Back To Top
Demokrasi için Asr-ı Saadet’e gitmek gerekli mi?

Demokrasi için Asr-ı Saadet’e gitmek gerekli mi?

 - Son Güncelleme: 19.08.2019 Pazartesi 09:09
- A +

Çağdaş dünyanın Müslümanlarının demokrasi konusundaki negatif bakışının, büyük ölçüde günümüz şartlarında İslam’ı değerlendirme ve yorumlamalarından kaynaklandığını görmek gerekiyor. Zira bugünün dünyasında yaşayan Müslümanların zihin dünyalarındaki İslam algısı, Asr-ı Saadet döneminin hiçbir yoruma tabi tutulmadan aynen bugün de yaşanması gerektiği inancına dayanmaktadır.

Oysa artık Asr-ı Saadet döneminde yaşamıyoruz. Dolayısıyla Hz. Peygamber’in çağımızdaki anlamıyla sosyal ve siyasal olaylar konusunda mesajlar verdiği beklentisi imkansız bir şeyin beklentisidir. Çünkü bugünün dünyasındaki insan hakları ve özgürlük gibi demokratik kavramlar dini bir niteliğe sahip değildir. Doğal olarak dini olmayan şeyleri açıklamak nübüvvetin özelliklerinden biri değildir. Aynı zamanda Nübüvvetin özelliği dini olmayan şeyleri de bildirmesi değildir. Bilakis ahlaken alçalmış insanın yaşamına nübüvvetin maneviyat ruhu aşılamasıdır. Bu şekilde, mümkün olan tek seçeneğimiz, üçüncü varsayımı kabul etmek ve İslam peygamberi dini ve siyasi özgürlüklerin bulunmadığı Hicaz’ın on dört asır önceki kültürel şartlarında tevhidi davetine insanları çağırmıştır, demek daha doğrudur. (Muhammed Müctehid Sebüşteri, Resmi Dini Söylemin eleştirisi, s. 276)

Elbette Hz. Peygamber insanlara, hakka-hukuka riayet edilmesini, adaletin tesisini, bireyin özgürlüğünün korunmasını ve zulmün önlenmesini emreden Kur’ani mesajı iletmiştir. Zaten her çağda yaşanılır bir dünya kurabilmek için bu evrensel mesajın temel ilkelerine ihtiyaç bulunmaktadır. Dolayısıyla İslam, çağdaş dünyada Müslümanların insan haklarına dayalı demokratik bir sistem kurmalarına mani değildir.

Meseleye insan haklarına dayalı bir yönetim temelinde baktığımızda, esas olanın insanların hak ve özgürlüklerine ne ölçüde riayet edildiğidir. Ancak buradan hareketle, günümüzdeki bazı İslamcı yaklaşımlarda olduğu gibi insan haklarına dayalı çağdaş demokratik bir sistemin zaten Kur’an ve Sünnette de var olduğu şeklindeki bir teze yaslanmak istenilen sonucu üretmeyecektir.

İslam’ın kapsamlı bir dindarlık anlayışını talep ettiğini dikkate aldığımızda, çağımızda özgürlük ve hukukun üstünlüğüne dayalı bir sistem inşa etmeden ahlaki meziyetleri ön planda tutan bir toplum oluşturmanın mümkün olmadığını görmek gerekiyor. Ortalama bir insanın Müslümanca yaşayabilmesi için ihtiyaç duyduğu özgürlük imkanlarının, totaliter ve diktatöryal rejimlerde mi, yoksa demokratik sistemlerde mi daha mümkün olduğuna bakmak bile meselenin anlaşılması için yeterli olacaktır.

Çünkü biliyoruz ki, totaliter ve diktatöryal eğilimi olan siyasi sistemlerin insan haklarıyla arası iyi değildir. Bu yüzden de bu sistemlerde insanın sahip olduğu iki temel hak olarak dini ve siyasi özgürlüklerden bahsedilemez. Ama demokrasiyle idare edilen demokratik sistemlerde insan hakları, özellikle de dini ve siyasi özgürlükler bütün uygulamaların esası olarak kabul edilir. (Resmi Dini Söylemin Eleştirisi, s. 281)

Hal böyleyken, çağdaş Müslüman dünyanın insanlarının özgürlük ve insan hakları problemlerinin çözümü için İslam’ın ilk dönem uygulamalarını aynen bugüne taşımak rasyonel bir yöntem değildir. Çünkü o günün siyasi, sosyal ve kültürel şartlarındaki uygulamalar, tarihin bir başka döneminin siyasal ve kültürel şartlarıyla oluşan devlet ve toplumlarda yaşayan insanların nasıl bir özgürlük ortamı oluşturacaklarına cevap verebilmesi mümkün değildir.

Klasik İslam siyaset kültürünün geçmiş dönemlerdeki uygulamalarına dayanarak oluşturacağımız yönetim modelinin adını ister “İslam devleti”, ister “Şeriat düzeni”, isterse meşruti yönetim koyalım; eğer yaşadığımız çağın şartlarını dikkate alarak hakka-hukuka ve hakkaniyete dayalı bir sistem inşa edemezsek, yaşanılır bir dünya kurmamız asla mümkün değildir. Bilelim ki bu tür bir zihniyet yapısıyla sadece totaliter rejimler üretebiliriz...

 

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
Hakan garip 26 Ağustos 2019 09:55
Herkes HZ.ömer'in adaletinden devlet anlayışından bahs eder iyide , sizi tutan mı var 25 yıldır ülkeyi uçan kuşlar yönetmiyor, peki yeni ömer' ler diyorlar kendimi bildim bileli bu kavramlar hep kullanılıyor camiide sokakta meyhanede işin garip tarafı bir türlü şu ömerin ahlakı hayat bulmuyor o zaman karşımıza şu soru çıkıyor bu kavramları kullanarak kendi halkını uyutması her türlü zulme seyirci kalması duyarsız hale getirmesi sonucu doğurdu. beyler emin olun doyduk sizin dininiz size neye inanıyorsanız enimde bana olsun çoook yorulduk işin suyu çıktı
cumhur 20 Ağustos 2019 13:30
Hiç kimse islamı suçlayamaz.Kendini müslüman gösterip gavurun dahi yapmayacağını yapanlar oldukça islam düşmanları islamı suçlarlar.Halbuki suçlu olan islam değil islam görünen iki yüzlülerindir. Yani münafıklar en büyük islam düşmanıdır...
Hangi akıl?.. 19 Ağustos 2019 23:47
Müslümanlar aklı reddediyor gibi bir varsayımınız var. Ve bu varsayımı temcit pilavına çevirdiniz. Öyle bir şey yok. Müslümanlar akla çok önem verir. İslam'dan sorumlu olmak için zaten akıl şarttır. Deliler İslam'dan sorumlu tutulmaz. Sizin henüz izaha cesaret edemediğiniz asıl sorun; Tanrıyı hesaba katmayan aklı üstün tutmanızdır. Böyle düşündükten sonra Müslüman coğrafyada doğmak ve yaşamak Frengi olmaya mani değildir.
KARAR OKURU 21 Ağustos 2019 10:27
0
Sizin bahsettıgınız akıl hangisi acaba, bana izahını Bi yaparmısın
KARAR OKURU 19 Ağustos 2019 20:59
Asr-ı Saadet öyle bir devir dir ki, dünya kurulalı böyle bir dönem yaşanmamıştır. ISLAMIYET, peygamberimizin asr-ı saadet dönmemi ile birlikte 3 ASR dört dörtlük, yüzde yüz kusursuz bir şekilde yaşanmıştır. Öyle ki, Islam'ın ADALET tecellisiyle kurt ile kuzu bereber dolaşırlar dı. Sözde günümüz uzay ve teknoloji çağında insanlar birbiriyle dolaşmaktan korkuyorlar ve birbirlerinden uzaklaşıyorlar. Bu yüzden gerçek, temiz ve mutlu bir toplumsal yaşam için illa ASR-I SAÂDET....
Biraz düşünmek ve sonra kanaat! 19 Ağustos 2019 23:27
1
Hz Osman, Hz Ali,nin (A.S) Sıffin savaşı, cemel vakası... bunlar hangi yıllarda ve nerede yaşandı acaba?
talebe777 20 Ağustos 2019 10:09
0
Keşke dediğiniz gibi olmuş olsaydı. İroni yaptığınızı düşünmemek elde değil.
KARAR OKURU 19 Ağustos 2019 20:45
islam dini hak tan hukuktan bahsetmiyor mu? kim iktidarda ise onlara yakın veya o partiden olanların işi olsun olmayanlar ın olmasın mı diyor yoksa muhakki Allah emaneti ehline verin mi diyor bu bizden diye her türlü ahlaksızlık yasın onu koruyunmu diyor yoksa babanızın da ananızın da aleyhine olsan doğruyu söyleyin diyor
