Muhalefet adına mantık yürütecek olsak

Daha önce bu köşede eğer normal zamanında yapılacaksa bundan 17 ay sonra yapılacak seçimin olası sonuçlarıyla ilgili 7 temel senaryo anlattım. Bu senaryoları biraz daha konuşmak ve üzerinde fikir yürütmek istiyorum bugün.

Hatırlayın, iki tane baz senaryomuz var. Bunlardan birincisinde Tayyip Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı seçilemediği, muhalefetin adını bilemediğimiz adayının seçildiği durumlarda muhalefetin karşısına çıkacak olası durumları konuştuk.

Bunlardan birincisinde, HDP hariç muhalefet 400’ün üzerinde milletvekili çıkarıyor. O durumda anayasayı değiştirecek çoğunluğu da, müthiş bir meşruiyet tabanı da oluyor. Eğer hemen anayasayı değiştireceklerse (ki öyle diyorlar) çok kısa zamanda, birkaç ay içinde Anayasa değişikliklerini gerçekleştirebilirler.

Seçimde arkalarında duran oy desteğine bakıp anayasa değişikliğini referanduma götürmeye de gerek duymayabilirler. (Ama referanduma götürürlerse daha şık olur.) Anayasa değiştikten sonra da, yeniden genel seçime gidilir. Artık seçim sonrası kim hükümet kurar, ne olur, onlar o zamanın işleri.

Bu senaryoya baktığımızda muhalefetin seçtireceği cumhurbaşkanının en çok 6-8 ay civarında görev yapabileceği anlaşılıyor. Bu kadar süre içinde cumhurbaşkanı kalıcı bir reform yapamayacak, sadece mevcut durumu düzeltmeye çalışacaktır. O yüzden programı ve hazırlığı da ona göre olacaktır.

Önündeki en zorlu görev kurumsal restorasyonu sağlamak, başta Merkez Bankası, Dışişleri Bakanlığı, Hazine ve Maliye gibi kurumlardaki kurumsal çöküşü terse çevirmesi gerekecek. Başkanın performansı, parlamenter sistemin ilk seçiminde sonuçlar üzerinde mutlaka etkili olacaktır.

İkinci senaryoda muhalefet 400’ün altında ama 360’ın üzerinde milletvekili çıkarıyor. Bu senaryoda da durum değişmiyor, sadece başkanın görev süresi 6-8 aydan belki 1 yıla kadar uzuyor; çünkü referandum da yapacak Türkiye. Eğer referandumdan evet oyu çıkarsa, bu kez de genel seçime gidilecek vs vs.

Seçilmiş ama geçici olan başkan için 1 yıl uzun bir süre. Bu dönemdeki icraatı, aslında referandumun sonucu üzerinde de, eğer evet çıkarsa sonrasında yapılacak yeni genel seçimin sonucu üzerinde de belirleyici olabilir. Yani başkanın iyi hazırlanmış, sağlam bir icraat ve geçiş dönemi planına sahip olması iyi olur.

Üçüncü senaryoda muhalefet 360 milletvekilini bulamıyor ve eğer anayasayı değiştirecekse bunun için HDP’nin kapısına gitmesi gerekiyor.

Kabul etmek gerekir ki, bugünkü 6 partili muhalefet bloku açısından en zorlayıcı durum bu. Çünkü o blok seçimden yeterince güçlü çıkamamış olduğu için, Ak Parti ve MHP cephesinden gelecek yıpratmalara da açık olacaktır. Bu cephenin HDP ile yan yana gelmeyi kriminalize ettiğini ve muhalefet blokundaki partilerin de bundan kolayca etkilendiğini biliyoruz, böyle yapmaya devam edeceklerdir. HDP ile anayasa maddeleri üzerinde pazarlık, muhalefet bloğunu kamuoyu önünde zorlayabilir.

Kaldı ki zaten anayasayı Meclis’te değiştirmeyi başarsalar dahi referanduma gitmek zorunda kalacaklar. HDP ile işbirliği referandumda da muhalefeti zor durumda bırakabilir.

Öte yandan, parlamentoda bu karmaşık durum ve pazarlıkları sürerken bir yandan da başkanın ülkeyi yönetmesi gerek. Başkan bu seçenekte çok daha uzun süre, hatta belki verilecek karar bağlı olarak 5 yıl boyunca ülkeyi yönetmek durumunda kalabilir.

Gelelim ikinci baz senaryoya: Cumhurbaşkanı seçimini Tayyip Erdoğan’ın yeniden kazandığı seçeneklere…

Çok düşük bir ihtimal ama Erdoğan Cumhurbaşkanı seçilirken muhalefet partileri 400 milletvekiliyle Meclis’e girebilir. O zaman Erdoğan’la da kavga ederek anayasayı değiştirip onu Beştepe’den indirmeye girişebilirler. Anayasa değişikliği mutlaka referanduma gider, oradan geçerse seçim yapılır, Tayyip Erdoğan seçime başbakan adayı olarak partisinin başında katılır.

Yine düşük bir ihtimal ama muhalefet, bu kez HDP ile birlikte 400’den fazla milletvekiline sahip olabilir ve yine aynı anayasa değişikliğini gündeme getirebilir. O zaman çok daha büyük siyasi kavgalar eşliğinde yaşarız.

Anketlerde gözüken, Cumhur İttifakı’nın Meclis’te çoğunluk sağlayamayacağı, muhalefetin ise 300 sınırının üzerine ancak HDP ile birlikte çıkabileceği. Bu seçenekte anayasa değişikliği rafa kalkar, muhalefet Tayyip Erdoğan’a 5 yıl daha muhalefet etmeye devam eder.

***

Başka pek çok kişinin de paylaştığını düşündüğüm bir izlenimim var: Muhalefet bloku, seçimi çantada keklik görme eğiliminde.

Seçmen çoğunluğunun Tayyip Erdoğan’ı terk ettiğini ve başkanlık sisteminden vaz geçtiğini düşünüyorlar. O yüzden odaklarında anayasa değişikliği var; seçimi kazanacak bir program ortaya koymakla, seçimi kazanacak bir adayı belirleyip onu desteklemekle falan uğraşmıyorlar.

Ahmet Davutoğlu’nun çabaları olmasa, liderler birbirleriyle akşam yemeğinde olsun görüşmeyecek, bir masanın etrafına oturmayacaklar.

Oysa seçenekleri sıralıyorum işte, durum onların sandıkları gibi değil.

YORUMLAR (23)
YORUM YAZ
UYARI: Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. (!) işaretine tıklayarak yorumla ilgili şikayetinizi editöre bildirebilirsiniz.
23 Yorum