Back To Top
Keşke daha seviyeli bir siyaset diliyle yarışabilsek

Keşke daha seviyeli bir siyaset diliyle yarışabilsek

 - Son Güncelleme: 15.03.2019 Cuma 08:54
- A +

Türkiye’de siyasetin bu kadar seviye kaybetmesi ve siyasi aktörlerin kelimenin tam anlamıyla bir vizyonsuzluğa mahkum olması bu ülkeyle ilgili umutlarımızı yerle bir ediyor. Böyle bir tabloda genç kuşaklar nasıl bir Türkiye hayali kuracaklar, açıkçası bundan endişeliyim.

2002 yılında AK Parti iktidarı yola çıkarken hepimiz umutlanmıştık, çünkü AK parti geleneksel Türk siyasetinin küçük hesaplara endeksli siyaset etme anlayışını değiştirmiş ve yeni bir dönem başlatmıştı. Ülkedeki insan hakları ihlallerine, özgürlüklerin üzerindeki baskılara ve her türlü ayrımcılığa karşı demokratik değerleri ve hukukun üstünlüğünü esas alan yeni hedefler koymuştu Türkiye’nin önüne. Üstelik 2013 yılına kadar bu hedefleri büyük ölçüde hayata geçirmişti.

O günlerde Türkiye içe kapanmayı, ‘beka’ tehlikesini değil, daha kaliteli bir demokrasiyi, Avrupa ile mesafeyi kapatacak kalkınma hamlelerini konuşuyordu. Hatırlayalım, Türkiye ‘90’lı yılların sonunda insan hakları ve özgürlükler konusunda Avrupa’dan gelen eleştiriler karşısında ‘milli egemenlik’ ve ‘beka’ gerekçeleriyle adeta savunma duvarları oluşturarak içine kapanmayı tercih ediyordu.

İşte böyle bir dönemde AK parti çıktı ve Türkiye’nin bu gerekçeleri hak etmediğini söyledi, hem de en güçlü bir şekilde: “Avrupa ile bütünleşmemize karşı çıkan çevrelerin, milli egemenlik, milli güvenlik, milli çıkar, milli ve yerel kültür konularındaki ideolojik yaklaşımları, Kopenhag Kriterlerinin hayata geçirilmesini geciktirmektedir partimiz, bürokratik devletçi yönetim anlayışını sürdürmeyi amaçlayan bu kavramların, bireyin hukukunu gözeten, halkın katılımını esas alan demokratik, sivil ve çoğulcu bir anlayışla yeniden ele alınmasından yanadır.”

2002 Seçim Beyannamesinde AK Parti, Türkiye’nin en çok ihtiyacı olan “pozitif siyaset” konusunda öylesine çarpıcı tespitlerde bulunmuştu ki, adeta o beyanname bir demokrasi manifestosu niteliğindeydi. İşte o ifadeler “Demokrasi, millete hizmet için yapılan bir siyası yarış ve hoşgörü rejimidir. Bu rejimde, kimsenin diğerlerine göre daha üstün hak ve imtiyazı yoktur. Farklı inanç ve kültürleri ülkemiz için bir zenginlik kabul eden partimiz, değişik dil, din, soy ve sosyal statüden insanın kanunların eşit koruyuculuğu altında özgürce yaşamasını ve siyasete katılmasını gerekli görür.”

Oysa bugün geldiğimiz noktaya bakın... 31 Mart seçimlerine sayılı günler kala, anayasaya ve yasalara göre kurulmuş legal siyasi partileri bile neredeyse illegal ilan etme noktasına geldik. Evet siyasi partilerin seçim öncesi birbirlerini kıyasıya eleştirmeleri, hatta zaman zaman siyaset dilinin keskinleşmesi demokratik yarışın bir gereğidir. Ama toplumu ayakta tutan değerlerin hiçbir ahlaki kural tanımadan insafsızca pazara sürülmesi, vicdanları yaralayacak ve kutuplaşmayı derinleştirecek bir kampanyayı demokratik yarış olarak kabul etmek ne yazık ki mümkün değildir.

Maalesef bugüne kadar siyasi tarihimizde eşi benzeri görülmemiş bir siyasi kirliliği yaşıyoruz, artık hiçbir kuralın ve ahlakın önemi yok. Ezanı, bayrağı, dini kullanmak mubah... İnsanları kimliklerine, düşüncelerine göre tasnif etmek ve gerektiğinde bu özelliklerinden dolayı ‘hain’ kategorisine almak mubah... Hepimiz için önemli bir değer olan beka meselesini oya tahvil etmek mubah...

Hemen belirtelim, ülkenin güvenliği açısından beka meselesi elbette hayati bir öneme sahiptir, ancak bu kadar önemli bir kavramın bir seçim enstrümanı olarak kullanılır hale gelmesi gerçek anlamda bir beka meselesine inanıp inanmadığımızı sorgulanır hale getirir.

Unutmayalım seçimi kim kazanırsa kazansın, bugün olduğu gibi 31 Mart sonrasında da bu ülkede yine birlikte yaşamak zorundayız, çünkü başka Türkiye yok. Ama hepimiz aynı şekilde düşünmek zorunda da değiliz, yani toplumun tümüne format atıp tektipleştiremeyiz. Birbirimizin düşüncelerine katılmak zorunda değiliz ama tahammül etmek zorundayız. Mesela kadınların yıllardır 8 Mart kadınlar günü vesilesiyle gerçekleştirdiği geleneksel yürüyüşü herkesin aynı şekilde kabul etmesi gerekmiyor, ama saygı göstermek demokratik bir erdemdir. Bilindiği gibi polis bu yıl yürüyüşe izin vermedi ve gaz kullanarak eylemi engelledi, kadınlar da bu baskıyı ıslıklarla protesto ettiler. Arbedenin ve ıslıklı protestoların yaşandığı sürenin bir bölümünün ezan saatine denk gelmesi “ezanı protesto ettiler” şeklinde yorumlanınca kıyamet koptu... Yürüyüşü düzenleyen komite, asla ezanı protesto etmediklerini ve karmaşa anında zaten kimsenin ezanı farketmediğini açıkladı. Bu açıklamaya itibar etmek durumundayız, ayrıca insanların gaza maruz kaldığı bir ortamda ezanı duymaması mümkündür. İşte tam da bu noktada bir gerçeğin altını çizmek gerekiyor, bireysel de olsa geçmişte zaman zaman bu tür saygısızlıkların yaşandığını biliyoruz, dolayısıyla toplumun bu konudaki hassasiyetini de anlamak gerekiyor. Ayrıca inançlara karşı saygısız davranışlar asla kabul edilemez. Ama bu hassasiyetler üzerinden siyaset üretmek de doğru değildir.

Geçmişteki tecrübeler ve şu anda yaşadıklarımıza bakarak söylemek gerekirse; siyasetçilerimizin toplumsal fay hatlarını tetikleyecek bir siyaset dilini kullanmamaya özen göstermelerinde hepimiz için sayısız faydalar bulunmaktadır.

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
göktürk börü 16 Mart 2019 11:34
bahçeli twitter hesabından hergün türk halkına hakaretler ediyor zillet terörist hain diyor bu nasıl bir milliyetçi ! ki kendi ülkesinin halkına hergün hain zillet deme cüretini gösteriyor
KARAR OKURU 16 Mart 2019 12:44
33
Kendi halkına her türlü hakareti yap sonra başkasına akıl ver. Seni dinlemek için deli olmak lazım.
KARAR OKURU 16 Mart 2019 10:46
Erbakan Demirel Ecevit Özal vay beee dillerine kurban olayım hepsini arattılar bu halka. Şu an ki dile sokak dilide diyemeyeceğim. Allah ıslah etsin bu yanlış bir yerden dönsün. Davamız diyerek parçaladılar. Meydan okurcasına sert sözler. Diyanete bile diz çöktüren bir zihniyet. Trollük gibi sakat bir topluluk oluştu. Allah sonunuzu hayır etsin. Ne büyük korku ki yanlışta olsa savunulmaya çalışıldı. Ensar en büyük örnek. Olaylar araştırılsın denildiği an troller red ediyor. İlahi adalet peşinizden gelecek inanın.
KARAR OKURU 16 Mart 2019 10:37
Benden değilsen teröristsin vatan hainisin saldırın troller biatçılar. İlahi adalet sizi bulduğu an bakalım ne yapacaksınız. O zaman sorgularsınız belki.
KARAR OKURU 15 Mart 2019 21:13
AKP, taa basindan beri demokrasiyi sadece kendisini istedigi yere götüren tramvay olarak gördü, (sonradan trenden atilan bazi kuruculari haric).
KARAR OKURU 15 Mart 2019 20:41
Hislerimize tercüman bir köşe yazısı olmuş teşekkürler
KARAR OKURU 15 Mart 2019 19:48
Ne kadar çok edepsizlik yaparsan o kadar çok oy alırsın. Halk seviyor.
KARAR OKURU 16 Mart 2019 10:35
22
Eksi 2 büyüdük alkışlar havada uçuşuyor. Eksi 2 nin farkında bile değil. Veya nema kesilmesin.
Siyasetçiler her zaman seviyesizlik yapıyor ama bu sefer tanımlanamayancak kadar seviyesiz.Beni temsil edemiyorlar artık edemeyecekler de.Yolunu şaşırmış ne yapacağını bilemeyen paniklemis hükümet fırsatları degerlendiremiyor.Pacasini kaptırmışYola ilk çıktıkları zamanki samimiyet nereye kayboldu.şimdilik isteğimiz belirsizliğin sona ermesi.Bu millet bu vatan bunları hak etmiyor.
KARAR OKURU 15 Mart 2019 12:56
Arkadaşlar korkmadan yorumlarınızı yazın, daha kırmızılılarin bizden haberi yok birazdan toplu saldırıya geçerler.
KARAR OKURU 15 Mart 2019 12:52
Yorumum neden verilmedi ey okur temsilcisi.
Tarihçi 15 Mart 2019 11:56
En yumuşak kalemli yazarların bile artık tahammül sınırlarının zorlandığını, keskinleştiklerini görüyoruz. Böylesi bir istikamette ilerliyor neyazıkki güzel ülkem.
musto 15 Mart 2019 11:39
Yeni zelanda camiye saldırı 50 ye yakın ölü Cumhur başkanı demeci tehlikeli gidişe süratla tedbir alınmalı önce kendinizden başlasanız biriniz şarktan,diğer ortağınız garptan durmadan cehennemi ısıtmak için odun taşınıyor.
KARAR OKURU 15 Mart 2019 10:53
Kaybetme korkusu ile toplumu geren,sağ duyusunu kaybetmiş,panik içindeki liderleri anlıyorum da...Anlamadığım,bunların akıl hocaları,danışmanları ne iş yapar? Onu anlamıyorum...Askerliğini yapmış,vergisini veren insanlara,sana oy vermiyor diye, nasıl hain,çamur,zillet,illet...Sıfatları yüklersin? Bundan büyük bölücülük olur mu? Unutma ; Etki tepkiyi doğurur.
HACI MURAT 15 Mart 2019 09:53
Eksiklerimiz,yanlışlarımız olabilir.İyi gitmeyen işlerimiz olabilir.Ama Türkiye'nin geldiği nokta asla küçümsenemez.Hele 2002 öncesi ile hiç kıyaslanamaz.Kimse 20 önce yaşadıklarımızı ve o günkü durumumuzu unutmamızı bizden beklemesin.Unutanlar olabilir,ama unutmayanlar çoğunlukta.Bedbinlikten, karamsarlıktan kimsenin kazanacağı bir şey yoktur.Karamsarların ülkeye verebilecekleri bir şey de yoktur.Kıymeti bilinmeyen,şükrü eda edilmeyen nimetin elden gidebileceği unutulmamalıdır.
KARAR OKURU 15 Mart 2019 12:45
50
20 Yıl önce bu ülkenin müslüman'ı; Hakkaniyeti,kul hakkını,tasa da kıvanç ta bir olmayı savunur...Din,inanç,namaz,niyaz baskı aracı olarak kullanmaz,istismar edilmezdi...20 yıl içinde,en büyük kötülük islam'a yapıldı.Din'in içi boşaltılıp şekilciliğe dönüştürüldü.Gençler,uygulamalara bakıp din den uzaklaşıyor.Kendi mahalleniz den çıkıp gerçekleri görün.Kul hakkı yiyerek müslüman olunmaz.
Abuzer 15 Mart 2019 20:48
32
Hacı bey.Cezaevi doluluk oranı, boşanma oranı,yargıya,siyaset, medya güven ,uyuşturucu kullanım yaşı, hanehalkının GSMH borç oranı, rakamsal değil gerçek,kişi başı yıllık gelir,yolsuzluk,eğitim kalitesi, işsizlik,asgari ücret düzeyinde gelir oranı,kent rantı,hava,su, toprak kirliliği ,toplumsal güven artmış mı,azalmış mı! Google Amcaya sor bakalım ne durumdayız. Birde müslümanlara güven artmış mı azalmış mı? Bizle paylaş öğrenelim lütfen!
KARAR OKURU 15 Mart 2019 08:35
Seviye ancak hayat pahalılığını azaltıp hanelere huzur sağlarsak gelir.
KARAR OKURU 15 Mart 2019 07:20
Koltuk için bunların feda etmeyecekleri hiç bir mukaddesat yoktur. Asl vatan hainliği, bu şekilde bölücülük yapmak, halkın arasına kin ve nefret tohumları ekmektir. Bunları karşı taraf yapsaydı, pekala savcılar harekete geçirilirdi.
KARAR OKURU 15 Mart 2019 06:44
Kaleminize, yüreğinize,emeğinize,gönlünüze sağlık.Hak ve hakikati " Hak' adına yazabilmek ne güzel... Hepimiz " aynı gemideyiz' sözünü soyleyebilmemiz için, aynı dusunmesek bile bir arada yaşama erdemini gerceklestirmemiz lazım.. Bunu söyleyenlerin bunu ortaya koymaları gerekir...
Ferdi 15 Mart 2019 06:39
Diyebiliriz ki özüne dönüldü anlamayacak bişi yok.seviye yerlerde sadece bakıp hayıflanıyoruz biz bunlara mı oy verecez
KARAR OKURU 15 Mart 2019 03:04
Rus komedyenler bizim siyasilere şaka yapsalar neler ortaya çıkar acaba.
KARAR OKURU 15 Mart 2019 02:08
Mükemmel bir yazı, anlayana.
Has Parti 15 Mart 2019 02:01
Bir gün sayın yazar kimin en seviyesiz olduğunu adıyla yazmaya cesaret ederse, ertesi gün bu ülkede siyaset daha seviyeli olacak.
KARAR OKURU 15 Mart 2019 17:39
25
troller en çok bu yoruma kızmış, neden acaba....
KARAR OKURU 15 Mart 2019 19:48
22
Kesinlikle doğru.
KARAR OKURU 15 Mart 2019 01:27
"Beka" ile "Bekar" kelimeleri arasında,bir harf ve ince bir çizgi var... Muhtar,Belediye Başkanı seçimini,ülkenin bekası ile bağdaştıracak kadar kendini kaybedenlerin,şahsi beka ve bekarlık sorunu olduğu kesin.
KARAR OKURU 15 Mart 2019 01:31
Kendi kutsal değerlerini bile siyasi yarışa malzeme yapan bir anlayıştan maalesef ki herşey beklenir. Buna yalan dolan ve iftira ile toplumun bir kesimini diğerine karşı kışkırtmak da dahil.
KARAR OKURU 15 Mart 2019 01:29
Erdoğan ve Bahçelide saygı dili yok, seviye hiç yok. Dün birbirine ettikleri galiz hakaretleri şimdi milletin gerçek temsilcilerine savuruyorlar. Onlar kavgacı. Siyaseti çirkinleştiren dilin musebbibleri. Elestirecekseniz isim verin eleştirin. Seviyeyi düşürenleri eleştirin. Yalan ve iftira ile milleti kandıranlari ifşa edin. Çok mu zor sayın Ocaktan...
Abi sen güzel bir insansin ama bunlar bir kac insani yaktirmadan rahatlayamazlar türkiyenin en kirilgan noktasi alevi sünnü catismasi ve türk kürt catismasi insanllah yakinda bunlara sahit olmayiz ama korkum suki birisi gün gectikte fites yükseltiyor kendi taraftarini resmen katilama tesvik ediyor buda türkiyenin suriye sansini yükseltiyor. Hatirlayin Esadda beka sorunundan bahsediyordu ve hala beka sorunundan bahsediyor ama kimin bekasi soru bu olmali. Ne yazikki halk cahil onlarin bekasini kendi bekasi saniyor
KARAR OKURU 15 Mart 2019 01:19
Cumhur ittifakı siyasetçileri ve adayları kantarın topuzunu öyle bir kaçırdı ki milletin önünde bunları seçim sandığına gömüp oylarıyla güzel bir ders vermekten başka şansı kalmadı. Belki o zaman milleti kutuplaştırmaktan, kendilerine oy vermeyenleri "hain, çöp, çamur, illet, zillet" gibi kötü sıfatlarla iftira ve karalamaktan vazgeçerler. Ha bu arada "Rabbinin izniyle (benim Rabbim değil) milletin anasını bellemek" istiyen mhpli Nihat Atlı'nın ya milletten özür dilemesi ya da adaylıktan çekilmesi gerek mez mi?
KARAR OKURU 15 Mart 2019 00:32
Tarih tekerrür ediyor sayın yazar.İbret alınsa, hiç tekerrür eder miydi?Halk bu zehirli dilden bıktı, usandı.İktidar da vizyonsuz.Yeni bir oluşum, yeni bir anlayış artık şart oldu.
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN