Back To Top
Osmanlı’da da Cumhuriyet’te de muhalefeti hiç sevmedik

Osmanlı’da da Cumhuriyet’te de muhalefeti hiç sevmedik

 - Son Güncelleme: 12.06.2019 Çarşamba 08:59
- A +

Genel olarak İslam siyaset kültüründe ve de Osmanlı’da yönetime biat esastır. Osmanlı imparatorluğunda yeni padişahın tahta geçme aşamasında, başta şeyhülislam ve sadrazam olmak üzere devlet görevlileri, otoritenin gücünü göstermek amacıyla herkesin huzurunda sultana biat ederler. Padişah bir bakıma kutsal otoriteyi temsil ettiği için aşkın kurallara tabidir. Her ne kadar Osmanlı’da padişahın gücü ulema, yeniçeriler, bürokratlar ve yerel güçler tarafından sınırlandırılıyor ise de, zamanla ulemanın etkisi zayıflamış ve bu yapı kurumsal bir denetleme mekanizmasına dönüştürülememiştir.

Özellikle II. Mahmut’un yenileşme çalışmaları ile birlikte iktidarın meşruiyeti konusunda seküler arayışlar olmuşsa da, otoriteye atfedilen kutsallık bağlamında bir değişiklik gerçekleştirilememiştir. Ve II. Abdülhamid’le birlikte mutlakiyetçi otorite daha da güçlendirilmiştir.

Osmanlı’dan Cumhuriyet’e geçiş sürecine yakından baktığımızda, modernleşme paradigması üzerine inşa edilmeye çalışılan Cumhuriyet döneminde de ‘itaat kültürü’nün ve muhalefet düşüncesine bakışın çok fazla değişmediğini görürüz. 1925 sonrasında mutlak otoriteye sahip tek adama itaat kültürünün yeni bir ivme kazandığına dikkat çeken Tanel Demirel’in bu konudaki tespitleri son derece çarpıcıdır: “Yeni milliyetçi devletin kuruluşu ile, din ve devleti şahsında birleştiren padişah yerine, millet ve devletin somutlaşmış hali ‘şef’ kavramı gündeme gelmiştir. Atatürk ve daha sonra İnönü, görülmez ya da dokunulmaz olmasalar da, kendileri ile yönetilen kitle arasında mutlakçı sultanları andıran ve büyük adam ve lider kültünü besleyen bir mesafe koymaktan geri kalmamışlardı.” (Türkiye’nin Uzun On Yılı, s.1647)

***

Tarihsel tecrübeler göstermiştir ki, Osmanlı’da da, Cumhuriyet döneminde de iktidara yönelik açık eleştiri vatan hainliği, rejim düşmanlığı ve de fitne olarak görülmüştür. Aynı şekilde günümüz Türkiye’sinde de iktidar eleştirisi FETÖ ve PKK aparatı kullanılarak ihanet olarak değerlendirilmektedir.

Maalesef Cumhuriyet’in ilk yıllarından günümüze kadar geçen bütün siyasi tarihimiz boyunca ‘muhalefet’ düşüncesi bir virüs ve hastalık olarak değerlendirilmiştir. Aslında Batı toplumlarında da muhalefet düşüncesinin gelişimi ve dönüşümü kolay olmamıştır. İktidarı sorgulayan aristokrasi, burjuvazi ve işçi sınıfı gibi güç odaklarının uzun mücadeleleri sonucunda çoğulcu bir yapı ortaya çıkabilmiştir.

Ve ancak bütün bu mücadelelerin sonunda, modern demokrasilerde iktidara yönelik eleştiriler konusunda tahammül kavramının gelişimi mümkün olabilmiştir. Çünkü Batı toplumları eleştiriyi cezalandırmanın bedelinin toleranslı davranmaktan daha ağır olduğu gerçeğini keşfetmişlerdir.

Bizde ise en temel sorun, tahammül eksikliğidir. Maalesef modern toplumlarda yaşanan değişim süreci bizde yaşanmadığı için, İslam siyaset kültüründen devraldığımız “doğrunun tek olduğu” kabulü üzerine bina edilen siyaset etme anlayışı, farklı görüşleri dillendiren ve de muhalefet edenleri kötü niyetli, fitneci ve düşman olarak görmeyi gerektirmiştir.

Kabul etmek gerekiyor ki çok partili hayata geçiş sürecinde ve sonrasında iktidar-muhalefet ilişkileri, geleneksel kodlarımızdaki “doğrunun tek olduğu” kabulü üzerinden yürütülmüştür. Bu yüzden de Batı toplumlarında eleştirel düşünce çerçevesinde gelişen iktidar-muhalefet karşıtlığı, bizde işin başından bugüne kadar adeta bir “düşman” konumlandırması içinde cereyan etmiştir.

Tanel Demirel’in kitabında, 1956 yılı gazetelerinden naklettiği haber bugüne de ışık tutması açısından son derece ibret vericidir: “Eisenhower’in müşavirlerinden birinin Türkiye”yi ziyaret ettiği bir dönemde CHP hükümeti eleştiren bir bildiri yayınlayınca, DP, muhalefetin ‘memleketin yüksek menfaatlerini bir ihtiras uğruna ayaklar altına’ aldığından söz ederek sert bir cevap vermiş, Menderes de partiyi (CHP’yi) jurnalcilik, milli menfaatleri kundaklamak, casusluk gibi son derece ağır ifadelerle suçlamıştır.” (s.160)

Görüldüğü gibi siyasi hayatımızda ve özellikle de iktidar-muhalefet ilişkilerinde çok da değişen bir şey olmamış...

 

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
Abdullah GARİB 12 Haziran 2019 19:33
S.A Sayın Mehmet OCAKTAN Beyefendiye; İktidarda da olsan adaleti, eşitliği, özgürlüğü, bireyi korumayı ve zararına da olsa hakkı söylemek, gerçekleri (devletin zararına dahi olsa) söylemek gerekir. Aynı değerleri muhalifte isen de söylemek ve savunmak gerekir ki gerçek doğru bilgiye ulaşılabilsin. Çünkü gerçek herkesin hakkıdır. Selam ve dua ile
Rıfkı 12 Haziran 2019 13:33
Ama biz haklıyız aga...Gerçek islam bizim. Çalsak bile müslümana yediriyoz. Alemin adamı boğazda yalıda, Nişantaşında konakta oturuyo, sen bizi Başakşehire, Çarşamba'ya tıkıyon... Aşkolsun...
KARAR OKURU 12 Haziran 2019 13:11
Kültürel değişim ve ilerleme teknoloji gibi hızlı değildir.yüzyıllar gerektiriyor. Muhalif düşüncenin 'fitne olmadığına' karar vermek gerekiyor. Denen söze kulak vermek ve duymak gerekiyor.Yoksa dediğiniz gibi "eleştirinin bastırılmasının bedelinin, muhalif olarak söz söylemesinden daha çok ağır sonuçlar verdiğini" tecrübe ile görmek gerekiyor.İşte bu nedenlerle "gerçeklerle yüzleşmemiz" gerekiyor...
KARAR OKURU 12 Haziran 2019 13:02
Demokrasi ve ifade özgürlügü gibi, sırayla herkese birgün mutlaka lazım olacak bir degeri anlatabilmek için bunca çırpınmak zorunda olmanız üzücü ama başka da çıkar yol yok barışçıl bir toplum için.. Katkılarınıza teşekkürler..
Abuzer 12 Haziran 2019 12:52
Mehmet bey, muhalefet özgür insanların işi.Özgür insan iktidar da olsun olmasın. Farklı dşünce, fikir karşısında ilkeli, dürüst olur. Güç ve yetkisine dayanarak zorba ve zalim olmaz.O Emin olmalıdir. Müslümanlar Kur'an'a dikkatli baksınlar! Allah'ın muhatap görüp kitabına aldığı ne kadar sapıkça fikir, düşünce, anlayışlar ve dini, inananı hakir gören yaklaşımlar var. Neden almış kitabına? Bunları karşıt fikir, düşünce, mantık ile çürtmüş, bunu hangi yol, yöntemle yapılacağını göstermiş. Ki öğrenelim.O RAB'bimiz çünkü. Müslümanlara bak ya zorba ya şeytan gibi hilekar yol tutmuş
Ali Kavalcı 12 Haziran 2019 12:34
Muhalefette en az iktidar kadar önemlidir demokrasilerde. Lakin bizde ne etkili ve yapıcı bir muhalefet var, nede muhalefete tahammül edebilecek hükumet yapıları..
Ali 12 Haziran 2019 12:26
Aslında Hz.Peygamberin hayatında ve dört halife döneminde iktidar ve eleştiri konusuna farklı açılımlar getirebilecek gayet güzel örnekler de bolca bulunuyor, fakat bunları yorumlama eksikliği ya da işine gelecek şekilde görmezden gelme eğilimi islamiyetten kaynaklanan değil, daha çok bizim ürettiğimiz bir problem olsa gerek. Dolayısıyla müslümanların İslam’ı çıkarları doğrultusunda istismar etmekten vaz geçmesiyle, İslam’ın iktidara adalet ve eleştiri konusunda yüklediği sorumlulukların anlaşılmasının önü de açılacaktır.
Kafkameli 12 Haziran 2019 11:11
Ilginç olan kadın hakları, çocuk hakları, basın özgürlüğü gibi kavramların bizde doğmamış olmasından gurur duymamız. Bizde haksızlık yapılmadığı için hak mücadelesi de olmamıştır akıl yürütmesi yapılıyor. Halbuki baksalar kırılan kollar yen içinde hep. Biat ettik.
KARAR OKURU 12 Haziran 2019 10:59
Yahu geçen sene SP lideri T. Karamollaoğlu'nun pasaport başvurusunu terörle irtibatlı diye reddetmişler, kendisi ilgililere ulaşarak bu keyfi uygulamayı ortadan kaldırmış. Böyle 170000 insan var. İktidar sahiplerinde hiç mi hakkaniyet duygusu, hukuka saygı ilkesi kalmamış. Muhalif diye insanlara böyle zulm edilir mi?
EMG 12 Haziran 2019 10:22
Bana en son okuduğun kitabı söyle sana ne düşündüğünü söyleyeyim.
Takipci 12 Haziran 2019 10:05
1) Sanayi Devrimi 10bin yillik insanlik tarihini ikiye bolmustur.(M.Genc, Osmanlida Devlet ve Ekonomi) 2) Biat Kulturu; Sanayi Devrimi öncesi yönetim anlayisinin olmazsa olmazi. 3) Demokrasi; SD sonrasinin yönetim anlayisi, Laiklik ve Ulus Devlet'in yönetim bicimi.4) Zamanimizda, zihinleri hala SD öncesinde kalmis topluluklar var, onlar icin Biat hala geçerli maalesef...
KARAR OKURU 12 Haziran 2019 23:02
0
Her duyduğun masalı hakikat sanma. ABD ulus devlet midir?
METİN P. 12 Haziran 2019 09:34
MEHMET OCAKTAN;SÖZ MUHALEFETTEN AÇMIŞKEN BİR DE CHPNİN O DAYANILMAZ HAFİF MUHALEFETİNDEN,HAKARET,KUTUPLAŞTIRMA,ÖTEKİLEŞTİRME VE HATTA ŞEYTANLAŞTIRMA YÖNTEMİYLE GÜTTÜĞÜ SİYASETİ DE KONU ETSENİZ.ONUNKİ SAYILMIYOR MU?
KARAR OKURU 12 Haziran 2019 12:44
3
METİN, bir kaç örnek versene, günümüz CHP'sinin zikrettiğin siyasetine dair. Ben hatırlayamadım. Erdoğan ve Bahçeli (Bakın AKP ve MHP demedim, çünkü o cenahta parti yok, iki kişi var.) için ben bir çırpıda onlarca örnek sayabilirim.
KARAR OKURU 12 Haziran 2019 17:46
1
12.44 saymakla bitmez. Buralara sığmaz. Ağıza da alınmaz.
KARAR OKURU 12 Haziran 2019 07:40
Mevlüt Çavuşoğlu ben ismini yazmayayım belki suç olur .......tan şehitleri için saygı duruşunda bulunmuş. Ben sadece 2 aydaki değişime bakarak ilkesizliğe dikkat çekiyorum.
Ne zor şeydir bilirim farklı düşünceye tahammül Rakibin zaferine hürmet Elbet başaracağız Fikirlere tekamül
KARAR OKURU 12 Haziran 2019 01:26
Güzel bir özet olmuş.Biat olayının Kur-anı Kerim'e dayandığını belirten bir yazı vardı gazetenizde.Bunu da ekleyip yorum yapsanız daha iyi bir görüş açısı sunabilirdiniz.Yöneticiler buna dayanarak biat isteseler de biat etmeyenlere yaptıkları muamelede iftira sınırlarını zorlayabilmekte galiba.Kaldı ki zannediyorum sizden olan yöneticilere biat isteniyor.Demek ki bizden olmayan yöneticilerde olabilir ki oda muhalefeti temsil etmiyor mu?''Batı toplumları eleştiriyi cezalandırmanın bedelinin toleranslı davranmaktan daha ağır olduğu gerçeğini keşfetmişlerdir.''cümlesi olayın çözümüdür...Tşk.
KARAR OKURU 12 Haziran 2019 01:01
Sn Ocaktan, İkinci Mahmut’un yenileşmedeki öncülüğüne ve Abdülhamit’in otoriter baskıcı yönüne vurgu yapmanız çok isabetli olmuş. Maalesef diziler üstünden tarih öğrenen halkımıza Abdülhamit efsanesinden (!) başka bir şey anlatılmıyor. Abdülmecid ve Abdülaziz’in yaptıklarını da anlatın halkımıza. Cumhuriyet’e giden yolun taşlarını onlar döşedi.
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN