Back To Top
Yeni parti girişimleri için iki model

Yeni parti girişimleri için iki model

 - Son Güncelleme: 05.09.2019 Perşembe 08:07
- A +

Dostoyevski, modern Rus edebiyatı çığırını kastederek, “Palto” öyküsünün yazarının Rus edebiyatında dönüm noktası oluşuna vurgu yapmak için “hepimiz Gogol’un Palto’sundan çıktık” demiş ya, siyasi tarihimizde iz bırakmış partilerin neredeyse tamamı da bir başka partinin içinden çıkmıştır. En başta İttihat ve Terakki’nin içinden bu hareketin en şedit muhalifi Ahrar Fırkası doğdu… CHP’den aynı şekilde önce Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası ve Serbest Fırka, sonra Demokrat Parti kurucuları çıktılar. Sonraki süreçte Güven Partisinden DSP’ye kadar birçok parti daha bu “palto”dan çıktı.

Daha yakın döneme gelirsek, DP’nin devamı olarak kurulan AP’nin içinden 1970’li yıllarda Demokratik Parti kopuşu yaşandı. Bu kopuş aynı zamanda “daha sağdaki” MNP/MSP’nin doğuşuna ve MHP’nin güçlenmesine de yol açacaktı.

27 Mayıs’ta askeri darbeyle iktidardan uzaklaştırılmış olan Demokrat Parti’nin yerini alma iddiasında iki aday vardı. DP’nin çoğunlukla “milliyetçi-muhafazakâr” kesiminden genç siyasetçilerin girişimiyle kurulan Adalet Partisi ile “merkez/liberal” kanadın temsilcilerinin kurduğu Yeni Türkiye Partisi. Bu ikincisi özellikle doğu ve güneydoğudaki yüksek DP desteğini devralmış olmasına rağmen ülke genelinde aynı başarıyı gösteremedi. Adalet Partisi 1965’de Süleyman Demirel liderliğinde girdiği ilk seçimde yüzde 53 oy alarak tek başına iktidara geldi.

Ancak bu büyük başarı bile Demirel’in parti üzerindeki mutlak hakimiyet isteğini söndürmeye yetmedi. “Barajlar kralı” partinin başına “Koca Reis” lakaplı Sadettin Bilgiç’i yenerek gelmişti ama milliyetçi-dindar kanadın etki gücünü kıramamıştı. 1969 seçimlerinden sonra tasfiye hamlesi geldi. Adalet Partisi’nden ihraç edilen Bilgiç ve arkadaşlarının diğer Demirel muhalifleri ve özellikle Celal Bayar’ın yakınlarıyla birlikte kurdukları Demokratik Parti başarılı olamadı ama “enerji” olarak Adalet Partisi’nden çok şey götürdü. Daha da önemlisi Adalet Partisi’nin sağı boşaldı; milliyetçi-dindar taban büyük ölçüde küstürülünce MSP ve MHP sonraki süreçte bu boşluğu doldurdular. Merkez Sağ diye nitelenen partiler uzunca bir süre tek başına iktidar olmaya yetecek kadar oy alamadılar.

***

Demirel’in sonraki yıllarda siyasi hayatının en büyük hatası olarak anacağı parti içi tasfiye olayını son zamanlarda AK Parti’de yaşanan kopuşlara benzetenler oldu. Davutoğlu ve arkadaşlarının ihracı girişiminin yakın tarihteki örneği olarak zikredildi. Kimileri de Gül ve Babacan gibi isimlerin hareketiyle 1945’de Bayar-Menderes-Köprülü-Koraltan ekibinin CHP yönetimine verdiği “dörtlü takrir” arasında benzerlik kurdu. Her ayrılık bir diğerine benzeyen yönlere sahiptir elbette ama aynı zamanda hepsinin kendine özgü şartları da vardır. Dolayısıyla geçmişteki birtakım “benzer hadiseler” esas alınarak analiz yapılmaya çalışılırsa bugün AK Parti’de yaşanan kopuşların izahı zorlaşabilir. Oysa bugünün şartlarının ürettiği bugünün problemlerine bugünün çözümleriyle cevap verilmesi gerekir.

Bana sorarsanız, zikredilen örneklerden çıkarılması gereken tek bir ders var: Bir siyasi hareket şu veya bu sebeple sahneden çekilmek zorunda kaldığında bütünüyle ortadan kalkmış olmuyor. Çünkü temsil ettiği anlayışın toplumdaki karşılığı sona ermiş olmuyor. Dolayısıyla başka adlarla ve başka yapılar içinde sürüyor siyasi hareketler. Ama bir siyasi yapının bir diğerinin yerine geçebilmesi için de çok basit bir şart var: İlkinden ümit kesilmesi, ikincisinin ümit verebilmesi.

***

Demek ki bugün AK Parti’nin mevcut yönetiminin yapması gereken toplumun veya tabanının kendisinden ümidini kesmesine mâni olacak adımları atmasıdır. Rakiplerinin yolunu kesmek için -boş yere- uğraşmak değil. Çünkü bir siyasi hareketin halkta karşılığı varsa bunu engellemenin yolu yoktur. Belki ancak akıbeti bir süre geciktirmek mümkün olabilir. Ama bu da pahalı bir yöntemdir.

Buna mukabil, AK Parti’den kopup yeni bir hareket başlatmak isteyen kadroların yapması gereken ise geçmişte bu çatı altında yaptıkları güzel hizmetleri hatırlatmak ve kendilerinden sonra her şeyin kötüye gittiğini anlatmak olmamalı herhalde. Bunun yerine kendilerini yeni bir seçenek yapan özelliklerini ve ülke için tasarladıkları yarını mümkün kılacak siyaseti topluma anlatmak zorundalar.

Bu noktada, yakın dönem Türk siyasi tarihindeki örneklerden çıkarabileceğimiz iki model var. 1940’larda CHP’den ayrılan Demokrat Parti ve 1970’lerde AP’den ayrılan Demokratik Parti. Biri neden başarılı oldu, öbürü neden başarısızlığa uğradı? Cevaplanması gereken soru bu olmalı.

 

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
Faik Güleçyüz 06 Eylül 2019 03:31
Derin Devletin yüz seneyi aşkın süredir,ülkemize yaptığı kötülüklere karşı,"BÜYÜK YÜZLEŞME" olmadıkça;herşey boştur.Bunun yolu da; öncelikle;vicdanı temiz dindarlarla,vicdanı temiz solcuların güç birliği yapmalarından geçer. Selâm ve sevgilerimle.
KARAR OKURU 05 Eylül 2019 19:48
Bugünkü sistemde partilerinin müstakilen seçime girmelerine imkan yok... iki ittifaktan birine girecekler... Ak partide ilelebet koltuk garantisi bulamayanların çalacakları kapı bellidir. Cem sultan,Osmanlı düşmanlarına sığınmıştı. Can Dündar,Alman Cumhurbaşkanınca sarayda ağırlanıyor. Karşı ittifak,birileri için ellerini oğuşturuyor... Birileri de onların iltifatlarından mutlu oluyor. Bunun adı tükeniş ve aldanmadır.
KARAR OKURU 05 Eylül 2019 18:46
Durunuz, bir yere gitmeyiniz!
ramazan gün... 05 Eylül 2019 18:27
(6)sorun demiştik.. sorun şu ki, yeni bir yöne adım atttığında, halihazırda açılmış bir yöne giden adamın karşılaşmayacağı, 'statüko' ile karşılaşacaksın; ak parti hep bunu yaşadı, kapatmalar, tehditler, ekonomik bilmem neler ve 15 temmuz!. evet, sorun şu ki, OLASI BİR DİĞER 15 TEMMUZ İÇİN hazır bir RUH ÜRETMELSİN!. zira bu ve benzeri bir durum, her yeni yöne atılan eylem için kaçınılmazdır; statüko!. ha!. yok abim, üç beş şekil yapıp ekmeğimize bakacağız 'temel' gibi diyorsan.. o zaman ne diye UÇAĞA BİNİYON!..
ramazan gün... 05 Eylül 2019 18:21
(5)samimiyetin algılanışı demirel zamanından beri pek değişti; yapacaklarını anlatmaktan ziyade, yapamayacaklarını veya ŞU AN NEDEN OLAMAYACAĞINI anlatan adamların ilkeli TELKİNLERİ, yanında vaadedilen 'küçük' bir şeyi, başka çakalların 'kaf dağında karları' vaadinden daha etkili SAVAŞ SİLAHINA dönüştürebilecek güce sahiptir. bu samimiyet için, ak parti yolsuzluğu anlatarak değil, (maalesef ve yüreğin varsa) gösteri kaabilinden bile olsa, mütevazi bir hayatın içinden BÜYÜK SÖYLEMLER ÜRETEBİLMEN gerektir..
ramazan gün... 05 Eylül 2019 18:15
(4)sosyal alan ile hükümet arası 'arz-talep' unsurlarını tek tek gözden geçirip, 20 senedir ak partinin YAPTIKLARI sırasında şu veya bu sebeple YAPAMADIKLARI nı tespit edip (bunları çok defa TEFERRUAT İÇİNDE BULACAKSIN) bunlar üzerinden yeni yollar açmak gerektir; Yeni yol, yeni İSTİKAMET vaazını gerektirir.. 20 senelik süreci tarayabilirsen, menfaat veya politik imkan açısından 'verimsiz' görülmüş olduğu için HER KESİM TARAFINDAN es geçilmiş PİYASADA KİMSENİN OYNAMADIĞI ALANLARIN TOPLAMI sana büyümek için imkan açacaktır.
Mustafa Soylutürk 05 Eylül 2019 18:08
Yazarı pofpoflamayan yorumlar yayınlanmıyor mu?
KARAR OKURU 05 Eylül 2019 21:53
0
Yahu biraz utan. En çok senin yorumun yayınlanıyor. Pof pof ya !
KARAR OKURU 05 Eylül 2019 22:30
0
Önce iğneyi kendine batır cuvaldızı karşınızdakine!... Hakkımı aramak neden utanaçak bir hal olsun.Aynaya bakarsan utanacak yüzü görürsün...
ramazan gün... 05 Eylül 2019 18:08
(3)bu bahsettiğim telkin unsuru kaybedilirse.. sorun şu.. ak partiyi alelade yolsuzluk bilmem ne üzerinden eleştirerek İLERLEYEMEZSİN ve bunu zaten en adi biçiminden chp filan yapıyor.. diğer yandan.. akparti'den ileri 'yol' olarak kendini koyduğun andan itibaren SÖYLEYECEK yeni şeylere ve YÜRÜNECEK yeni yollara ihtiyacın var; bunları açıkça ifade etmen gerek. bu yol, hemen her YÖNDE öyle yada böyle ak parti tarafından ilerlenmiş olması sebebiyle tayini en çok zorlaşmış mesele olarak TAM İLK ADIMINI ATACAĞIN noktada seni beklemektedir.
ramazan gün... 05 Eylül 2019 17:57
(2)kovuluncaya kadar beklemiş olması, ne yapacağını bilmediği, kiminle yapacağına dair fikri olmadığı ve en önemlisi KENDİNDEN EMİN OLMADIĞI intibaını telkin etmektedir; tereddüt; fikir için evet, EYLEM İÇİN KABUL EDİLEMEZ ZAAF BELİRTİR. halk da 'feraset' denilen şey çok kere bu lisanı hale teşne telkin alabilme kuvvetidir; bunu kaybedersen, ne söylersen söyle boş; iki araba, üç ev verecem! ben çalmayacam; doğrusu ben bir 'oy veren' olarak, imkanı elime geçirsem 'dibine kadar' gibi bir hissiyatta iken sen bunu bana niye söylüyorsun ki?!..
ramazan gün... 05 Eylül 2019 17:56
(1)Her ne kadar 'yeni adam' diyemezsek de, davutoğlu (eğer başlayacaksa) her 'başlayan' gibi bu noktadan itibaren yeni adam olarak nitelenebilir.. ve ilk hatası.. keşke 'kovuluncaya' kadar beklemeseydi!. hani bizim 'politik dünyamız' denilen müptezel iklim açısından bunların bir önemi yoktur, lakin bir sosyolojiye ihtiyaç varsa, bu memlekette bunu söylenmeyenler içinden okumak gerektir; halk 'lisanı hal'e ve bu sebeple TELKİNE açıktır; anlatırsın, kafasını kaşır, sana bir bakar ve olur yada olmaz verir geçer..
KARAR OKURUMürsel 05 Eylül 2019 14:23
Demokrat Parti; bir zaruretten ve samimiyetten doğdu. Demokratik Parti; şahsi kırılma ve makam hırsından doğdu. Demokrat Parti; ülkeyi kucaklayacak bir hedef ve amaca sahipti. Demokratik Parti ise; hizipçi eleştirel ve ufuksuzdu.
Baba Candır.
Ali Kumaş 05 Eylül 2019 12:26
Kendinizi çok akıllı sanıyorsunuz herhalde! Kurulacak her partinin Ak Partiyi iktidardan düşürmek, CHP ve yandaşlarını iktidara getirmek olduğunu sivri zekalılar hariç herkes biliyor..!
KARAR OKURU 05 Eylül 2019 12:45
0
E ne olacaktı. Ak partiyi iktidarda tutmak için mi parti kursun adamlar. Bu nasıl şartlanmış bir zihin.
KARAR OKURU 05 Eylül 2019 17:18
2
12.45, Muhafazakarlar AKP'yi bölecek, CHP'yi iktidar yapacak bir parti kurabilir ama solcular CHP'yi bölecek bir parti kurmaz... Bu ne güzel demokratlık öyle...
KARAR OKURU 05 Eylül 2019 12:24
Verilen örnekler tarihsel. Günümüz siyasetine karşılık değil. O dönemlerde meclis vardı. Şimdi tek adamlık var; % 50 + 1 var. Türkiye'de en azından 25-30 yıl hiç bir parti tek başına bu oranı sağlayamaz. Sonucu ittifaklar/cepheler belirleyecek. Belediye seçimleri cepheleri netleştirmeye başladı. AKP’ye MHP’den başka yar çıkmaz. Mevcut haliyle, ülkenin yurtsever demokratlarının toplandığı diğer cephede, Akşener fire verebilir. Bu da Erdoğan’a yarar. Demokrat cepheyi güçlendirmek için, küçük büyük derdine düşmeden yeni oluşumlar gerekli.
KARAR OKURU 05 Eylül 2019 07:34
Kim parti kurarsa kursun, kazanan toplum, kazan egitim, adalet, hosgoru, liyakat, temizlik olsun
KARAR OKURU 05 Eylül 2019 06:12
Akparti için bir dönem sessiz çoğunluğun sesi deniyordu. Şimdi bu çoğunluk Davutoğlu için var ve yine sessiz.. Gürültü çıkarmadığı için bu çoğunluk yok sanılıyor/sayılıyor. Yine bir zaman yani 2011 de her iki kişiden biri akpartiye oy vermişti bunun üzerine bir karikatür çizilmişti: Bahçeli ve Kılıçdaroğlu her iki kişiden biri akp ye oy verdiğine göre ikimizden hangimiz verdik diye?
musto 05 Eylül 2019 01:33
Akp merkez sağ,parti olmak istiyordu.Milli görüş,gömleğimizi çıkarttık tüm halkımızı,kucaklamaya geldik dediler.Verdikleri söz bir,dönem sürdü.Geçmişten gelen alışkanlıklar nüksetti Cumhuriyet ve,cumhuriyetin kurucu babaları,ile kavga etmeye başladılar.Bu politikalardan cesaret alan, cemaat ve tarikatlar,15 Temmuz darbesine kadar götürdüler.Kavga ettiği kesim tarafından kurtarıldı,şimdi tasfiye süreci başladı,içlerinden çıkacak ve,seçmeninden oy,alacak partilere karşı miliyetçi muhafazakar,ve Atatürkçü kesimden alacağı oylarla kaybedeceği oyları telafi etmek istiyor.
KARAR OKURU 05 Eylül 2019 05:38
3
01.33, En tehlikeli yanlış doğruya en yakın yanıştır derler. Senin durumun öyle.
musto 05 Eylül 2019 10:53
0
Anlaşılan gelişmeler sizin,isteğiniz doğrultuda gelişmiyor.Görmek istemesenizde,gerçek bu Melelerin, Cemaat, ve tarikatların, diyanet imamlarının ,desteğine rağmen açık farkla İstanbul seçimleri kaybedildi.19 mayıs Samsun çıkartması Anıtkabir ve 30 ağustosun coşkulu kutlanması Sivas kongresi, ya istiklal ya ölüm Atatürk söylevlerinin sık,sık dile getirilmesi.Akp bu bayramları kutlamamak için bir bahane ile ortadan kaybolurdu. Bugün baş aktör olarak meydanları kimseye bırakmak istemiyor.
Kaptan Kusto 05 Eylül 2019 16:09
0
AKP'nin merkez sağ, merkez sol, aşırı sağ veya aşırı solda bir parti olmaması için hiç bir sebep yoktur. Yeter ki iktidarda kalabilsin. Bu nedenle kendine emin bir yer arıyorsa o yerin neresi olduğunu belirleyecek olan Bahçeli ve Perinçek gibi etkin faktörlerdir. Halkta Erdoğan'ın ciddi bir oy potansiyeli olduğu sürece bu faktörler kendisine saygıda kusur etmez gibi davranıp bir yandan da not tutacaklardır.
KARAR OKURU 05 Eylül 2019 00:16
DAVUTOĞLU BEYİN PARTİ KURMASI ŞUPHESİZ TOPLUMDA KARŞILIĞINI BULACAKTIR.EKONOMİK SIKINTI İÇİNDE YOK EDİLMEYE MAHKUM OLAN ESNAF VE GEÇİM SIKINTISI İÇİNDEKİ MUHAFAZAKAR KANADIN YENİ OLUŞUMUN ARKASINDAN SEL GİBİ AKACAĞI GÖRÜLÜYOR. Şu an suskun kitlelerin gözlerindeki PARILTI DAVUTOĞLUNU İŞARET EDİYOR.
KARAR OKURU 05 Eylül 2019 06:09
2
Güzel bir tespit olmuş...
KARAR OKURU 05 Eylül 2019 19:46
0
Uyumak güzel, rüya daha güzel
Davutoğlu bir parti kurar ve tek başına iktidar olursa kim kaybetmiş olur? AKP mi, CHP mi?..
KARAR OKURU 05 Eylül 2019 10:02
1
Kardeşim bi git ...davutoğlu kazanır kim kaybeder de soru mu
KARAR OKURU 05 Eylül 2019 12:11
1
10.02, Kim kaybeder sorusu devrelerini yaktı herhalde.
KARAR OKURU 05 Eylül 2019 14:32
1
Artık bir partinin tek başına iktidarı diye bir şey yok. Davutoğlu ya da onun desteklediği 'DEMOKRASİ CEPHESİ'nden biri, başkan olursa, kim kaybeder sorusunun cevabı belli. Kim kazanır, derseniz, Türkiye’m, derim. Diyelim ki aday Hoca oldu. Davutoğlu'nun başkan olabilmesi için, CHP ve HDP'nin açık desteğine gerek var. Bu da ülkemde, demokrasinin devamı için, sağ sol, Alevi Sünni, Türk Kürt demeden bütün yurtseverlerin bir araya gelmesi demektir ki, yeme de yanında yat.
KARAR OKURU 05 Eylül 2019 17:21
1
14.32, PKK, Fetö ve yurseverlik... Hangi yurdu sever bunlar... Amerikaya tosuncuk yetiştirmek için maklube pişen yurtları...
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN