Back To Top
‘Birliğin büyüsü’ çoğulcu demokrasiye engeldir

‘Birliğin büyüsü’ çoğulcu demokrasiye engeldir

 - Son Güncelleme: 02.09.2019 Pazartesi 08:20
- A +

Gerek Batı’da, gerekse İslam dünyasındaki tartışmalarda Müslümanların bir demokrasi modeli oluşturamamasının yapısal nedenlerden kaynaklandığı, bu yüzden de çoğulculuğa dayalı bir demokrasinin inşa edilemediği ileri sürülmektedir. Ancak İslam’ın temel metinleri üzerinden farklı okumalar yapan modern dönemin İslamcı düşünürleri, İslam’ın çağlar üstü evrensel karakterinin demokrasinin Müslüman dünyada gelişmesi konusunda aşılmaz bir engel oluşturmadığı kanaatindedir.

Günümüzde Müslüman dünyanın demokrasiyle problemli ilişkilerinin temelinde, tecrübe eksikliğinin yanında sömürgeci dönemin yarattığı derin travmaların etkisi olduğu muhakkak. Buna, “itaat” kültürünün ağır ikliminde oluşan İslam siyaset geleneğinin daha çok halifelere, sultanlara endeksli otokratik yapısı da eklendiğinde Müslüman dünyada çoğulcu demokrasinin gelişmesi biraz daha zorlaşmaktadır.

Böyle bir iklimde çok doğal olarak, “Bir demokrasi inşa etme söz konusu olduğunda müstebit yönetimin yarattığı ve sürdürdüğü bir kurumlar, yapılar, fikirler ve düşünceler yokluğu kendini hissettirmektedir.” (Philippe d’Iribarne, Demokrasi Karşısında İslam, s. 85)

Her ne kadar İslam siyaset geleneğinin oluşturduğu yönetim yapılarında “otoriter rejim” karakteri baskın olsa da, Müslümanların kurduğu medeniyetlerin önemli bir bölümünde uzun yıllar kültür ve düşünce zenginliği hakim olmuştur. İslam dünyasının büyük entelektüel açılım dönemleri olmuş, zihin özgürlüğü anlamında özellikle 10. ve                                                                                                                                                                                                                                                   11. Yüzyıllarda İslam kültürünün pırıltılı örnekleri yaratılmıştır. Ancak 10. Yüzyıldan itibaren daha baskın hale gelmeye başlayan kelamcıların yorumları, İslam toplumlarındaki düşünce özgürlüğünün önünü kapatmıştır. Özellikle 13. Yüzyıldan itibaren İbni Rüşt’ün gözden düşmesinden sonra, teokratik düşünce geleneğini hakim kılmak isteyen çevreler bizatihi düşüncenin kendisini yok etme gayreti içinde olmuşlardır.

Aslında demokrasinin sunduğu evrensel değerlerin, İslam toplumlarında kabul görmesinde bir zorluk yoktur. Eğer demokrasiden geniş anlamda adil ve halkın iyiliğine adanmış her türlü iktidar biçimini içine alan bir yapıyı anlıyorsak, sık sık örnek olarak verilen Peygamber’in, bu talebi en yüksek derecede karşılamasından ötürü, İslam’ın demokrasiye iyi gözle bakacağı açıktır. (a.g.e, s. 86)

Ancak “birliğin büyüsü” kavramı, tarihsel süreç içinde İslam toplumlarında çoğulculuğa karşı hep bir güvensizlik kaynağı olmuştur. Çünkü pratikte gerçekleşmesi mümkün olmayan “oy birliği” ve “icma” ütopyası sayesinde Müslümanlar “artık bizim de demokrasimiz var” hayaline kapılmış ve bu hayal hep hüsranla sonuçlanmıştır.

İşte tam da bu yüzden, İslam toplumlarında ne zaman ümmetin birliğine vurgu yapılmışsa iktidar, ümmetin birliği adına özgür düşünceyi denetim altına alan ve muhalefeti ezen müstebit yöneticiler tarafından gasp edilmiştir.

Unutmayalım ki, siyasi kültürün düzeyini yükseltme yönünde özgür tartışmaların olmadığı yerde, kitlelerin ulusal topluluklara bağlılığı, rejime boyun eğmeye dönüşür. ( a.g.e, s. 99, M. Arkaon’dan)

Zaten demokrasinin önemi de, tartışma özgürlüğüne sınırlamaların getirilmediği bir rejim olmasıdır. Zira beşeri iradenin nihai otoritenin denetimine tabi olduğu bir yapıda, özgür bir tartışmanın ve itirazların yapılması mümkün değildir. Sıhhatli bir demokrasinin oluşabilmesi, gerektiğinde insanın kendisi ve kendi oluşturduğu kurumları eleştirebilme kabiliyetiyle mümkündür. Ayrıca “oy birliği” coşkusuyla kitlelerin büyülendiği bir atmosferin ne tür sonuçlar üreteceğini kestirebilmek mümkün değildir. Philippe d’Iribarne, bu konuda dikkat çekici bir tespitte bulunuyor: “Eski demokrasiler, paylaşılan kesinliğin oybirliğinde yaşanan coşku anlarını tanımamış değildi. Bunun için büyük bir liderin peşinde coşkuda-veya delilikte- birleşen kitleler, uç örneğinde bir süre için Führer’lerini takip etmiş olan kitleleri görmek yeter.” (a.g.e., s. 93)

 

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
KARAR OKURU 02 Eylül 2019 20:43
islam tahakküm eden bir din olduğu icin demokrasiye izin vermez
KARAR OKURU 02 Eylül 2019 23:02
0
İslam tahaklüm etmez, hüküm koyar. Hüküm devlet tarafından uygulanır. Demokrasi ise hüküm koyucu değildir. Hükümlerin en sağlıklı şekilde uygulanmasını sağlayan ideal bir sistemdir. İslam ile demokrasiyi karşı karşıya getirenler ya yobazdır, ya din düşmanıdır.
Hasan 03 Eylül 2019 15:26
0
Allah’ın muradı tahakküm olsaydı insanı özgür yaratmazdı. Özgürlüğü verip sonra da insana özgürlüğü kullandırmamak çelişkidir; Allah’ın hikmetine aykırıdır. Onun için İslam’da tahakküm/zorlama/ikrah yoktur ama itaat vardır. “Tav’an” kökünden gelen itaat sözcüğü “kerhen” kökünden gelen ‘ikrah’ın karşıtıdır ve gönüllü, bilinçli uymak ve isteyerek tabi olmak demektir. Allah’ın insandan istediği itaat, mutlak itaat değil, özgür irade temelli bir itaattir. Aksini iddia etmek Allah’ın önüne geçmektir...
KARAR OKURU 02 Eylül 2019 19:03
İbn-i Rüşd-ü İslam ülkelerinde pek bilinmez. Bundan beş sene önce hiç bir köşe yazısında adı bile geçmezdi. Siz bile yeni keşfediyorsunuz. Kaldıki İbn-i Rüşd-ün adı geçiyor ama kimse yahu bu adam ne demiş, felsefesi neymiş demiyor. Böyle yüzeysel analizleri terkedin.
KARAR OKURU 02 Eylül 2019 20:13
0
Orta öğretim ve lise müfredatında adı bile geçmez. Önemli bir kişiliktir. Batıda Averroes olarak bilinir.
Beyler; İbni Rüşd, mütedeyn ilmiyle amil, İslamı yaşayan, ibadetlerini yapan, zina etmeyen, faiz yemeyen, namazını kılan, orucunu tutan dini bütün bir alimdi. Burdaki yorumcular, İbni Rüşdü Selaman Rüştü gibi bir kalpazan sanıyor...
Kenan Evrenin Cumhurbaşkanlığı yetkileriyle şu andakini karşılaştırın. EVREN kendisine başkanlık onerenlere ne demis,Türkiyede Başkanlık Tek adam Diktasina Doner
KARAR OKURU 02 Eylül 2019 14:58
Batı demokrasiyi hıristiyanlık içinde bulmadı. Demokrasiyi dinin içinde, kutsal kitaplarda bulamazsınız boşuna aramayın.
KARAR OKURU 02 Eylül 2019 21:34
1
Bulunmaz hint kumaşı o zaman
Yok artık!... 02 Eylül 2019 14:35
Sayın yazar, vatan bölünmesin diyenleri, Hitlerle eşdeğer tutacak kadar beyninizi çürüttünüz...
EMG 02 Eylül 2019 12:22
Demokrasi zaten çoğulculuk üzerine bina edilmiş bir sistem. Evet veya hayırların yüzde 50nin üstüne çıkılarak diğer kısma zulüm üzerine kurulmuş bir çeşit engizisyon türü. Adaletin, kalkan ellerle çiğnendiği sahne, egoların taht kavgası.
Kaptan Kusto 02 Eylül 2019 17:14
1
Demokrasinin ne olduğu hakkında kendinizi referans göstererek ahkam kesiyorsunuz. Demokrasi, kendisiyle yönetilen toplumda sadece bir tek kişi bile çoğunluğa aykırı düşünceler taşısa onun bu düşüncelerini ifade edebilmesine imkan tanır. Demokrasi çoğunluğun azınlığa tahakküm ettiği değil, azınlığın çoğunluğa karşı korunduğu sistemdir. Sizin demokrasi sandığınız şey ise bugün bazı ülkelerde uygulanan ileri demokrasi.
Ocaktan, vatanperverler demokrasiden ikra etsinler diye özel bir çaba içinde...
Ocaktan'ın anladığı demokrasi ülkeyi bölüp, parçalamalı... Ülke bölünmüyorsa, demokrasi yok demektir...
Sen daha işin ruhunu anlamamışsın. Biraz pişmen gerekir sayın kardeşim.
KARAR OKURU 02 Eylül 2019 17:07
1
15.52, Piştiğini zannedenlerin dibi tutmuş...
Muhtefi. . 02 Eylül 2019 19:01
1
Sormak lazım sayın yazara Ailesinde yonetimi nasıl yapıyor. Hayran olduğu Batı standartlarinda mi. .!....:)))..
Muhtefi. . 02 Eylül 2019 11:23
Ahlak, Edeb, Merhamet Kişide, Ailede, Toplumlarda Gelişmemisse Cook Zor işimiz. Yabancı Ülkemize geldiği zaman neyi Gözlemler. ?? Çevre Temizliği, Guvenlik,İnsanların Davranışları vb Agzinla Kus tutsak nafile. Bizde oralarda Aynı şeyi gözlemliyoruz. Önce AHLAK, EDEB sonrası kolay. .
Kaan 02 Eylül 2019 09:45
Birlik ve beraberlik olgusunun gelişmesi için uygun iklimlerin yöneticiler tarafından sağlanması lazım.Bu liderlik eğitiminde de vardır.Liderlik oluşumu gelişir.Tam bu anlamda gelişmelerin olmaması için iklim yok ediliyor.Güç ,kayırma vasıfsızlık ortaya çıkıyor.İyiler ya susturuluyor yada yok ediliyor.Karıncalaı eziliyor.Ağustos böcekleri yeri göğü inletiyor.
KARAR OKURU 02 Eylül 2019 09:43
“Kutlu dava...kutlu yürüyüş...Ümmet” seçim mitinglerinde kefen giymeler, Kuran’dan alıntılar yapmak falan...Gelde bunlardan demokrasi bekle.
KARAR OKURU 02 Eylül 2019 13:11
11
9.43, Martaval atma... Biz Allahsız, Kitapsızların demokrasisini de gördük...
Zaten demokrasiye karşılar. Ne bekliyorsun ki?
metn 02 Eylül 2019 09:37
itaatkar,sorgulamayan,düşünmeyen bir toplum oluşturmak isteyen yöneticilerin güçlü olduğu toplumlarda,özgür düşünce,demokrasi, adalet gibi kavramlar pek bir şey ifade etmez.
KARAR OKURU 02 Eylül 2019 09:32
Sizin şimdi aradıklarınızın 2023 te yüzüncü yılı kutlanacak. Laik demokratik sosyal hukuk devleti. Ümmeti değil önce ülkenizi geliştirip örnek olacaksınız. Hesap verebilirlik olacak,vizyoner olunacak,hırsızlık ve yolsuzluk yapanlar alkışlanmayacak.
KARAR OKURU 02 Eylül 2019 08:58
Milli eğitim, adalet ve güvenlik sistemleri, bireylerin sormamasını, sorgulamamasını ve düşünmemesini, sadece itaat etmesini yani insan olmanın asgari özelliklerini bile taşımamasını sağlamaya yönelik olarak planlanmış, proğramlanmış ve kurgulanmış bir ülkede demokrasi olur mu allahaşkına ? Demokrasi önce insan ister.
EMG 02 Eylül 2019 08:22
Bence başlık tezat içeriyor. Birlik çoğuldur zaten. Birlik çoğulculuğa değil ayrılıkçiliğa karşıdır. Yani bireysel düşünceye. Çoğulcu demokrasi en büyük zulümdür. Çünkü nice topluluklar vardır ki kararları mazlum insanların ezilmelerine çanak tutmaktadır. Adalet çoğulcu kararlarla değil, adaletli, hakkaniyetli, vicdani ve cesur haykırışlarla ortaya çıkar.
Kaptan Kusto 02 Eylül 2019 17:22
1
Çoğulculuk ile çoğunlukçuluğu karıştırıyorsunuz sayın EMG. Çoğulculuk söz konusu olduğunda bireysellik korunur. Çoğunlukçulukta ise bireysel düşünce tehlikeli addedilir, ve ezilir. Bugün olduğu gibi.
KARAR OKURU 02 Eylül 2019 23:08
0
Kendi düşüncen iktidar olmayınca kavram uydurmaya başladın. Seçim kaybeden ülkenin başka düşünce tarafından yönetileceğini kabul edecek. Seçim kaybetmek maç kaybetmeye benzemez...
Doğruda birlik doğrudur Yanlışda birlik doğrudur Bizatihi birlik doğrudur Bu külliyen terkedilmeli
Karar Okuru 02 Eylül 2019 03:09
Birlik dediginiz nedir? Cikar birligi degil mi? Oyleyse o yol demokrasiye cikar mi?
musto 02 Eylül 2019 01:52
Dediklerin bakkalda satılmıyor özgür bireyler yetiştirelim diye okullar açıldı eşit eğitim imkanları tanındı iktidarlar el değiştirdi.Maalesef özgür birey olmamız istenmedi cemaatlar tarikatlar aşiretler holdingler iktidarlar eliyle beslenerek biatcı ve köle düzenine geri dönüldü.Bizleri bırakın torunlar görebilirse ne mutlu onlarada zevku sefa ile yaşayanların ceremesini bıraktık bakalım nasıl ödeyecekler. Bizden önceki ataların bıraktığını ödeyenler nasıl beddua ettilerse sonraki nesilde beddua ile ödeyecekler.Coğrafyamızın kaderi babadan oğula ömrümüzü borç ödemekle geçireceğiz.
KARAR OKURU 02 Eylül 2019 01:13
“Reisi yedirtmeyiz...Ölümüne reis...Biatsa biat” diyen bir topluluktan demokrasi çıkmaz.
KARAR OKURU 02 Eylül 2019 11:12
6
Batıya tapınma boyutunda itaat edenler, Batı emperyalizmine karşı çıkanları itaat kültürü ile itham ediyor...
Muhtefi.. 02 Eylül 2019 17:40
0
Ne alakası var polıtıka labirendlerinde algı hikayeleri,:)))...derdin muhalefet ise AHLAK,EDEB,ADALET işiğin olsun..ilk önce kendi nefsimizde ..bak ailen,akraban,iş yerin vede kendin ne kadar mutlu olacaksın...peşin MUTLULUK..........POLİTİKA her zaman veresiye MUTLULUK vaad eder....:))
KARAR OKURU 02 Eylül 2019 01:09
Güney Afrika’lı papaz Desmond Tutu “Avrupalılar buraya gediğinde İncil onların elinde topraklar bizim elimizdeydi. Şimdi İncil bizim elimizde topraklar onların elinde” demişti. İslam ülkelerinde dış güçlere gerek yok. Yöneticiler fakir halkı dinle uyuturken kendileri ve yakınları ülkenin kaynağını yiyip lüks ve şatafat içinde bir yaşam sürüyorlar.
KARAR OKURU 02 Eylül 2019 17:49
0
Biz elimize gönlümüze kitap koyunca büyüdük.
Karar Okuru 02 Eylül 2019 01:05
Müslüman olduğunu iddia edenlerin kalite ve kapasitesi esas sorun din değil
KARAR OKURU 01 Eylül 2019 23:59
Islam ulkeleri nasil birlik olsunlar? Birbirlerinin kuyularini kazimaktan Baska ne bilirlerki! Bugun dunya Baris gunu, bugun bile Islamiyet namina yola cikan beyefendi Gene olumden Gene savastan bahsetti. Allah korkusu olan bir Insan olum ve savastan bahsetmez. Ben boyle agizlari Savas ve olumden bahseden ve Allah korkusu olmayan sozde musluman olanlar yuzunden deist oldum. Cocuklarimi okulda din derslerine gondermiyorum. Ben Allahtan korkuyorum ve bir sivrisinegin olumden bile vijdan azabi cekiyor ve savas ile olumden gozu donmus yoneticileri gormek ve seslerini duymak bile temiyorum. Nefret
KARAR OKURU 02 Eylül 2019 11:13
7
23.59, Şundan sebep deist oldum mavraları bayatladı... Geç bu ayakları...
Yaw he he 01 Eylül 2019 23:46
Hocam Beethoven ne derdi bu konuda sizce
KARAR OKURU 02 Eylül 2019 13:12
1
"Dede Efendiye" sorun derdi.
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN