Bir Japon’la selamlaşırken

Nem...Şöyle böyle değil aşırı nem.

Bir çok yerde saygıyla eğilen insanlar görüyorsunuz. Ne kadar kural varsa hepsine titizlikle uyulduğunu belirten davranışlar, bekleyişler, tutum ve jestler.

Genç kızların ve erkeklerin kıyafetlerinde belirgin bir ‘tarz’ caddeleri havalandırıyor.

Gözümüze sık sık içinde bilgisayarlar ve elektronik düzenekler bulunan büyük kumar salonları çarpıyor, içleri dolu.

Doğu’nun başkenti olarak da anılan ve 35 milyonluk bölgesel nüfusuyla dünyanın en büyük şehri olarak kabul edilen Tokyo’ya henüz hiç bir şekilde intibak etmiş değilim. Yemeklerinden yiyemiyor ve yemeyi düşünmüyorum.

Her yıl yüzbinlerce insanın intihar ettiği bir ülke Japonya.

Buradaki bir arkadaşımın sosyolojik kimi gözlemleri sonucu ulaştığı kanaatler bana biraz insafsız geldi: Sadece akşamları içmek ve bir şeyler alabilmek için çalışan çalışan çalışan insanlar.

Sabah işe gitme telaşı ve akşam işyerlerinden boşalma hengâmesini tarif etmek biraz zor. Şöyle söyleyeyim de anlatmaya çalışayım; Metrolar bu saatlerde o kadar kalabalık oluyor ki, insanları kapıdan içeriye doğru sıkıştırmak için görevliler var. Ama bu görüntüler, aşırı bireysel yaşayan toplum için tezat görüntülerden sadece biri.

Yaşlı bir toplum Japonya. Aile bağları zayıfladığı için nüfus azalması da gündemde.

Seksenlerden bu yana geleneksel değerlerine bağlılığını duymalara doyamadığımız Japonya’nın bugün en büyük sosyal sorunu olarak gençlerdeki amerikan kültürü bağımlılığı görülüyor. Hiroşima ve Nagazaki’den sonra bu durum tabii ki biraz trajik. Şehrin bir çok noktasında görülen Mc Donald’s ve diğer fast food zincirleri, batı başkentlerinde gördüğümüz bütün markalar, o meşhur filozofun (J.B.) o meşhur sözünü getiriyor akla: “Herkes batılı olduğunda güneş nereden doğacak?”

Aşırı rasyonel bir bakışla kurulmuş bir şehir olduğu söyleniyor Tokyo’nun. Suç oranının düşüklüğü, şehrin temizliği ve metronun ‘aşırı’ yaygınlığı, güvenli şehir olması bu rasyonalitenin görünür unsurlarından.

Depremle yaşama gerçeğinin ta kendisi olan Japonya’da, gecenin herhangi bir saatinde otelinizde uyurken belirli şiddeti geçen depremlerde devreye giren bir alarmla uyanmanız normalmiş.

Peki diyeceksiniz, bu şehirde köpekler için peruk satılması da normal mi? İşte bunu bilemiyorum. Ama şuna ne dersiniz: Bir bisikletiniz varsa, onu kilitlemeseniz bile çaldırmayı başarmanız zor, çalınmıyor.

Bu şehir hakkında o kadar hurda teferruat var ki bitmez. Tokyo’nun ismi de Kyoto’nun doğusu “To-Kyo” dan geliyormuş. Bizim bir tür kauçuk terliğe verdiğimiz ‘tokyo’ kelimesinin kaynağı ise 1962 olimpiyatları ile ilgili. Sporculara boş zamanlarında rahat etmeleri için verilen bu terliğe oyunların yapıldığı şehrin adı veriliyor ve olaylar gelişiyor.

Bir Japona selamı öğrettim. O da bana japon usulü selam vermenin inceliklerini öğretti. Selamlaşıp duruyoruz. Her şey daha güzel olacak:)

16-10/01/safds.jpg

Manca

Çamlıca’da bir kahvede gecenin ilerleyen saatlerinde laf lafı açarken gün görmüş bir ahbabımız, eski günler, çocukluk, gençlik sadedinde sözü eski bir uygulamaya getirerek şöyle dedi:

“ Eskiden mübarek gün ve gecelerde kediler ve köpekler de unutulmaz, onlar için de özel bir uygulama yapılırdı. Diyelim ki Kadir Gecesi geldi. O gün bazı adamlar kasaplara giderek, kasapların hazırladığı ‘manca’ adı verilen karışımı paket yaptırırlardı.

Manca, etin kemiğin ve diğer sakadat ürünlerinin işe yaramaz diye tabir edilen kısımlarının bir araya getirilerek hazırlandığı özel bir karışımdı. Belki insanın işine yaramazdı ama kedi köpeğin bayıldığı şeylerden oluşurdu bu manca denilen karışım.

Sonra kasaptan bu karışımı alan adam mahalleye gelir ve ‘mancaaaa, mancacııııı!” diye bağırırdı. Bu sesi duyan ve kokuyu alan kedi köpek bu iyiliksever mancacıya doğru koşarak ziyafete konardı.”

Şimdi yapılamaz mı bu uygulama? Belki de hâlâ vardır bir yerlerde manca yapan iyi adamlar.

YORUMLAR (3)
YORUM YAZ
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. (!) işaretine tıklayarak yorumla ilgili şikayetinizi editöre bildirebilirsiniz.
3 Yorum