KARAR OKURU 19 Ağustos 2019 19:44
İslam dininin hükümleri belirli bir zaman dilimine münhasır değildir. Dolayısı ile islamın hükümlerini belirli bir zaman dilimine sığıştırmak doğru değildir. Bu günkü sorun başta halife eksikliğine bağlı olarak islamın yanlış yorumlanmasına bağlı sorunlardır. İslam dini Allah ın son dini olarak bütün zamanlara hitap eder. kıyamete kadar da en son ve gerçek din olarak kalmaya devam edecektir. Kusursuz olan islamdır. Müslümanların kusurları islama mal edilemez.
Muhtefi. . 19 Ağustos 2019 21:54
0
Islamin en büyük hükmü Adalet, Ahlak, Edep ve Hikmetle Calismaktir Baskasi dediğine değil Pratigine bakar. Keline faydası olmayan başkasına ne fayda olacaktır.İşid psikopatini dinliyorum Yutupta Allah diyor 350 kişiyle Musul fethini Nasip etti. :)))..(abd izin vermese işemeye gidemezdin) Biz ise Büyük Tezgah nasıl devam edecek ve Ne zaman Telef olacaklar diye bakıyorduk.Çal, Çırp, öldür, yak, yık sonuç Kaos, binlerce kadın. Çocuk perişan yok, yok biz yokuz bu Vahsette. !.
KARAR OKURU 19 Ağustos 2019 19:00
Din vicdan ve ahlaktır. Malesef bütün iktidarlar hak üzere kurulacak yönetim vadiyle geliyorlar. Büyük yolsuzluk handikaplariyla gidiyorlar. Çok basit aslında Allah rasulunun son anında yaptıkları misvak kullanmak yani dış fırçalamak son kalan altı dinarini sadaka vermek. Çünkü peygamber ler devlet reisleri miras bırakmazlar. Nere asrı saadet nere bugünkü devlet. Kıyas yapmak son derece abes
KARAR OKURU 19 Ağustos 2019 18:10
Bana bir tane halkını mutlu eden din devleti gösterin. Bir aydır Avrupa yı dolaşıyorum. Buradaki insanların çok büyük bir kısmı ateist ya da bana oğluna karışmıyor.
Karar Okuru 19 Ağustos 2019 16:57
Sayın Ocaktan atladığın önemli konu HÜRRİYET konusudur. İslam'da esas hürriyettir. Yani insanı gerek Allah indinde ve gerekse beşer nezdinde sorumluluk yükleyen tek mefhum İRADE SERBESTİsidir. Bu serbestiyi bize bahşeden Halık'ımızdır. Demokrasi denen anlayışta da esas olan irade serbestisinin değişik alanlarda tezahürü HÜRRİYETtir. İçinde bulunduğumuz zaman diliminde bolca lafı edilen siyasi menfatlerin elde edilmesinde manipüle edilen demokrasi insanlara bilhassa siyasi alanda tam hürriyeti temin etmekten uzaktır.
Geri kalmışlığımızı sadece dindarlığa bağlamak, bunun üzerinden çözümler aramak çok yanlış bir şey. Bu gün toplumumuzun dindarı da, dindar olmayanı da kahir ekseriyetle geri kafalı. Tembeliz. Beleşi severiz. Dindar ile dindar olmayan arasındaki fark, şekilden ibaret. Dindarımız son yüz yıldır devletsizliğin getirdiği zorlukla, kendi medeniyetinden uzak, çok sevksiz, şekilci bir hale büründü. Dindarlığı bundan ibaret sanıyor. Dindar olmayanımız da, devleti arkasına alarak, şeklen büründüğü çok kötü Batı taklitçiliğini gelişmişlik sanıyor.
KARAR OKURU 19 Ağustos 2019 15:56
14:17, 01:34'ü tekrar, tekrar oku anlamadıysan. Saygılar.
Muhtefi. . 19 Ağustos 2019 14:32
Dindarlık nedir .Klasik anlayışımiz bugün Sakal,Cuppe, Sarık ve Nakil ezberi.Sonra da Cennet için insanlığı tekmelemek. (İstisna var) .Üretim, Ahlak, Edep, Hikmet SIFIR. ..Ayıp ama hemde çok ayıp. !.İnsandan, İnsanlıktan ne.kadar uzaksan o kadar Yaradana uzakiz. Çünkü Beden konforu İnsanlıktan sağlıyoruz Yeme, Giyme, Tedavi vs. .Ne gibi Karşılık veriyoruz. Bu insanlığa. .Çelişkilerle doluyuz. Adam İnsanlığa Ahlak,Adalet ve Konfor üretmişse ve biz gerideysek Sapkamizi önümüze koyup düşünmek lazım. Bu nasıl DİNDARLIK. .!.?
yorumsuz 19 Ağustos 2019 14:15
Allah'ın insanlar için Kuran-ı kerimde koyduğu kurallar, O'nun insanların ilahı, insanların da O'nun kulu olmasını gerektirmektedir. Allah, insanları, söz konusu kurallarla, bunları uygulamakla yükümlü kılmıştır. Yeryüzünde egemen olması gereken kurallar bunlardır. İnsanların aralarında hüküm verecekleri kurallar bunlardır. Peygamberlerin ve onlardan sonra iş başına geçecek yöneticilerin uymaları gereken kurallar bunlardır. Mü'minler, Allah'ın indirdiklerini, tek bir harf bile eksiltmeksizin, herhangi bir değişikliğe yeltenmeksizin, aynen yürürlüğe koyanlardır. fizilal tefsiri,SK.
zeki 19 Ağustos 2019 14:08
muslumanlar icin sistemin adı ne olursa olsun anayasa olusturulurken mutlaka Kuran-i kerim ayetleri referans alınmalıdır,bu bir zorunluluktur.bir musluman için aksini kabul etmek asla mumkun degildir. demokratik ve laik bireylerden olusan bir toplumunda demokrasi dini ile yonetilmesi gayet tabidir.dogaldır. burda tuhaf ve anlasılmaz olan musluman oldugunu iddia edenlerin demokrasiyi savunmasıdır. ornegin demokraside faiz,zina,eşcinsellik serbest ama islamda kesinlikle yasaktır.musluman yonetimin hakim oldugu bir beldede genelevler,meyhaneler vb.serbest olamaz.bu kadar basit,açık ve net.
karar okuru 19 Ağustos 2019 15:50
2
İyi güzelde arkadaş bu yazdıklarının bu ülke ile ne alakası var.Bu ülkede faizmi zinamı eşcinsellik mi var.Karıştırdın herhalde.Burası müslüman bir ülke ve başındada müslüman bir yönetici var.Güldürdün Allah ta seni güldürür inşallah.Yok benim anlamadığım nereye oynadığınız.Hicret diye birşey var yahu.
KARAR OKURU 19 Ağustos 2019 18:44
3
15.50, İroninin de bir adabı var...
KARAR OKURU 19 Ağustos 2019 11:15
Yazara “sahabe döneminde iktidar kavgası” kitabını öneren okuyucu galiba Ocaktan’ı ilk kez okuyor, çünkü yazar yazılarında o kitaptan çok alıntı yaptı.
KARAR OKURU 19 Ağustos 2019 17:42
0
Haklısınız galiba. Kaçırmışım o yazıları...
KARAR OKURU 19 Ağustos 2019 10:27
SAHABE DÖNEMİ İKTİDAR KAVGASI / Ahmet Akbulut / Okuyunuz. Yazar bey de okusun.
ÖTÜKENLİKURT 19 Ağustos 2019 09:58
Yazınız temelde AKIL MI / NAKİL Mİ tezlerinin çatışmasını konu alıyor! Zaten hem Osmanlı, hem diğer İslam ülkeleri, Gazali'nin, Seyyid Kutub'un yolunu izlediği için batağa saplandı! Şayet İmam Maturidi'nin nakli inkar etmemekle beraber aklı ön plana alan, gelişmelere göre dini yorumlayan yaklaşımı esas alınsaydı, İLİM İTİKADA MANİDİR saçmalığına inanılmasaydı bu günkü sefalet yaşanmaz, İslam ülkeleri, demokrasiye bağlı, gelişmiş ülkeler olurdu! Halen eski yolda yürüyor mollalar maalesef!
Asr-ı saadete gitmeye gerek yok, asr-ı saadet normlarını zamanımıza getirsek Meseleler hâl olacak. Doğruluk., hakkaniyet, adalet, saygınlık, özgür düşünce... İbadetler kişi ve bireyleri bağlar ama diğer normlar toplumun huzur, sağlıklı ve özgür yaşamın ortak evrensel değerleridir ve olmazsa olmazlarıdır...
KARAR OKURU 19 Ağustos 2019 09:00
Asıl olan ilâhi adaleti esas alarak bir sistem oluşturmaktır. Adı ne olursa olsun fark etmez. Her şeyin en doğrusunu bizi yoktan var eden Allah'ın bildiği hakikatını niçin yok sayarak yol almak istiyorsunuz Sayın Ocaktan. Batı dünyası aklını kullanarak, Demokrasi ile bütün müşkülleri çözdüde, artık Allah'ın sonsuz ilmine ihtiyaç kalmadımı? Karar Gazetesinin bütün müslümanları topyekü Demokrasi ve Cumhuriyet karşıtı göstermeye çalışmasındaki kazancı nedir acaba? Sağ partileri demokrasi karşıtı gösterip, sol partilere oy devşirmek olmasın sakın? Bunu açık açık ve mertçe yapın.
N.Y. 19 Ağustos 2019 06:17
Sistemin adı ne olursa olsun ana mekanizmada yer alan değerler ilkesine sahip bir yapı kurarsaniz ve " kızım fatimada olsa gerekeni yaparım" eşitliğini, adaletini ,anlayışını ortaya koyarsaniz sistem işler. Ama ne yazık ki bizler ahiret cennetine gitmek için harcadigimiz gayreti " dünyayı ve dünyamızı cennete " çevirmek için çaba gösteriyoruz. Bu ve bundan önceki yazilarinizin can alıcı tarafi sorgulayan, araştıran, tefekkür eden bir toplumun oluşması ve özellikle İslam dünyasının kendisi ile yuzleserek birinci lige çıkmasıdır .Bu gayretiniz yerindedir.selametle
KARAR OKURU 19 Ağustos 2019 01:34
Haramı ve günahı hoş göremeyiz. Müsamaha gösteremeyiz. Bu dalâlet olur. Harama ve günaha giren müslümanı ise hor göremeyiz. İyilikle ve güzellikle, iltifatla, şefkat ve merhametle onun bu kötü durumdan kurtulmasına yardım ederiz.Müslüman bir ülkede, kahir ekseriyeti müslüman olan bir cemiyette bir müslüman:"Ben özgür bir bireyim, günah işleme ve harama girme özgürlüğüm var" diyemez Derse dalâlete düşmüş olur.İnsanız,nefis ve şeytana uyar, günah işler, harama gireriz. Lâkin günah ve haramı meşru gösterme lüksümüz yoktur. Eğer ki müslüman isek.
KARAR OKURU 19 Ağustos 2019 14:17
1
Ne yapacaksın, zorla mı o günahtan uzaklaştıracaksın? Ne kadar uzaklaştırabilirsin? Sen anlatırsın kişi tercihini yapar. Zorla yaptırılan ülkelerin hangisinde huzur var?
KARAR OKURU 19 Ağustos 2019 01:20
Allah ve Resul'ünün hoşnutluğu ise Kur'an ve Sünnete tabi olmaktır. Misal dişleri temizlemek ve diş bakımı için misvak kullanmak sünnettir. Burada asıl olan diş bakımı ve temizliğidir. Bu gün bu ihtiyacı diş fırçası ve diş macunu karşılıyor. Tek yapmamız gereken sünnet sevabını kazanmak için, Peygaberimizin diş bakımı ve temizliğini hatırlamak, bu ameliyeyi sünnet niyetiyle yapmaktır. Peygamberimiz başkalarının fikirlerine saygı gösterirdi. Demokrasilerde karşı fikirlere saygı var mı? Teorik olarak var. Al sana ismi bu zamanda demokrasi olsa da, bu da oldu sünnet. Harama girmemek şartıyla.
KARAR OKURU 19 Ağustos 2019 01:10
Dünya imtihan meydanıdır. Burada ne gerçek mânada adalet vardır, nede rahat bir hayat. İmtihana giren terler, yorulur. Başarılı olursa mükafatını alır. Dünya hizmet, ahiret ise ücret diyarıdır. Dünya itibariyle, dünya da cenneti arayanlar, hem dünyevi ve hemde uhrevi cenneti kaybetmekle karşı karşıya kalabilirler. Bir müslüman yazar olarak elbetteki yaşadığımız dünyevi hedefleride okuyucularınıza hatırlatın. Ama ara sırada imtihanda olduğumuzu, kazanmak için ise, Allah ve Resul'ünün hoşnutluğunu kazanmamız gerektiğini hatırlatın.Haftada bir kez olsun.
KARAR OKURU 19 Ağustos 2019 05:19
1
Allah ve Resul ünun hoşnutlugu ikilem olusturuyor...Resul aramiz da yok.Kazanmak icin adaletli ve vicdanli sekilde calismak gerekiyor...Düzen kurmak ve uygulamak.Dünya da cenneti kuramayanlar ahirette işi daha zor...
KARAR OKURU 19 Ağustos 2019 19:49
0
5.19, Dünya cennet yeri değil. Cennet gidecek doğru duruşu sergileme yeri. Çalışma konusunda size katılıyorum.
KARAR OKURU 19 Ağustos 2019 01:01
Sayın yazar, Müslümanlar demokrasiden nefret etsinler diye sanki özel bir vazifen var. Hem İslam'ın, hem demokrasinin yakasından düş.
KARAR OKURU 19 Ağustos 2019 01:00
Dünyadan da nasiplenelim. Amma helâl dairesinde nasiplenelim.Bir örnek verelim. Piyano Avrupai müzik aletidir, bildiğim kadarıyla. Piyano ile insanı harama ve günaha sokacak müzik yaparsan kötü olur.İlâhi ve dini bir eser icra edersen helâl, meşru ve güzel olur.Demokrasi ve Cumhuriyet kavramlarına bu gözle bakabiliriz. Kendileri müslüman olan bir yönetim ve meclis haramı yasalaştıramaz.Allah ve Resul'üne inandıktan sonra haramı yasal ve hukuki hale getiren bir yönetim ve meclis Allah'a savaş açmıştır. Allah'a savaş açanların, taraftarlarının akıbeti hüsrandır.Ahirette ellbetteki.
KARAR OKURUMehmet atay 19 Ağustos 2019 10:40
1
Müzik seni nasıl harama sokuyor olabilir ..
KARAR OKURU 19 Ağustos 2019 16:19
4
10.40, Haram, Tanrının yasakladığı şeyin adıdır. Sen aklının uygun gördüğü her şeye helal dediğin için bu mevzuyu pas geç...
KARAR OKURU 19 Ağustos 2019 00:50
Mehmet bey bu yazılara aralık vermeden devam edin. İslam dünyası bütün alanlarda yaşanan krizlerin asri saadete dönerek çözüleceğini söyleyen bu yapılarla, zihniyetlerle bir yere varilamayacagini anlamalı. Kuranın evrensel ilkeleri, geçmişin ışık tutabilecek örnekleri ve çağımızın ulaştığı kazanımlarla demokrasi ve kurumlarının gerekliliğine inandirmaluyiz. Yoksa diktatörlükle, yaşanan zulümler islamida muslumanlarida tarihin ve zamanın dışında yaşamaya mahkum edecek.
KARAR OKURU 19 Ağustos 2019 00:28
Adil, merhametli, çalışmayı ibadet gören, ahlaklı insanlar üreten bir eğitim ve aile modeli geliştirmeden üreteceğiniz hiçbir yönetim sistemi işe yaramayacaktır
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN