Muhalefet için iki varsayım, üçer gelecek senaryosu

Türkiye’de gelinen siyasi durumun muhalefetteki “Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem” için uzlaşmış olan 6 siyasi partiyi mecbur ettiği bir tutum var: 18 ay sonra yapılacak seçimi kazanmış gibi davranmaya şimdiden başlamak, yani erkenden gelin güvey olmak.

Bu kaçınılmazlığın mantıki sebeplerini anlatmayı daha sonraya bırakıp bunun sonuçlarından söz etmek istiyorum bugün.

Muhalefet partileri, iki ana varsayım ve üç temel gelecek senaryosu altında bugünden oyun planlarını yapmak, hatta ayrıntılı uygulama protokolleri hazırlamak zorunda.

Birinci varsayımda, Cumhurbaşkanlığı seçimini muhalefetin bir adayının kazanması durumu anlatılıyor:

1. 1. Muhalefet 400+ milletvekili çıkarır: Bu durumda Anayasa değişikliği için varılan uzlaşmayı geciktirmek gerekmez. Seçilen başkan icranın başı olarak 6-8 aydan fazla görev yapmaz. Muhalefet bu dönem için geçiş sürecini önceden belirler, atamalardan politika değişikliklerine ve gündelik uygulamalara kadar her şey önceden uzlaşmayla belirlenir.

1. 2. Muhalefet, 360'dan az milletvekili çıkarır: Bu durumda Anayasa değişikliği parlamento içi pazarlığa tabi olur. Büyük ihtimalle önce HDP’nin kapısı çalınır; lideri seçim kaybetmiş ve Meclis dışında kalmış Ak Parti de yoklanır. Pazarlığın süresini ve başarısını önceden kestirmek mümkün olmayacağı için seçilen başkanın hangi programla ve hangi kadrolarla ülkeyi yöneteceği önceden belirlenir, yönetimin sürekli 6’lı uzlaşmayla yapılması peşinen garantiye alınır.

1. 3. Muhalefet 300’ün altında kalır: Meclis’te Cumhur İttifakı’nın da, Millet İttifakı’nın da 300’ü, yani salt çoğunluğu sağlayamaması, HDP’nin kilit parti konumuna gelmesi, Anayasa değişikliğini belirsizliğe iteceği için seçilmiş başkanın daha uzun, hatta belki 5 yıl görev yapması gerekebilir. Bu durum için senaryo çalışmasını şimdiden yapması ve başkan için çok daha ayrıntılı bir yol haritası hazırlanması gerekir.

Şimdi gelelim ikinci varsayıma, Cumhurbaşkanlığını Tayyip Erdoğan’ın kazandığı ama Millet İttifakı’nın parlamento seçiminde başarılı olduğu varsayımına…

2. 1. Muhalefet 400+ milletvekili çıkarır: Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kendisini görevden alacak bir anayasa değişlikliğini veto etmesi ve referanduma götürmesi neredeyse eşyanın tabiatı gibi. O yüzden Anayasayı değiştirmek için 360 (3/5) değil, 400 (2/3) oy gerekecek. Bu senaryoda seçim sonrası son derece sert bir siyasi ortam yaşansa da, son tahlilde Meclis’te Anayasa değiştirecek çoğunluğu olan muhalefet, bunu referandum dahil 1 yıl içinde başarabilir. Zaten ekonomik kriz ortamında olan ülke, ilaveten en az 1 yıl sürecek siyasi kriz ortamında da kalır.

2. 2. Muhalefet ancak HDP ile 400 milletvekili bulabilir: Muhalefetin Anayasayı değiştirmek için HDP’nin oylarına muhtaç olacağı bir durum, ülkede zaten var olan “milliyetçilik”-“teröre arka çıkma” temel bölünmesinin daha da köpürmesine neden olabilir. HDP’nin pazarlıkta isteyeceği şeyler (belediyelere özerklik benzeri yetkiler vs) muhalefet partilerini çok zorlayabilir, referandumun gündemini otokrasi-demokrasi olmaktan çıkartıp bölünme korkularını merkeze getirebilir.

2. 3. Muhalefet 300’ün altında kalır: Böyle bir seçim sonucunda, HDP katkı vermeyi vaat etse bile Anayasa değişikliği yapılamayacağı için iktidarın Tayyip Erdoğan’da, yasama ve denetim yetkisinin ise muhalefette olduğu yeni bir döneme girilir. Muhalefet bu şartlarda bile aslında Meclis’in denetim yetkisini kurumsallaştırıcı adımlar atabilir, hatta icrayı ciddi biçimde sınırlayıp hesap verebilir olmaya zorlayabilir. Her şart altında ciddi siyasi gerginliklerin yaşanacağı bir 5 yıl olur.

Bu iki varsayım ve her varsayım altında sıraladığım üçer senaryoda, muhalefet açısından en berbat durum senaryoları 1.3 ve 2.3 numaralı senaryolar. Ama elbette genel olarak bütün 2. varsayım senaryoları da pek iç açıcı değil onlar için.

Burada önemli olan muhalefetin bugünden her iki varsayım ve üçer senaryoya peşinen hazır halde olması.

Bu aşamada aşmaları gereken en önemli engel de, cumhurbaşkanı adayının adını belirlemek değil, onun görev süresini belirlemek. Yani 1.1 numaralı senaryoyu çalışmak. İlk uzlaşma burada bulunabilirse, geri kalan ihtimalleri konuşmak ve belirlemek onlar açısından daha kolay olacak.

Elbette, hem Cumhurbaşkanlığını Tayyip Erdoğan’ın kazandığı, hem parlamentoda Cumhur İttifakı’nın en azından 301 sandalye kazandığı bir olası sonuç da var ama bu yazı muhalefeti konu aldığı için o olasılıktan sadece söz etmekle yetineceğim.

Bu olasılığın gerçekleşmesinin Türkiye’de muhalefetin bir kez daha çökmesi anlamına geleceği çok açık.

***

Not: Salı günü bu köşede çıkan yazımda elektrik zamlarının Aralık ayından itibaren faturalara yansıdığını öne sürdüm. Bu iddiama çok sayıda itiraz geldi. Ancak benzer iddialar EPDK’ya da yoğun biçimde iletildiği için bu kurum şimdi bir inceleme başlattı. Eğer ben yanılıyorsam, yani zam henüz faturama sadece 6 günlüğüne yansımışsa, yandık demektir. Şubatta elektrik faturamız her halde 1000 liradan az olmayacak.

YORUMLAR (15)
YORUM YAZ
UYARI: Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. (!) işaretine tıklayarak yorumla ilgili şikayetinizi editöre bildirebilirsiniz.
15 Yorum