Back To Top
Okumuş-yazmış dindarların hüzün verici hali

Okumuş-yazmış dindarların hüzün verici hali

 - Son Güncelleme: 21.06.2019 Cuma 09:08
- A +

Türkiye’nin Batı ile olan ilişkilerinin görünür olmaya başladığı süreci, Tanzimat dönemi olarak tanımlamak sanırım daha gerçekçi bir yaklaşım olacaktır. Bu dönem Osmanlı’da toplumsal, siyasal ve kültürel alanda büyük değişimlerin yaşandığı bir dönemdir. Batılılaşma rüzgarlarının estiği bu dönem aynı zamanda, Tanzimat aydınlarının eserlerinde İslami referansların da çokça kullanıldığı bir sürecin adıdır.

Başta Yeni Osmanlılar olmak üzere pek çok aydın, Batı aydınlanmasının temelini oluşturan özgürlük, hukuk, eşitlik gibi kavramları İslami kaynaklarda aramaya başlamışlardır.

İslam düşünce geleneğinin modern Batı düşüncesiyle karşılaşma aşamasında ortaya çıkan pek çok yeni kavram veya eski kavramların yeniden yorumlanması başta Namık Kemal olmak üzere İslamcı aydınlar, bir bakıma eserleriyle Osmanlı muhayyilesini tedricen dönüştürmeye çalışmışlardır.

Yeni bir hukuk anlayışına işaret eden bu yeni dönemde, Namık Kemal gibi İslamcı düşünürler tarafından üretilen fikirler aynı zamanda Tanzimat’ın kurumsal değişimlerine de kaynaklık etmiştir. Namık Kemal’e göre yeni dönemin inşası, ancak meşveret usulü ve kuvvetler ayrılığının garanti edeceği hukukun üstünlüğü ilkesi ile mümkündür.

Okumuş-yazmış dindar aydınların halini anlatmak için neden böyle bir giriş yaptığımı merak edenler olacaktır. Kuşkusuz bugünü değerlendirebilmek için tarihsel tecrübelerimizi dikkate almak zorundayız. Şunu açıkça ifade etmek gerekiyor ki, Osmanlı’nın son döneminden buyana, Türkiye tarihinin bütün aşamalarında İslamcı aydınlar genellikle hep bir değişimi temsil etmişler, en önemlisi de hukuku ve özgürlükleri önemsemişlerdir.

Çünkü gerek Cumhuriyet’in ilk dönemlerinde hüküm süren jakoben anlayışın dayatmasıyla yaşanan mağduriyetler, gerekse sonrası dönemlerde dindarların maruz kaldığı sıkıntılar hukuk ve özgürlük ihtiyacını hep canlı tutmuştur. Bu yüzden de İslami duyarlığa sahip dindar entelektüeller, siyasetçiler özellikle insan hakları konusunda geçmişte ciddi mücadele örnekleri vermişlerdir. Mesela ‘80’li ve ‘90’lı yıllarda ve de özellikle 28 Şubat döneminde genç kızların başörtüsü yüzünden eğitim hakları ellerinden alınırken bütün İslamcı kesimler en sert tepkileri vermişler, hukuku, özgürlükleri ve insan haklarını savunmuşlardır. Unutmamak gerekiyor ki o dönemde sadece dindar kesimler değil, vicdanlı sol ve liberal kesimler de aynı şekilde dindarların hakkını-hukukunu ve özgürlüklerini savunmuşlardır.

Ama bugün öylesine vicdan yaralayıcı bir tablo ile karşı karşıyayız ki, o gün hakkın, hukukun yanında duran bizim okumuş-yazmış dindarlar sanki şimdi zihin dünyalarını tümden iptal etmişler ve vicdanlarını kaybetmiş durumdalar.

Artık onlar kendileri dışında hiç kimse için adalet istemiyorlar, gelecekte ihtiyaç duyacakları belirsiz bir zamana kadar özgürlük ve insan hakları taleplerini rafa kaldırmış durumdalar.

Çünkü şimdi iktidarda kalma ve onu koruma zamanıdır... İktidarda kalmayı bir ‘iman mücadelesi’ olarak algıladıkları için, iktidar başkalarına bırakılmayacak kadar mukaddestir ve bu uğurda gerekirse hukuk da, özgürlükler de geçici bir süre için askıya alınabilir.

Günümüzde dindar aydınların içine düştükleri entelektüel fukaralığı doğru anlayabilmek için, daha somut örnekler üzerinden değerlendirme yapmakta yarar var. Mesela 30-40 yıl önce birlikte yola çıktığımız ve o günün şartlarında farklı entelektüel ilgileri olan, özellikle sanat-edebiyat, felsefe bağlamında geniş bir ufka sahip pek çok okur-yazar maalesef bugün siyasetin kısır döngüsü içine hapsolmuş durumdadır. Adeta kendi kültürel geçmişlerini sıfırlayarak, kelimenin tam anlamıyla bir trolleşme hali yaşamaktadırlar. Artık onlar için her şey bir ‘iman-küfür’ mücadelesinden ibarettir. Bu uğurda gerekirse hukuk da, adalet de, özgürlükler de, insan hakları da feda edilebilir.

Tanzimat döneminin İslamcı aydınları hukuktan, özgürlükten, kuvvetler ayrılığını savunuyorlardı, ama bugünün İslamcı aydınları artık bu kavramların adını bile duymak istemiyorlar. Bu açıdan geldiğimiz nokta, gerçekten hüzün vericidir.

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
KARAR OKURU 24 Haziran 2019 09:21
Çünkü tanzimattan beri dindarlar ilk defa iktidar oldular ve artık gerçekten içlerinden geçen rejimi ortaya koydular. Zaten dini düşünceleri benimsemiş bir insandan da kuvvetler ayrılığı hukukun üstünlüğü gibi kavramları içselleştirmeleri ve gerçekten benimsemeleri beklenemez. Çünkü bunlar onların inandığı dini uygulamalar ile çelişki içerisindedir. Siz batı icadı bir rejimi uygulayıp ahiretinizi tehlikeye atmak ister misiniz?
ahmet 24 Haziran 2019 00:04
dinime dehreden bari müselman olsa sözü bilmemki bunlar için çok mu iyimser bir söz
KARAR OKURU 23 Haziran 2019 14:37
Diline sağlık. O günün aydın geçinen islamcıları bu günün zulüm savunucuları. Anladım ki hem İslamcı hem de aydın olunamaz
umut 22 Haziran 2019 13:03
bu ikilemlere düşülmesinin nedeni 'inanç okuryazarlığı' (medya o. yazarlığı gibi) olmadığındandır. biraz din öğrendim zannedenin Atatürk heykeline baltayla saldırması, saftiriğin badem yalaması. enf.nun olduğu dünyada faiz haram deyip muhafazakarın parasının erimesine sebep olunması. 24 hzr. bir başlangıç olsun.
cumhur 21 Haziran 2019 21:51
Yalan söyleyen,emanete hıyanetlik eden,söz verip sözünde durmayan mümin değildir münafıktır.Münafıklık ise kafirlerden daha alt sıradadır.Hiç yoruma gerek yok! Allah münafıkların şerrinden korusun.Kafirlerle biz başa çıkabiliriz...
KARAR OKURU 21 Haziran 2019 21:33
Dindar aydın...Aydınlığı din ile tanımlama girdabı...Kullanılan evrensel kelimelerle orjininde dine tabi fikir hayatı.Aydınlanmanın kaynağının din öncesi Grek medeniyeti..Hümanizmin,Aklın yeniden keşfi ile saglanabildiğini neden gizliyorsunuz.Karanlık ortaçağdan..papaz ve kilise taassubundan çıkışı sağlayan Aydınlanmayı bari kirletmeseydiniz.
Cengiz Cebi 22 Haziran 2019 14:33
2
Hıristiyan taassubu ile savaşmış olan islam aydınlanmasını sanki aynı türden şeylermiş sayarak baştan yanlış bir varsayımdan yola çıkıyorsunuz. Sonradan kurumsallaşmış islam taassubu için konuşsanız sorun yok. Ama böyle "din işte" diye genellemeniz taassubun başka bir biçimi gibi duruyor.
Karar Okuru 21 Haziran 2019 20:12
İnsanlık ile dindarlık arasında seçi yapmak çok kafa karıştırıcı ve müslümanlık anlayışımız bize dindarlık yönünde seçim yapmamızı dayatıyor ve baştan kaybediyoruz. Halbuki insanlık haysiyet ve değerini yitirmiş insan müsveddelerinin dindarlığı fetö dindarlığından başka bir şey değildir. Dinin bütün yasaklarını/hududullahı çiğnemek serbest; yeterki müslüman görün, dava adamı olduğunu söyle, ümmet taraftarlığı muhabbeti yap. Allah Resul’ü Kabe’nin anahtarını işinin ehli müşrik birine teslim ediyor, biz anlı secdeli arıyoruz..
KARAR OKURU 21 Haziran 2019 19:31
Nazlı Ilıcak, mağdur edildiklerinde hep dindarların yanında yer aldı. Şimdi sadece fikirlerinden ötürü cezaevinde. Üstelik 74 yaşında. "Öfkeniz sizi zulme sevk etmesin." diyor alemlerin rabbi olan Allah. Silkin ve kendine gel ey müslüman!
metn 21 Haziran 2019 18:42
Çok doğru günümüz islamcı aydınlarının en büyük yanılgısı islamı ideoloji ve tarafgirlik olarak algılamaları.Hayatı farklı yorumlayanları düşman görmeleri.Halbuki Kur'an'ın ifadesi ile farklılıkların rahmet olduğunu görmezden gelmeleri.Adalet,insan hakları gibi değerleri yok saymaları. Allah ıslah eylesin.
KARAR OKURU 21 Haziran 2019 18:16
Mehmet Ocaktan kenini dindar görmüyor...
Muhtefi. . 21 Haziran 2019 17:40
Okumuşlarin -Yazmışlarin Hali Desek daha mantıklı ve Toplum Bilimi açısından gerçekçi olurdu. !.Çünkü Toplum tüm bireylerin oluşturduğu Düzende yaşarlar, yaşarız..Örnek Gazeteciler çok mu Gerçekçi ya Politikacılar. ! Mesela Avukatlar, Doktorlar ya da Esnaflar veya Hizmet sektörü uzayip gider Dindar denilen kisilerde senin, benim, onun, bunun yakını veya Biz'iz .!..Kız istemeye gelenden aranılan KRİTER nedir mesela :).para, makam, rütbe vb en sonra mi gelir bizde? .Vucudun ayağı topalsa Tüm VUCUD AKSAR !!..:)).
karar okuru 21 Haziran 2019 16:15
İslamcı aydınlar diye bir öteki aydınlardan bahseder gibisin. hayrola sınıf mı değiştirdin?
KARAR OKURU 21 Haziran 2019 14:25
Dogru yorumlar.
KARAR OKURU 21 Haziran 2019 14:22
CHP demek "Kocam çeyrek domuzu beş dakikada bitirdi" diye övünen Canan Kaftancıoğlu demektir. CHP demek "Sabah ezanıyla uykumu bölen imamı mı keseyim!" diyen Sera Kadıgil demektir. CHP Kemal Kılıçtaroğlu'dur, Sezgin Tanrıkulu'dur, Barış Yarkadas'tir, Mahmut Tanal'dir. CHP'ye oy vererek ya da seçime gitmeyerek kimlere destek verdiginizi bilin.
KARAR OKURU 21 Haziran 2019 17:15
7
Kul hakkı yiyeceğine domuz eti yesin(onuda yemesin ama) Caminin hemen yanında oturuyorum elhamdülillah namazada kalkıyorum bazı müezzinler okurken ezan hiç bitmesin diye düşünürken başka bir müezzinin ezan okuyuşu gerçekten rahatsız edici olabiliyor. Şunu iyi anlamak lazı beni şahsen rahatsız eden bizatihi ezan değil, kötü okunması, dindar yönetici değil ben dindarım her yaptığımı beğenmek zorundasın tavrı vs....
KARAR OKURU 21 Haziran 2019 19:01
7
müslüman taklidi yapanlar hak yiyebilir, önemsemeyelim diyorsun yani.
KARAR OKURU 21 Haziran 2019 20:04
12
Biri "İnandığınız Allah'ınız belanızı versin" diyor, diğeri "Ezanlar inlemesin artık yurdumda" diyor. Siz de bunlara oy verip ben müslümanın diye gezin sokakta. Kul hakkıymış. Allah'a inanmayandan kul hakkına inanmasını bekliyorsunuz. Gözünüzü nasıl bir kin bürüdüyse.
KARAR OKURU 21 Haziran 2019 20:19
5
Canan ve kocasi belki ateist. Yedikleri domuzdan, ictikleri saraptan size ne? Senin yemegine domuz katsa kizmani anlarim ama elin yedigi ictigi sizi niye ilgilendiriyor. Domuz yemek haram mal sahiplenmekteb daha buyuk gunah sizin gozunuzde. Sorunda tam da bu sekilcilik iste.
KARAR OKURU 21 Haziran 2019 22:35
1
bu seçim kim müslüman kim değil seçimi mi? eğer öyleyse belediye başkanlığı seçimi ne zaman? ben belediye başkanlığı seçimiyle ilgileniyorum. derdim ulaşım ve deprem. bu sorunları çözecek kişi budist de olsa makbulüm. köprü yapan japon mühendise müslüman mısın diye sorduk mu? şehri yönetene niye sorayım? mezarına ben mi gireceğim? işi biliyor mu, iş yapar mı diye bakarım ancak.
KARAR OKURU 22 Haziran 2019 01:42
0
haram yemek haksız kazanç iyimi
umut 22 Haziran 2019 13:20
0
ne domuz eti, ne haram, nede zehir zıkkım yenmesin! ne ateist diye banane densin, nede senin gibi olacaksam senin dininden değilim vs zırvalara pirim verilmesin. o benim başörtüme karışıyor bende onun eteğin yırtarım yerine iyi ve doğru giyinmeyi öğretelim. inancımızı dibine kadar yaşayabilelim; kimseye dayatmadan! kimsenin bizi aşağılamasına kullanmasına fırsat vermeyelim. doğrusu bu değilmi bay AYDINlar?
Cengiz Cebi 22 Haziran 2019 14:25
0
İyi de, o zaman bu insanlara kazanma imkanı tanıyan "seçimler"in de kaldırılması gerekir o zaman. Yoksa onunda bir zamanı mı var?
KARAR OKURU 21 Haziran 2019 14:14
Bu durum, İslamcıların hukuk, demokrasi, özgürlük gibi modern evrensel değerleri özümseyemediklerinin, içselleştiremediklerinin kanıtı. Ve geçmişteki söylemlerinde ikiyüzlü olduklarının da göstergesi. Ve son olarak İslamcı siyaset ile demokrasinin aynı anda olamayacağının da resmi.
Cengiz Cebi 22 Haziran 2019 14:21
0
İlk iki cümle tamam ama, üçüncü cümleniz yanlış anlaşılmaya müsait. Çünkü insanlar bu "islamcı siyaset"i doğrudan "islamla barışık bir siyaset" okumaya alışkınlar. Oysa demokrasinin islama aykırı olduğu söylemine -ben gibi- birçok insan katılmaz, hatta bunu gülünç bulur.
KARAR OKURU 21 Haziran 2019 14:08
Halkın oyu ile seçilen meşru bir Cumhurbaşkanına kefen hazırlayan,ip hazırlayan,mahzenlerde yer hazırlayan aydın,akademisyen ve sanatçı müsveddelerini görmeyip,sadece dindarları suçlamak ne demektir.Hangi gerçek mânada dindar bir vatandaş dışarda resmen çıplak dolaşan hanımefendilere saldırdı.Elhamdülillah müslümanım diyeceksin.Sokakta neredeyse utanmazsan demiyorum.Korkmazsan nerdeyse bu müslüman ülkede çıplak gezip müslümanların ruhunu yaralayacaksın.Sonra bunun adı demokrasi,insan hakları ve özgürlük olacak.Gerçek suç gerçekten biz müslümanlarındır ki,İslâm'ı yaşatamadık.
Okur ve sorar 21 Haziran 2019 19:25
2
"Gerçek suç gerçekten biz müslümanlarındır ki,İslâm'ı yaşatamadık." Doğru bir itiraf. Bunu görüp düşünebilmek bile takdire şayandır. Ama yaşatabilmek için önce yaşamak gerekmez mi ? Osman Gazi, Fatih ve onların milleti İslamı hem yaşamışlar ve hem yaşatmışlar. Daha geriye gidersek İslam Halifeleri İslamı hem yaşamışlar ve hem yaşatmışlar. Peki biz niçin yaşatamıyoruz ? Biz İslamı biliyor muyuz ki yaşatacağız ? Adaletin, kul hakkının ne olduğunu biliyormuyuz ki İslamı yaşatacağız ?
Tövbe Yarabbim 21 Haziran 2019 19:25
0
Beyefendi siz milletin karısının kızının nasıl giyindiğinemi bakıyorsunuz.Ben Başörtülü Kızlarımız ve kadınlarımıza bile bakmıyorum.Elhamdüllilah deyipte devletinden vergi kaçıran,işçisinin sigortası yapmayan,yapsada gerçek ücretten göstermeyenMüşteri kazıklayan,Rüşvet alan,iftira atan,Adaletten uzak insanları görmek herhalde işinize gelmiyor.
Cengiz Cebi 22 Haziran 2019 14:13
0
Bence yazar dindarları suçlamıyor, dindar geçinenleri suçluyor. Çünkü biliyor ki her türlü ahlaksızlığa dinden kılıf bulmaya çalışanın derdi din değildir. Hele ki bu ahlaksızlıklar ayyuka çıkmışken olayı çıplak giyinmek-kapalı giyinmekten ibaret saymak yüzyıllardır süren tuhaf bir 'dindarlık' algısından geliyor.
KARAR OKURU 21 Haziran 2019 13:55
Japonların harakiri kültürü bizemi geçti,nedir anlamıyorum.İslâm dinini ferf ve cemiyet olarak yaşamamız gerektiği gibi yaşamadığımız malum.Burada fert olarak müslümanın ve müslüman cemiyetinin payını görmemek safdillik olur.Peki ya müslümanı ve İslâm dünyasını dininden etmek veya uzaklaştırmak için,bin senedir hem içeriden ve he m dışarıdan çalışanları nereye koyalım.
Cengiz Cebi 22 Haziran 2019 14:11
1
Sorun "gerektiği gibi yaşamamak" değil. Onun tam aksini yaşamak, üstelik dindarlık adı altında. "Bunu içeriden ve dışarıdan çalışanlar yaptı" diye sıyrılmak mümkün değil. Sakın biz de o "çalışanlar"ın şuursuz neferleri olmayalım.
i yalçınkaya 21 Haziran 2019 12:12
maalesef dün destek verdiğimiz başörtüsü mağdurlarının çoğunlukla dertlerinin allahın emri olan başörtüsü olmadığını görmenin acı gerçekleriyle bizi yüzleştirdiler
KARAR OKURU 21 Haziran 2019 16:29
0
Rahmetli Akif Emre diyor ki ,baş örtüsü özgürlüğünü bile batı dili batıcı aydın diliyle savunanlar, sonunda baş örtüsü özgürlüğü elde etti ancak içi bomboş kaldı, çünkü başörtüsünü savunurkenki kullandıkları değerleri zamanla içselleştirdiler.
Cengiz Cebi 22 Haziran 2019 14:04
1
Doğru, dertleri başörtüsüydü, ama kesinlikle "Allah'ın emri" değildi. Çünkü öyle olsaydı başörtüsünden kıyaslanmayacak ölçüde önce gelen "İlahi emirleri" bu kadar rahat ve fütursuzca çiğneyemezlerdi.
KARAR OKURU 21 Haziran 2019 11:29
Rant kavgası. Bana da düşer mi? Düşüyor da. İslamcı aydın, kasa ve masa derdinde bir kısmı da nisa
KARAR OKURU 21 Haziran 2019 11:28
"Yeni bir hukuk anlayışına işaret eden bu yeni dönemde, Namık Kemal gibi İslamcı düşünürler tarafından üretilen fikirler aynı zamanda Tanzimat’ın kurumsal değişimlerine de kaynaklık etmiştir."!!? Bu ifadeler yazardan. Oysa Tanzimat ilan edildiğinde Namık Kemal henüz ana rahminde bile değil. Biraz dikkat. Ancak zihinsel çölleşme f8kri doğru. Çünkü meşru görünümlü baştan çıkarıcı tekliflerle bazı eli kalem tutanlar elde edildi. Sayın yazar niye milletvekili yapıldığını hatırlasın yeter.
Cengiz Cebi 22 Haziran 2019 14:03
1
Tanzimat fermanının ilan edilmesine mi demiş yazar. Namık Kemal bundan sonraki "Tanzimat Dönemi'nde yaşamış ve yazmış bir yazar. Kaynaklık yerine katkıda bulunmuş dense belki daha doğru olurdu ama, yazarı güya tarih bilgisi bile yanlış diye eleştirmek hakkaniyetsiz.
mina 21 Haziran 2019 11:17
türkiyede kominist partisi var ve tuncelide seçimi kazandı .ama şeriati;Allahın yasalarını savunan bir parti yok,güya %99 müslüman bir ülke,çok vahim bir durum.zalim rejim müslümanları cahili,beşeri bir sistem olan demokrasiye,kapitalizme mahkum etmeyi hedefliyo.kim olursa olsun bu amaca hizmet edenler şiddetli azaptan kendilerini asla kurtaramayacaktır.
YÜCEL BACAKCI 21 Haziran 2019 13:53
2
niye akp varya bunca yıldır müslümanım diyen birçok milletimiz oy verdiya veriyorya..öcalanı millileştirdiler gidip gine oy verirler ya...YAZIKLAR OLSUN...
karar okuru 21 Haziran 2019 11:03
Mehmet bey, geçmişte de özgürlük arayışları benzer sonuçlarla neticelendi. çünkü mantalite yanlış. İslamcı dünyayı ben ve öteki diye ikiye ayırıyor. kendisini mutlak hakikatin temsilcisi, karşısındakini de bunun düşmanı olarak görüyor. muhalefette olduğunda iktidar olmanın meşru yolları olan, demokrasi, hukukun üstünlüğü, adalet gibi kavramları araç olarak kullanıyor. iktidar olduğunda ise bunlara artık ihtiyaç duymuyor. çünkü hakikat tecelli etmiş oluyor. bu bakış açısının ötekiyle ilgili bir perspektifi yoktur.
KARAR OKURU 21 Haziran 2019 10:52
Teşekkürler
KARAR OKURU 21 Haziran 2019 09:38
Sayın yazar, o dindar aydınlar 20 yıl evvel ayaklarına çorabı bile taksitle alırken, bugün eşleri, çocukları bmw , mercedes arabalarla öğleden sonraları ankarada çukurambar cafelerini şereflendiriyor. Bu durumlarını korumak istemelerinde ne yanlış var ? Ayrıca onlara dindar demekten de vazgeçmemiz lazım, son 15-20 yılda para tapılacak şey mertebesine yükseldi, haberiniz yok mu ..?
Musto 21 Haziran 2019 09:20
Gerçek islam aydınları alimleri bu tur yönetimlere destek vermez günahlarına ortak olmaz.
KARAR OKURU 21 Haziran 2019 11:24
9
Tabi canim. Nerede bu gercek islam islam alimleri: munafik Feto'nun yaninda mi? Ulke gelirini somurup halki acliga mahkum eden Fars molla rejiminin yaninda mi? Misir'in cumhurbaskanini deviren, katleden, İsrail'in tasmali it'i kanli katil Sisi'nin yaninda mi? İngliz Abd kucak oglani Suud, Bae'nin yaninda mi? Sahiplerine itaat etmioyor diye camur aymayin.
KARAR OKURU 21 Haziran 2019 20:06
6
Gerçek İslam aydınları müslüman hareketlere destek vermez, kafirlerin yükselişine izin verir. Bu mudur?
Musto 21 Haziran 2019 21:17
0
Daha dùn besmeleyle ağzınıza aldığınız ortagiinizi bizlere yamamayın meclis başkanı olmuş şahıs cemaatlerin önünde bir kaç oy alacağım diye süt dòkmus kedi misali kıyamda duruyor bunlarlamı dik duracaksınız.
Ehl-i İrfan 21 Haziran 2019 08:57
Sayın yazar,siz o okumuş yazmış dindar ve halleri hüzün verici kişilerden biri olmaktan ne zaman çıktınız? Acaba sorusuna nasıl hakkaniyetli bir cevap verebiliceğinizi düşünerek mi? bu yazınınızı yazmaya koyuldunuz sorular,sorular....
hep karar da okur 21 Haziran 2019 10:48
8
troller OACAKTAN nın görüş ve önerilerini beğenmemekle görevlendirilmişlerdir. Emek çekilip,düşünülüp kaleme dökülen bu yazı elbette özgürlük istiyenlerin yanında...ne bekleniliyorki ??
karar okuru 21 Haziran 2019 12:21
2
Senmisin Ehl-i irfan şaşırdım doğrusu. Ehven-i şer olmayasın sakın.Senin Ehl-i irfan dediğin birisi geçenlerde müslümanlara yalan söylemeyi hak saydı haberin olsun dedimde.Şimdi sen bunu evirip çevirirsinde.Yok şunun için söyledi bunun için söyledi dersin.Neyse.
KARAR OKURU 21 Haziran 2019 23:46
0
İran ehli kendi kendinize verdiğiniz bir ünvan mı? Yoksa yetkili bir mercii mi verdi size bunu?
KARAR OKURU 21 Haziran 2019 08:13
Konu güzel olmakla birlikte aydın ile entelektüel fukaralığın bir arada kullanılması bana biraz uyumsuz gibi geldi.
Sarı Damat 21 Haziran 2019 07:58
Niyeti ve amacı hak ve adalet olan her dönem o amacı savunur. Demek ki baştan beri bunlar hak değil çıkar peşindeymiş.
KARAR OKURU 21 Haziran 2019 07:24
Bu kavramların adını bile duymak istemiyorlar derken ,kendinizden bahsediyorsunuz galiba Mehmet bey .yoksa biz hala o kavramların en büyük savunucusuyuz.
KARAR OKURU 21 Haziran 2019 07:14
Evet, bu onlar icin bir iman-kufur meselesi, ancak imanlari artik Allah'a degil.. problem tam da burada.. Allah'a iman, dogru-yanlis tanimini Allah'in dogru-yanlis tanimini esas almakla kendini ispatlar; ne ki Allah'a uyar, kisi onu alir ve ne ki ters duser, onu birakir.. bu insanlarin dogru-yanlis tanimlarinda artik Allah referans olmadigi icin kalpleri bir/bircok nefsin dogru-yanlis tanimini esas aliyor.. yani "la ilahe illallah"daki teklik, bu insanlarda ikilige donusmus durumda ve ilahlasan nefs, asil ilah olan Allah'dan ustun tutuluyor.. bedeli cok agirdir.
KARAR OKURU 21 Haziran 2019 06:04
Alkislanir.baska ne denir ki
Adil 21 Haziran 2019 05:23
Allah dilese herkes iman ederdi. Neye gore hak hukuk ozgurluk? Dunyanin obur ucundan gelipte bize, "Akdenizde sondaj yapamazsin" diyenler hakli! Akdenize en uzun SINIRI olan biz haksiziz oyle mi? Gizli bulusup sorulari alan-veren magdur, onlari goren goz "ahlaksiz" oyle mi? Hangi hak hukuk ozgurluk?
KARAR OKURU 21 Haziran 2019 08:38
4
Gören gözler senin iktidarın tarafından suçlu sayıldı kardeş
karar okuru 21 Haziran 2019 13:30
2
Yes Be annem
KARAR OKURU 21 Haziran 2019 01:37
Okumuş yazmış olmak belki eskiden bir şey ifade ediyordu. Artık ne okuduğunuz ne yazdığınız mühim. Maalesef bir çok okumuş yazmış İslamo-faşistlerimiz var. Yani Adolf Hitler’de okumuş hatta kitap yazmış biridir. Çevresi de öyledir. O okumuşlar topluca kitapta yakmışlardır. Sonuçta tarihin en büyük günahını işlemiştir, Hitler. İşte fikri hür vicdani hür nesiller sözünün ne kadar derin bir söz olduğu ortada...
KARAR OKURU 21 Haziran 2019 01:23
Hocam,hâlâ İslamcı aydın diyorsunuz saygıdan olsa gerek. Aydın,kendi gibi düşünmeyenin hakkını hukukunu savunursa aydındır. Ölçü bu olsa gerek.
Mehmet Tunç 21 Haziran 2019 01:14
Bütün dünyayı verseler ve buna karşılık, bir karıncanın ağzındaki taneyi almamı isteseler bu zulmü yapamam,diyen Hz ali, hakkın hatırı alidir hiç bir hatıra feda edilemez diyen said Nursi ve günümüzde Mustafa İslamoğlu gibi zulüm bendense ben benden degilim,diyebilecek Muhammed'i ruha ne kadar çok ihtiyaç var.bu enfes yazi için Allah razı olsun.
KARAR OKURU 21 Haziran 2019 01:01
Sayın yazar ,polis elindeki çubuğu ile sınava gireceğim sırada basortume dokunurken neredeymis bu duyarlı adamlar. Biz o travmaları daha atlatamadik. Anadolunun ben ve benim gibı saysiz mazlum kız evlatlarına yapılan bu zulmü kimse bize unutturamaz. Bırakın dindarların peşini lütfen .Bizler vatanimizda nefes almayı yeni öğrendik. Hala cesurca kadikoyde gezemiyoruz. Yeter ya muhalefeti iktidarı bıraksın bizimle uğraşmayı. Yazar çizer de bıraksın. Bakalım biz olmadan neler oluyor. Kimsenin potansiyel oy bahçesi değiliz biz. Gerçi eleştirelim yayinlanmiyor. Malesef karar yayınlamıyor.
KARAR OKURU 21 Haziran 2019 06:28
2
Sizin mağduriyetiniz sayesinde iktidara gelenler mücahitken müteahhit oldular diyeceğim ama görünen o ki zaten çakma mücahitlermiş. İslamcıların genetik kodları "kadın okusun, kültürlü anne olsun" zihniyetinden öteye izin vermiyor.
KARAR OKURU 21 Haziran 2019 07:50
3
Siz nefes alırken başkalarının boğazını sıkıp nefessiz bıraktığınızın farkında değilsiniz.
KARAR OKURU 21 Haziran 2019 08:35
2
Magduriyetten sonra mağrur ve kibir abidesi olmak İslamla alakası yok. Bu daha çok münafıklık alameti olsa gerek. Peygamber bile en azılı müşrik olanı affetti. Size yapılan büyük haksızlığın ardından Allah size imkan verdi, ama kul hakkı yediniz. Otekilestirdiniz. Tepeden baktınız. Şikayet etmeye hakkınız yok.
KARAR OKURU 21 Haziran 2019 08:35
1
Sizin hatırınıza bu mahalle neleri görmezlikten geldi. Siz de bizi rahat bırakın artık.
Ben 21 Haziran 2019 00:58
O İslamcı aydınlara FETÖ'yü örnek vermek lazım. Onlar da ulaşacakları kutsal amaç için her yolu mubah görüyorlardı. Soru çalmak, kumpaslar çevirmek, ayak kaydırmak ulaşılacak hedefler için önemli olmayan detaylardı. O tür ahlaksızlıkları gündeme almak dahi gereksizdi çünkü amaçları kutsaldı. İşte aynı zihniyet bahsettiğiniz İslamcılarda da var. Yani ana meselemiz 'kutsal hedefe ulaşmak için her yol mubah' anlayışı ile mücadele etmemiz gerektiğidir. Çünkü hangi yoldan gittiğin nereye gittiğinden daha önemlidir.
karar 21 Haziran 2019 12:07
0
fetöcülerden ve fetöcülerle işbirliği yaparak,onlarla yatıp kalkarak,beraber yürüyerek fetöcüleşmiş olanların şerrinden Allah bizi,ülkemizi,dinimizi ve neslimizi korusun.
KARAR OKURU 21 Haziran 2019 00:41
Yazarları aydınları islamcı şucu bucu diye ayırmak zaten baştan yanlış bence. Ayrıca namık kemal islamcı değil cumhuriyetçi batıcı diye bilinir ve günümüzde chpliler, ulisalcı vs.ler savunur. Anladığım kadarıyla siz de bugün beğenmediğiniz o islamcı kesimden geliyorsunuz. Sizin farkınız ne? Onlar yandaş filansa siz de batı yandaşlığı, bir şeyin, kesimin amigoluğunu yapmıyor musunuz yazılarınızla. Sizin onlardan üstün, harika olduğunuzu nereden bilelim sn yazar, ne farkınız var eleştirdiklerinizden? Başkalarını, hele ki eski yol arkadaşlarınızı eleştirerek üstün olamazsınız.
KARAR OKURU 21 Haziran 2019 11:25
1
Fark şu ; eşitlik diyor, daha fazla özgürlük diyor , dürüstlük diyor..
Okur ve sorar 21 Haziran 2019 12:45
0
Eleştiri kavramlar üzerine olmalıdır. Mesela Hayrettin Karaman gibi kendini bu toplumun önderleri arasında görenler Müslüman toplum içinde (ve yönetimde) ahlaksız, liyakatsiz, adaletsiz, hakkaniyetsiz kişilerin olduğunu ama bunların şimdilik cezalandırılmamasını söylemekteyken ve diğer sağduyulu yazarlar ise bu kavramların kabul edilemez olduğunu ve bu kavramlara geçerlilik kazandırmaya çalışanların engellenmesini söylemekteyken siz kişilerle niçin uğraşmaktasınız ? Kişileri niçin eleştirmektesiniz ?
KARAR OKURU 21 Haziran 2019 00:25
Olan sadece küpün içindekinin dışarı sızmasıdır. Gücü eline geçirene kadar öyleydi. Şimdi güç ellerinde, rol yapmaya gerek yok. Ne yazık ki bizim İslamcılarda itaat ettirme, baskı kurma vazgeçilmez bir tutkuyken demokrasiye ve eşitliğe inanmak yok. Bu dediklerimiz sadece kendilerine mahsus.
Kasım Özdemir 21 Haziran 2019 00:18
Eğer islamcı aydınlar28 şubat sürecini bir hak ve iman meselesi olarak görmüş olsalardı bugün de hak çizgisini korurlardı. Söz konusu parti/oy olunca ilk okul mezunu ile profesör aynı pencereden bakıyor. İlk okul mezunu için aydınlanma bu boyutta!
KARAR OKURU 21 Haziran 2019 00:16
Bugünün bir çok İslamcı aydınları haksızlığa,hukuksuzluğa,yolsuzluğa kılıf arıyorlar.
Rubil GÖKDEMİR 21 Haziran 2019 00:17
SEVGİLİ ARKADAŞLAR, "SİYASAL İSLAMCILIK", HUKUK VE DEMOKRASİ... 23 Haziran İstanbul seçimlerinin hemen arefesinde Mısır'ın devrik Cumhurbaşkanı M.Mursi'nin sözde mahkeme salonunda ölümüyle birlikte, bizim de yaptığımız gibi insani, ahlâkî ve hukuki telâkkilerle bu zulme karşı çıkıp, rahmet dileyenlerin dışında, bu vefat vesilesiyle bazı siyasilerin buradan saçma sapan bir kıyaslamayla mağduriyet devşirmeye çalıştıklarını hepimiz zaten gördük. İşin bu tarafı çok da şaşırtıcı değildi... Ancak M.Mursi'nin vefatı sebebiyle son zamanlarda, "siyasal islâmcılık" geleneğinden gelmelerine karş
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN