenleri alip baş taci ettiler. Halbuki 1000 yillik degil , 150 yillik bir tarih. Yani anlaşılması 1000 yıl önceki tarih gibi zorluklar içermdiyor. Mevzu Fesli Kadir in yazdığı çizdiği attığı tuttuğu yazılarına rağmen, hukumet yetkilileri trfından baş tacı edilmesidir. yakin tarihi bilgiler orada duruyor. Herkes okuyabilir, arşvler Türkçeye de çevrili. Cübbeli Ahmet i trkiyenin yetiştirdiği en büyük din alimi dersen o zaman oturur gercek din bu mu değil mi onu da konusuruz.
Abbas Yüksel 13 Nisan 2019 13:34
Kramer, Kramer'e Karşı (filmi hatırlamıyorum ama ismini çok seviyorum) filminin elbette vahim bir versiyonunu 'Ak Parti, Ak Parti'ye Karşı' olarak seyrediyoruz. Seçim sonrası (Öz. İstanbul) yaşananları/yaşatılanları bu ülke ve Ak Parti hiç hak etmiyor. Buna kimsenin hakkı yok... En başta da Ak Partinin hiç hakkı yok. İnanç sarsılıyor, kamu vicdanı yara alıyor. Lütfen diyorum, Allah için...
E.K 13 Nisan 2019 12:51
Cumhuriyet doneminde at ve it izinin birbirine karistigini ileri suyorsunuz sn yazar. Atlarla itlerin izi cok daha onceleri biribirine karismisti zaten. Sanirim Cumhuriyet doneminin radikal adimlarida biraz olsun bu izleri bir birinden ayirmak icindi. Zaten 19. yuzyil osmanli siyasetinden bahsettiginiz kisa orneklerde izlerin karisik oldugunu gosteriyor. Abdulhamid ile Ataturk'u karsilastimak, farkli kulvarlada yaristirmak vs. tamemen sacmalik, cahalet. Gunah ve sevaplariyla her ikiside tarihimizin vazgecilmez onemli figurleridir...
Burak Şahin 13 Nisan 2019 15:24
4
Saçmalık, cehalet vs derken? Ikisinin de tarihte önemli bir figur olduğunu herkes kabul eder zaten. Ortaya bunun dışında bir argüman sunamadan bu şekilde cirkinlesmenizin sebebi nedir?
musto 13 Nisan 2019 11:18
O kadar ileriye gitmeyelim her şey Ahmet Necdet Sezerin emekli olması Abdullah Gülün göreve başlamasıyla adım adım demokrasi tırtıklanmaya ve devlete partizan kadroları yerleştirme Gülün görevinin bitmesi ile demokrasinin sadece adı kalmıştır.
KARAR OKURU 13 Nisan 2019 11:11
145 yıldır demokrasi mücadelemiz sürüyor mu? Askeri darbeler, muhtıralar, fetö mücadelesi..... şimdi de neredeyse seçim sonucunu kabulleneme më. .. Yerel seçimde bu sorunları çıkaranlar yarın c.başkanlığı seçiminde kimbilir neler yaparlar...Bunlar demokrasi sorunları değil mi?
ramazan gün... 13 Nisan 2019 11:03
'demokratik ahlakla'... hacım bana bir demokratik ahlak ne demektir anlatsan da bu 'kalın kafamız' açılsa.. şöyle olmasın, 'saygı, sevgi, anlayış, iletişim, sandığa saygı filan filan'.. zira bunlar köklerini -varsa, ki yok- demokrat jeni de bulan, oradan doğan kaideler olmayıp, ne dediği neyi istediği ne söylediğini bilmeyen, beğenmediği veya işine gelmeyene itiraz eden lümpen lafazanlıklardır.. 'göreli alandan' bir ahlak çıkart ve vazet, etyen bile yapamadı ve işi kitabında 'evrensel değerler'e atıp taca gönderdi...
KARAR OKURU 13 Nisan 2019 14:44
8
ramazan! seni gördüğümde kendimi trol gibi hissediyorum. hiç okumadan olumsuz tıka basıyorum. onun için, senin ismini ne zaman görsem seviniyorum. insanın beyni rahatlıyor. trol olmak ne güzelmiş.
KARAR OKURU 13 Nisan 2019 16:13
3
Bu ülke baskıcı, yalancı, iftiracı, hak yiyen, hukuk tanımaz, kibirli, mağrur hepsini gördü. Mağdur ettiği üzerinden mağduriyet yaratanları da sonunda gördü. "Ellerine sağlık hadi kutla bu zafer senin. Yüreğine sağlık yalan dünyanda tek zaferin. Onu kaybetme. Onu kirletme. Hırsınla süsleme. Ellerine sağlık hadi kutla bu zafer senin.
KARAR OKURU 13 Nisan 2019 10:57
Sayın Yazar çok güzel tespitler kaleminize sağlık .Öyle bir gözü dönmüşluk var ki şuan da "Sultan Abdulhamiti savunamadik ama Sultan'ın varisi olan devlet başkanımızı kimseye yem etmeyecegiz "diyen bir güruh aramızda gezip bizlere racon kesmekte.Bunda da tabiki o süper tarihi dizilerimizin ve fesli Kadirin etkisi gozardi edilemez
ramazan gün... 13 Nisan 2019 12:27
4
hah işte.. mesela fesli kadir en ileri derecede bir 'belgeci'dir.. demek belgecilik değildir istenen.. onun için abdülhamit meselesinde, necip fazıl ne diyor, kadir ne diyora bakmak bize dışyüz yeniden inşa ile kronoloji perdesinden sıyrılmış ve kendimizi vakıanın tam ortasında hissedeceğimiz geçmişi şimdide YAŞAYAN, mirzabeyoğlunun 'ezeli hal şuuru' dediği 'bize göre' değil, kadansın merkezine (ki neyi koyarsan odur, biz islamı koyuyoruz) göreyi idrak etmek de bir 'usul' olabilir pekala.. iyi veya kötü olduğuna bakmaksızın bir tahmin yürüttüğümde, tutunc
TARİHÇİ 13 Nisan 2019 10:45
Bugün bizim tek bir resmi tarihimiz yok, her zümrenin kendine ait bir resmi tarih anlatısı var ve bunların hiçbirinin geçmişte yaşanan hadiselerin objektif bir gözle ve o günün şartları çerçevesinde anlaşılması gibi bir amacı yok. Bugünkü politik tutumlarımızın haklılığını göstermeye yönelik bir işlevi var. Tarih o kadar geniş bir havuz ki herkes kendi resmi tarih görüşüne uygun bol miktarda malzeme bulabilir. Bu malzemelerle saflarını sıklaştırır ve kendisine mutlu küçük bir dünya oluşturabilir orada mutlu mutlu yaşar.
SAKINCALI PİYADE 13 Nisan 2019 14:13
0
Lozan zafer mi? Lozan hezimet mi? II. Abdülhamid kızıl sultan mı? II. Abdülhamid ulu hakan mı? Atilla İlhan kitabına niçin 'Hangi Atatürk?' adını koyuyor? RTE ısrarla niçin Atatürk demeyip Gazi Mustafa Kemal diyor? İslamcılar niçin Ankara'daki I. Meclis binası ve açılış seramonisini çok seviyor?, İslamcılar Ermeniye kurşun atan Sütçü İmamı, Yunan’a kurşun atan Hasan Tahsin’den niçin çok seviyor? Akp şapkalı veya başı açık Atatürk posteri yerine niçin kalpaklı posteri kullanıyor?
KARARLI KARAR OKURU 13 Nisan 2019 14:28
0
Bir tane kurtuluş savaşı veya milli mücadele var. Fakat kitaplarını okuduğunuzda Mustafa Armağan’ın başka, Abdurrahman Dilipak’ın başka, Kadir Mısıroğlu’nun başka, Ergun Aybars’ın başka, Fikret Başkaya’nın başka, Atatürk’ün başka, Kazım Karabekir’in başka, Salahi Sonyel’in başka bir kurtuluş savaşı veya milli mücadele var. Tarihçinin işinin ne kadar zor olduğu ortada.
TEZAT 13 Nisan 2019 14:33
0
Üzerinde tamamen olmasa da büyük oranda mutabakatın olduğu ortak tarih anlayışı olmayan milletin demokrasi inancı ve demokrasi uygulaması nasıl olur ve bu uygulama nasıl bir netice verir?
KARAR OKURU 13 Nisan 2019 21:01
0
Hakikatin sınırlarını zorlayan yorumlar yazılmış...
KARAR OKURU 13 Nisan 2019 10:48
Kanaatimce sayin yazar oldukça tarafli bir yorum yapmis. Yazarin, sözün sahibinden ziyade, dinleyici grubu analiz edip bunlarin içerisinden hukümeti destekleyenleri hedefe koymasi, o insanlari kahvehane grubu diye tanimlamasi oldukça nahos. Oysa ki, çevresinde toplanan kahvehane (!) insanlari ile basite indirgenmis din, ahlak ve vicdan edebiyati yapan CHP'nin adayi demek pek mumkunken, bu adayin 145 yil vurgusunu bir tesadüf mertebesinde ele almak dar bir bakis oçisi. Dilek Imamoglu: "sokaklara dokulen bu halka akil fikir diliyorum o kadar" (15 Temmuz 2016) Tabi ki tesadüf degil.
KARAR OKURU 13 Nisan 2019 09:38
Abdulhamid istibdadına en muhaliflerden biri üstad Said Nursi dir. Nurcular bunu bile tersine anlatır oldular, neymiş veli padişahmış. Aç yaşarım hürriyetsiz yaşayamam der üstad. Ama Nurcular aç yaşayamaz oldular...
KARAR OKURU 13 Nisan 2019 15:14
4
Said mı özgürlükçü,şaka gibisin,ABD yalakaligi yapan bir cemaat lideri özgürlükçü ve bağımsızlık savaşçısı,az ötede oynaşın.
Zekeriyya 13 Nisan 2019 19:55
0
İstibdadına karşı. Veli olmasına engel mi ? Olayları olduğu zamana göre değerlendirmeli.. Veli diyende S. Nursidir... evet said nursi özgürlükça kardeşim. Ne zannettin.. Bilmiyorsan iftira etme...Müslümana yakışmaz...ABD yalaka hapishanelerde mi yapmış.. kimi görmüşte yalakalık yapmış...Ayıp çok ayıp...
OKUR 13 Nisan 2019 09:27
Tarihsel süreç de meydana gelen olaylar tartışılabilir de, bir belediye başkan adayının, "145 yıldır süren mücadelemiz" söyleminin zemin ve zaman saçmalığı üzerinde değil de verilen cevapları gündem yapmak ta ayrı bir saçmalık...
KARAR OKURU 13 Nisan 2019 10:50
12
Yorumunuz için tebrik ederim...
Seçim demokrasi evrensel değerler hatta ahlakî normlar hepsi birer manivela. Kirli siyaset için gelsin takiyye. Harb hile ne de olsa. Din bile kışlık lastik teker olmuşi. Fesli tarihçi mürşid-i âzam. "Devrimin Çakıl Taşları" siyasetname hükmünde. Miting sunuculuğu yapan eski bir çenebaz, bilge teorisyen olmuş talimatlar savuruyor... Şablona uymayan Namık Kemal ile Akif de, ElEzher şeriatçılığınca arşive atılır. Gertrude Bell kadar lisan bilen donanımlı bir iki İlahiyatçı hoca gösterin.
KARAR OKURU 13 Nisan 2019 08:31
Bugün ki tablo aynıyla uyuyor o döneme. Bir kesim İslamcı popülist ve despot ve bir kesim İslamcı muhalif. Tarih tekerrürden ibarettir diye boşuna denmemiş.
KARAR OKURU 13 Nisan 2019 07:57
Şekeri çalınmış çocuk gibi olmasalar,daha iyi olmaz mı?
KARAR OKURU 13 Nisan 2019 07:54
Onlar da beraber ıslanmışlar demokrasi yağmurun da...
evin 13 Nisan 2019 05:32
akp son yıllarda yaptıklarıyla "kemalistlerin" kendileri hakkında söylediği herşeyi doğrulamış oldu...şaka maka "kemalistler" haklıymış galiba diyor artık toplumun ciddi bir bölümü...
Karar okuru 13 Nisan 2019 04:12
Artik iktidar Turkiye'yi Turkiye de iktidari tasiyamiyor. Degisim lazim. Buyuk millet meclisine yeniden islev kazandirilmali, tarafsiz yeni bir cumhurbaskani secilmeli ve toplumsal baris temin edilmelidir. Yoksa ne ekonomi duzelir, ne yargi bagimsiz olur, ne egitim gelismis ulke standartlarini yakalar. Baskanlik sistemi ile batiyoruz.
Hasan Fevzi 13 Nisan 2019 10:53
35
İyide adam bir İstanbul için bu kadar problem çıkardı kendi iktidarının gitmemesi için neler yapmaz düşünemiyorum bile
KARAR OKURU 13 Nisan 2019 02:48
Tarih bilmeyen gazeteci tarih yazmaya kalkarsa böyle çuvallar..
KARAR OKURU 13 Nisan 2019 08:19
31
Siz çok biliyorsunuz galiba. Biliyor bile olsanız sanki uslubunuzdan okumalarınızın ideolojik temelli olduğu anlaşılıyor.
karar okuru 13 Nisan 2019 09:27
19
Yazar her şeyi yazmışta İmamoğlunun lafı niye ettiğini hiç görmemiş. Çok ilginç...
KARAR OKURU 13 Nisan 2019 16:18
12
09:27 Niyesi mi var, demokratik seçimle seçilene hakkını vermezseniz demokrasiyi öldürürsünüz. Bu kadar basit bir atıfı anlamamakta ısrar edip, kendinizi komplo teorilerine inandırmakla elinize ne geçiyor?
Sayın Kiras, Yahudilik, Siyonizm, Masonluk, dış güçler uydurma düşmanlar diyorsun...Onu anladık da, Amerika nire, Golan tepeleri nire onu anlayamadık...
KARAR OKURU 13 Nisan 2019 08:23
36
Dış güçler yok denmiyor. Her zaman var. Osmanlı da başkaları için vaktinde dış güç imis. Biz de bugün dunyadaki olaylara müdahale gücümü olsun istemiyor muyuz? Sadece kendi siyasetlerini meşrulaştırmak ve hatalarını maskeleme için oraya bağlamanın doğruları görmemize mani olduğu anlaşılıyor.
KARAR OKURU 13 Nisan 2019 01:47
145 yıldır süren mücadelemiz gibi bir sözü söylemeye ne gerek vardı.akıllının biri kuyuya bir taş atıyor,bin tane deli çıkarmaya çalışıyor...
KARAR OKURU 13 Nisan 2019 01:39
Kiras, sen bu masallarla ancak yeni başlıyanları avutursun. İşi bilenlerin bu laflara karnı tok.
KARAR OKURU 13 Nisan 2019 08:23
32
1:39. Bunlar boş laflar biliyorsun değil mi? Kimmiş işi bilen? Türkiye de tarih hep tartışılır. Sana göre işi bilenler senin inandığın şekliyle tarihi anlatanlar. Hepsi o kadar.
KARAR OKURU 13 Nisan 2019 01:36
Akif gibilerin pişmanlıklarını es geçerek doğruya varamazsın. Müslüman hata yapmayan değil, her işinde Allah'ın rızasını göztendir. Böyle bir dert taşımayan bu işlerde avara kasnak gibi boş konuşur.
KARAR OKURU 13 Nisan 2019 01:17
Sayın Ekrem İmamoğlu 145 yıl önce 1 Meşrutiyet ile halk sandık başına gitti oy kullanmaya başladı dedi bunu açıkladı buna rağmen AKP nin Pelikan Çetesi ve diğer maaşlı trol Çetesi yine de bu insana çamur atmaya çalışıyorlar gerçekten ben şunu anladım AKP ile beraber o kadar çok rezillikler ve yozlaşma gördük ki gerçekten Sözün bittiği yerdeyiz.
Marasli 13 Nisan 2019 11:06
14
Her karsit görüse, elestirene eger Ak Partili ise trol yaftasi tak, kahvehane takimi de, sonrada tarihsel analiz yap. Pes! Bu liberal-sol maske eskidi diye simdilerde liberal-islam yani Fetö deyimi ile ILIMLI ISLAM yol aliniyor. Yapilmak istenen buyken, bir yazar mufazakarligi, digeri tarihi olgulari dolamis kalemine çok görmeyin...
KARAR OKURU 13 Nisan 2019 16:37
3
Lise inkilap tarihi dersinde öğretilen temel konulardan biri I. Meşruyetinin ilanın Türkiye demokrasi tarihinin temel taşı olduğudur. Lise Mezunu olan herkes bunu bilir. Sosyal medyada İmamoğlu'nun sözünü duyduğum an aklıma I. Meşrutiyet geldi. Anlamadığım sunucunun bunu tekrar tekrar oynatıp neyi amaçladığıydı. Onun da sonra anladık. Azıcık tutarlı olun. Karar verin Sultan Abdülaziz için mi yoksa Abdülhamit Han için mi söylendi bu söz.
KARAR OKURU 13 Nisan 2019 01:13
Koskoca AKP Koskoca iktidar partisi Erkan Tan adlı bir palyaçonun eline kalmışsa Vay o partinin haline Adam resmen kanal a dan AKP yi bitirmeye söz vermiş 1 kişi ağzından çıkan 10 kelimesinden 9'u insanlara hakaret ve çamur atmak AKP Erkan Tan gibi kişilerin eline düşmüşse Vay o partinin haline.
KARAR OKURU 13 Nisan 2019 08:45
25
Sormayın gitsin... düştüğümüz hallere bakın..
KARAR OKURU 13 Nisan 2019 00:59
Bugün yaşanan islamcılık hareketi lümpenlikten başka bir şey değil.. Memleket için hiçbir talebi olmayan, hiçbir çözümü sunmayan şovenist cahil bir sokak hareketi. Ayrıca milleti dininden de ettiler. Çok kişi biliyorum "bu imamların arkasında namaza durmam" diyen..
KARAR OKURU 3 13 Nisan 2019 00:42
2.Abdülhamit yegane islamcıysa peki Mehmet Akif Ersoy kimdi? hangi değerleri temsil ediyordu ona muhalif olarak bolşevizmi mi ???
KARAR OKURU 13 Nisan 2019 00:15
Bugunku islamcilarin cehaletini ve seviyesi(zligi)ni gayet acik anlatan bir makale...Ama ustlerine alinacaklarini hic sanmiyorum...
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN