Siyasal dindarların çoklu baro halleri...

Çoklu Baro tartışmalarının yaşandığı günlerden aklımda bir tek cümle kaldı, o da Selahattin Demirtaş’a ait.

O cümle şu: “Bırakın, yandaşlar ana barodan ayrılsın ve marjinallesinler.” Doğrusu siyasetçi için çok şık bir cümle...

Nitekim gördük ki özellikle İstanbul ve Ankara’da yeni baro kurmaya çalışanlar iki bin kişiyi bulmakta zorlanıyorlar, süre uzatımına gidildi, muhtemelen devlet gücünü de kullanarak yeterli sayıya ulaşacaklardır. Ama sayı tamamlansa da, tamamlanmasa da bu çoklu baro macerası hüsranla sonuçlanmıştır.

Peki neden avukatlar siyasal dindarların ve de Bahçeli’nin “emir ve talimatları”nı alan avukatların barosuna katılmak istemiyor? Çünkü bu yeni baro hikayesi ideolojik heveslerle ortaya çıkmış bir hikayedir. Doğal olarak hiçbir avukat, kendisinin bu ideolojik yapı içinde tanımlanmasını istemeyecektir.

Peki mevcut baroların ideolojik yobazlıkları yok mu, elbette var. Özellikle Otordoks sol kesimin yıllardır tedavi edilemeyen ideolojik hastalığı malum... Ama bu yobazlığın tedavisi, yeni bir ideolojik yobazlık örgütü oluşturmak değil...

Aslında çoklu baro meselesi sadece mevcut baroların yapısını bozarak yeni barolar icat etmekten ibaret değildir, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin hedeflerinin hayata geçirilmesidir. Yasama, yürütme ve yargıyı tek elde toplayan bu sistem, yarı resmi ya da sivil tüm yapıların da tek elde toplanmasını gerektirmektedir. Eğer başarılabilirse Devlet Bahçeli’nin de hedef gösterdiği gibi başta Türk Tabipler Birliği olmak üzere, Mimar-Mühendis odaları ve daha pek çok irili ufaklı sivil örgütler cumhurbaşkanlığı çatısı altında toplanacaktır.

Hukuk devletinin hakim olduğu normal demokratik ülkelerde böyle bir yapılanmanın sözünü etmek bile ayıplanacak bir durumdur. Ama Türkiye yeni sistemle birlikte “kuvvetler ayrılığı”, “denge-denetleme” gibi demokratik prensiplerden vaz geçip, “kuvvetler birliği” prensibini tercih ettiği için artık her şey mubah...

Kısacası çoklu baro, “kuvvetler birliği”ni esas alan yeni sistem açısından hayati bir öneme sahip. Bu çerçevede, Ankara 2 No’lu Barosu Kurucular Kurulu tarafından adıma gönderilen “Neden baro kuruyoruz” başlıklı metinden bazı ifadelerin altını çizmek istiyorum. Güçlerinin ‘serbest’ olmaktan, ‘özgür olmaktan’ ve ‘bağımsız olmaktan’ kaynaklandığı belirtilen metindeki şu cümlenin özellikle altını çizmek istiyorum: “Hukuk Devleti”nin olmazsa olmazı bağımsız yargı ve adalete güvendir. Yargı bağımsızlığından bahsedebilmek için bağımsız savunmayı kurmak gerekir. Hak arama özgürlüğü olmadan hukuk devletlinden bahsedilemez.”

Evet “hukuk devleti” vurgusu güzel, ama metnin tamamında son dönemde yargının siyasallaşmasından ve adalete olan güvenin azalmasından söz eden tek cümle yer almıyor. Bu baronun hangi isimler tarafından kurulduğu konusunda net bir bilgiye sahip değiliz, ama etrafta zikredilen isimlere bakılırsa yeni yapıya daha çok HUDER çevresindeki avukatların öncülük ettiği anlaşılıyor.

Biliyoruz ki HUDER geçmişte Türkiye’deki hukuksuzluklar, özgürlüklere karşı yapılan baskılar konusunda önemli çalışmalar yaptı ve bu alanda ciddi mücadeleler verdi. Ama ne talihsizliktir ki aynı HUDER şimdi gazeteciler yaptıkları haberlerden dolayı tutuklanırken, yazarlar, siyasetçiler, sivil toplum temsilcileri hukuksuz bir şekilde cezaevinde tutulurken tek kelimelik bir açıklama bile yapmıyor. Demek ki ‘bizden’ olmayanların özgürlüklerinin kısıtlanması bizi pek ilgilendirmiyormuş...

İşte tam da bu yüzden, yeni baro kurma hevesi içinde olan “siyasal dindarlar”ın kuracağı baroya açıkçası mesafeliyim. Bu meselenin “kuvvetler birliği”ni daha da güçlendirmek için icat edildiğini bildiğim için umutsuzum ama, yine de bu işe girişenlerin öncelikle kendi metinlerinde ortaya koydukları “hukuk devleti” ilkesine sahip çıkacaklarını umut etmek istiyorum.

YORUMLAR (57)
YORUM YAZ
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. (!) işaretine tıklayarak yorumla ilgili şikayetinizi editöre bildirebilirsiniz.
57 Yorum