Back To Top
Batacak, kurtarılacak ve bizi kurtaracak şirketler

Batacak, kurtarılacak ve bizi kurtaracak şirketler

 - Son Güncelleme: 24.09.2019 Salı 10:10
- A +

Önceki yazımızda özet bir bilanço ve gelir tablosu sunmuştum. Şirketlerimizin bir kısmının zaten battığı, diğer bir kısmının da desteklenerek yaşatılabileceği ve çok büyük çoğunluğunun da ülkeyi kurtaracak kadar güçlü olduğunu genel olarak söyleyebilirim. Şimdilik tablolar analizini kısaca tamamlayayım. Bilançonun öz kaynak kalemlerinin detayına baktığımızda, anlıyoruz ki, toplulaştırılan firmalar ikiye ayrılıyor. 2017’de firmaların bir kısmı 300 milyar TL net kar elde ederken, diğer bir kısmı da 124 milyar TL zarar etmiş.

Yine firmaların bir kısmı geçmiş yıllarda elde ettikleri karın 499 milyar TL’lik kısmını dağıtmayıp firmada tutarken; diğer bir kısmı ise 582 milyar TL zarar biriktirmiş.

Bugüne kadar 284 milyar dolar finansal borçtan dolayı, bu borcun faizine ek olarak, 545 milyar TL kur farkı zararı yazılmış olabilir. Döviz cinsi ticari borçları için de kur farkı zararı yazılmıştır. Gelirleri TL olup borcu döviz olan bazı firmalar, muhtemelen, perişan olmuşlardır.

Bu bilançonun 284 milyar dolar finansal borçlarına karşılık; kasalarda 72 milyar dolar karşılığı dövizi var. 770 milyar TL banka borçlarına karşılık da kasalarda 220 milyar TL nakitleri var.

Gelir tablosuna göre satışların yüzde 13,5’u yani 235 milyar dolarlık kısmı döviz.

Soruyu tek cümlede toplayıp kredi verecek kurula soralım: Kasasında 72 milyar doları olan ve satışlardan yıllık 235 milyar dolar gelir elde eden bu firmanın, çoğu uzun vadeli 284 milyar dolar borcu var. Bankamızdan ilave kredi istiyor, verelim mi?

Bu toplulaştırılmış bilançonun içinde yüksek oranda zarar eden, döviz geliri olmaksızın döviz borçlanmış olan, para kazanamayan ve borç rasyoları çok yüksek olan firmalar da var. Eğer bu tip firmalar bu bilançolardan ayıklanırsa; Türk şirketlerine, dünyadaki bütün finansal kurumlar hem kredi verir hem de ortak olur.

Firmalarımızın büyük çoğunluğunun aldıkları kredileri, tabir caizse, çarçur etmedikleri ve iyi kullandıkları görülüyor. Maddi duran varlıklar ve birikmiş amortismanlara bakarak firmalarımızın yüz milyarca dolar yatırım yaptıkları çok net görülüyor.

Her an bir döviz krizi, bir jeostratejik kriz ya da bir siyasi kriz yaşanma ihtimali, firmaların çoğunu, hep tetikte olmaya zorlamış ve ana işlerinin yanı sıra risk yönetimini de öğretmiş gözüküyor.

Bunu öğrenmemiş yani batmış firmaları ayıklama süreci BDDK’nın 46 milyar TL’nin yasal takip hesaplarına aktarılması gerektiğine dair basın duyurusuyla başlamış görünüyor. Kamu iradesi bu firma borçlarının taksiti gecikmiş alacaklara aktarılması şeklinde tecelli etmiştir.  BDDK’nın bu görüşü, bankalara, örtük bir talimat içeriyor: “Taksiti gecikmiş alacaklar için karşılık ayırın, yani bu alacakları zarar olarak değerlendirin ve karınızdan düşünüz.”

Borçlarını ödeyemeyeceğine kesin kanaat getirilen bu firmalara ilaveten, taksitleri küçülürse ve/veya ertelenirse fon üretip borçlarını ödeyebilecek firmalarda var. TBB Başkanı bu firmalar için de bankaların bir çerçeve anlaşması imzalama arifesinde olduklarını beyan etti. Yeniden yapılandırma anlaşmasında, küçük firmalar için bir yıl ödemesiz ve ilave 60 ay taksit, büyük firmalar için de müzakere ve pazarlık yöntemi tercih edilecek.

