Back To Top
İllet, zillet demeden de tartışabiliyormuşuz

İllet, zillet demeden de tartışabiliyormuşuz

 - Son Güncelleme: 19.06.2019 Çarşamba 08:37
- A +

31 Mart seçimleri öncesinden bu yana müthiş gerilimli günler yaşadık. Kampanya süresince öylesine bir siyasi atmosfer oluşturuldu ki, toplum olarak sanki seçime değil savaşa gidiyormuşuz gibi sürekli gerilim hatlarında dolaştık. Özellikle Cumhur İttifakı’nın muhalefeti “illet”, “zillet”, “terör ittifakı” gibi zehirli bir dil kullanarak suçlaması toplumdaki kutuplaşmayı daha da derinleştirdi ve hepimizi çok yordu.

Bu da yetmedi, YSK’nın hukuku siyasete uydurarak seçimi iptal etmesiyle birlikte 23 Haziran’da, yani bu hafta sonu yeniden sandık başına gidiyoruz.

Bu arada, televizyonlardaki tartışmayla memleketteki normalleşme adına değerli bir adım atıldı, Cumhur İttifakı’nın adayı Binali Yıldırım’la Millet İttifakı’nın adayı Ekrem İmamoğlu gazeteci İsmail Küçükkaya’nın moderatörlüğünde ortak televizyon yayınında buluştular. Birlikte konuştular, tartıştılar ama memleket elden gitmedi... Biliyorum ‘memleketin elden gitmesi gibi bir tehlike mi vardı’ diyenler olacaktır. Elbette yoktu, ama hafızalarımızı tazeleyelim, iktidar bloğu bütün bir seçim kampanyası boyunca “Eğer Ekrem İmamoğlu kazanırsa, memleketin bekası tehlikeye girer ve terör ittifakı kazanır” benzeri bir itibarsızlaştırma kampanyası yürüttü.

Neyse sonunda, memleketin bekasının tehlikede olmadığı anlaşılmış olmalı ki, iki tarafın adayları aynı masada İstanbul’un sorunlarını konuşmayı başarabildiler. Doğrusu çok da iyi oldu, yıllardır unuttuğumuz demokratik bir geleneği yeniden hatırlamış olduk.

Normal demokratik ülkelerde demokrasinin rutini haline gelen bu tartışmaları o kadar özlemişiz ki, Pazar gecesi bütün Türkiye televizyonlara kilitlendi. Ve biz de yıllardan sonra ilk kez demokrasinin nasıl bir şey olduğunu hatırlamış olduk.

Bu tartışma, 23 Haziran’ın kaderini değiştirebileceği yönünde büyük umutlar bağlayanları tatmin eder mi doğrusu bilemem ama, demokrasimiz açısından önemli bir kazanım olduğu kesin.

Gerçekçi olarak bakıldığında, bu kadar kısa bir sürede toplumsal hafızayı sarsacak güçlü bir dalga olmadığı sürece seçmenlerin kanaatinin değişmesi mümkün değildir. Açıkça ifade etmek gerekirse, şu ana kadar insanların demokratik hafızasını altüst eden 31 Mart gecesindeki o güvensizlik fotoğrafını değiştirebilecek bir gelişme olmuş değil. Çünkü o gece, neredeyse oyların tamamının sayıldığı bir süreçte neden birden bire veri akışının kesildiği henüz topluma izah edilebilmiş değil. İşte tam da bu yüzden kamuoyu araştırmaları İmamoğlu’nun daha şanslı olduğuna işaret ediyor.

Oysa AK Parti daha 31 Mart seçimlerinde İstanbul işini çözebilir ve bugün maruz kaldığı sıkıntıları hiç ama hiç yaşamayabilirdi. Mesela kampanyanın başında öylesine ezber bozan bir politika değişikliğine giderdi ki, insanlar “Bir dakika burada bir şeyler oluyor, galiba AK Parti geçmişteki reformist kimliğine geri dönüyor” diyerek bu partinin yeni söylemlerine kulak kesilebilirdi. Ama böyle sarsıcı bir durum henüz söz konusu değil. Ne yazık ki AK Parti, küçük ortağı MHP’nin politikalarına o kadar yaslandı ki, demokratik ve özgürlükçü AK Parti iklimine geri dönmesi neredeyse imkansıza yakın bir durumdur.

Maalesef AK Parti en küçük bir politik aks değişikliği yapmadığı gibi, muhalefet adayına karşı ahlaken kabul edilmesi mümkün olmayan bazı ithamlarla kendi pırıltısını azaltmıştır. Aslında AK Parti’nin bu tür ayrıştırıcı politikalara hiç ihtiyacı yoktu. Nitekim Pazar akşamı gerçekleşen açık oturum gösterdi ki, siyasi mücadele yürüten adaylar birbirlerini ötekileştirmeden, ‘ihanet’le, ‘zillet’le suçlamadan da memleketin meseleleri tartışılabiliyorlarmış, bunu hepimiz gördük.

Eğer AK Parti işin başından itibaren, yani 31 Mart öncesinden başlayarak o bizim bildiğimiz geçmişteki reformist AK Parti gibi davranıp buna göre söylemler geliştirebilseydi, ne 31 Mart vakasını yaşardık, ne de 23 Haziran’da ‘acaba ne olacak’ kabusunu...

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
Mustafa ALSANCAK 20 Haziran 2019 12:20
İmamoglu Yıldırım TV buluşması ardından lizleyiciler olarak kavgasız hakaretsiz bir munazaraya şahit olduk diye sevinirken şimdi de moderatörun İmamoğlu ile olan otelde ayaküstü yaptığı konuşmanın detaylarını araştırmaya başladılar. Sorulacak soruları vermiş olsa ne yazar! Program boyunca hiçbir konunun derinliğine girilmedigini gördük. Gaye İmamoglunu küçük düşürme çabaları ters tepki yaparsa seçim sonuçları AKP için fecaat olabilir. Böylesine bir karalama kampanyası görülmüş şey değildir. Saraydan gelen sinyallere bakılırsa sanki İmamoğlu ağzıyla kuş tutsa İstanbul'u ona birakmayacaklar gibi
İmamoğlu'nun yalanları kabak tadı verdi. Kendisi bile "Artık televizyona çıkmayacağım" dedi...
Mustafa AİSA CA 19 Haziran 2019 18:48
Artık beka sorunu diye birşeyin propaganda malzemesi olarak kullanma değeri kalmadığı glbl zpillet, illet ve terörist söylemleri de halkı sinirlendirmekten başka birşeye yaramadığını onlar da anladılar ,Belki tek istisnai durum yarın Bahçeli çam devirmeye başlarsa çantasında sakladığı incileri etrafa sacabilir. Sayın Yıldırım'toplantiys pek hazırlıklı gelmemişti.lclnde yatan o İmamogluna ara sira ara yalancı demesiyle gerginlik yaratma peşinde olduğu seziliyordu. Moderatör fazla bir gayret göstermeden tartışmayı bitirdi. İki adaya da basarlar dileriz TC
KARAR OKURU 19 Haziran 2019 18:26
Tarafsizlik yemini etmis olan Cumhurbaskanimiz, AK Parti Istanbul belediyesi adayi icin secim propagandasi yapiyor. Anayasa da neymis; kagit parcasi. Bu ulkede siyaset artik hep boyle devam eder. Bu ortamda illet, zillet, Pontus, Yunan, vatan haini, vs hakaretlerin, iftiralarin sonu gelmez.
KARAR OKURU 19 Haziran 2019 16:31
Ak Parti bu programla bile bir hile yapma peşinde. Yok İsmail Küçükkaya otelde İmamoğlu'yla görüşmüş, yok Ordu Valisinden özür dilemezse kazansa da görev alamazmış.... Ne kadar aleyhlerine çıkacak söz varsa söyleyip nefret ekiyorlar.
KARAR OKURU 19 Haziran 2019 14:08
Sayın Ocaktan maalesef daha Yazınızın mürekkebi kurumadan durumun hiç de yazınızdaki gibi olmadığı ortaya çıktı. Mahir Ünal, özellikle İmamoğlunu destekleyen bir moderatör seçtiklerini açıkladı. Oysa İsmail'in yönetiminden memnun olduklarını söylemişlerdi. İki tarafla da görüşüldüğü halde ortalığı verveleye verdiler. Demek ki önceden bunları planlamışlar. Zaten Pontus, zilletin yerini şimdi azgın azınlık, yalancılık söylemleri aldı. Özetle, seçimi kazanmak için akıldışı her şeyi yapacaklar...
KARAR OKURU 19 Haziran 2019 19:16
1
14:08 son cümlende, sanırım, "ahlak dışı" diyecekken, "akıl dışı" demişsin.
Beka endişelerini doğru bularak 31 Mart'ya oyumu kullandım. E hani beka. Kimse bundan bahsetmiyor artık. Sayın cumhurbaşkanımız bu sadece bir belediye başkanı seçimi, ilçe ve il meclislerinde öndeyiz dedi. Beka yalan mıydı yani. Size hem de en hassas olduğunuz konuda yalan söyleyen birine bir daha nasıl tam olarak güvenirsiniz.
METİN P. 19 Haziran 2019 12:37
İKTİDARDA İYİ PARTİ OLSAYDI ACABA BU TROLLER BU KADAR ORANTISIZ VE HAKSIZ MUHALEFET YAPAR MIYDI?
ERKAN DOĞAN 19 Haziran 2019 12:14
Sayın Ocaktan Bu muhafazakarlar eninde sonunda 80 milyonun babalarından kalma üzerilerine geçirilecek bu daimi mal ve hizmet olmadığını anlayacaklar. Benim vergilerim ile krallar gibi yaşayıp sonra dönüp bu kadar hizmet ettik falan gibi abuk laflar edemeyecektir. Binlerce yıldır bu toprakların çocukları olmuş insanlara illet zillet bilmem ne gibi aşağılıkça laflar edemeyecekler.
mustafa bayraktar 19 Haziran 2019 11:37
küçük ortak demeseniz ,sadece ortağı deseniz daha güzel olurdu.
TR31 19 Haziran 2019 16:51
2
Küçük ortak derken, daha küçük ortak.En küçük ortak vd. MHP-VATAN PARTISI.Büyük Bırlik vd
KARAR OKURU 19 Haziran 2019 10:51
Mehmet bey, yazınızda geçen " demokratik ve özgürlükçü ak parti iklimi " ifadenize takıldım. Siz de aynı davanın mensubusunuz, davanız, hukukun egemen olduğu, demokratik, özgürlükçü bir ortamda bu kadar gelişebilir miydi ? Eğer gelişebiliyor idiyse, niye o yol tercih edilmedi ve ülke bugün bu duruma düşürüldü ...
KARAR OKURU 19 Haziran 2019 10:33
Ama İmamoğlu yalan konuşmadan tartışamıyor.
KARAR OKURU 19 Haziran 2019 10:37
Sayın yazar akp den vekil olunca yadırgamıştım.dogrrulari demiş ki tekrar yapılmamış alkışlar Ocaktan
Menderes YILDIRIM 19 Haziran 2019 09:52
15 - 20 Yıllık partinin puan yıpranma payı yokmu demişsin. Bana ne AKP nin puan kaybetmesinden. Ben TÜRKİYE' nin Puan kaybetmemesini ve ŞEHİTLERİMİ DÜŞÜNÜYORUM. Bunu yazan, Sende ALLAH korkusu yok mu? Suriyeli Denize girmesi yasaklandığında YAYGARA kopartanlar. Ana - Babalar Evlatlarından - Kardeşler Karındaşlarından - Eşler Kocalarından - Sevenler Dostlarından - Sevgililer Yarlarından - Evlatlar Babalarından Suriyeliler Türkiye de DENİZE GİRİP Halk deyimiyle ÇİMMESİ için mi Benim KINALI KUZUM ŞEHİT oluyor. Saygılarımla
TR31 19 Haziran 2019 16:55
0
Binaların bile amirtisman payı var yıllık% 2 olduğuna göre Partilerin niye olmasın.Eskiye bina ne kadar restore etsen de ilk hali gibi olmaz.Yıkıp çağın mimarisine ve ihtiyaçlarina göre tekrar inşaa etmek getekecektir.
Karar okuru 19 Haziran 2019 09:46
Ak Parti kuruluş ilkelerini bir kenara bırakarak MHP ve arka plandaki bazı kesimlerle ittifak kurduktan sonra sonunun başlangıcını getirmişti.Beka sorunu diyor öte yandan asker sayısını azaltıyor. MHP gerçekten ırkçımı milliyetçimi anlamış değilim.Gerçek bir milliyetçiden beklenen halkı birleştirmek,yaptığı işi hakkıyla ifa etmek, vatanın ve milletin barışı için her türlü fedakarlığı yapmaktır. Oysa MHP nin dili ve onunla ittifak kurduktan sonra Ak Partinin dili tamamen ayrıştırmak, kutuplaştırmak oldu.
Menderes YILDIRIM 19 Haziran 2019 09:16
1) Mehmet Bey; 2002 yılına kadar TÜRKİYE' deki partilerin (CHP - ANAP - DYP - Vb.) üyeleri partilerinin yanlışını gördüler mi, önce UYARI, ardından da KIRMIZI KART ve OYUNU daha iyi olacağına inandığı BAŞKA PARTİLERE verdiler. İşte AKP böyle zamanda bu seçmenlerin İNSANİ ve VİCDANİ davranışı ile oluştuğu unutulmamalı. Maalesef AKP seçmenlerinin çok azında böyle bir anlayış bulunmamaktadır. Halk tabiriyle KÖRÜ KÖRÜNE - BENDEN OLSUN NE OLURSA OLSUN mantığı ile olan seçmenlerden TÜRKİYE' mize hiç bir katkı gelmeyecektir. Saygılarımla
Aydın ÖZEL 19 Haziran 2019 08:48
Sayın Mehmet OCAKTAN, Çok doğru ve yerinde tespitler yapmışsınız. Görüşlerinize aynen katılıyorum. Siz doğruları yazmaya lütfen devam edin. Belki dikkate alan birileri bulunur.
Ocaktan'ın, bu memlekette olan biten her şeyden AK Parti'yi sorumlu tutmasına alışmıştık da bu kadarına da pes doğrusu, 31 MART VAKASI da AK Parti'nin icraatıymış. :)))
Yüksel dinçer 19 Haziran 2019 11:55
1
17 seneden beri uzaylılarmı yönetiyor tabiki başardıkları veya başaramadıklarının sebebi AKP dir
KARAR OKURU 19 Haziran 2019 08:04
Hasret bitti. Reis yine meydanlarda. Çıkmayacak diyenler ters köşe.
KARAR OKURU 19 Haziran 2019 00:43
“Herkes biliyor, geminin su aldığını. Herkes biliyor, kaptanın yalan söylediğini. Ve herkes biliyor, zarların hileli olduğunu.” Leaonard Cohen bu saatte iyi gidiyor.
KARAR OKURU 19 Haziran 2019 00:26
Sizce 15 20 yıllık partinin bir kaç puan yıpranma payı yokmu
KARAR OKURU 19 Haziran 2019 09:06
3
Bülent Arınç'ın verdiği rakamlara göre, AKP 15 puan kaybetti, "bir kaç puan" değil. % 50'den, % 35'e düştü. Yani oylarının üçte biri gitti. Son seçimde aldığınız oyun üçte biri koltuk değneğinizin. Saraya koltuk çıkan Bahçeli, Türkiye'nin en yanar döner siyasetçisi. Yakında yolda bırakırsa, hiç şaşırmam.
KARAR OKURU 19 Haziran 2019 09:33
8
Bu parti kurulduğu günden bugüne yapılan yerel seçimlerin en yüksek oyunu(%44.5) aldı.
KARAR OKURU 19 Haziran 2019 10:09
2
Tabiiki var ama buna karşılık o 15 20 yıllık partinin de yıprandığını ve çoğunluğu kaybetmekte olduğunu olgunlukla kabul etmesi gerekmez mi?
KARAR OKURU 19 Haziran 2019 14:20
0
00.26, Hangi çoğunluğu kaybetti... AKP'nin oyu belli ona en yakın CHP'nin oyu belli... Aç tavuk kendini darı ambarında görür...
KARAR OKURU 19 Haziran 2019 09:51
2
Biz yıprandık biz. Elimizde avucumuzda bir şey kalmadı.
KARAR OKURU 18 Haziran 2019 23:59
Önce halkın iradesine saygı göstermek gerekiyordu.Ancak biz kazanırsak saygı duyarız modundalar.Demokrasiyi hala araç olarak görüyorlar.
Dr. 19 Haziran 2019 00:45
2
Demokrasi araç, din araç, siyaset araç vs... tek amaç var PARA. Hani dini imanı para diyorlar ya, o para işte. Amaca ulaşmak için her yol mübahtı değil Makyavel amca. Sen şimdi torunlarını görsen, çıraklıktan ustalığa tırmandılar.
Cidden mühim şahsiyet 19 Haziran 2019 14:06
0
Galati meşhur fasih i mehcurdan evladır Yanlış yorumlanmış bir şahsiyetdir makyevelli Prensi kimse ona argümanlar araştıran donanımlı mantıklı birisi olarak hatırlıyorum Anayasaya uymuyorum Saygı da duymuyorum Böyle bir tavrı yoktu
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN