“Can gardaşlarımız açlık grevinde”

Er şehit yakınları ile er ve erbaş statüsündeki gazilerin, rütbeli personelle aralarındaki maaş, sağlık, protez ve diğer sosyal hak eşitsizliklerinin giderilmesi talebiyle Güvenpark’ta başlattıkları eylem günlerdir devam ediyor.

Ve son birkaç gündür açlık grevine dönüşen eylemde kimse görmez mi kimse duymaz mı kardeşlerimizin taleplerini?

Güzelim vatanımız için canını ortaya koyan, kolunu, bacağını, gözünü kaybeden kardeşlerimiz başımızın tacı olması gerekirken açlık grevinde sesini duyurmaya çalışıyor.

Böyle bir şey olmaz… Olmamalı…

Bu meseleyi çözecek olanlarda kardeşlerimizin yanına gidip, onlara sarılıp konuyu çözmüyor.

Geriden geriye izliyor.

Ve maalesef kardeşlerimiz hemen Meclisin dibinde hakkını aramaya çalışıyor.

“Ah ne diyem?

Ey güneş yere çal ışığını aydınlatma, karanlıkta bırak gökyüzünü…”

Sormak isterim talepleri karşılamak bu kadar zor mu? Ayrıca zor da olsa can kardeşlerimizin taleplerini karşılamak bizim boynumuzun borcu değil mi?

Can kardeşlerimiz açlık grevindeyken bunları dile getirmek bile zül…

Zül ki ne zül…

Şimdiye kadar yazılarla ilgili olarak; şu kişi okusun, şöyle olsun, böyle olsun diye bir isteğim olmadı. Okur ne derse o…

Yalnız ilk defa bu yazıyı Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Devlet Bahçeli’nin okumasını isterim. Ve can kardeşlerimizin taleplerine ivedilikle çözüm bulunmasını dilerim.

Dertler dile gelince dizeler yine akıp geldi…

***

“Can gardaşlarımız açlık grevinde”

Gözünüze göz olam

Kolunuza kol olam

Canınıza can olam

Yükünüze omuz olam dememiz gerekirken

Can gardaşlarımızı duyan yok, dertlerini görmezden gelen çok

***

Çalıyı eşeler karakuşlar konmaz kuru dallara

Bostana basamam ölsem de gidemem karşıki tepelere

Sığamam dar geçitlere yuvasız kuşlar gibi döner dururum

Ah ben ne edem? Şu özü nere vuram? Şikâyetim var kurban olam Anadolu’ya

Can gardaşlarımız açlık grevinde

Ne duruyor? Çağırın şu dağları yaksın kara bulutları

Akıtsın toprağın zehrini alsın gariplerin kahrını

***

Bülbül sussun sumrular dövünür durur geçmez bizim ellerin ayazı

Dağlarda ıslandı, kara kışta sesini çıkarmadı bir tek güzelim Anadolu’ya sarıldı

Nasıl edem? Gidip dinleyip dinleyip kanayan yaraya kavrulan yüreklere merhem olan yok

Sorarım ‘siyaset can gardaşlarımızın sesini duyacak mı?’…

YORUMLAR (1)
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.