Bu gelişmeler sihirli çözümler yerine emeğe, analize hatta fedakârlığa dayalı çözümlerin tercih edildiğini gösteriyor.

Bu konuya daha sonra döneceğim ama içinde kıvrandığımız ortamdan çıkışı etkileyecek dört aktörün işbirliği şart. Tüketecek iç ve dış müşteriler. Tüketilecek yatırım ve tüketim mallarını üretecek şirketler, bu iktisadi faaliyetleri finanse edecek bankalar ve yasal altyapıyı tahkim edecek kamu düzenlemeleri.

Ekonomi yönetiminden ne beklemeliyiz? Hangi adımlar atılırsa doğru yolda olunduğu kanaati oluşacak? Krizden hızlı çıkmayı sağlayabilecek bir ekonomik model var mıdır? Berat Albayrak ve ekibi bu işi başarabilir mi? Tartışacağız.

 

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
KARAR OKURU 24 Eylül 2019 23:15
Dolayısıyla henüz ar-ge aşamasında bile olamadığımız sektörlerle vakit harcayacağımıza en iyi bildiğimiz tarım ve hayvancılığı majör olarak kullanabilir bu iş kollarına dayalı ihracatla işe koyulabiliriz.Edindiğimiz gelirlerin bir kısmıyla bu işlerin devamlılığımı sağlarken kalan kısmıyla teknoloji tarafına eğilebiliriz.En azından dış borç üretmeden yağımızla kavrulmuş olabiliriz diye tahmin ediyorum.
KARAR OKURU 24 Eylül 2019 23:11
Sn. Verçin; Krizden çıkış için bütçe açığı oluşturmayacak kadar bir ithalat takibinde herkesin hayali olmazsa olmazımız bolca ihracat...Ancak teknolojik ve sanayiye dayalı ihracat için çokça vakit kaybetmiş durumdayız.Bu iş kollarındaki otoriteler tüm tedarik maliyetlerini yıllara sair olarak düşürdüler(ÇİN)işçilik maliyetlerini düşürmek içinse fabrikalarını üçüncü dünya ülkelerine taşıyarak ciddi tasarruflar sağladılar.Zannederim bugün apple benzeri bir ürünü yurtiçinde üretmeye niyetlensek 2,5 katı gbi bir maliyete katlanırız.Onlar seri üretimdeler,biz henüz ar-ge’yi tamamlayamamış durumday
Menderes YILDIRIM 24 Eylül 2019 17:09
Mehmet Ali Bey; Döviz Kur' u Hükümet tarafından bayağı sıkı tutuluyor. Ülkemiz adına Hükümetin yaptığı bu sıkı takip, için GEÇ KALINDI. Keşke ülkemiz de Hükümet önce kendisi TASAARRUF yapabilseydi, şuan Dolar Kurunu 3,5 lerde konuşuyor olacaktık. Ama geç kalındı. Farkındaysanız uzun süredir Döviz Kurunda STABİL durum oluştu. Sanırım 2019 sonu olsan olsa Dolar da 5,8 - 5,385 aralığında olur. Döviz almış olanlar zarar etmemek adına aldıklarını ellerinde tutacaklardır. Bu fiyattan bana göre Döviz almanın önüne geçer. Saygılarımla
Menderes YILDIRIM 24 Eylül 2019 17:06
Mehmet Ali Bey; Şirketlere siz ülke olarak DÖVİZ KUR' u ile borçlanma yetkisi verecek olursanız, bizim gibi kırılgan ülkelerde bu sorunlar hep olacaktır. Döviz Kur' u ile borçlanma yetkisi (İZNİ) sadece döviz ile geliri olan şirketlere verilseydi bu kadar zorlanma olmaz. Ayrıca bu borç sanki sadece ŞİRKETLERİ ilgilendiriyormuş gibi düşünüyoruz. YANILIYORUZ. Saygılarımla
KARAR OKURU 24 Eylül 2019 02:56
Güzel bir analiz....
KARAR OKURU 24 Eylül 2019 02:36
başaramaz
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN