Bahçeli’nin Demirtaş’la ilgili beklentisine iktidar uyar mı?

“Terörsüz Türkiye” süreci kapsamında hazırlanan çerçeve yasa teklifi bugün komisyona geliyor, muhtemelen Pazar günü de genel kurulda yasalaşacak.

Türkiye’ye derin acılar yaşatan, arkasında büyük travmalar bırakan terör gibi bir beladan kurtulmak için başlatılan sürecin sonuna gelmiş bulunuyoruz.

Sürecin başladığı ilk günden bu yana MHP’nin aktif bir şekilde sürece sahip çıkmasına rağmen, AK Parti hep temkinli bir tavır sergiledi, halen de biraz mesafeli duruyor.

Şu ana kadar İYİ Parti hariç, Yeni Parti ve Yeni Yol grubu dahil bütün partiler çözüme destek verdi. İktidar teklifi hazırladı, ancak ne hikmetse yasa büyük bir gizlilik içinde Meclis’e getirildi. Oysa sürecin sağlıklı yürümesi için yasa teklifinin öncelikle muhalefetle paylaşılarak yürütülmesi gerekiyordu. Ama anlaşılmaz bir şekilde teklif AK Partili vekillerle bile paylaşılmadı ve boş kağıtlara imza atmak durumunda kaldılar.

Öyle anlaşılıyor ki AK Parti, teklifin toplumla paylaşılmadan sessiz sedasız yasalaşmasını istiyor.

Kabul etmek gerekiyor ki bu tür gizlilikler, toplumda birtakım endişeleri tetikleyebilir. Bugüne kadar toplumsal hafızada büyük yaralar açan bir meselede böylesine kritik adımların atılması elbette hiç kolay değil. Başka ülkelerde yaşanan benzer örneklerde de büyük sıkıntılar yaşandı ama buralarda süreçler son derece şeffaf bir şekilde yürütüldü.

Dolayısıyla Türkiye’de de iktidar, çözümün zor bir mesele olduğunu ama hayati bir öneme sahip olduğunu şeffaf bir şekilde toplumla paylaşmak zorundadır. Çözüm yasası konusunda Öcalan’la ittifak yapıldığını, bazı PKK/KCK mensuplarının bu yasadan yararlanacağını gizlemek toplumsal hafızada birtakım sıkıntılar yaratabilir.

Doğru olan iktidarın çıkıp, “Evet terörsüz Türkiye’nin inşası ve toplumsal barışın sağlanması için böyle bir yasaya ihtiyaç var” deme cesaretini gösterebilmesidir. Aksi “binlerce gencimizi şehit eden terör örgütüyle neyin pazarlığı yapılıyor” benzeri soru işaretleri toplumun zihninde var olmaya devam edecektir. Toplumun rızasını alabilmenin tek yolu şeffaflık…

MHP lideri Bahçeli’nin, hiç öyle bazı kelimelerin arkasına saklanmadan çözüm konusundaki tavrını net bir şekilde ortaya koymasının altını özellikle çizmek gerekiyor.

Çerçeve yasa konusunda Millet Haber Ajansı Genel Yayın Yönetmeni Sinan Burhan’a açıklamalarda bulunan Bahçeli, özellikle Selahattin Demirtaş ve Öcalan’la ilgili yine net değerlendirmelerde bulundu.

Demirtaş’la sürekli telefonla görüştüğünü ve halini hatırını sorduğunu belirten Bahçeli’nin şu sözleri herhangi bir yoruma ihtiyaç duyulmayacak kadar net: “Ben yine aynı şeyi söylüyorum. Selahattin Demirtaş evine, Ahmetler görevine, Öcalan umut hakkına kavuşmalıdır. Türkiye huzur bulmalıdır. Hedefimiz Türkiye’nin ve bölgenin huzura kavuşmasıdır.”

Kısacası Bahçeli, Demirtaş’ın hemen evine dönmesini ve Öcalan’a ‘umut hakkı’nın verilmesi gerektiğini, yani bir an önce adada daha özgür bir yaşama hakkına sahip olması gerektiğini söylüyor.

Muhtemelen iktidar, toplumda infiale yol açabileceği endişesiyle seçim öncesi Öcalan’ın böyle bir hakka kavuşmasını göze alamayacaktır. Ama Bahçeli’nin açıklamalarında da olduğu gibi Öcalan’a ‘umut hakkı’ mutlaka verilecektir. Zaten iktidar da İmralı’da böyle bir ev inşa etmiş bulunuyor…

Şunu açıkça ifade edelim, bu tür büyük problemlerin çözümünün sancılı olması kaçınılmazdır, doğal olarak artıları ve eksileri her zaman olacaktır. Kaldı ki toplumun bütün kesimlerini memnun etmek de mümkün değildir.

Önemli olan böylesine hayati bir meselenin, siyasi rant hesaplarına kurban edilmeden, toplumun önemli bir kesimiyle aynı ortak paydada buluşabilmektir.

Bu aşamadan sonra toplumsal barışın ve demokratik siyasetin önünün açılabilmesi için, Türkiye’nin özgürlüklerin önünün kapatıldığı, adaletsizliğin zirve yaptığı ülke olma ayıbından acilen kurtarılması şarttır.

Bahçeli’nin de altını çizdiği gibi, Demirtaş bir an önce evine dönmelidir. Aslında şu anda parlamentoda olan çerçeve yasa da bunu gerektirmektedir. Ancak iktidar Demirtaş’ı bırakmamak için her yolu deneyecektir. Çünkü AK Parti, özgürlüğüne kavuşmuş bir Demirtaş’ı tehlike olarak görebilir…

Çıkacak olan çerçeve yasa ile birlikte Türkiye Kürt meselesi ve toplumsal dayanışma konusunda çok önemli bir başlangıç adımı attı, katkısı olan bütün partileri içtenlikle kutlamak gerekiyor. Ama bu çerçevede bir gerçeği de unutmayalım, dağdaki ve cezaevindeki PKK’lılar bir şekilde topluma kazandırılırken, ana muhalefet partisi Yeni Parti mensuplarının her gün neredeyse konvoylar halinde cezaevine gönderilmesi Türkiye’nin demokrasi ayıbı olmaya devam etmektedir.

YORUMLAR (3)
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.