Back To Top
Toplumla helalleşmeden olmaz...

Toplumla helalleşmeden olmaz...

 - Son Güncelleme: 07.10.2019 Pazartesi 07:53
- A +

Hiç uzağa gitmeye gerek yok, Cumhuriyet’in kuruluşundan bu yana siyasi ve toplumsal tarihimize baktığımızda bütün kesimlerin toplumla helalleşmesinin bir zaruret olduğunu rahatlıkla görebiliriz. Kuşkusuz kuruluş yıllarının şartlarından doğan bir takım zaruretleri bir ölçüde anlayışla karşılayabiliriz, ama sonrasında ortaya çıkan dayatmaları, jakoben zihniyeti toplumsal hafızada eleştirel bir anlayışla değerlendirip insan hakları temelinde demokratik bir anlayışı inşa etme zarureti olduğu da açıktır.

Evet Türkiye toplumu tek parti döneminin baskıcı uygulamalarından sonra, çok partili hayata geçişle birlikte Demokrat Parti döneminde özgürlükler konusunda görece de olsa önemli bir rahatlama dönemi yaşamış ve bir bakıma demokrasinin sağladığı nimetlerin tadına varmıştır. Ancak bizdeki demokrasi gayretleri Batılı anlamda ‘liberal demokrasi’den beslenmediği için nihai olarak “A” partisinin yerine “B” partisinin gelmesi gibi şekli bir değişimden öteye geçememiştir.

Ayrıca bu demokrasi macerası “rejimi koruma” duvarlarının ötesine sirayet edemediği için zaman zaman klasik ya da postmodern darbelerle, zaman zaman da ara rejim denemeleriyle kesintiye uğramaktan kurtulamamıştır.

Ama şu bir gerçek ki bu ülkedeki antidemokratik uygulamalara bir şekilde karışmış, yasaklara rıza göstermiş, hatta destek vermiş iktidarların ya da siyasi partilerin toplumla helalleşmeden özgürlükleri, insan haklarını savunmalarının ahlaki bir zemininin olması mümkün değildir.

Bu çerçevede son yıllarda Kemal Kılıçdaroğlu’nun hem CHP’nin geçmişiyle bir bakıma hesaplaşmak hem de demokratik manada ortaya koyduğu değişim gayretlerinin özellikle altının çizilmesi gerekiyor. Hakkını teslim etmek gerekiyor ki Kılıçdaroğlu bugüne kadar CHP’de kimsenin cesaret edemediği çok zor bir değişim mücadelesi veriyor. İşte bu anlayış, yıllarca Kemalist paradigmanın çerçevesi dışına çıkmaya cesaret edemeyen CHP’ye geniş toplum kesimleriyle buluşma imkanlarını kazandırmıştır.

Geçtiğimiz Cuma günü Adana’da katıldığı Dünya Avşarlar Derneği 4’üncü kuruluş yıldönümü etkinliğinde konuşan Kılıçdaroğlu’nun şu sözleri hem değişim anlamında, hem de CHP’nin toplumla helalleşmesi anlamında son derece önemlidir: “Bizim de çok kabahatimiz, kusurumuz var. Gerçeği konuşalım. Bir başörtüsü meselesini Türkiye Cumhuriyeti’nin en temel mesele haline getirdik. Sana ne kardeşim ya. Kadın ister başörtüsü takar, ister takmaz. O kız çocuğumuz üniversiteye gidiyor mu, okuyor mu, imkanını sağlıyor muyuz, derdin o olmalı. Çocuklarımız okumalı, bilimi öğrenmeli ve hayatı sorgulamalı.”

Kaderin cilvesine bakın ki CHP değişim ve demokratikleşme söylemleriyle yeni bir siyaset anlayışına yönelirken, değişim, demokratik değerler ve hukukun üstünlüğü gibi evrensel söylemlerle yola çıkan AK Parti sanki CHP’nin tek parti yıllarına doğru bir yönelim içindedir.

Maalesef AK Parti yola çıkarken bizzat kendi ortaya koyduğu demokratik değerler temelindeki ilkelerinden feragat ederek, Devlet Bahçeli-Doğu Perinçek’in yer aldığı ve kendi siyasal genlerine yabancı ulusalcı bir havuzda siyaset yapmaya heveslenmiş bulunmaktadır.

Şimdi geldiğimiz noktada bütün siyasi partiler, eğer gerçek manada işleyen bir demokrasinin bu ülkede inşa edilmesini ve kalıcı hale gelmesini istiyorlarsa öncelikle hatalarıyla yüzleşmeli ve toplumla helalleşmelidirler. Kılıçdaroğlu CHP’nin geçmişiyle yüzleşerek cesur bir adım atıyor, peki diğer partiler? Mesela 28 Şubat’ta MHP neredeydi? Şimdiye kadar bu partinin açık yüreklilikle o günlerin muhasebesini yaptığına tanık olmadık.

AK Parti’nin geçmişin yasakları konusunda bir muhasebe yapması gerekmiyor elbette, zira o özgürlükler ve insan hakları konusunda mücadele vererek bugünlere geldi. Ama şu da bir gerçek ki demokrasinin kalitesini yükseltme adına verdiği mücadeleden ve bu konuda gerçekleştirdiği reformlardan vazgeçmiş bulunmaktadır. Dolayısıyla şimdi geriye dönüp demokrasi, hukuk ve özgürlük vaatlerinden neden feragat ettiğinin muhasebesini yapmalı ve toplumla helalleşmelidir. Aksi taktirde bugün milletle arasındaki bağın neden zayıflamaya başladığını görmesi asla mümkün olmayacaktır.

 

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
hulusi keskin 08 Ekim 2019 21:51
Herkes ülkücüleri kendine kalkan etmeye çalışıyor.Ülkücüler fedailik yapacak beyler ülke yönetecekler.Leyla Zana Mecls kürsüsünden hezayanlar zırvaladığında DYP liler tepki gösterip MHP sıralarına dönerek ülkücüler ne duruyorsunuz deynce merhum Yazıcıoğlu nu hatırlayın biz hep önden gittik devlet boynumuza yağlı urgan geçirecekti birazda siz önden gidin demişti hatıladın mı sayın KAPLAN
ERDOĞAN KAPLAN 08 Ekim 2019 00:39
Sayın Mehmet bey yazınızın sonunda. ' Kılıçdaroğlu CHP’nin geçmişiyle yüzleşerek cesur bir adım atıyor, peki diğer partiler? Mesela 28 Şubat’ta MHP neredeydi? Şimdiye kadar bu partinin açık yüreklilikle o günlerin muhasebesini yaptığına tanık olmadık.' dediniz MHP neredeydi biliyormusunuz hani mecliste başörtülü soyadını hatırlayamadığım Nesrin isimli milletvekilinin başındaki başörtüsünü zorla alarak o milletvekilini dışarıya attırmakla meşguldu
KARAR OKURU 07 Ekim 2019 23:48
Kilicdaroglu atıyor sizde tutuyor. O kadar basiretsizler ki milleti aynı iktidara mahkum ettiler. Tabiki gelirler ama çalışmazlar onlar alışmışlar muhalefet te yaşamaya.
KARAR OKURUMürsel 07 Ekim 2019 20:44
Denemeye açık güzel bir söz.Sade üniversiteliyi değil, lise ortaokul isteyeni kapsamalı.Chp tarihi hatalarıyla samimi hesaplaşmalı.
KARAR OKURU ramo 07 Ekim 2019 17:18
Hiç bir siyasetçiye hakkımı helal etmiyorum haram olsun.
KARAR OKURU 07 Ekim 2019 16:40
28 Şubat sürecinde MHP'li olduğunu söyleyen bazı kişiler, kendilerini 28 Şubat'ın sivil generalleri olarak gördüklerini bizzat söylemişlerdir. Bu birkaç kişi bütün bir partiyi mi temsil ederdi, bunu partinin düşüncesi oldugu icin mi gibi soylerlerdi, bilmiyorum. Gündeme geldiğine göre, bir de tartisilirsa ne iyi olur.
KARAR OKURU 07 Ekim 2019 14:19
Helal kavramının karşıtı haram. Aynı şekilde; helal olsun demenin karşıtı haram olsun demektir. Helalleşmenin miadı doldu. Yüzbinlerce kişi ve bunlarla beraber milyonlarca kişi haram olsun dedikten sonra, birilerinin "hakkını yemişim farkında değildim hakkını helal et" demesinin artık anlamı kalmamıştır. Çünkü helallik isteyecek olanın sesi çıkmazdan önce "gaspettiğin haklarım haram olsun" sözü çoktan Arşa iletilmiştir. Geri alınamaz.
KARAR OKURU 07 Ekim 2019 13:50
Hocam çok yerinde bir yazı .
Karar Okuru 07 Ekim 2019 12:47
Toplum artik yeni yalanlarla ikna olmak, aciklamalar duymak falan istemiyor. Toplum is ve ekmek istiyor. Adalari, vatan topraklarini ve fabrikalarimizi, dogal kaynaklarimizi ellere satmadan ekonomiyi duzeltecek babayigitler istiyor.
E.K 07 Ekim 2019 12:36
Sn yazar iyi, guzel, hos soyluyorsunuz. Ancak belki de siz sunu en iyi bilenlerden birisisniz: Akp'nin jakoben yonetim kadrosu, Sn Erdogan dahil degismez ise, hic bir sey degismez..Dedigim dedik, caldigim duduk zihniyetiyle helalasma falanda olmaz...Guc zehirlenmesi yasayan butun iktidarlar hezimetle sonuclanmistir..Bunlarin ornkeleri hem bizim siyasi tarihimizde, hem de dunyada cok..
Köroğlu 07 Ekim 2019 13:10
9
AKP'nin jakoben yonetim kadrosunun değişmesi için önce CHP'nin değişmesi lazım. Ya da halk kendi alternatifini yaratacak. Şu anda siyasette bir boşluk var. CHP dolduramıyor. Dolduramaz ise ana muhalefet olmaktan düşer, ideolojik küçük parti olarak devam eder.
hamza akyol 07 Ekim 2019 11:30
sağ partiler öylesine demokrattılar ki, insanın gözleri yaşarıyor. bu arada, 45 sonrasının ordusu da sağcıdır. chp rüyadan uyanamadığı için orduyu destekledi. atatürkçüyüz diye chpyi kandırdılar oysa aslında nato ordusuydu ve esas görevi solu engellemekti. özel harp dairesinin maaşının bile amerika tarafından ödendiğini okumuştum.
karar okuru 07 Ekim 2019 10:56
güzel bir yazı vicdanlı ve adaletli
Köroğlu 07 Ekim 2019 10:26
Kılıçdaroğlu'nun çabaları değerli ama yetersiz. Şunu hissetmemiz lazım: "CHP yaşam tarzları ile değil sistemle ilgilenmeye başladı. Ana meselenin laik yaşam tarzı değil hukuk ve demokrasi yoksunluğu olduğunu kavradı." Bende öyle bir duygu yok. Bana kozmetik geliyor ara sıra değişen söylemler. M.Kemal'in askerlerinin ideolojik partisi mi olacak, iktidara alternatif AB tipi merkez-sol parti mi? Kafası karışık.
musto 07 Ekim 2019 10:18
1934,yapılan kılık kıyafet kanunu 85 yıl olmuş nerdeyse 70 yıldır ülke sağ iktidarlarca yönetildi. çoğunluk ellerindeydi isterlerse yumuşatıp kaldırabilirlerdi.İdeolojiye aşırı bağlı kamu görevlileri can sıkıcı uygulamalar yaptılar.Ordu evleri mahkemeler karakollar bazı ünüversitelerde uygulandı.Siyasal islamcılar bunu kendilerine siyasal simge haline getirdiler.Bu gün iktidar değişsin inanın gerçek ananevi örtünmemiz dışında türban, takan yüzler, boyalı, tırnaklar ojeli,gözler sürmeli kaç kişi kalır bende merak ediyorum.Saudi arabistan dönüşü uçaklara binen örtülü kadınlar inişte bulamazdınız
Köroğlu 07 Ekim 2019 15:11
5
Yapma musto hepimiz aynı ülkede yaşıyoruz, birbirimizi biliyoruz. Bu ülkeyi 2010'a kadar askerler yönetti.
musto 07 Ekim 2019 18:25
0
Yapma Köroğlu eğri oturalım doğru konuşalım. Celal Bayar, Menderes iktidarında ordunun ne hükmü kalmıştı istedikleri yasaları çıkarabiliyordu. Menderesin şu sözleri tarihe geçmiştir siz isterseniz Hilafeti geri getirebilirsiniz orduyu Baş çavuşlarla yönetirim.
musto 07 Ekim 2019 18:40
0
Yıl 1987 Kenan Evren Cumhur Başkanı.Özal Başbakan bir oldu bitti ile Necdet Öztorunun Genel kurmay başkanlığına getirilmesi planlanmış davetiyeler basılmış tören hazırlıkları yapılmıştı.Özal rahmetli bu oyunu bozdu .Necip Torumtay önce kara kuvvetleri sonrada Genel kurmay başkanı yapıldı. Özal spor kıyafetleriyle tören kıtalarını denetlerdi çıkaramayacağı hiç bir yasa yoktu.Enerjisini bir koyup üç alma yönünde harcadı.
Karar okuru 07 Ekim 2019 09:46
Toplumla helalleşme,topluma güzel,faydalı,mutlu edici çalışmayla olur.Çalışmaların şeffaf olmasıyla olur.Acil adaletle olur.Ahlaklı harcayıp,cömert vermekle olur.Konuşmakla değil,yapıcı uygulama ile olur.Her yanlışı hızlıca düzeltmekle ,özürle olur.Kırmadan,dökmeden olur.Kuralları doğru koymakla,kurulları doğru çalıştırmakla olur.Kalbi kırıklara ,kalb,canı yananlara, can,çaresizlere,çare......olunursa mutlu olur insanlar.Mutlu toplum,üreten toplum olur.Barış toplumu olur.
KARAR OKURU 07 Ekim 2019 09:04
Sosyal demokrat bir insan ile siyasal dinci den aynı davranışı beklemek beyhudedir. İnsanı merkeze alan bir fikir ile sadece kendi cüzdanını merkeze alan anlayış aynı olabilir mi.
Köroğlu 07 Ekim 2019 10:28
10
CHP hiç bir zaman insanı merkeze almadı. Her zaman devleti, daha doğrusu TSK'yı merkeze aldı.
Köroğlu 07 Ekim 2019 13:13
4
Bkz 367, S-400, Doğu Akdeniz, Kürt meselesi, Orhan Pamuk, Ahmet Altan, vb.
hamza akyol 07 Ekim 2019 20:25
0
Köroğlu merhaba! eskiden makul ve mantıklı yazıların olurdu az buçuk da beğeni tıkı alırdı. Şimdi beğeni tıklarına bakıyorum da, acaba herkes mi köroğlunun yazısı hakkında yanılıyor diye soruyorum. "chp hiçbir zaman insanı merkeze almadı" demek, "diğer partiler insanı merkeze aldı" demektir. pek de akıl ve mantıkla uyuşmuyor. Bu ülkede, insanı merkeze alan hiçbir hareket yok. belki de chp buna en yakını.
Köroğlu 08 Ekim 2019 10:14
0
Hamza selam, "chp hiçbir zaman insanı merkeze almadı" demek, "diğer partiler insanı merkeze aldı" demek değildir. Türkiye'de siyaset devlet içi çekişmelerin yüzeye yansıyan bir uzantısıdır sadece. Hiç bir parti, HDP dahil, insanla ilgilenmez. Fikirlerimi insanların beğenmesini ve desteklemesini tercih ederim ama beğenmiyorlarsa yapacak bir şey yok. Öte yandan karşı/farklı fikir de gelmiyor dikkat edersen. Esas mesele bu.
KARAR OKURU 07 Ekim 2019 08:12
Hellalleşeceğiz ama sandıkta. Herkes ektiğini biçecek.CHP de dönüşmeseydi Türkiye tam otokratik bir ülke olacaktı. Kılıçdaroğlu'na alkış. Umalım chp evrensel sola yaklaşsın.
Köroğlu 07 Ekim 2019 10:32
0
Türkiye tam otokratik bir ülke. Bağımsız medya yok. Bağımsız milletvekilleri ve Meclis yok. Bağımsız yargı yok. Kurumsallaşma yok. CHP ve HDP dahil demokratik süreçlerin işlediği parti yok (önseçim yokluğu, başkanın delegeleri ataması, vb)
Köroğlu 07 Ekim 2019 10:33
0
Türkiye tam otokratik bir ülke. Bağımsız medya yok. Bağımsız milletvekilleri ve Meclis yok. Bağımsız yargı yok. Kurumsallaşma yok. CHP ve HDP dahil demokratik süreçlerin işlediği parti yok (önseçim yokluğu, başkanın delegeleri ataması, vb)
KARAR OKURU 07 Ekim 2019 07:42
Şimdi Akp nin yol yürüdüğü arkadaşları tekin gözükmüyor zaten güvenilir ve milletin derdine hitap edebilecek kapasitede olsalardı elli yıllık partiyi yirmi iki yıldır yönetip getirdiği nokta ortadadır netice itibariyle bu arkadaşlardan medet ummak bunların siyaseten durduğu yeri geçemez her gün geri geri gider
Okur 07 Ekim 2019 07:32
Şunu düşünmeliyiz; Devlet denilen, belli bir toprak parçası üzerinde, belli bir milletin oluşturduğu yönetsel yapının köşe taşları oturmuş ise yonetim sisteminin parlementer yada bir başkası olması çok da önemli değildir. Aksi taktirde, bugünde olduğu gibi kazanımların (sisteme yönelik) kaybedilmesi korkusu ile sertleşme kaçınılmaz olacaktır. Çünkü kazanımlar, bir sonraki gelen tarafından yok edilip, başka bir yapılaşmaya gitmesini getirir. Standlar yapı olmadıkça da her şey tekrar tekrar sıfırdan başlar. Işte siyasal, ekonomik ve kültürel olarak bizi yoran bu durumdan ilk önce kurtulmalıyız.
Hewal 07 Ekim 2019 06:00
Sayın yazar akp milletin vicdanını ve aklını aldı. Geçen hafta Ege'de sahile vuran bebeğin hikayesini Yıldıray bey yazmış. Belki kalbiniz yumuşar
Has Parti 07 Ekim 2019 03:37
Helalleşme çok garip bir hal aldı, her türlü edepsiz şeyleri yap, onları telafi etmek için hiç bir şey yapma, özür bile dileme, sonra hakkınızı helal edin, niye helal edelim...tam üç kağıtçılık.
KARAR OKURU 07 Ekim 2019 01:45
MHP'nin 28 Şubat’ta nerede olduğunun bir önemi yok, önemli olan her zaman nerede olduğu. O hep kazananın yanındadır, altta kalanın canı çıksın.
Faik Güleçyüz 07 Ekim 2019 00:44
"Helalleşme olmadan olmaz" Doğru.Yapılmalıdır.Ancak esas olan; yüzleşme,"BÜYÜK YÜZLEŞME'dir" 1915'te Ermenilere yaşatılan büyük felâketten başlayarak,yüz seneyi aşkın süredir,"DERİN DEVLET'in" ülkemize yaptığı kötülükler için;sayın cumhurbaşkanımızın toplumdan özür dilemesidir.İşte o zaman karanlıklardan,aydınlığa çıkacağız.Önümüzde;tertemiz,bembeyaz bir sayfa açılacak. Bu "BÜYÜK YÜZLEŞME'nin" dışında herşey boştur.Demokrasi için verdiğimiz uğraşlar;bizi bir sonuca götürmüyor.Selâm ve sevgilerimle.
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN