Back To Top
Pencereleri dünyaya kapalı milli musiki olur mu?

Pencereleri dünyaya kapalı milli musiki olur mu?

 - Son Güncelleme: 09.06.2019 Pazar 09:22
- A +

Haberleşmenin posta güvercinleriyle yapıldığı çağlar çok gerilerde kaldı, dijital bir çağda yaşıyoruz ve bir tıkla her türlü bilgiye ulaşmak mümkün. Yani bilimsel, kültürel ve sanatsal anlamda sınırların olmadığı bir dünyada yaşıyoruz.

Böyle bir dünyada “millilik” ve “yerlilik” kavramlarının da farklı boyutlar kazandığını, dolayısıyla bu konuda yeni tanımlar yapmanın bir zaruret haline geldiğini sanırım herkes taktir edecektir. Dünün dünyasında Türk musikisi dışında, mesela Klasik Batı müziği, caz, rock ve pop müziği dinlemek bir Batı hayranlığı olarak değerlendiriliyordu. Ama biliyoruz ki müziğin dili evrenseldir ve evrensel değer ifade eden bütün müzik türleri dünyanın değişik coğrafyalarındaki insanların ruh dünyalarında farklı karşılıklar bulmaktadır.

Şu bir gerçek ki dünyanın kültürel değerlerine pencerelerimizi kapatarak “Bizim kendi milli musikimiz bize yeter, Batı’nın müziği bizim değerlerimizi tahrip eder” benzeri yaklaşımlarla yeni nesillerin estetik beğenilerine hitap edemeyiz. Her gün klasik müziğin Batı’nın kültürel değerlerinin ürünü, cazın ve rock’ın da bir gürültüden ibaret olduğunu adeta bir slogan gibi tekrarlasak da müziğin insanların ruh dünyalarındaki karşılığını değiştirmemiz mümkün değildir.

Bunu söylerken ‘kendi kültürel iklimimizden beslenen, kendi hayat ufkumuzu terennüm eden bir musiki üretmeyelim’ demek istemiyorum elbette. Tam aksine öyle bir musiki üretelim ki, bu musiki bu milletin yaşama neşesini, hassasiyetini, kültürel değerlerini ve hayat ufkunu terennüm etsin, ama bu müziğin ufku aynı zamanda dünyanın kültürel değerlerine de açık olsun...

Nihad Sami Banarlı değişik dergilerde yayınlanan makalelerinden oluşan “İstanbul’a Dair” kitabında, değerli romancımız Halide Edib’in “Kubbede Kalan Hoş Sada” hikayesindeki bir vakayı aktarır ve bunun üzerinden müzik konusunda değerlendirmelerde bulunur. Hikaye özetle şöyledir: İstanbul’u çok seven bir tüccar, Avrupa’da eski bir şehrin hikayesini canlandıran bir opera seyreder. Bu tüccar İstanbul’un sokaklarını, güzelliğini ve kültürel mirasını canlandıran bir opera hayali kurar. Ve böyle bir eser besteleyecek bestekâra bütün servetini vadeder. Bir gün, bu tüccarın istediği gibi bir opera yarışması düzenlenir, yarışmaya katılan operalar Gülhane Parkı’nda seslendirilir. Yarışmayı, adını büyük şairimiz Baki’nin mısralarından alan “Kubbede Kalan Hoş Sada” adlı eser kazanır.

Nihat Sami Banarlı bu operayı şu zarif cümlelerle anlatır: “Bir akşam serinliğinde, birdenbire bütün havayı bizim sazlarımız, bizim seslerimiz doldurur. Bu operanın musikisinde, eskiden bahçeli evlerle süslü, zarif İstanbul’un, koro halinde öten horoz seslerinden, ezan seslerine; ondan da sütçü, muhallebici, satıcı seslerine; ondan da bütün eski İstanbul türküleriyle, evlerden akseden ninnilere geçen, her zerresiyle güzel ve gerçek bir İstanbul musikisi duyulur.”

Eğer belli ideolojik kalıplara ve sloganlara hapsolmadan, estetik değeri yüksek, gelenekle moderni buluşturan yeni müzik eserleri yaratabilirsek aynı zamanda “yerli” ve “milli” olmayı da başarabiliriz. Ama ne yazık ki bugün yeni besteler, yeni eserler yaratamadığımız için sadece ‘şanlı tarih’ anlatarak teselli bulmaya çalışıyoruz... Banarlı’nın büyük şairimiz Yahya Kemal’den aktardığı şu satırlar bu açıdan son derece önemli: “Eğer Türk dilinde ve Türk şiirinde benim yapmak istediğimi Türk musikisinde yapacak tek bir sanatkâr zuhur etseydi, biz bugün yalnız çok üstün eserlere sahip olmakla kalmaz, millet halinde, büyük bir kalkınmanın şevki, gururu ve zaferi içinde bulunurduk.”

Galiba bütün mesele; Yahya Kemal gibi aynı zamanda Batı edebiyatını-şiirini tanıyan ufku dünyaya açık, estetik beğenisi yüksek ve kendi kültür ikliminden beslenen bestekârlar, sanat ve edebiyat insanları yetiştirebilmek...

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
KARAR OKURU 09 Haziran 2019 20:47
Şu üçünün millisi olmaz: Bilim, sanat ve felsefe. İnsanlık tarihinden bize evrilerek miras kalan ve gelecekte de insanın önünü aydınlatacak olan disiplinler bunlar.
Pabucumun evrenseli... 09 Haziran 2019 20:22
Şunu açık açık söyle de rahat et: Evrensel olmak için Batılı olmak lazım...
metin p. 09 Haziran 2019 18:33
kim ne derse desin bu batı taklitçiliği bir psikolojik sapmadır.bir japon medeniyet ve kültürü de var.bilim ve teknolojirin alası orada var.orayı taklit et.yok kardeş sizin amacınız bizi bilimle teknolojiyle buluşturmak değil' hristiyan haçlıların yüzlerce yıllara dayanan siyasi ajandasını takip etmektir.
KARAR OKURU 09 Haziran 2019 15:15
Pergelin sivri ucunu Anadolunun göbeğine sabitleyince korkmaya gerek yok.
KARAR OKURU 09 Haziran 2019 15:04
Yahya Kemal'den yaptığınız alıntı; kendisinin İspanya'daki yaşamından aldığı ilham ile yazdığı Endülüs'te Raks şiirinin, Paris'te şan eğitimi almış ve İtalyan icra üslubu Bel Canto'dan etkilenmiş, Münir Nurettin Selçuk'un besteleyerek Bohemian Rhapsody gibi şaheser bir şarkıya dönüştürmesini hatırlattı.
KARAR OKURU 09 Haziran 2019 12:03
Amerikan müziği Türk müziğine kapılarını ne zaman açmış sayın bilgili yazar?
KARAR OKURU 09 Haziran 2019 15:14
0
Amerikan müziği bir ülke değil ki kapılarını açsın! Sizin global müzik piyasası ile ilgili hiçbir fikriniz yok galiba. Amerikalı birçok müzisyen bütün dünyadaki müziklerden esinlenir.
KARAR OKURU 09 Haziran 2019 14:06
2
12.03, Birader boşuna uğraşma, emperyalistlerin her dayattığını evrensel sananlara laf anlatamazsın...
metin p. 09 Haziran 2019 11:56
son paragrafa aynen imzamı atıyorum.pencere meselesine gelince penceremizi başka kültür sanat bilimlere açalım açmasına da 7-24 pencerenin açık kalması da yabancı ve zararlı şeylerin içeri girmesine neden olur.hırsızlar da dahil.
musto 09 Haziran 2019 11:25
Batının arabasını uçağını yatını katını sporcusunu etimizi hayvanlarımızın yemini sigaramızın tütününü kağıdımızı borç verirlerse faiz helal haram demeden alıyoruz. Elimizde değerli fabrikalarımızı bankalarımızı satıyor 6yıldır EREVİZYON ŞARKI YARIŞMASINA katılmıyoruz kültürümüz zarar görürmüş.
KARAR OKURU 09 Haziran 2019 10:35
“Ezik adamın millisi olmaz” yorumunu yapan arkadaşın galiba anlaması biraz kıt. Oysa Yazarın Yahya Kemal örneği hem Batı’yı anlama hem de “milli”lik açısında çok önemli. Okuduğunu bile anlamaktan aciz yorumcu, Yahya Kemal’i de ezik adam olarak görüyor anlaşılan, ne büyük cehalet.
Eziklerden bir cacık olmaz... 09 Haziran 2019 14:13
1
Ezik adamlar söylediğimi anlayamaz. Hiç bir Batlı entelektüel Dede Efendiyi bilmediği için kendisini küçümsemez...
KARAR OKURU 09 Haziran 2019 15:16
1
10.35, Batıyı incelemek ayrı, Batıyı incelemeden milli olunmaz demek ayrı. Yahya Kemal böyle bir şey demedi. Yaha Kemal Batıyı incelediği için milli olmadı.
ramazan gün... 09 Haziran 2019 09:42
RASYONEL EKONOMİ: Eşeği saldım çayıra /Otlaya karnın doyura /Gördüğü düşü hayıra /Yoranın da avradını. (..) 200 SENELİK BATILILAŞMA MACERAMIZ-BATICILIK, BATICILARIMIZ: Münkir münâfıkın soyu /Yıktı harap etti köyü /Mezarına bir tas suyu /Dökenin de avradını. (..) YENİ MUHAFAZAKARLARIMIZ: Müfsidin bir de gammazın /Malı vardır da yemezin /İkisin meyyit namazım /Kılanın da avradını.(..) (OLDUĞU KADAR) BENDENİZ: Kazak Abdal söz söyledi/Cümle halkı dahleyledi /Sorarlarsa kim söyledi/Soranında avradını (..)
Okuyucu 09 Haziran 2019 08:53
Önce kendini tanı. Kendini tanıyıp benimseyemeyen özendiği batının ancak kötü bir taklitçisi ve övgü düzeni olur sizin gibi.
KARAR OKURU 09 Haziran 2019 02:16
Dünya deyince sadece Batıyı kast ediyorsun. Kendini boşa yorma, ezik adamın millisi olmaz...
KARAR OKURU 09 Haziran 2019 08:27
0
halbuki ne güsel çin var venezuella var örnek alınabilecek. Doguda bir japonya var bir de kore desek onlar da amerikan mandasinda. Kimi örnek alsak acaba endonezya modelini mi denesek
KARAR OKURU 09 Haziran 2019 09:05
3
Batiyi ornek alin diyecegim ama once zihniyetinizin degismesi lazim. Yerli ve milli degil evrensel degerlere onem veren nesillerin yetismesi lazim. Yerli olmasina zaten yerliyiz; burda dogduk buyuduk. Milli ne demektir onu da cozmus degilim. Kliselerin icine hapsolup kendimizi izole ettigimiz surece yaratici olamayiz.
KARAR OKURU 09 Haziran 2019 09:17
0
Okuduğunu bile anlamayan sabit fikir sahibinden de yorumcu olmaz.
KARAR OKURU 09 Haziran 2019 13:31
1
Katar modeli bize yakisirdi ama ne yazikki petrolümüz yok.
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN