Back To Top
Gelecek dört yılın acil ve sakin eylem planı

Gelecek dört yılın acil ve sakin eylem planı

 - Son Güncelleme: 27.07.2019 Cumartesi 08:36
- A +

Bir yandan cılız da olsa başkanlık sisteminin eksikleri üzerinde fikir yürütülüyor. Gerekli bir mesai… Sistemin, yeterince düşünülmeden yasalaştığı, TBMM’nin yetkileri ve kurumlar arasında koordinasyon başta olmak üzere siyasetin tabiatına aykırı bir dizi unsur içerdiği biliniyor. Fikir yürütenlerin o kadar işi var ki herhangi bir öneri için dahi günlerce haftalarca konuşmak mümkündür. Mümkündür ama en küçük değişiklik için dahi kanun ya da anayasa maddesi gerektiği için ve parlamento çoğunluğu değişim yanlısı olmadığı için konuşmanın motivasyonu olmayacaktır. En nihayet, sistem ne kadar eksik olsa bile sandıkta kabulünün üzerinden hepi topu iki sene geçmiş bulunuyor. Henüz çok taze ve madem millet oyuyla benimsendi kredibilitesinin devam ettiğini varsaymak gerekir.

Bir yandan da yerel seçimlerin tamamlanmasıyla birlikte önümüzde bulunan dört seçimsiz yılın planlanması ve verimli bir çalışma dönemi temennisi bulunuyor. Başta Cumhurbaşkanı Erdoğan olmak üzere iktidar kanadının “yeni bir başlangıç” yahut “fırsat dönemi” olarak tarif ettiği koskoca bir dört yıl. Eğer önümüzdeki icraat dönemi söylendiği ve umulduğu gibi verimli geçecek olursa birinci gruptaki tartışmalar; yani, başkalık sistemine yönelik eleştiriler de zayıflayacaktır. Yani, başkanlık sisteminin bu haliyle devamının kaderi bizatihi Başkan’ın ve ekibinin elinde bulunmaktadır.

***

İktidarın denetiminden bağımsız faktörleri; yani yeni siyasi gelişmelerin ortaya çıkaracağı potansiyeli bir kenara koyarak önümüzdeki dönemde hangi alanların güçlendirilmesi gerektiğine bakalım. Hangi meselelere öncelik verilmesi gerektiğini konuşalım.

Ekonomi… Evet, ekonomide sıkıntılı bir dönemden geçiyoruz ve yaşanan bir kriz tablosudur. Türk ekonomisi küçülme trendine girmiştir, tabiatıyla ağır işsizlik yaşanmaktadır. Kur, faiz ve enflasyon yukarıda asılı kalmıştır ve en avantajlı kalem olan bütçe disiplini kaybolmak üzeredir. Battık bittik mi, hayır. Bugünümüze şükür dersek, şükür. Ama uzun süreli bir gerilim tünelindeyiz ve eğer buradan çıkamazsak yakın gelecek için telafisi imkansız bir fırsat maliyeti ödeyeceğiz. Zira, benzer ülkelerin göstergeleri bizim gibi değil ve onlar büyümeye devam ediyor. Kulağa sıkıcı gelse de çözüm için ekonomide yapısal dönüşüm, reform ve hatta bütün zihniyeti değiştirmek şarttır. Tabii, eğer kalıcı bir refah istiyorsak ve kâbus görmekten yorulduysak…

Dış politika… Özellikle S-400 süreci iyi yönetiliyor ama toplamda Türkiye’nin dış politikada kâr/zarar hanesi lehimize gelişmiyor. S-400’den daha önemli olan F-35 projesinden dışlandık, ABD’nin yaptırım riski sürüyor. Öte yandan, Kıbrıs sorununda çözüm yanlısı tavrımıza karşı yapılan haksızlık nedeniyle alacaklı olmamıza rağmen yanlış yönetim nedeniyle aleyhimize dönen Doğu Akdeniz krizi nedeniyle AB’nin yaptırım listesine girdik. Hal böyle olunca, ‘ABD ve AB ne yaparsa yapsın’ demek de bir yoldur elbette ama çıkarımız bunda değildir. Bizim için optimum çözüm, bir tercih nedeniyle birkaç avantajı birden kaybetmek olamaz. Yani, dış politikada da yapısal veya en azından metodolojik reforma ihtiyacımız vardır. Tabii, eğer kalıcı güvenlik istiyorsak ve diplomasinin gündelik hayat üzerinde yarattığı risklerden bıktıysak…

İki sahanın; yani ekonomi ve dış politikanın tahkimi için ise içeride hukuk üretmemiz ve demokrasiyi güçlendirmemiz şarttır. Türkiye’nin temel sermayesi daha fazla hukuk, öngörülebilirlik ve güvenilir demokrasidir. Başka da yolumuz yoktur. Başkanlık sisteminin meşruiyeti de buna bağlıdır, yarım asırdır hep söyleyip, gerçekleştiremediğimiz “Büyük Türkiye” hayalinin gerçekleşmesi de… Hukuku ayağa kaldıracak, insanların kendisini iyi hissetmesini sağlayacak ve gerilimi azaltacak bir demokrasi reformuna her şeyden önce ihtiyacımız vardır. Tabii, eğer kendimizle didişmekten yorulduysak ve kaybettiğimiz saygıyı yeniden kazanmak gibi bir derdimiz varsa.

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
Türkiye rizikoya doğru gidiyor.Muhtemel ki dünya da.Gavurlar dört yönden bizi presliyor.Erdoğan'a mahkum olmak, Abdulhamit'e mahkum olmak gibi.Çaresizlik çaresi gibi.Şu Chp adam gibi altarnatif olmalı.Olacaksa.Meclise yaz kampı önergesiyle değil.
KARAR OKURU 27 Temmuz 2019 20:54
Cumhurbaşkanı’nın atadığı rektörlerden kaç tanesi bıyıksız acaba?
Herkes adaletin kendisine de bir gün lazım olacağını düşünüp vicdanıyla karar vermeli ve öte de böyle hesap vereceğini düşünmeli eğer gerçekten müslüman ise
KARAR OKURU 27 Temmuz 2019 15:29
Anayasa Mahkemesinin dün BARIŞ AKADEMİSYENLERİ için verdiği HAK İHLALİ kararında 8 üye yok, 8 üye var, dedi. Kanun gereği eşitlik durumunda başkanın oyu iki sayıldığı ve başkan da İHLAL VAR dediği için sonuç 9-8 oldu. Şimdi buraya dikkat : Abdullah Gül’ün atadığı yedi üyeden beşi İHLAL VAR, derken, Erdoğan’ın atadığı beş üyeden sadece biri İHLAL VAR var, dedi.
KARAR OKURU 27 Temmuz 2019 14:32
Alemlerin efendisi (sav) bile bende sizin gibi bir kulum dediği halde biz reisi gözümüzde çok büyüttüğümüz için kaybettik.
KARAR OKURU 27 Temmuz 2019 12:07
Erdoğan’ın politik başarısı her seçimden önce bir düşman ilan edip onu yenmenin ülkenin bekası gereği olduğunu, denetimine aldığı korkunç medya yoluyla, halkın çoğunluğuna inandırmış olması idi. Nitekim kavga etmediği kimse kalmadı. Ama o politika uzun vadede kabak tadı vermeğe başladı çünkü hem kavga edecek kimse kalmadı hem de elde edilen bir zafer yoktu.
KARAR OKURU 27 Temmuz 2019 11:51
Yabancı dili olmayan, kültürü olmayan, ekonomi bilgisi olmayan, ülkeyi dindarlaştırmaktan başka vizyonu olmayan bir İmam Hatipliden mucize beklemeyelim.
KARAR OKURU 27 Temmuz 2019 14:47
23
Bu imam hatip düşmanlığı nasıl bir düşmanlık yahu. İşte esas vizyonsuzluk bu bakış açısı olsa gerek
KARAR OKURU 27 Temmuz 2019 15:34
4
Kusura bakma kardeş, imam hatip neslinin çok bir hayrını görmedik. Devlet kadroları onlarla doldu, sonuç ortada. Ben o okullarda görev yaptım. Kendi aralarında kamplaşsalar da cumhuriyet karşıtlığında birleşiyorlar. Mesleğe de gitmiyorlar. Bu okulların faydası ne? Biz yazın hocaya giderdik, dinimizi daha fazla öğrendik.
KARAR OKURU 27 Temmuz 2019 18:44
1
"Kötü örnek"in nelere mal olduğunu gördünüz mü ? Gerçekten, hakkaten, hem valla, hem billa, öylesine kötü bir "dindar" örneği ki, ona bakan, her türlü dini kurumdan, her türlü dini figürden nefret ediyor.
Süheyl CALISKANOGLU 27 Temmuz 2019 11:27
Hak hukuk yok yok.Güc gösterisi var.Milletin hali"Saldim cayira,Mevlam kayira' misali.Hani bu düzen degisecekti?Hersey berbat oldu,daha da berbat olacak.Bu gidisle en gec iki sene sonra tipis-tipis erken secime gitmeye mecbur kalacak bu hükümet.Nokta
KARAR OKURU 27 Temmuz 2019 11:22
Kredibilitesinin devam ettiğini varsaymak ne demektir? Daha açık olun
KARAR OKURU 27 Temmuz 2019 10:53
O referandum bugün yapılsın evetler kesinlikle %45'i geçemez. Eylem planı yapacaksanız önce gerçekçi olun. Öyle sakin geçecek 4 yılımız yok. Başkanlık sistemi şimdiden tartışılmaya başlandıysa arkası gelecek. İşler daha da kötüleşirse meclis aritmetiği de değişebilir. Başkanlık sisteminin uzun yaşayacağını sanmıyorum. Başkanın kendisi için bile ağır sorunlar çıkarıyor.
Takipci 27 Temmuz 2019 09:35
Hukuk(!), agir yarali desem degil, komada. Belki oldu de biz kabullenemiyoruz. Kimbilir, belki de teammuden olduruldu...
KARAR OKURU 27 Temmuz 2019 08:45
"Ekonomi" için yapılan teşhis de doğru, "dış politika" için yapılan da. Çözüm önerileri olarak özetlenen "...içeride hukuk üretmemiz ve demokrasiyi güçlendirmemiz şarttır. Türkiye’nin temel sermayesi daha fazla hukuk, öngörülebilirlik ve güvenilir demokrasidir." değerlendirmesi de doğru. Peki bunu, demokrasi denilince tüyleri diken diken olan Erdoğan yapar mı ? El cevap : YAPMAZ ! Türkiye bu sorunu dört yıl taşıyabilir mi ? El cevap : TAŞIYAMAZ ! O zaman, “TOPARLANIN GİTMİYORUZ !”.
KARAR OKURU 27 Temmuz 2019 08:18
Biz Erdoğan ve Akp den umutu kestik. Size hala , pembe panjurlu ev hayali kurduran, nedir onu anlayamıyorum. Hangi yaklaşım ? Hangi duruş? 10 senedir ne deniyorsa dozajı artarak söylenmeye devam ediliyor? Tutulmayan sözlere devam. Erdoğan'ın çılgın iktisat teorisiyle yeni krizlere gebe ülke. İktdardakilerin keyfi dışında, hiç birşey yolunda gitmiyor ülkede. Ama siz yine de saopkadan tavsan cikacak diye umut beslyorsunuz hayret edilecek bişey.
KARAR OKURU 27 Temmuz 2019 07:53
Cumhurbaşkanı 1 YÖK üyesi 11 de rektör atamış, hepsi kadın içlerinde bir tane bile erkek yok. Bugüne kadar yapılan ayrımcılığı gidermek ve sonraki 4 yıla umutlu bakmak için güzel bir adım.
KARAR OKURU 27 Temmuz 2019 10:52
0
Yalaaan, yalan.
KARAR OKURU 27 Temmuz 2019 06:39
Acil ve sakin eylem plani mi? Sayin yazar, siz bu ulkede her gun olup biten olaylardan haberdar degil misiniz? Bakin bugunku KARAR gazetesinin anasayfasina : "Bedelini agir oderler" diyor manset... Davutoglu, Babacan, Gul AK Parti'den ayrilip parti kurmayi dusunuyormus. Bu ihanetmis, bedeli agir olurmus. Siyasi parti kurmanin ihanet oldugu noktadayiz. Acil eylem diyebilirsiniz buna da sukunetle ilgisi yok. Bilakis onumuzdeki 4 yil iktidarin oy kaybetme telasiyla daha da sertlesecegine hic suphe yok.
KARAR OKURU 27 Temmuz 2019 05:39
(..Kulağa sıkıcı gelse de çözüm için ekonomide yapısal dönüşüm, reform ve hatta bütün zihniyeti değiştirmek şarttır..) bu satırlardan damat a bilet kesilsin diyorsun
KARAR OKURU 27 Temmuz 2019 00:54
Bu ülke 17 yıldır, deneme/yanılma yöntemi ile yönetiliyor...Hangi eylem planı,programı sayın yazar.Kendi kendimize sorun yaratıp,sonra da sorun çözmek ile uğraşıyor,kısmen bile çözsek;Eşeğini önce kaybedip,bulunca mutlu olan insan gibi kısır döngünün içinde,dolanıp duruyoruz.
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN