Back To Top
Hâlâ haber özgürlüğünü tartışıyoruz ne acı...

Hâlâ haber özgürlüğünü tartışıyoruz ne acı...

 - Son Güncelleme: 23.09.2019 Pazartesi 08:20
- A +

Yıllardır yasalarımızdaki ifade özgürlüğüne, basın ve eleştiri özgürlüğüne getirilen sınırların kaldırılmasını bizim de gelişmiş demokrasilerde olduğu gibi doğuştan sahip olduğumuz özgürlüklerimizin garanti altına alınması gerektiğini tartışıyoruz. Bu konuda farklı iktidarlar tarafından yasalar çıkarıldı, biraz olsun nefes almaya çalıştık. Sonra devletin ve rejimin tehdit altında olduğu gibi “derin hassasiyetleri” bahane ederek özgürlük-güvenlik dengesini unutup özgürlüklerin alanını daraltmaya devam ettik.

Hatırlayalım, özgürlüklerin önünün kapatıldığı bir ülkenin kalkınmasının mümkün olmadığına inanan rahmetli Turgut Özal, ülkede yıllarca büyük mağduriyetlerin yaşanmasına vesile olan  o meşhur 141, 142 ve 163. Maddeleri değiştirerek özgürlükler konusunda önemli bir ferahlama sağlamıştı.

Ancak özünde “vesayetçi” genler barındıran devlet, yeni tehdit argümanları bulmakta gecikmedi ve bu kez de 301. Maddeyi keşfetti ve bu madde üzerinden özgürlükçü düşüncenin, ifade özgürlüğünün ve eleştirinin önü kapatılmaya devam edildi.

Sonra AK Parti iktidarı devletin “vesayetçi genleri”ne karşı reformist bir adım atarak bütün ezberleri bozdu ve dedi ki: “Temel hak ve özgürlüklerin, sadece anayasal ve yasal güvenceye alınması ile yetinmeyip, fiilen uygulanması ve siyasal kültürümüzün yerleşik bir boyutu olarak güçlenmesi yönünde çaba sarf edecektir.” Gerçekten de bu konuda ciddi yasal değişimler gerçekleştirdi ve önemli bir bölümünü de hayata geçindi.

Ama sonunda AK Parti de giderek özgürlükçü reflekslerini kaybederek, “devletin manevi şahsiyeti”ni ve bekasını korumak için basın özgürlüğünün ve eleştirel düşüncenin önündeki barikatları yükseltmeyi tercih etti. Yani bahar havası kısa sürdü ve biz yine yasakçı geleneklerimize geri döndük.

Şimdi iktidar yeni bir yargı paketi hazırladı, muhtemelen Ekim’de parlamentonun gündemine gelecek ve yasalaşacak. Buna göre, Terörle Mücadele Kanunu’nun çok eleştirilen “propaganda” başlıklı 7. Maddesine, “Haber verme sınırlarını aşmayan veya eleştiri amacıyla yapılan düşünce açıklamaları suç oluşturmaz” ifadesi ekleniyor. Böylece haber ve eleştirilerin suç olmaktan çıkartılması amaçlanıyor. Ancak bunun için de mahkemelerin “haber” ve “eleştiri” konusunda kararlar vermesi gerekiyor. Yani haber özgürlüğünün ve eleştirel düşüncenin önünün açılması sanıldığı kadar kolay olmayacak. Ama neyse bu da bir şeydir...

Hiç kuşkusuz uzun bir aradan sonra Türkiye’nin, hazırlanan yeni yargı paketiyle özgürlükleri gündemine alması önemli bir gelişme. Çünkü Türkiye özgürlüklerin önünün açılması konusunda çok değerli fırsatları, en önemlisi de zaman kaybetti. Kaybedilenleri telafi etmek elbette çok kolay olmayacak, ama her şeye rağmen bir yerden başlamak gerektiği de açık.

Zira biliyoruz ki Avrupa Konseyi’nin anayasa hukuku konularındaki danışma organı olan Venedik Komisyonu, ifade özgürlüğü konusunda belli aralıklarla Ankara’ya uyarılarda bulunmaktadır.

Mesela Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi’nin talebi üzerine Türk Ceza Kanunu’ndaki ‘216, 299, 301 ve 314’üncü maddeleri inceleyen Venedik Komisyonu’nun raporunda, “Halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama” suçunun düzenlendiği 216’ncı maddenin, hükümet politikalarını sert eleştirenleri cezalandırmak için kullanılmaması gerektiği belirtilerek “Şiddete, silahlı mücadeleye veya ayaklanmaya açıkça kışkırtmayan düşünce açıklamalarının cezalandırılmasının haklı görülemeyeceği” kaydedilmektedir.

Yine raporda “Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Devletin kurum ve organlarını aşağılama ile ilgili 301’nci maddedeki sorunun 2008’de yapılan düzeltmelere rağmen devam eden muğlak ifadeler” olduğu belirtilerek, “Tavsiye edilen, içindeki tüm kavramları açık ve spesifik şekilde belirterek, bu hükmün yeniden yazılması ve tekrar düzenlenmesi talep edilmektedir.

Ayrıca raporda silahlı örgüte (terör örgütüne) üye olmakla ilgili TCK’nin 314’üncü maddesi uygulanırken “Yargıtay’ın bir kişinin örgüt üyesi sayılarak cezalandırılması için bilerek ve isteyerek örgütün hiyerarşik yapısı içinde yer alması gerektiği” yönündeki kriterine uyulması gerektiği ifade edilmektedir.

Maalesef işin en vahim tarafı, bizzat AK Parti iktidarı tarafından özgürlükler konusunda bunca mesafe alınmasına rağmen, bu alandaki kazanımları sıfırlayıp yeniden başa dönerek basın özgürlüğü ve eleştirel düşünceye getirilen sınırlandırmaları tartışmak insana gerçekten acı veriyor.

 

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
KARAR OKURU 23 Eylül 2019 19:20
Gelişmiş demokrasi, gelişmiş insanların rejimidir, yani soran, sorgulayan, itiraz eden, daha da önemlisi düşünen insanların. Bizim ülkemizde böyle bir insan yapısı yok çünkü eğitim sistemimiz insanlarda bu özelliklerin varolmasını önlemek üzere kurgulanmış bir sistem. Özetle, gelişmiş demokrasi gibi rejimler bize ters ...
KARAR OKURU 23 Eylül 2019 23:02
0
Mesela ABD gelişmiş demokrasi midir? ABD'liler gelişmiş insanlar mıdır? Trump gibi birini seçmek için gelişmiş mi olmak gerekiyor?...
KARAR OKURU 23 Eylül 2019 17:48
Haber özgürlüğü varken ve bunun da aksi mevcut değilken, elbette ‘haber özgürlüğü’ nü konuşmak çok acı... Kabul ediyorum, bunu konuştukça da olmayan bir şeye inanan ahmakların varlığı da çok acı...
KARAR OKURU 23 Eylül 2019 17:28
Özgürlükler de asıl sorun yasadan ziyade uygulamada, uygulayanlarda. Yasa maddesini eyip bükerek suç icadederse, yüksek mahkeme kararının bile uygulamazsa, kendisi bizzat sürgün, görevden alınma korkusu yaşarsa yasada reformunun ne önemi var?
Sayın Ocaktan, uzun vadede acı çekmek tense kısa vade de tartışma acısı çekmek yeğdir diye düşünüyorum...
Ali Kumaş 23 Eylül 2019 14:05
Şimdide Avrupa Haçlı kafasını mı referans aldın..???
KARAR OKURU 23 Eylül 2019 13:43
Yargının en üstündeki yargıç "başkan"la çay toplarken poz verirse, altlardaki bir hakime de “yakışıklı” bir artist görünce onunla mahkeme salonunda fotoğraf çektirir. Hukukun üstünlüğüne dayalı demokratik bir ülke olsaydık, idareyi temsil eden Erdoğan, Anayasa Mahkemesi başkanına ulaşabilirse, Zühtü Bey, aile albümüne koyacağım, birlikte bir fotoğraf çektirebilir miyiz, diye, sorardı. O zaman, yargıç hanım abla da bir "artiz"le görüntülenmeye tamah etmezdi.
KARAR OKURU 23 Eylül 2019 12:41
Geçiniz. Devlet diye bir şey yok. Parti devleti var. Hayırlı olsun. Davanız varsa mahkemeye değil, AKP teşkilatlarına müracaatınız tavsiye olunur. Zira son kararı onlar veriyor. Mahkeme de kim? Saf olmayın, şovenistlerden evrensellik bekleyemezsiniz.
KARAR OKURU 23 Eylül 2019 15:22
14
Geçiniz, hangi davanızı Ak Parti teşkilatında kazandınız veya kaybettiniz. yazınız. sizi kim yargıladı. ben 980 öncesi "halk mahkemeleri"ni biliyorum.
KARAR OKURU 23 Eylül 2019 16:58
0
15:22 ben de açılım sürecinde pkk nın kurduğu mahkemeleri biliyorum
KARAR OKURU 23 Eylül 2019 16:58
0
15:22 akparti iktidara 80 de gelmedi. 2004 yılında geldi. 2004 yılında akparti iktidara geldiği zaman halk mahkemelerini yoktu. bugünü 70 lerle 80 lerle kıyaslıyarak iktidarı mazur göstermeye çalışma ucuzluğuna kaçmayın lütfen.
Hikmet 23 Eylül 2019 17:10
1
Parti devleti derken, yaşım o günleri görmem için yeterli değil ama, sanırım siz cumhuriyetin ilk yıllarından esinlerek bu ifadeyi kurdunuz. İhtimal sizin de yaşınız benim gibi o günleri görmenize uygun değildir. O günlerde yaşasaydık evrenselliği de görürdük.
kaan 23 Eylül 2019 12:23
Hala aynı şeyleri konuşmamızın sebebi çözüm odaklı değilde benim düşüncem doğru odaklı oluyor.3 yıl, 5 yıl,10 yıl aynı sorunları yaşıyoruz.Yaralar,sorunlar pansuman yapılırsa tedavi olur.Yıllar geçse doğru,samimi tedavi yapılmazsa yara büyür,masraf artar ve zorlaşır.çözmek istenirse çözülür. Zamana,zemine göre kaşımaya gerek yoktur.El nasıl yapıyorsa bizde yaparız.Çözümcüler elini çabuk tutsun.Önümüz kış, geliyor.
Hikmet E 23 Eylül 2019 11:11
Pek çok şey için, ne gördüğümüz nereden baktığımıza bağlı, sizin gördüğünüz manzara bize görünen manzaradan oldukça farklı olabilir. Çoğu zaman görünenin netliği de. Her birimiz gördüğümüz şeyi çok açık ve net olarak görürüz, başka şey gördüklerini söyleyen diğerlerine nasıl bu kadar kör olabildiklerine öfkeleniriz. Bu, bizlerin durmadan tartışmamızın ve kavga etmemizin bir açıklamasıdır. Bizler sadece tek bir hakikat olması gerektiğini düşünürüz. Öyledir de. Fakat bu tek hakikati görebilmek için her şeyi kuşatanın olduğu yerde olmak gerekir.
KARAR OKURU 23 Eylül 2019 10:20
Yazarın “gelişmiş demokrasiler” ifadesine takılan arkadaş diyor ki “kimdir bu gelişmiş ülkeler, yenilir mi içilir mi?” Kimdir biliyor musun Türklerin de her gün lüks arabalarına bidiği, daha yeni cumhurbaşkanımızın 5 otomobile 70 milyon lira ödediği gelişmiş demokrasi ülkeleridir. Dahası hava alanlarını, 3. köprüyü yapmak için kredi aldığın demokrasi ülkeleridir.
KARAR OKURU 23 Eylül 2019 11:02
11
Yok yaw allah allah 10.20 nekandar biliyosun yav nekandar
adıyamanlı mehmet 23 Eylül 2019 14:04
1
tarjikomiksin kardeş
KARAR OKURU 23 Eylül 2019 15:02
5
10.20, Gelişmiş ülkeler, Terör örgütlerine binlerce tır dolusu silah gönderen, darbeci Fetöyü örgütleyip, himaye eden, Türk vatandaşlarına vize vermezken, kahplere vatandaşkık veren, kendileri nükleer silaha sahipken başka ülkelerin üretmesini yasaklayan ileri demokrasi ülkeleridir.
adıyamanlı mehmet 23 Eylül 2019 09:30
"...gelişmiş demokrasilerde olduğu gibi..." bu cümleye takıldım, dostum gelişmiş demokrasi dediğiniz nedir nerdedir, yenilir yutulur bir şeymidir. yada tapınılır ama acıkınca yenilen bir putmudur, ben gerçekte gelişmiş bir demokrasi ve göremiyorum, herkes kendine ve çıkarına demokrasi, dünya gerçekleri karşısında demokrasi putu tuzla buzdur, bu gün müslüman coğrafyasındaki, oluk oluk akan kanın kışkırtıcısı ve silah tedarikçisi, bazılarımızın, ağzının suyu akarak gelişmiş demokrasi dedikleri ülkelerdir, bizimle henekmi( dalga) geçiyorsunuz, yada bu kadar safmısınız, muharrir efendi???
KARAR OKURU 23 Eylül 2019 10:37
2
Ne dersin 'adıyamanlı mehmet', böyle zırvalarla uğraşacağına biraz da 'gelişmiş demokrasi' istesen?
Karar okuru 23 Eylül 2019 08:17
İktidara "halk için", "din, vicdan, ifade özgürlüğü için" geliyoruz diyenler zamanla kendileri en acımasız yasakçı olmaktalar... Neden? Koltuk ve imkanlar elden gitmesin diye... Halkta kimmiş?
KARAR OKURU 23 Eylül 2019 08:09
Bizzat " Ak Parti hangi özgürlükler konusunda mesafe almis? Bi iyice detay versenize! Dini hürriyetlere dair genisleme. Budur belki. Ancak ifade hürriyeti hepten sifirlandi. O nedenle hâlâ bundan bahsetmeniz garabet. Yillardir bir korku ülkesi haline geldi. Seçimlerde seçmen tehditle, korkutma ile, hakaretle ikna ediliyor. Particiligi meslek edinmis bir kisim seçmen de, parti adina linç takimi olusturuyor sosyal medyada. Yandas gazeteler ayni görevi araliksiz yapiyor. Vesayetçi diye elestirdikleri medyayi yaya birakacak durumdalar.. Korku saliyorlar..
KARAR OKURU 23 Eylül 2019 11:09
8
08.09 Neyi istedinde soyleyemiyorsun birakin artik su ifade ozgurlugu yok demeyi ifade ozgurlugun sinirsiz!!! Hakaret ozgurlugun yok sen ona bozuluyosun ama o hic bir ulkede yok zaten...
Aziz Metin 23 Eylül 2019 06:40
Dünyada bir ikinci devlet var mıdır bir televizyon yorumcularının yargılandığı?
KARAR OKURU 23 Eylül 2019 11:25
11
Sen anlasilan Turkiyeden disari cikmamissin Aziz Metin?? Televizyon yorumculari dokunulmazmiki yargilanmasinlar kanunlari kurallari cok iyi bilirler bosluk buldularmi caktirmadan suca karisirlar ondan sonrada biz gazeteci televizyoncuyuz diye koruma kalkanin altina kacarlar Cogu zamanda yirtarlar.. Tutsun gazetecide televizyoncuda cenesini haberini yapsin bitirsin.. Muhalefetin vekili gibide konusmasin
evin 23 Eylül 2019 06:23
haber yapacak gazete bile kalmadı artık. hepsi teker teker ele geçirildi akp tarafından...herkes de seyretti...
KARAR OKURU 23 Eylül 2019 09:42
21
Senin zihniyetindeki haberleri cumhuriyet ve sozcuden takip et evin kardes!!!
KARAR OKURU 23 Eylül 2019 10:48
0
Takma kafana 'evin' bu iktidar yalakalarının 'Muhibbi' liğini, sıfır çekmiş sporcu gibiler milletle ilgili her konuda, ama yağma börekten yana 'Muhteşem' ler.
Hikmet E 23 Eylül 2019 11:23
4
Gerçekten yok mu? bu bilgiye nasıl ulaştınız. samimiyetle merak ettim.
KARAR OKURU 23 Eylül 2019 06:20
Demokrasi bazıları için araçtır. Gelsin iktidar nimetleri .Gerisi dış güçler oyunu ...
Siyasal islamcılar (din tüccarları) iktidarın nimetlerine erişmek için özgürlüklerden dem vurdular ve rahatça bunlara ulaşmak için de özgürlükleri genişlettiler sonra nimetlere bizden başka kimse ulaşamasın diye yolları daralttılar hatta kapattılar. İktidara ve iktidar olmanın nimetlerine tapanlar demokrasiyi ve özgürlükleri harcadıkları gibi dini de harcadılar...
Hikmet 23 Eylül 2019 03:28
0
Anladığım kadarı ile, sürekli olarak bahsedilen dava, iktidarın getireceği nimetlere ulaşmakmış...
KARAR OKURU 23 Eylül 2019 04:40
0
Cok guzel ve ozet bir ifade
KARAR OKURU 23 Eylül 2019 06:41
14
Kim bu Siyasal İslamcılar... Kurğuna basılan herkes "Siysal İslamcılar" diye miyavlıyor...
KARAR OKURU 23 Eylül 2019 01:41
Ama biz hukuk devletiyiz. Cumhurbaskanimiz bunu dosta dusmana hatirlatiyor hep.
Rahmetlik dedem ne diyordu; "bu kararı tanımıyorum, saygı da duymuyorum", "bu can bu tende olduğu sürece o çıkamaz", "biz bunları bırakamayız"...İlahi rahmetlik dedem dosta düşmana özü sözü bir olan bir adam olarak epey masal anlattıydı.....
KARAR OKURU 23 Eylül 2019 17:22
0
"Turkiye bir kabile devleti degildir"..."Al papazi ver papazi. Biz yarginin seyini yapariz"...Yani hem pehriz hem lahana tursusu.
musto 23 Eylül 2019 01:29
Şaka gibi Meşrutiyet, ilan edilir halk Bayraklar, elinde sokaklarda sevinç gösterisi yapar. Sorarlar nedir bu meşrutiyet, bundan sonra Gavura , Gavur,demeyeceksin.İktidar, aynı yargı, aynı Hakim, aynı ellerini tutan ne vardı da ne değişecek.
musahhih 23 Eylül 2019 09:08
1
Musto onun doğrusu şu: İktidar aynı, yargı aynı, hakim aynı… 1) Virgül, kelime gruplarını ayırır, grup ögelerini değil: Sessiz dereler, solgun ağaçlar, sarı güller. 2) Kişi adlarından önce veya sonra gelen meslek adları büyük harfle başlar: Ayşe Öğretmen. Meslek adları çıplak kullanılıyorsa, ilk harfi büyük yazılmaz. Eğer “Hakim”in “h”sini büyük yazmakta ki amacın, hukukun üstünlüğüne bir vurgu ise, HSK’nın başındaki “yüksek”in kısaltması olan “Y”yi kaldıran zihniyete bir gönderme ise, kurala uymamakla beraber kabulümdür. :)
KARAR OKURU 23 Eylül 2019 16:19
0
@musahhih, işin özüne laf söyleyemeyen şeklinden bir şeyler demeye çalışır.
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN