Back To Top
Keşke akademinin kayyım kadar değeri olsaydı...

Keşke akademinin kayyım kadar değeri olsaydı...

 - Son Güncelleme: 06.12.2019 Cuma 07:21
- A +

Değerli anayasa hukukçumuz Prof. Dr. Kemal Gözler’in en son yayınlanan “Akademinin değersizleştirilmesi” makalesini okurken, Türkiye’ye ilişkin derin bir umutsuzluğa kapıldığımı belirtmeliyim. Maalesef genel olarak özgürlükler konusunda Türkiye’de hakim olan negatif iklim, akademik özgürlüklerin alanını da giderek daraltmakta ve üniversitelerimizin uluslararası bilimsel rekabet kabiliyetini zayıflatmaktadır. Düşünün ki Türkiye ‘akademik atıf endeksi’nde 2010’dan itibaren İran’ın bile gerisine düşmüş durumdadır. Bütün şehirlerimizi, kasabalarımızı üniversite binalarıyla donattık ama, bilimsel yayın sıralamasında İran’ın bile gerisine düşmekten kurtulamadık.

Ürettiği bilimsel ve kültürel değerler zaten fevkalade düşük olan üniversitelerimiz giderek kan kaybetmekte ve K. Gözler’in ifadesiyle adeta “akademik bir devalüasyon” yaşamaktadırlar.

İşin esası Türkiye bilimsel ve kültürel değer üretmede çok fakir bir ülke. Akademik alanda günümüzde yayınlanan makale, bilimsel çalışmalar, incelemeler geçmiş yıllara göre sayıca fazla olsa da bu çalışmalar yüksek bir değer ifade etmedikleri için hiçbir iz bırakmadan silinip gitmektedirler.

Kuşkusuz akademi dünyamız bilimsel ve kültürel anlamda hiçbir değer üretmiyor değil, yeterli olmamakla birlikte elbette üretiyor. Talihsizlik o ki Türkiye az sayıda olan bu değerlerinin kıymetini bilmiyor. Oysa esas olan, belli ölçüde değer üreten ve bir kalite ifade eden üniversitelerin sayısını arttırmamız gerekirken, ne yazık ki işi gücü bırakıp var olanları yok etmeye çalışıyoruz.

Bu konuda en dramatik örnek, Şehir Üniversitesi’ne kayyım atanmasıdır. AK Parti sözcüsü Ömer Çelik’in bu üniversitemize kayyım atanacağını duyururken, bir bakıma derin yaralı olan üniversitelerimizin fotoğrafını bütün netliği ile topluma sunmuş oldu.

Bu konuda aslında en derin talihsizlik, her alanda özgürlükçü bir başlangıçtan gelen AK Parti’nin, sonunda ‘kayyımcı’ bir fotoğrafta demirlemiş olmasıdır. Oysa AK Parti 2002 yılında yola çıkarken o gün üniversitelerin içinde bulunduğu durumu net bir şekilde tarif etmiş ve yasakların olmadığı bir üniversite vadetmişti: “Temel görevi özgürce bilgi üretmek, yaymak, ulusal ve uluslararası düzeyde bilimsel araştırma ve incelemeler yapmak ve nitelikli bir eğitim-öğretim vermek olan üniversitelerimiz, son yıllarda uygulanan yanlış politikalar nedeniyle problem yumağı haline gelmiştir.

Üniversiteler, her çeşit düşüncenin demokratik bir ortamda, hoşgörü içinde öğretilip tartışıldığı, yasakların ve sınırlamaların olmadığı özgür bir foruma dönüştürülecektir.”

Ve işte bugün geldiğimiz yer ortada... Keşke üniversitelerimizin bir kayyım kadar değeri olabilseydi... Keşke kayyım atamak için harcadığımız enerjiyi üniversitelerimizin eğitim kalitesini arttırmak ve akademik özgürlükleri zenginleştirmek için harcayabilseydik. Keşke tarihe, üniversitelerine kayyım atayan bir ülke olarak geçmeseydik. Keşke “Almanya 3 milyon öğrenciye üniversite eğitimi verebilirken, Türkiye 7 milyon öğrenciye üniversite eğitimi veriyor” diye sayısal çoğunlukla övünmek yerine, kaliteli eğitimdeki üstünlüğümüzle övünebilseydik. Keşke kayyım atamada gösterdiğimiz beceriyi, ehliyetli ve liyakatli akademisyenlerin değerini bilmede de gösterebilseydik.

Zira iktidarlar gelip geçer, ama kalıcı olan üniversitelerimizin üreteceği bilimsel, kültürel ve eğitsel değerlerdir.

Keşke Kemal Gözler Hoca’nın şu tespitleri hepimiz için bir anlam ifade edebilseydi: “Siyasî iktidar, bir demokraside seçimlerin sonucuna göre bir günde ele geçirilebilir. Siyasetteki değerler bir günde el değiştirebilir. Bu normaldir. Ancak sanatta, edebiyatta, kültürde, bilimde değerler, ele geçirilebilen şeyler, hele hele seçim sonuçlarına göre ele geçirilebilecek şeyler değildir. Siyasette bir günde iktidar olunur. Ama sanatta, edebiyatta, kültürde, bilimde bir günde iktidar olunamaz. Bu alanlarda iktidar olmak için çalışıp değer üretmek gerekir. Bunun için de bu değerleri üretecek, edebiyat, sanat ve bilim insanlarını ehliyet ve liyakat üzerine yetiştirmek gerekir.” (Akademinin değersizleştirilmesi makalesinden)

 

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
müslüman 08 Aralık 2019 20:20
Sabrı nasıl da zorluyorlar. Gerçekleri bile bile, nasıl da üstünü örtüyorlar. Biri konuşuyor.. Cevabı verilmiyor diye.. İkincisi konuşuyor.. “Bir fincan kahvenin 40 yıl hatırı vardır” sözü gereği, susuluyor.. Onlar daha da şımarıyorlar.. Eski Başbakan’ı konuşuyor.. Yetmiyor, eski Milli Eğitim Bakanı konuşuyor.. “Eski Başbakan.. Eski Milli Eğitim Bakanı” dedi isek.. Eski yıllarda, eski iktidarlar dönemindeki başbakanlar, milli eğitim bakanları değil.. Şimdi savaş açtıkları Tayyip Erdoğan’ın göreve getirdiği Başbakan’dan.. Erdoğan’ın göreve getirdiği Milli Eğitim
KARAR OKURU 07 Aralık 2019 08:19
Şehir Üniversitesini yönetenlerin hiç kabahati yok. Bütün kabahat dış güçlerin.
KARAR OKURU 07 Aralık 2019 03:33
SARI ÖKÜZÜ VERMEYECEKTINIZ. SADECE KAYYIM MI ATANDI? BAKIS ACINIZ BANA DOKUNUNCA BAGIRAYIM MANTIGI. ARTIK BAGIMSIZ BIR YOK BAĞIMSIZ OZERK UNIVERSITELER KALMADI. SARI OKUZ GITTI BIR DEFA....
İşinize gelince en basit meseleleri inatla nasıl savunuyorsunuz!Bugün bir insan daha intihar etti! Neden biliyor musunuz? Sgk yolsulsuzluğu soruşturmasında 3 gün gözaltında tutmuşlar.Gururuna yedirememiş!binlerce masum cezaevlerinde binlerce masum terörist!neden! Halbuki medeni demokrasi olana hukuk devletlerinde bir kişinin suçlu olabilmesi için kurallar nasıl çalışır hiç yazmayı düşündünüzmü? İftirayı at sonra olmayan suçun olmadığını ispat etmeye çalış,onurun ömrün emeğin bir anda ayaklar altına alınsın. hani mahkeme kararı olmadan kimse suçlu değildi?Üniversiteniz insandan daha mı değermi?
KARAR OKURU 06 Aralık 2019 17:45
Şehir Üniversitesindeki ticari başarısızlığı örtmek, Karar Gazetesi kendine yakışmayan işler yapıyor...
KARAR OKURU 06 Aralık 2019 17:27
Gelismis bir ulkede siyasette de hukuk devleti, insan haklari, ozgurlukler gibi temel degerlerin iktidar degisikligi ile degismemesi gerekir (konsensus olmadan), yoksa ulke yazboz tahtasina doner, kurumsal yapi gelisemez...
cumhur 06 Aralık 2019 19:33
0
Yaz-boz tahtasına döndü bile..Ben yaparsam iyi sen yaparsan kötü!Her yapılacak iş "oy" a endeksli olunca durum budur...
KARAR OKURU 06 Aralık 2019 17:21
Dunya standartlarinda olmasada Turkiye'de diger univesitelere gore biraz kaliteli olan ODTU gibi birkac universite kaldi iclerine etmedikleri. Yakinda onlarida hallederler. Turkiye'yi boylece belini/beynini dogrultamayacak hale getirdikten sonra giderler, yuzyillik parantezin mirasini tepe tepe yedikten sonra. Yapay akil ve robotizm caginda geride somurgeden baska birsey olamayacak bir Turkiye birakarak...
Vatandaş Rıza 06 Aralık 2019 17:17
Mehmet bey, sizde AKP vekili oldunuz! Sizde dahil yüzlerce vekil, bakan, bürokrat, sanatçı hepinizi kullanıp attı RET!. Hepiniz de tanıyamamışsınız demek ki! Feto da 40 yıl nice adamı, toplumu kandırdı ancak 15 Temmuz da millet ayıktı!Şimdi demokrasi, hukuk, kültür,akadem,edebiyat gitti diye yazıyorsunuz. Devlet, toplum, ekonomi bayağılaştırıldı! Millet hala yiyor. Çocuklar babaları AKP li olmasa asgari ücretle iş bulamayacak AKP ÇOCUKLARI meselesini yazıverseniz. Sülük,parazit sömürgenler taifesi. Başkasının alınteri ve emeğini yiyip geçinenler. En büyük eseri dinbaz hokkabaz bu tipler.
KARAR OKURU 06 Aralık 2019 18:20
0
Biraz ağır olmamış mı? Beşer şaşar. “Sulu dereye götürülüp susuz getirilip bir de üstüne ‘eşek sudan gelene kadar’ dayak yiyen aydın dünyanın başka neresinde var, bir araştırıverin lütfen. Belki bir köşe yazısına konu olur.” Demeyi çok düşündüm ama durup durup geçmişe dönmek sorunu çözmüyor. Biz kaçırıyoruz ama çocuklarımızın bari doğru dürüst bir geleceği olsun. O da olabilirse!
karar okuru 06 Aralık 2019 16:54
Hepimiz insanı değerli kılmalıyız.İnsan değerlenince diğerleride değerlenir.İyiler çoğalınca,kötüler azalır.Demek ki heşey bizde başlıyor ve bizde bitiyor.
Halil 06 Aralık 2019 16:35
Hep birilerini, başkalarını suçluyoruz!
cumhur 07 Aralık 2019 13:34
0
Bir kötülük gördüğünde onu elinle,elinle düzeltmeye gücün yoksa dilinle dilinle de düzeltemiyorsan kalbinle buğz eyleBiz elimizle düzeltecek güçte değiliz!Dilimizle de düzeltmeye çalşsak korkuyoruz bize sadece buğz etmek kalıyor...
Egeli 06 Aralık 2019 16:30
Bütün iktidarın, egemenliğin merkezde odaklanması çok sakıncalı. Küçük bir grubun kendi çıkarını korumak için aldığı kararlar büyük bir kütlenin hayatını olumsuz etkileyebiliyor. Federasyon lazım.
KARAR OKURU 06 Aralık 2019 18:33
1
Oldu! Hangisinden olsun? Bir o eksikti. Daha bu sistemin muhalefetine bile dayanamıyor iktidarlar. Birbirimizi iyice sıkboğaz edip yüzyıllardır birlikte yaşadığımız kardeşlerimizle dönülmeyecek noktalara mı gelelim istiyorsunuz? Hiç acımıyor musunuz sıvası bile yapılmamış evlere cenazesi gelmiş şehitleri görünce? Hiç mi üzülmüyorsunuz huzurlu ve sıcak evinde ailesiyle yaşamak varken dağa çıkanlara? Hepimiz ademoğluyuz, istersek mutlu ve huzurlu bir ülkede yaşamanın yolunu bulabiliriz. Azıcık empati, birazcık vicdan! Allah rızası kul hakkı için!
KARAR OKURU 06 Aralık 2019 16:13
Şehir Üniversitesi kararının siyasi olduğu tartışmaya açık bir konu bile değil. Fakat ben anlamıyorum; Tekel fabrikası arazisi kimseye sorulmadan danışılmadan Davutoğlu döneminde bedelsiz olarak bu üniversiteye hibe edildiğinde neden sesiniz çıkmamıştı? Devlet arazisi yahu. Neyi kimden alıp kime veriyorsunuz?
KARAR OKURU 07 Aralık 2019 03:18
0
16,13, Bu araziyi batırdıkları krediye teminat göstermek istediler banka eğitim amaçlıdır ticari ipotek değeri yoktur diye kabul etmedi. Siyaset bunun neresinde.
CEVDETT 06 Aralık 2019 13:53
ALMANYA 84 MİLYON NÜFUSA SAHİP 47 TIP FAKÜLTESİ VAR. BİZ 83 MİLYON NÜFUSA SAHİBİZ 76 DEVLET, 36 VAKIF-ÖZEL 112 TIP FAKÜLTEMİZ VAR. BÜYÜK ŞEHİRLERDEKİ TIP FAKÜLTELERİ HARİÇ KALİTE YERLERDE SÜRÜNÜYOR...
Metin 06 Aralık 2019 09:39
Odtü Bogaziçi,Bilkent tam burslular hariç kalite iyi degil.Dünya ayarı Bunlar.
KARAR OKURU 06 Aralık 2019 16:28
1
Bunlara Koç, Sabancı ve Hacettepe'yi eklemek lazım. Ama bunlar da ilk 500e ya giriyor ya giremiyor. Öğretimde çok başarısız bir toplumuz.
KARAR OKURU 08 Aralık 2019 12:29
0
Üniversitelerin dünya sıralamasında yeri çok şeye bağlı, yani ilk 500'e girmek önemli ama bizim için tek kriter olmamalı. Ama bununla beraber dediklerinize katılıyorum. ODTÜ, Boğaziçi, Bilkent, Koç, Sabancı gibi okullar dünya ile rekabet eden seviyede eğitim verebiliyor. Bunun dışındakiler ne yazık ki yeterli değil.
KARAR OKURU 06 Aralık 2019 09:31
Esenler belediye başkanı programa geç kalmış. Efendim bu İstanbul trafiği berbat demiş. Ee 25 yıldır siz yönetimdesiniz düzeltseydiniz denilince ne desin "6 aydır bu trafik, önceden yoktu" demiş. Evladım bana böyle bir cevap verse ağzının ortasına sallardım. Edepsizlikte zirve cahillikte dip yaptılar.
KARAR OKURU 06 Aralık 2019 14:10
9
Esenler belediye başkanını bilmem ama sen edepte dip yapmışsın. Üstelik bunun farkında bile değilsin. Kötüsün kötü.
KARAR OKURU 06 Aralık 2019 20:22
0
Dün bir okur yorumu vardı. Dayak cennet çıkma olsa hiç çıkmaz cennette kalırdı, yazmış. Başka bir yolu olmalı.
ERKAN DOĞAN 06 Aralık 2019 09:15
Sayın Ocaktan 45 yaşındayım 2 dil biliyorum ama gel gör ki yoksulluk derecesinde bir hayat ile ömrümü tamamlayacağım. Daha köyden yeni şehre adımını atmış adamlar altların 300.400 bin'lik arabalar ile fink atıyor.Ya belediyeden birini bulmuş,ya cemaat üyesi,ya bir parti üyesi.Bu memleket kahrolsun emi. Ne akademisi. Bazen o kadar sinirlenyorum ki ALLah'ın da bu adamları korumak için özel çaba sarfettiğini bile düşünüyorum.
KARAR OKURU 06 Aralık 2019 08:26
Hiç bir konuda liyakata göre hareket edilmediği için eğitim de akademi de her türlü yönetim de kalitesizliğe mahkum olmuş durumda. Halkımızın çoğunluğunun da bu ayrımı yapacak bir duruşu yok. Onlar da cemaatçi, takımcı, tarafçı, günlük çıkarı peşinde. Son tahlilde layık oldukları gibi yönetiliyorlar. Bu gidişe nasıl dur denebilir buna kafa yormak lazım. Ciddi bir kısır döngüye girmiş durumda ülke. İlerleme durmuş, geri gidiyor her alanda. Maalesef bu gidişi durduracak siyasi liderler de çıkmıyor uzun zamandır.
KARAR OKURU 06 Aralık 2019 08:24
Burda bilimin sanatın kültürün bilim adamının sanatçının zerre kadar değeri ve itibarı yok ...böyle yerde adalet hukuk hiç olamaz
Kadim 06 Aralık 2019 08:23
Siyasetin işgal ettiği alandan sürekli şikayet eden yazar-çizer takımı ve akademisyenler , ilmi seviyenin yükselmesi ve düzenin gelişmesi için kendilerinin ne yapabildiklerine ve daha mühimi kendi kalite ve kapasitelerinin konuştuklarının ne kadarını yapabilecek halde olduğuna hiç bakıyorlar mı? Bu üniversite camiasını tanıyan biri olarak en büyük sorunun siyasetçiler değil ,bizzat hem zihni hem de şekli konforuna düşkün akademisyenler olduğunu düşünüyorum. Sayın Ocaktan'ın üstteki görüşleri ise dışında kaldığı iktidar çevrelerine olan husumetinden doğan sathi ve sakatlanmış görüşlerdir.
KARAR OKURU 06 Aralık 2019 06:50
Kalitesizlik sadece akademide mi! İnsan, siyaset, hukuk, bürokrasi, ticaret, diplomat, asker, dindarlık, çevre, mimari, sanat, kültür vb.Kaliteli neyimiz kaldı ki! Kabalık, bayağılık, kabadayılık tavrı toplumsallaştı.Bunu RTE borçluyuz.Bu toplumu zihniyet ve davranış olarak en iyi RECEP İVEDİK anlatıyor. Bu nedenle alıcı buldu. KONUŞMA LAN repliği eskiden Aydemir AKBAŞ söylerdi. Ama bu kadar tutmamıştı.Yargı, Yasama, Yürütme erikleri tek adama geçti. KONUŞMA LAN DÜZENİ. Atın, kesin, dövün, konuşturmayın,alın,yiyin, yapın talimatı yasalaştıran meclis.
KARAR OKURU 06 Aralık 2019 05:31
çingeneleri götürdüler ses çıkarmadık......
KARAR OKURU 06 Aralık 2019 03:36
Biz Nobel ödülü almış bilim insanımızın aldığı ödülden daha çok menşei ve baba evinde konuşulan dili tartışmıştık hatırladığım kadarıyla. Sayın Aziz Sancar ödülünü ülkesine hediye etmişti yanılmıyorsam. Kelin başına merhem olur belki diye...
B 06 Aralık 2019 01:06
Sayın Ocaktan her yazınızda DEMOKRASİ deyip duruyorsunuz. Biliyorsunuz demokrasilerde insanlar seçim yapar. Birtakım idarecileri seçer. Onlarda bir yerlere kayyum atanması gereğini hisseder. Çünkü ülke menfaatleri açısından bu gereklidir diye düşünür. Bol miktarda üniversite açılır. Bu üniversitelerde değerli BİLİM ADAMLARI yetişmez ve yetişse de kıymeti bilinmez. Bütün bunlar sizin demokrasiniz, seçimleriniz,partileriniz, sandıklarınız, oy veren halk ve onların demokratik seçimleriyle olur. NEDEN şikayet ediyorsunuz? PROBLEM nedir?...
KARAR OKURU 06 Aralık 2019 01:54
5
sen herhalde demokratik meclis çatısı alttında anti demokratik yasaların çıkarıldığını bilmiyorsun. hdp ve sol kesim muhalefet üzerine rte nin devletinde her şeyin rte kontrolünde olduğunu istediğini hapse istediğini sürgüne gönderdiğinide bilmiyorsun. ülkedeki insanların khk ile işinden edildiğini muhalefet eden parti başkanlarını ve ülkede aktif akıllı olan üst yönetim siyasetçileri tasfiye ettiğinide bilmiyorsun, ülkede demokrasi yok rte ve bahçeli devleti var tc kayıp aranıyor.
B 06 Aralık 2019 02:40
12
Hem demokrasiyi yere göğe koyamayacaksınız. Hemde demokratik olarak iktidara gelmiş bir parti veya başkanının çıkardığı kanunları- yanlış diye yorumlayacaksınız. Yani bunu neden ayırıyorsunuz . Bu arızaları neden partilere mal ediyorsunuz da demokrasiye toz kondurmuyorsunuz? Onu bir açıklayın. Seçim değil mi? İnsanlar adaleti de seçer, adaletsizliği de. Kötüyü de seçer iyiyi de. Birinin iyisi ötekinin kötüsüyse ne olacak? Kıstas nedir? Çoğunluk böyle diyorsa böyledir. DEMOKRASİDE oy çoğunluğu değil mi ?
KARAR OKURU 06 Aralık 2019 03:43
0
Demokrasi kavramı ortaya çıkdigindan beri böyle saçma bir örnek görmemiştir. Cumhuriyetin tanimi ile karistirmakdasin (cogunlugun hükmü ve seçim ). Biraz neyim ne olduğunu araştırın lütfen
Turhan 06 Aralık 2019 11:51
1
Demokrasiyi sadece seçime indirgemek en hafif tabiriyle ya cahillik ya da şark kurnazlığıdır. Seçim de sadece kendileri seçilirse iyidir aksi olursa dünyayı bile yıkarlar başımıza.
Turhan 06 Aralık 2019 11:53
1
İstanbul seçimlerinde halk tarafından seçilmiş Ekrem İmamoğlu'nun kul hakkı gasp edilirken, bir kanıt bile sunulamazken, insanların kapısına polis dayayıp kimlik kontrolleri yaptırılırken, etmedik hakaret bırakılmazken ve hala da bütün bunlar 800bin farka rağmen devam ederken, bir partinin genel başkanına saldıranların iktidar partisi tarafından elleri öpülürken müslümanlığınız neredeydi? Hadi ordan!
KARAR OKURU 06 Aralık 2019 15:50
1
“Odunu koysa seçtiren” bir mantaliteyle geldiğimiz yer burası. Demokrasi tek başına yetmez, hukukun üstünlüğü, kurallar ve kurumlardan oluşan bir sistem gereklidir, diye yaza yaza dilinde tüy biten yazarlar var. Siz hiç o yazılara rastlamadınız mı?
B 06 Aralık 2019 21:32
0
Bir ülke yönetimi, hiç bir uzmanlık, eğitim gerektirmiyor diyorsanız, sadece insanların keyfi oy vermesine bağlı diyorsanız, ülke yöneten insanların sürekli kafalarının üstünde giyotim gibi bekleyen bir seçim handikapı varsa, ülkenin en cahil ve gereksiz kesimlerinden-çoğunluğu sağlamak için- oy almak endişesi taşıyorsanız ve bunlara yaranmak ihtiyacı hissediyorsanız, mecburen adına DEMOKRASİ dediğiniz bu patolojik sistemin sonuçlarına katlanacaksınız. Hukuğun üstünlüğü diyorsunuz da hangi hukuk bu ?...Adnan Menderes'i astıran hukuk mu. Parti kapatmaya çalışan, başsavcı Yalçınkaya'nın hukuku m
fırat 06 Aralık 2019 01:01
sayın yazar bir ülke başkan başbakanlarını cahil seçmenin oyları ile hükümet başına gelmişse ülkeyi cahiller yönetiyorsa isterse ülkenin yarısı akademisyen profösör olsun hiç bir şeyi değişmiyor. rte devletin savcı hakim polis askerini muhtarlarını teslim almış hepsini tayiplikle aşıladı vaptist etti. Bu ülke zor düzelir, akp 18 yılda öyle bir nesil yetiştirdiki bu nesil amerikan robotları gibi rte ye kodlanmış programlanmış durumda mhp de ırkçılığı enjekte ediyor düğmeye bastığın anda her yerdeler.
e.k 06 Aralık 2019 00:56
Akp tam bır sark kurnazlıgı ıle ulkeyı yonetıyor. Kentlerımız beton yıgını. Yayaların yuruyecegı kaldırım yok. Arac koyacak yer yok. Olur olmaz yerlere ucube bınalar dıkerek, bınalardan buyuk tabelalarla guya unıversıte actılar. Tamamen oy hesabıyla yapılan ısler. Cumhurıyet kurulurken en onemlı rehber bılımdır soylemıyle yola cıkıldı. Akp genel baskanı gecen hafta en onemlı rehberın dın oldugunu soyluyordu. Geldıgımız nokta bu. Bu kafanın ıdare ettıgı ulkede akedemık kalıte beklemek saflıktır. En hafıf tabırle. Yazı ıcın tesekurler.
KARAR OKURU 06 Aralık 2019 00:54
Sen CAHİLİ baş yaparsan sonucuna katlanacaksın vatandaş. Şurada yorum yazanların %95'i bu cahillere oy vermiştir, ben de dahil. Şunu anlayalım artık, siyasal dinci, köhnemiş kemalist gibi çevrelerden adam çıkmıyor, sadece gevezelik tantana yapan tacir kılıklı yalancılar çıkıyor. Bilim, akıl, feraset sahibi karakterlere ön vermeden, liyakati ve adaleti temel düstur yapmadan sonuca ulaşamayız. Görüşü zihniyeti değil yeteneği, ahlakı ve tecrübeyi tercih etmeliyiz.
KARAR OKURU 06 Aralık 2019 08:41
5
TBMM deki 600 milletkevilin %98 üniversite mezunu....nasil cahil oluyor
Ümit 06 Aralık 2019 00:54
Türkiye yi yöneten ve yönetmeye aday olan kadroların idrak sorunu çözülmeden layık olanın ne olduğunu anlamakta zorlanmaları doğaldır.Bilim ve felsefeden uzak zihinler ne aradığını bilemez vede ne bulduğunu anlayamaz. Olup bitenler körün basketbol oynamasına benzetilebilir.
KARAR OKURU 06 Aralık 2019 00:28
Bilgiyi ilk start olarak almayan kafası sadece ranta çalışan insanlardan başka ne beklenir.
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN