Back To Top
Aşkın ve özgürlüğün şarkısı susarsa...

Aşkın ve özgürlüğün şarkısı susarsa...

 - Son Güncelleme: 04.08.2019 Pazar 10:06
- A +

Ağustosun sarı mehtabının altında durmadan Edip Cansever’in “Kirli Ağustos”unu ve Cahit Zarifoğlu’nun “Berdücesi-1962” şiirlerini okuyorum ve Zarifoğlu’nun şu dizelerini bir ilahi eşliğinde kalbime emanet ediyorum.

/her yanın dudaktır üstün bezelye taneleri
senin kır çiçekleri ayarında laleliğin
mayland’da hiç ama aşk değil
bir tutam göz ağrısı
aşk değil
kana bulanmış bir yürek
bir etek serüveni

sonuç zavallı ilkbahar giyotinleri
güneşin ilgisiz damarlarıyla yapayalnız bir keder
sendeki santa luçiya gözleri
benimkisi harzemşah/

***

Her gün kalbimizi kıran dünyanın karanlık tarafında, rengi solmuş, coşkusu bitmiş kelimeler gibiyim şimdi... Binlerce gözle baktım, ışığın sırrına tam vakıf olamasam da karanlığın gözlerini iyi belledim.

Siz hiç, gecelerin korkunç ve güzel olduğunu, orada gölgenin gözlerine bakıp, karanlığın dehşetini yaşadınız mı?

Siz hiç, güçsüzün düşlerini merhametin limanına götürüp ‘’adalet’’i bekleyen umutları gördünüz mü?

Siz hiç, kimsesizlerin gözyaşlarının aktığı sessizliğin görünmez kıyılarındaki kederle buluştunuz mu?

Siz hiç, çiçeklerin sırrını keşfeden şiirlerdeki peygamberlerin yürek atışını duydunuz mu?

Siz hiç, sonsuzluğun dudaklarında zamanın ‘’sırrı’’na dokundunuz mu?

Siz hiç, göklerin karardığı, ruhların yorulup sıkıldığı gecelerde, çiçekleri solan annelerin acılarına ortak oldunuz mu?

Belki de, gecenin bir kenarında hep sizi bekleyen o “muhteşem” düşü hiçbir zaman göremeyeceksiniz. Öyleyse, bir kez olsun yüreğinizi özgür bırakın sevgiden sarhoş olsun. Hayatınızın bütün mumlarını tutuşturun, gül ve nergis tozlarıyla boyayın saçlarınızı, güzel kokular dökün dünyanın ayaklarına...

Bir kez olsun, sahte hayatlarınızı “hayal tüccarları”na bırakın ve Van Gogh’’un çıldırtan sarısına kardeş olun...

Bunca kanın aktığı, bunca canın yokolduğu, bunca yoksulluğun, bunca yağmanın, bunca pespayeliğin ve bunca utancın üzerimize çöktüğü bir dünyada, durmak üzere olan kalbinizin üzerindeki bütün örtüleri kaldırın.

Bir kez olsun, gözyaşlarınızın önündeki barikatları yıkın. Ve izin verin, yerle gök arasında “ölümün gelini” veda etsin, dünyanın bütün çocuklarına...

Çünkü, bu vadide özgürlüğün şarkıları duyulmaz oldu. Vadilerde biriktirip, dağlardan, tepelerden aşırdığımız şarkılarımız perişan oldu.

Eğer, özgürlüğe ihanet edersem, bütün düşlerim bozguna uğrar “aşkın sahilleri”nde...

Eğer, “sevginin şafağı”nda verdiğim sözü tutamazsam, aşk ilahilerinden çaldığım “incilerim” kaybolur.

Eğer, “yeryüzünün doğusu gülümsediğinde” şarkılara yeni bir umut ekleyemezsem, geleceğin ilahilerini ebediyyen kaybederim.

Şimdi, daha iyi duyuyorum denizlerin ötesine saçılan “inci”lerimin fısıltısını... Düşlerimden çıktım ve yeni ilahilere yürüyorum.

Artık “düşler vadisi”nde yalnız değilim, binlerce kalbin önünde dualar ve ilahiler karşılıyor sesimi. Ve çocukların gülüşünden damla damla düşüp, dünyaya akıyor “inci denizim...”

 

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
KARAR OKURU 04 Ağustos 2019 15:14
Sevgili Ocaktan'ın, "Siz hiç ..." diye başlayan sorularına, eğer Orta Doğulu iseniz, eğer Türkiyeli iseniz ve eğer, iktidarlardan nemalanan azınlıktan değilseniz, vereceğiniz cevap, "evet"ten başka ne olabilir ki ? O sorulara konu olan acıları, adaletsizlikleri, haksızlıkları, zulümleri, karanlıkları o kadar çok yaşadık ki, yaşıyoruz ki, göklerin duyarsızlığına bakarsak, yaşayacağız ki ...
KARAR OKURU 04 Ağustos 2019 13:34
Aha aha aha bu kadar kasma kendini sayın ocaktan. Zorlamalı beyhudeli kelimeler yan yanalar güruhu. Güneşin secdeye gittiği bir başka ay aydınlığında ben de böyle sözcüklerden nefeslensem. Ben de kelimeler diyarından ödünç getirsem ve onları her bir kalbe tasma yapsam. Çeksem karanlıklara.
KARAR OKURU 04 Ağustos 2019 13:25
Sayın yazar Edip Cansever i anlatımda İslami cenahtan sanat tadında aydın ve insan hakları savunucusu çıkmaz. Yıllarca. Ben tersini zannettim. Ama ne yazık ki çok acı şekilde yanıldığımı anladım. Bir zamanların insan hakları aktivisti A. Dilipak bu iktidar döneminde en ufak bir itirazı oldu mu. Dini taassubun olduğu yerde sanat ve naiflik yaşamaz
KARAR OKURU 04 Ağustos 2019 18:22
0
Dilipak haykırıyor ya...Haksızlık var.adaletsizlik var. kul hakkı -kamu malını yemek var.Bu işler menzile götürmez.Ateş hepimizi yakar.Ne olduğu belirsiz kişiler içeri sızmış yanlış kararlar veriyorlar diyor Dilipak.Köşeyi dönen haramzedeler neden el üstünde tutuluyor diyor.Israrla kötü insanlara sahip çıkarsanız canınız Cehenneme diye tenkit ediyor.
KARAR OKURU 04 Ağustos 2019 11:16
Sayın Ocaktan kelimeleriniz dokunaklı lakin demir parmaklıklar arasında, soğuk ve kirli hücrelerde karanlığa mahkum edilmiş yüzlerce "sabi"nin duyulmayan, görülmeyen ve bilinmek istenmeyen dokunaklı hallerine de tercüman olma niyet ve liyakatinde mi bilemiyorum... Allah kalplerimizi taş olmaktan koruya....
KARAR OKURU 04 Ağustos 2019 11:03
Edip ve Cahit...İki koca yürek...
KARAR OKURU 04 Ağustos 2019 10:04
Gecenin karanlığında, akli yavrularında, zalim kafesini dört dolanirken yüreği pır pır atan, gözleri deniz olmuş yüreğindeki feryadu figanı karanlıkları delip göklere yükselen ama sesi kısık gönlü kırık, kanadı kırık, ana kuş misali yazmışsınız. Tebrikler, Sayin Ocaktan, aglattin beni sabah sabah.
musto 04 Ağustos 2019 00:52
Yakında Itri'nin veya Chopin'in cenaze marşıyla hep birlikte size eşlik ederiz.
KARAR OKURU 03 Ağustos 2019 23:55
Aaaa, Ocaktan ilahi de nereden çıktı. Batı rivrvi neyine yetmiyordu...
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN