Back To Top
‘Ey ölüm yaşlı kaptan, geri dönelim mi artık’

‘Ey ölüm yaşlı kaptan, geri dönelim mi artık’

 - Son Güncelleme: 26.05.2019 Pazar 09:06
- A +

Muhtemelen Bursa Erkek Lisesi son sınıfındaydım, bir Cumartesi akşamı bir arkadaşımla birlikte üniversitede okuyan abilerin kaldığı eve gitmiştik. Ev adeta bir kütüphane gibiydi ve sanki dünyanın bütün şiirleri, bütün romanları, bütün hikayeleri, felsefe ve sosyal içerikli bütün kitapları oradaydı.

O gecenin hatırasının hala zihnimde bütün canlılığı ile yaşadığını görüyorum. Yemekten sonra kitapların bulunduğu büyük salonda oturulmuş, sinemadan, tiyatrodan, yeni çıkan kitaplardan ve tabii ki şiirden konuşuluyordu. Bir ara eğitim enstitüsünde okuyan bir ağabey elindeki kitabın sayfalarını karıştırırken yavaştan bir şiir okumaya başladı.

 

/Ey ölüm, yaşlı kaptan, geri dönelim artık!

Sıkıldık bu ülkeden, demir alsın gemimiz!

Mürekkep gibi kara olsa da deniz ve gök,

Bilirsin, ışıl ışıl aydınlık yüreğimiz!

 

Boşalt zehrini ölüm, ağzından güç alalım!

Ne gam! Cennetindeymiş, ya da Cehenneminde?

Beynimiz alev alev, uçuruma dalalım,

Yeniyi bulmak için bilinmezin dibinde!/

 

Şiir bittiğinde zihnimde müthiş bir dünya dalgalanmıştı sanki, yüreğimin bütün pencereleri açılmış ve adeta yeni bir dünya keşfetmiş gibiydim... Bu şiir Fransız şairi Charles Baudelaire’nin “Kötülük Çiçekleri” kitabından alınmıştı. Sonra şiir faslı devam etti, bu kez yine Baudelaire’nin “Paris Sıkıntısı” kitabından bir şiir...

/Bakışı göğün ve denizin uçsuz bucaksızlığına daldırmak ne büyük haz! Yalnızlık, sessizlik, gök yüzünün benzersiz arılığı! Ufukta titreyen, küçüklüğüyle, yapayalnız kalmışlığıyla benim çaresiz yaşamıma öykünen bir küçük yelken, dalganın tekdüze şarkısı, tüm bu nesneler benim aracılığımla düşünüyor, ya da ben onların aracılığıyla düşünüyorum./

Örnekte de olduğu gibi Baudelaire’in “Paris Sıkıntısı”ndaki şiirleri ağırlıklı olarak düz yazı niteliğinde şiirlerden oluşmaktadır.

Charles Baudelaire, Paris Sıkıntıları’nı yazma sebebini bir dostuna yazdığı mektupta şöyle dile getirir:

“Aloysius Bertrand’ın ünlü Gaspard de la Nuit’sini belki yirminci kez karıştırırken, buna benzer bir şey denemek, onun öylesine şaşalı, öylesine çekici bir biçimde eski yaşamın çiziminde uyguladığı yöntemi yeni yaşamı, daha doğrusu yeni ve daha soyut bir yaşam anlatmada uygulamak geldi usuma. Uyumu uyağı olmadan da şiirli, ezgili olan, ruhun içli devinimlerine, imgelemin dalgalanmalarına, bilincin çarpıntılarına uyacak kadar kıvrak ve çarpıntılı bir şiirsel düz yazı tansığını hırslı günlerimizde hangimiz düşlemedik?”(1)
“Paris Sıkıntısı”ndaki düzyazı şiirlerin ağırlıklı konusu yalnızlıktır. Yazar neredeyse her dizede yalnızlığa seslenir, onunla konuşur ve adeta bir dost gibi ona sevgisini dile getirir. Ayrıca sık sık şeytanla veya eski Yunan mitolojisi kahramanlarıyla diyaloglara girer.

/yalnızlığını kalabalıkla doldurmasını bilmeyen kişi telaşlı bir kalabalık içinde yalnız olmasını da bilmez./

Eğer bir gün telaşlı kalabalıklar içinde kendinizi yalnız hissederseniz, zihin dünyanızı kirleten ve yüreğinize sıkıntılar veren siyasetin baskısından bir yerlere kaçmak isterseniz Baudelaire’in şiirlerine uğrayıp biraz olsun nefes alabilirsiniz, çünkü ben öyle yapıyorum...

1-Baudelaire, Charles, “Paris Sıkıntısı”, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, Mayıs 2014, İstanbul, Çev. Tahsin Yücel.

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
Anadolu 26 Mayıs 2019 16:36
Beşikler vermişim Nuh'a Salıncaklar, hamaklar, Havva Ana'n dünkü çocuk sayılır, Anadoluyum ben, Tanıyor musun? Utanırım, Utanırım fıkaralıktan, Ele, güne karşı çıplak... Üşür fidelerim, Harmanım kesat. Kardeşliğin, çalışmanın, Beraberliğin, Atom güllerinin katmer açtığı, Şairlerin, bilginlerin dünyalarında, Kalmışım bir başıma, Bir başıma ve uzak. Biliyor musun? Binlerce yıl sağılmışım, Korkunç atlılarıyla parçalamışlar
KARAR OKURU 26 Mayıs 2019 14:54
Nefes almak için yanlış iklim ve coğrafya tercih ediyorsunuz
KARAR OKURU 26 Mayıs 2019 13:41
Baudelaire okuyup Pink floyd dilemeyi sola yaranmak olarak gören okurun yorumunu okuyunca, bizim dindar camianın içinde bulunduğu perişanlığı daha iyi anladım. Bari bu dindarlar Necip Fazıl’ı okumayı becerebilselerdi diye düşündüm. Anlaşılan etrafımız cahiller ordusuyla kaplı.
KARAR OKURU 26 Mayıs 2019 12:17
Baudelaire okuyup Pink Floyd dinleyince sen zannediyorsun ki bu gezi zekalılar seni beğenecek ,sorun okuyup dinlememen değil ki Mehmet abi sorun sana bakınca Müslümanlığı hatirlamalari... Ne mutlu sana Mehmet abi kıymetini bil bu durumun da birilerine kizginligin seni adalet ten alikoymasin yada artık kimse sana bakınca Müslümanlığı hatirlamasin seçim senin.
KARAR OKURU 26 Mayıs 2019 12:17
Baudelaire okuyup Pink Floyd dinleyince sen zannediyorsun ki bu gezi zekalılar seni beğenecek ,sorun okuyup dinlememen değil ki Mehmet abi sorun sana bakınca Müslümanlığı hatirlamalari... Ne mutlu sana Mehmet abi kıymetini bil bu durumun da birilerine kizginligin seni adalet ten alikoymasin yada artık kimse sana bakınca Müslümanlığı hatirlamasin seçim senin.
KARAR OKURU 26 Mayıs 2019 12:16
Charles Baudelaire okunan, ünivetsiteli abilerin kaldığı ev... Zaman muhtemelen 12 Eylülden önceydi, Türkiyenin satırla doğranıp Batılılaştırıldığı yeni, yeni dillendiriliyordu. Ve Bursada, Buadelaire'nin Batılı dertleri ile demleninlen üniversitelilerin evi...
KARAR OKURU 26 Mayıs 2019 11:41
Anladimki
KARAR OKURU 26 Mayıs 2019 09:18
Cafer Yeşilöz Şimdi farkındayız Çalınan,unutturulan gerçek gündemimizin, Böylemi hayel etmiştik? Kudretimizin Birgün bizi bitireceğini Madden maanen.
KARAR OKURU 26 Mayıs 2019 03:34
Hocam siyaset bilinç altımıza işlemiş, sıyrılmak ne mümkün. Alıntıladığınız şiir zihnimde hemencecik reisin "Hepimiz aynı gemideyiz." Cümlesini hatırlattı. Ardından diğerleri geldi peşi sıra. "Gemiden inenler bir daha binemezler." "Onlar gemi değil, gemicik."
KARAR OKURU 26 Mayıs 2019 02:57
Baudelaire, Lemony Snicket'in Talihsiz Serüvenler Dizisi'ndeki yetimlerin de soyadlarına ilham olmuştur.
KARAR OKURU 26 Mayıs 2019 02:55
İÇE KAPANIŞ Derdim: yeter, sakin ol, dinlen biraz artık; Akşam olsa diyordun, işte oldu akşam, Siyah örtülere sardı şehri karanlık; Kimine huzur iner gökten, kimine gam. Bırak, şehrin iğrenç kalabalığı gitsin, Yesin kamçısını hazzın sefil cümbüşte; Toplasın acı meyvesini nedametin Sen gel, derdim, ver elini bana, gel şöyle. Bak göğün balkonlarından, geçmiş seneler Eski zaman esvaplariyle eğilmişler; Hüzün yükseliyor, güleryüzle, sulardan. Seyret bir kemerde yorgun ölen güneşi Ve uzun bir kefen gibi doğuyu saran Geceyi dinle,
musto 26 Mayıs 2019 00:49
Hocam bu dünyada zulüm eden hak hukuk yiyerek Allahı dilinden düşürmeyenlerin sığındığı teselli kaynağı Yahya Kemalin sessiz Gemi şiiri.( Bir çok gidenin her biri memnunki yerinden/Bir çok seneler geçti dönen yok seferinden.)
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN