Back To Top
Tahammülsüzlük ayrışmayı derinleştiriyor

Tahammülsüzlük ayrışmayı derinleştiriyor

 - Son Güncelleme: 28.08.2019 Çarşamba 09:03
- A +

Siyasal ve toplumsal tarihimizin hemen bütün evrelerinde partiler, gruplar, mahalleler, cemaatler başkalarının haklarına, özgürlüklerine, renklerine, tarzlarına, mahalle kültürlerine karşı hep dayatmacı, ötekileştirici ve tahammülsüz bir tavır sergilemişlerdir. Kuşkusuz sadece bizde değil, son yıllarda modern demokratik toplumlarda da tahammül kültürünün azaldığı ve “öteki”ne karşı ayrımcılığın arttığı da bir gerçek. Ama özellikle demokratik hoşgörüye karşı mesafeli duran başta Türkiye olmak üzere Doğu toplumlarında tahammülsüzlük çok daha yaralayıcı bir hal almış bulunuyor. Sadece Cumhuriyet’ten bu yana yaşanan siyasi mücadelelere baktığımızda bile bu acıtıcı durumun sayısız örneklerini görmek mümkün.

Çünkü biz kimlikler üzerinden çok derin yarılmaların hüküm sürdüğü, korku ve karşılıklı güvensizliğin hâkim olduğu bir toplumsal kültürden geliyoruz.

Mesela, tarihsel perspektiften baktığımızda Cumhuriyet projesinin farklı kimliklere karşı yukarıdan aşağıya doğru zorla dayatılmış bir proje olduğunu görürüz. Ve bu anlayış, projeyi benimseyen ve benimsemeyenler arasında ekonomik ve toplumsal ayrıcalıkların dağıtımında ayrımcı politikaları da beraberinde getirmiştir. Ne yazık ki bu ayrışmacı anlayış siyasi muarızlar arasındaki gerilimi hep üst düzeyde tutmuş, çok partili hayata geçtikten sonra bile siyasi mücadeleler çok kıyıcı ve yıkıcı olmuştur. Öyle ki siyasi tarihimize küçük bir yolculuk yaptığımızda bugün siyasette hakim olan yıkıcı dilin, aslında çok partili hayata geçiş sürecinde de neredeyse aynen yaşandığını rahatlıkla görebiliriz. Mesela o yıllarda CHP, DP’yi “kaos yaratmak ve ihtilal ile iktidara gelmek istemekle” suçlarken, DP lideri Menderes, CHP’yi “Milli iradeyi seneler senesi zımni baskılarla ayak altında tutan, kahırla, Türkiye’nin kırk bin köyünde zulüm yapmak suretiyle vatandaşın rey hakkını ihlal” etmek gibi sert ifadelerle suçlamıştır. (Tanel Demirel, Türkiye’nin Uzun On Yılı, s.157) Bu çerçevede Tanel Demirel’in kitabında yer verdiği şu örnek son derece çarpıcıdır: “Demokrat Parti İzmir Belediye Başkanı, İsmet İnönü’nün Abdülmecid gibi sürgüne gönderilmesini istemiştir.” Elbette sonuçta bu gerçekleşmemiştir ama, siyasetteki yıkıcı mücadele bugün de aynen bu minval üzere devam etmektedir.

Kuşkusuz tarihimizden miras olarak devraldığımız bu tahammülsüzlük kültürünün yarattığı endişeli bir toplumsal ortamda yaşıyoruz. Yarım yüzyıldan fazla bir sürede, demokratikleşmede ve özgürlüklerde görece bir mesafe alınmış olmasına rağmen, kabul etmek gerekiyor ki düne göre toplumda daha fazla hoşgörüsüzlük hakim ve aynı zamanda derin eşitsizlikler yaşanıyor. Ayrıca son yıllarda yaşadığımız ekonomik kriz, insanların günlük hayatını derinden etkilediği gibi gelecek umutlarını da yok ediyor.

Ülkelerin hayatında zaman zaman derin ekonomik sarsıntılar olabilir, toplumsal dayanışma ruhu bunu atlatmanın yollarını bulabilir, yeter ki birlikte yaşama iradesi sağlam olsun. Esas tehlike, topluma vaziyet etmesi gereken siyasal iktidarların yönetimde kalıcı olabilmek için özgürlük, ahlaki erdemler ve adalet gibi değerlerden çok, zümre, sınıf ve yandaş çıkarlarına itibar eder hale gelmesidir.

Maalesef siyasetten futbol sahalarına ve trafiğe kadar her alanda yaşadığımız negatif örnekler çatışmacı ve tahammülsüz bir toplum fotoğrafı oluşturuyor. Ve doğal olarak böyle bir tabloda insanlar saldırganlığı ve gerilimi bir çözüm yolu olarak görmeye başlıyorlar ki bu son derece tehlikeli...

Özellikle de son yıllarda siyasette muarızlarını itham eden, ihanetle ve terör yandaşlığı ile suçlayan dil yüzünden toplumsal kutuplaşma derinleşiyor, insanlar birbirine tahammülsüz ve adeta çatışmaya hazır hale geliyorlar.

Bu yüzden de yıllardır çözülemeyen Kürt sorununu, Alevilerin taleplerini tartışamıyoruz, gelir adaletsizliğinin artmasını, özgürlüklerin kalitesinin azalmasını ve hukuksuzluğun derinleşmesini sadece uzaktan seyrediyoruz.

Halihazırda “ehvenişer bir demokrasi” görüntüsü vermemize rağmen, aslında hâlâ demokratik değerleri içselleştirme anlamında bir arpa boyu mesafe alabilmiş değiliz. Hala iktidar katında ve yargısal kurumlarımızda herkesin eşitliğini sindiremeyen, imtiyaz ve kayırmacılığa dayalı ve adalet duygusunun güçlü olmadığı bir zihniyet dünyasına mahkum durumdayız.

Bugün geldiğimiz noktada meselenin özü şudur; eğer siyasi alanda ”biz ve ötekiler” diye bir bölünme tarifi yapmaya devam edersek toplumdaki ayrımcılığın önüne geçmemiz imkansız hale gelebilir ve asla birbirimize tahammül edemeyiz.

 

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
Kaan 28 Ağustos 2019 15:48
Aklın yolu birdir.İnsan kıymetlidir.Yönetici sorumludur.Çözümde hepimizin katkısı olmalıdır.Sonuca herkes razı olmalıdır.
Muhtefi. 28 Ağustos 2019 15:45
Herkesin bahanesi var İYİLİK ve KÖTÜLÜK için.(Dilin kıpırdayip ses çıkarmasi konuşmak değildir ) .kişi Kendine Yakışanı yaşar. ...
atayol 28 Ağustos 2019 10:52
Kendine müslüman diyenler adil, dürüst ve vicdanlı olursa mis gibi yaşarız yok böyle devam ederlerse toplumdan giderek dışlanacaklar.
Ektik biçiyoruz!!!! 28 Ağustos 2019 09:38
Eden bulur, eken biçer... kefen giyip adamı karşılamaya git, sen Allah'ın tüm sıfatlarını taşıyorsun, sözün bana Allah'ın sözü gibi geliyor de, yaptığı hiçbir işe zamanında gık diyeme, ülkede başka hiç adam yokmuş gibi bütün yetkileri/muslukları ona devret...Sonra da adam neden böyle davranıyor diye söylen... her kime "tanrı"ya edildiği gibi perestiş edersen o kendini öyle görür... hakettiğimiz gibi yönetiliyoruz... başımıza gelen kendi elimizle yaptığımızın meyvesi... kendimiz değişmeden hiçkimse ve hiçbir şey değişmez vesselam...
KARAR OKURU 28 Ağustos 2019 05:47
siz adaleti uygularsanız olur biter ama bizde fikir arkadaşı hemşerisi arkadasi köylüsü partilisi ise adam meyhanede gelse mevlütten gelir deriz böyle gelmiş böyle gider biz buyuz acı ama gerçek ne ya zıkki bu trafik teröründen onbinlerce vatandaşımızı kaybediyoruz bunun sebebide cezaların caydırıcı olmayışı hükümet deseki cezaları artıcam örnek 180 km hızla gidene 500 değil de 5000 tl ceza ikincisinde 10000 tl ceza ve 3 yıl hapis dese kimse bu işi yapmaya yeltenemez ve ölümler azalır halk oylamasına sunsun bu işi yüzde 80i hayır der demekki çoğunluk demek haklı olmak demek değilmiş
Faik Güleçyüz 28 Ağustos 2019 05:40
"düne göre toplumda daha fazla hoşgörüsüzlük hakim ayni zamanda derin eşitsizlikler yaşanıyor." Sokaktaki insanların çoğu;sizin dediğiniz gibi değil.Ankara'daki bir avuç "kaşarlanmış" politikacı,aynen dediğiniz gibi.
KARAR OKURU 28 Ağustos 2019 08:57
0
politikacılar suçlu değil politikacı siz nasıl yaşamak istiyorsanız ona göre politika izliyor sokağa tükürene ceza yazacam dese buğünkü iktidar en az 3 milyon oy kaybeder en basiti bu
KARAR OKURU 28 Ağustos 2019 05:20
Sn yazar hiç bir siyasetçi AKP genel başkanı kadar otekleştirmeyi başaramamıştır...
Çerkez Ethem 28 Ağustos 2019 02:56
t.c sistemi ilk günden itibaren toplumları bölmek için kurulmuş haliyle geldiğimiz nokta! Gün geçtikçede bölüncez ve zaten nerdeyse birbirimize tahammülümüz hiç yok! Dogal afetler haricinde bakalım hangisi ilkönce olcak iç savaşmı, dış savaşmı ?
KARAR OKURU 28 Ağustos 2019 01:06
Kin ve nefret ekseninde siyâset ilkelliktir. Bu anlayışla toplumu ayrıştıranların dönemi bitti.Bu tipler kendini çok sever(narsist) bir de kendini sevenleri sever. Karşı tarafa saygı bile duymaz;aşağılar,hakâret eder, küçümser .. Bir de kendine geçmişte yapılan zulmün (intikam duygusuyla) katmerlisini ötekileştirdiği karşı tarafa uygular.Hızını alamaz eski dostlara sarar. Fakat sonunda kaybeder.Sayın Ocaktan benim çapım bu... Sizden daha çaplı(tarihten örneklerle) bir yazı istirham ediyorum. Tam zamanı değil mi?
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN