Ters dolarizasyon fikrini terslemenin temelleri

Türkiye’de döviz ve altın biriktirmek serbesttir.  

Biriktirme hakkına istinaden gerçek ve tüzel kişiler, Türkiye bankalarında 40 milyar doları altın olmak üzere 258 milyar dolar karşılığı dolar, euro ve altın biriktirmiş durumdalar. 

Bu rakam 2018 yılsonunda 190 milyar dolardı. 

Bunun 22 milyar dolar karşılığı yurtdışında yerleşiklere, gerisi de yurtiçindeki yerleşiklere aittir.  

Özel kasalarda saklanan döviz ve altınlar bu rakama dâhil değil. 

Bankalardaki toplam mevduatların yaklaşık %52’si dövizdir. 

Bu dövizlerin 86 milyar doları ticari kuruluşların, 168 milyar doları gerçek kişilerin ve 4 milyar doları da resmi kuruluşların mevduatıdır. 

TERS DOLARİZASYON OLACAK MI? 

Ekonomide son zamanların moda söylemi “Ters Dolarizasyon” başlayacak mı sorusudur? Yani dövizlerin bir kısmı satılıp TL’ye geçilecek mi? TCMB bile “…ters para ikamesinin başlaması, döviz rezervlerinin artış eğilimine girmesi…” ifadelerini kullanıyor. 

Bu mümkün mü? Mümkünse kim veya kimler döviz satmalı? 

Yukarıda, döviz sahiplerini dört zümreye ayırmıştık: Ticari kuruluşlar, gerçek kişiler, yurtdışı yerleşikler ve resmi kuruluşlar. 

Soru: Hangi zümre dövizlerini bozdursun? 

Yurtdışında yerleşiklerden 22 milyar dolarlarını ve resmi kuruluşların 4 milyar dolarlarını satmalarını istemek makul değil. Dolaysıyla bu iki zümreyi eliyoruz. 

Peki, ticari kuruluşlar ellerindeki dövizleri satsın mı? 

BDDK ve TCMB’nın yayınladığı verilerine göre, bütün ticari kuruluşların yurt içindeki bankalara 165 milyar dolar ve yurtdışındaki finansal kuruluşlara 90 milyar dolar olmak üzere toplam 255 milyar dolar nakdi kredi borçları var. 

Bu nakdi kredilere ilaveten, ihraç ettikleri döviz cinsi tahviller ve “nakit ödeme gerektiren” gayri nakdi taahhütleri var. 

Ticari kuruluşlar, borçlarını ve yatırımlarını yönetmek için ellerinde, borçlarının %33’ü oranında yani 86 milyar dolar rezerv tutuyorlar ve çok doğru yapıyorlar. Azaltmazlar, azaltmamalılar. 

Çünkü bu döviz rezervleri sayesinde, krizleri püskürtüp ayakta durabiliyorlar. 

Geriye kim kaldı? 

Gerçek kişiler. 

Bu gerçek kişilerin önemli bir kısmının şirket hissedarı olduğu ve tehlike dönemlerinde, şirketleri için ikinci bir koruma tamponu oluşturdukları bilgisi, tecrübelerime göre doğrudur. 

Döviz biriktirenlerin, bilhassa ekonomik krizlerde, TL biriktirenlere göre daha kazançlı çıktıklarını bilenlerin dövizlerini satmalarını beklemek, gerekçesiz bir umuttur. Zaten son 20 yıldır, döviz birikimlerini satmak bir yana, sürekli artırıyorlar. 

Yine de satmaya razı olduklarını varsayalım. 

1) Kime satsınlar? 

Diğer vatandaşlara mı? Bu etkisiz bir işlem olur. Ali’nin Fatma’ya, Ayşe’nin Mehmet’e satışı bir şey değiştirmez.  

2)Şirketlere mi? 

Şirketlerin ihtiyaç fazlası döviz alma niyet ve imkânları yok. Olsa da hiçbir etkisi olmaz. 

3)Bankalara mı? 

Bankalar satmadıkları dövizi, satın almazlar. Bu işlemleri riskli görürler. Kârı zararı göz ardı etseler bile, mevzuat gereği, özkaynaklarının %20’sini aşan miktarda döviz alamazlar.  

Bu üç işlem tipi de “satsınlar, satsınlar diye tutturmuş olanların” ima ettiği sonuçları doğurmaz. 

Devam edelim. 

4)Bankalar üzerinden, yabancılara mı? 

Bunu da ima etmedikleri kesin. 

5)Bankalar üzerinden TCMB’ye mi satsınlar? 

Günlerdir bunun ne faydası olabileceğini düşünüyorum 

Eximbank’ın limitini bile 30 milyar dolara çıkarmaktan korkup 19 milyarda tutan TCMB’nin, bir haftada, 20 milyar dolar satın alması mümkün değildir. 

Böyle bir işlem para hacmini artıracağı için, zararı, faydasından daha fazla olur 

6)Bankalar üzerinden T.C. Hazinesine mi? 

Hazine satın alırsa, o da TCMB’ye satacağı için ekonomiye etkisi negatif olur. 

Unutmamak gerekir ki bütün zümrelerin dövizleri zaten TCMB’de duruyor ve neredeyse, bütün dövizler toplu olarak “TCMB’nin uluslararası döviz rezervi” olarak işlev görüyor, daha ne olsun! 

“Dövizler satılsın, ters Dolarizasyon olsun” diye yağmur duasına çıkanların, enflasyonun düşmesi için düşük kurlara sığınmaları trajiktir. 

İhracatçıların idam fermanını yazıp ithalatçılara hizmet etmek “bumerang etkisi” yapar, defalarca denedik…

YORUMLAR (15)
YORUM YAZ
UYARI: Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. (!) işaretine tıklayarak yorumla ilgili şikayetinizi editöre bildirebilirsiniz.
15 Yorum