Back To Top
Türkiye’de Kur’an Hermeneutiği tartışmaları

Türkiye’de Kur’an Hermeneutiği tartışmaları

 - Son Güncelleme: 12.10.2019 Cumartesi 10:11
- A +

Bu yazı Prof. Dr. Ömer Özsoy’un “Türkiye’de Kur’an Hermeneutiği Tartışmaları - Bir Soykütüğü Denemesi” başlıklı bildiri metninin 1990’lı yılların ortalarında ivme kazanan “Kur’an’ın anlaşılmasında yöntem tartışmaları” bağlamında tebarüz eden üç farklı eğilime yönelik tespit ve değerlendirmelerle ilgili kısmından ihtisar edilmiştir. Özsoy’un bildirisi yıllar önce kaleme alınmış olsa da irdelediği sorunlar itibariyle halen aktüeldir. Şöyle ki “Kur’an’ın anlaşılmasında yöntem tartışmaları”nın yaşandığı süreçte Kur’an’ın çağın gerisinde kaldığı, dolayısıyla çağdaş sorunlara çözüm üretemeyeceği teşhisinde bulunan “laikçi modernizm” ile Kur’an’daki her bir lafzi talimatın bugün de aynıyla geçerli olması gerektiğini, dolayısıyla tek sorunun Kur’an ahkamını tatbikin önündeki engellerin kaldırılması olduğu fikrini savunan “metin fundamentalizmi” hariç tutulacak olursa, Özso’a göre kayda değer üç temel entelektüel yaklaşımdan söz edilebilir: (1) Batılı modernite eleştirilerini İslami duyarlılıklarla harmanlayarak, İslam ve çağdaşlığı sabit ve birbiriyle uzlaşmaz iki zıt paradigma olarak gören ve “İslam modernizmi” söyleminin İslam’ın özgün dokusunu tahrip etme riski taşıdığını öne süren postmodern gelenekçi İslamcı söylem. (2) Daha ziyade Fazlur Rahman’ın argümanlarına dayanan ve Kur’an’ın insanlıktan talepleri ile çağdaşlığın gerekleri arasında özsel bir çatışma olmadığı tespitinden hareketle, “müslüman kalarak modernleşme”nin imkânını savunan İslam modernizmi söylemi. (3) Eklektik reformist söylem.

***

Bu söylemlerden sonuncusu en yaygın olanıdır. Temelde bütün İslam reformistleri müslüman kalarak çağdaşlaşmanın mümkün olduğuna inanmaktadır; ancak bu inanış Kur’an ve olgu üzerine yoğunlaşan bir hesaplaşmadan kaynaklanmamaktadır. Özü itibarıyla reformizm, baştan tasnif dışı tuttuğumuz metin fundamentalizmi ile laikçi modernizmin bir tür sentezinden ibarettir. Zira eklektik reformist söylem gelenekçilerden Kur’an hitabının tarih-üstülüğü dogmasını, laikçi modernistlerden de verili durumun (modernite) terakki olduğu dogmasını ödünç alarak hem Kur’an’ı hem de çağdaşlığı birer değer kabul etmektedir. Böyle bir yaklaşımla Kur’an’a her şeyi söyletmek mümkündür: Kur’an’dan laik, demokratik, çoğulcu hatta liberal bir devlet-toplum tasarısı da çıkarabilirsiniz, teokratik ve totaliter bir sistem de... Nitekim bu eğilim, işi Kur’an metninin özgün anlamına tasallut etme noktasına kadar vardırmıştır. Reformistlerin söylemlerinde gelenek dışlanmış, böylece tüm hayatı kuşatabilecek bütüncül bir Kur’an yorumuna ulaşabilmek için, geleneğin boşalttığı belirleyici konuma çağdaş durum ve çağdaş “ben”in öznelliği yerleştirilmiştir.

Öte yandan, Kur’an hermeneutiği tartışmalarını bilgi-iktidar ilişkileri bağlamında okuyan İslam modernistleri, siyasi basiretin ve İslam’a sadakat hassasiyetinin refakat etmediği bir modernleşme projesinin, İslam’ın tarih-üstü değer ve ilkelerini yeni formlarda bugüne taşınma ideali ile sekülerleştirici modernizm arasına belirgin bir çizgi çekmek üzere tarihsel perspektifin ayrıştırıcılığına sığındılar. Zira onlara göre tarihsel perspektiften yoksun bir müslüman kitleyi, Kur’an’daki savaş ayetlerinden yardım almak suretiyle terörizme mobilize etmek de mümkündü, cihad ayetlerini “çalışma” ayetleri şeklinde yorumlayarak kategorik olarak şiddetten arındırmak da... Ne var ki İslam modernizminin Türkiye’de temsil ediliş biçimi ve düzeyi üzerinde kabaca düşündüğümüzde bile bu düşünüş biçiminin bizzat isimleri bu çerçevede gündeme gelen zevat ve kurumlar tarafından dahi bir kimlik olarak benimsenmemiş olduğu dikkatimizden kaçmaz. Bununla birlikte İslam modernizminin güçlü bir söylem olarak özellikle ilahiyatçı akademisyenler arasında ciddi bir sempati tabanına sahip olduğu da gözden kaçmamaktadır. Fakat bu sempati tabanındaki yaygınlaşmaya yol açan etkilenim biçimini tahlil ettiğimizde, bunun gerçek nedeninin söylemin gücü mü yoksa çok daha karmaşık işleyen kurumsal ağlar ve kariyer ilişkileri mi olduğu sorusu cevaplanmayı beklemektedir.

***

Görünen o ki Türkiye 2010’lu yıllara, dinî düşünce alanında gelenekçi karakter taşıyan bir egemen kültür eşliğinde ve bunun ürünü olarak, dinsel alanın bilindik sorunlarını aile içi mesele olarak tanımlamak suretiyle esasen bütün kamusal iddialarından vazgeçmiş bir entelektüel rehavet içinde giriyor. Bu itibarla, ne İslâmiyât gibi entelektüel tartışma platformlarının piyasadan el ayak çekmesi, ne de ülkede duyulan tek sesin, konjonktürel vasatın imkân sunması dışında herhangi bir tarihsel veya düşünsel bağlama sahip olmayan Ehl-i Sünnet fundamentalizmi olması bir sürprizdir. 28 Şubat sürecinde ortaya koyduğu kötü performans nedeniyle itibar kaybeden ve o dönemde izlenen din eğitimi politikalarının kurgusu gereği Kur’an, tefsir, hadis ekseni zayıflatılan İlahiyat fakültelerinin DİB’na ve MEB’na personel yetiştiren eğitim kurumlarına indirgendiği ve bu rolü kabullenmiş göründüğü bir ortamda, Kur’an okuma ve yorumlamanın Sağcı-Sünnî duyarlılığın meşru gördüğü sınırlar dışında bir özgürlük alanına sahip olduğunu sanmıyorum. Bu durumda, genç İlahiyatçıları bilimsel dürüstlük, akademik titizlik, düşünsel derinlik ve ahlâkî duyarlılık gibi belirleyici ölçütlere referansta bulunulan bir entelektüelizme davet etmek dışında bir yol görmüyorum.

 

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
KARAR OKURUm 18 Ekim 2019 12:23
Hristiyanlıkta Protestanlar, İncil dışında tüm kaynakları reddettiler. İncil'in milyon katı, bazen taban tabana zıt yorumları din adamları yazmıştı. Kuranı Kerim'i, birebir, eksiksiz ve fazlasız İngilizcesi'nden okuyorum. Türkçeleri manipülasyon amaçlı eklemelerle dolu. En çok güvenilen Sahih-i Buhari, Peygamberimizin vefatından 200 yıl sonra yaşayan bir hadisçi. 16 yıl gezmiş, yaklaşık 600 bin hadis dinlemiş ve uygun gördüğü 7397 hadisi kaleme almış. İslam'ın şartının, 200 yıl sonra 5 ritüel olarak belirtilmesi bu hadislerde yer alır.
Murat Bütün 16 Ekim 2019 10:17
gazete duvarda bugün bir yazı okudum (tarihselci-aydinlanma-yanilsamasi-uzerine) bu yazıyı okuyup yorumlar mısınız hocam? tarihselcilik de mi tarihseldir?
Muhtefi. . 13 Ekim 2019 21:22
Valla Hafiz işiniz/miz zor. Kimse daha Siyah kıl ile Beyaz killari ayiramadi .herkes kendince Heybesini Doldurup, Sirtlayip Uzun Menzile Düştü. :))..Sonra içinden ne çıkar bilmem. Cam parçaları mi. Elmas Parçaları mi. ?..DİN sadece ARAÇTIR, ARAÇ. ...Heybeyi Doldurmak için Yol, Yöndemdir. Vakit varken, fırsat varken HEYBEYİ DOLDURALIM. Hayyam'dan.**Ezeli sırları ne sen bilirsin ne de ben Bu muammayı ne sen okuyabilirsin ne de ben Perde ardında sen ben dedikodusu var amma… Perde kalktı mı ne sen kalırsın ne de ben**
KARAR OKURU 13 Ekim 2019 13:54
Bu duyarlılık içeren yazılarınızın özellikle dinsel otorite adına ahkam kesenleri ciddi bir özeleştiriye sürüklemesi gerektiğini düşünüyorum.
Hasbi Selam 13 Ekim 2019 12:18
Hoca, fıkrayı yabancı kavramlarla niye soyutlaştırıyorsun? Türkçesi yok mu bu ifadelerin? Bu kavramların yabancı dilde özünü bilirim, lakin yazar veya konuşurken yerli ifadeler kullanmayı tercih ederim.
Ali Kadıoğlu 13 Ekim 2019 10:23
Müthişsiniz yine hocam. Allah uzun ömürler versin. Son tutunduğumuz dalsın, sen de gidersen düşeriz. Çünkü kimse sizin kadar mantıklı, delilli ve çıkarsız konuşmuyor.
KARAR OKURU 13 Ekim 2019 10:20
En iyisi Kur'an'ın Arapçasını okuyup anlamını bilmeden amin demek. Kanunlar var anayasalar var. Biri çıkıp bana kanunda başörtüsü mü var diyebilir. Başörtüsü (sadece saçı örten kısım) toplumsal bir ahlak kuralı değildir. Kişinin kendisini ilgilendirir. Faiz Kuran'da haram bizde %16. Torpil Kuran'da yasak, torpilsiz hiçbir iş yok. Gıybet günah etmeyen yok. Yalan günah söylemeyen yok.Ezanlar okunuyor namazlar kılınıyor. Ancak diğer dünya işleri ne dine ne kanuna nede ahlak kuralına göre yapılıyor. Artık bir kendimize gelelim. Yalanı iki yüzlülüğü birbirimizi kandırmayı bırakalım.
Selamlar Mustafa Hocam! Tarihselcilikle (Kur'an'ın mübin olması) ilgili son yayınladığınız videoyu izledim. Allah razı olsun, çok teşekkür ederim. Birkaç hafta önce de yazınızın altına uzunca bir mesaj yazmıştım. Yıllarım deistlikle geçmiş iken birkaç yıl önce sizin vesilenizle Müslüman olmuştum. Aksi durumda, yani diğer türlü ne Kur'an anlaşılıyor ne de İslam. Kafamdaki tüm soru işaretlerini sizi izleyerek ve okuyarak giderdim. Allah sizden razı olsun, size ne kadar teşekkür etsem azdır.
Sivasi 13 Ekim 2019 06:39
Pek açmadı.Tefsir ne durumda hocam bitse de okusak
KARAR OKURU 12 Ekim 2019 21:23
Türkiye'de harmanlama tartışması yapan birkaç bölücü fitnecilerdir. Kur'an-ı Kerim'in manası son derece açık, basit ve nettir. Hatta tüm liseli öğrenciler bile Türkçe mealini rahatlıkla anlayabilirler, emirleri yasakları ibretli olayları..... Çok basit bir örnek I love you. Ben seni seviyorum. Bu cümleden başka bir anlam çıkarmak hem saçmalık hem gerçek dışı hem de kasıtlı anlam çarpıtması vardır. bunun gibi ' Elhamdulillahi rabbil alemin' ne demek 'Alemlerin rabbi Allah'a hamdolsun'' demektir. ikinci bir anlamı yoktur. Onun için Kur'an'ı Kerimi zor anlaşılır gibi lanse edenler koftur
KARAR OKURU 13 Ekim 2019 09:15
2
Ve andolsun ki, biz en yakın olan dünya göğünü ışıklarla bezedik, bu yıldızları ilâhî haberleri çalmaya çalışan şeytanlara atış taneleri yaptık ve yine o şeytanları yakıp kavuracak bir azap da hazırladık mulk-5 Hadi açıkla bu ayeti gerek yok diyorsun ya
KARAR OKURU 13 Ekim 2019 09:30
2
Onlardan dilediğinin beraberliğini erteler, dilediğini yanına alırsın. Uzaklaştırdıklarından birini tekrar istemende senin için bir sakınca yoktur. Bu hüküm onların mutlu olmaları, üzülmemeleri ve hepsinin senin verdiğine razı olmaları için en uygun olanıdır. Bu ayeti açıkla o zaman ne demek istiyor. Burda insanlar için yasak emir ibretlik olay varmı. Peygamberimizin eşleriyle olan münasebeti ile ilgili bir ayet. Hadi tefsir olmadan açıkla.
KARAR OKURU 13 Ekim 2019 09:36
2
Ey cin ve insan toplulukları! Göklerin ve yerin sınırlarını aşıp öteye geçebilirseniz haydi geçin! Ama bir güç olmadıkça geçemezsiniz. Haydi tefsir olmadan açıkla Bu ayet aya gidemezsiniz diyor Adamlar aya gitti
KARAR OKURU 13 Ekim 2019 09:54
1
çok akıllısın
Tarık Selim 15 Ekim 2019 13:30
0
Alem ve Rabb kelimelerini (ki kavramdır bunlar) şöyle dörtbaşı mamur bir açıkla bakalım. Ondan sonra bu cümle ne anlama geliyor, görelim. Mesela Allah bir yerde Meryem'i, başka bir yerde İsrailoğulları'nı seçip alemlere üstün kıldığını söylüyor. Ya da aslında Rabb-Abd Efendi-Köle anlamına gelir desek! Cahil cesaretiyle konuşmaya devam.
BAYBARS 12 Ekim 2019 18:58
YA HOCAM SİZ AKILLI ADAMSINIZ , Bİ YOL DANIŞIYM DEDİM... BİZ IŞİD KOLLEKSİYONCUSUMUYUZ VEYA TÜRKİYE IŞİDLİ TEDAVİSİ VE REHABİLİTASYONU HUSUSUNDA MÜTEHASSISMI , NE DERSİNİZ .... NEREDE Bİ IŞİDLİ SAPIK GÖRSE BÜYÜKLERİMİZ , TUTUP GETİRİYORLAR .... BİZ BUNLARI REHABİLİTE EDERİZ DİYE.... ÇOK MERAKLILARSA ,ALSIN HANELERİNDE HEMHAL OLSUNLAR... VEYA KENDİLERİ ORAYA GİTSİNLER.... VATANIMIZI BİZE BIRAKSINLAR....SELAM VE DUA İLE...
KARAR OKURU 12 Ekim 2019 16:24
Yine ilaç gibi bir yazı...çok teşekkürler
Muhtar Mısırcı 12 Ekim 2019 14:25
Hoca, felseyle evreni yeniden dizayn mı edeceksin? İslam'da sabitler ve değişiciler var. İslami yorumlar, Kur'an ve hadisiler çerçevesinde mükemmelleştiliebilir. İslami yabancı etkilerden arındırmak ve güngecelleştirmek alimlerin işi. Bugün için İslam sadece kültür ve gelenek. Devletin malı yapısı nasıl olacak? Islam'da vergi var mı? Yoksa biri heva ve despotluğunu devam ettirmek ve bizi yolmak için dine mi ekledi? Önce İslam devletinin mali modelini tasarla. Sağlık konusu muğlak bir bilmece. Sebepler iyi bilinip sonuçlar çıkarılmalı, çözümler sunulmalı. Bidat lar ne hale getirdi bizi!
KARAR OKURU 12 Ekim 2019 16:38
2
Muhtar senin kafan cok karisik. Bence istirahat et bir muddet.
KARAR OKURU 12 Ekim 2019 23:58
3
Muhtarın kafası karışık diyen arkadaş demekki adamın kafasında bir şeyler var ki karışık. Bizim gibi boş değil. Herşeye amin demiyor. Doğru yolda bence
MALKOÇ 12 Ekim 2019 13:53
O DEDİĞİN NEDİR AKLIM ERMEZ DE HOCAM ,,, ALNI SECDELİ AĞZI DUALILARIN TEKNOLJİK DONANIM SAHİBİ OLMA SI ŞART ....ÖRNEĞİN ,MALİYE BAKANLIĞI ÜÇBUÇUK MİLYON KİŞİYE TEK TUŞLA e-haciz TATBİK ETMİŞ.... NERDEEEEN NEREYE...... ESKİDEN POSTACI ARAYIP DA BULACAK , TEBLİGAT YAPILACAK FALAN FİLAN... ŞİMDİ TEK TUŞ.... LAF DEĞİL İCRAAT ....
KARAR OKURU 13 Ekim 2019 07:41
1
@MALKOC --- Yazdigin yorumun icerigine ve tekniginden kesinlikle anlasiliyorki senin kafan ne bu konuya, ne de baska ilmi konulara erebilecek yeterli zekaya sahip degil. "Bilmiyorsan sus ki alim sansinlar" misali sana -- ve senin gibi diger zavalli yorumculara -- tavsiyem daha fazla rezil olmamak icin yorum yapmayin artik. // Saygilar
MALKOÇ 13 Ekim 2019 15:29
1
Arkadaşlar vurun ama dinleyin... Benim sizler gibi dini ilmim yoktur.... Ben sadece bizlerin, gelecek nesillerin maddi varlıklarını NİÇİN BİRİLERİ ÇALIYOR, anlamaya çalışıyorum.... Boşaldıkça VERGİ adı altında SALMA SALIYORLAR.... BİLİŞİMLE DAHA HIZLI TABİİ... ELLERİ YA BENİM CEBİMDE , YA DA VARLIK FONUNA ATTIKLARI, EVİN SON GÜMÜŞ EŞYALARINDA... HER MÜMİN HIRSIZMIDIR? BİZİMKİLERİ BÖYLE... AKLIM YETMEDİ....
KARAR OKURU 14 Ekim 2019 10:19
0
MALKOÇ -- Muhterem kardeşim, üst sırada görülen (13 Ekim 2019 15:29 tarihli) samimi yorumunu okuyunca vicdan azabına kapıldım. [Bana ait 13 Ekim 2019 07:41 tarihli] sana karşı yaptığım ağır eleştiriden dolayı büyük pişmanlık duyuyorum şimdi, ve senden özür diliyorum. Belli ki kalbini kırdım. İnşallah hakkını helal edersin. Samimisin, ve iyi bir mümin olmaya çalışıyorsun. Seni takdir ediyorum. Keşke sendeki azmin çeyreği olsaydı bende. İnşallah yorum yazmaya devam edersin -- yeterki konu dışına çıkmadan yaz. Samimi yorumlarını büyük saygı ve ilgiyle okuyucağımızdan kesinlikle emin olabilirsin
MALKOÇ 14 Ekim 2019 12:47
0
Nezaket ve anlayışınız için teşekkürler hocam... Tekraren ilmi konular benim işim değil... Sadece SİSTEMATİK biçimde niçin paramı çalıyorlar, tam olarak kimler çalıyor... Bir de ATALARIMIZDAN kalan ammenin memalikini satıp, yiyip üstüne de , faizli dövizle beni ve çocuklarımı niçin borçlandırıyorlar... Benim icazetimi almıyorlar... Ama beni ve çocuklarımı borçlandırıyorlar... Alnı secdeli, ağzı dualı müminler... MÜMİN BUNLARSA, BEN DEĞİLİM... HEM HIRSIZ, HEM MÜMİN OLUNURMU? İLİM YOLUNDA BAŞARILAR DİLERİM... FAİDESİ OLMAYAN KİLİSENİN PAPAZINI... demiş atalar....
KARAR OKURU 12 Ekim 2019 12:40
Günlük hayatımıza dokunan bir konu değil. Keşke Meleklerin kanadı ile alakalı yazsaydın. Ya da, Hırsızlık-Yolsuzluk-İsraf vb. Ahlaksızlıkların İslam Dininde haram-günah olmadığını yazsaydın. Günlük hayatımıza dokunan bir şey yazmış olurdun.
KARAR OKURU 12 Ekim 2019 16:49
0
Ne yazmasi gerektigini Hoca’dan daha iyi biliyorsun. En iyisi Mustafa Hoca bu koseyi sana biraksin. Bu arada sunu soyleyeyim: Butun ilimlerin/bilimlerin temelinde metod/yontem/usul vardir. O ilimi nasil yapacaginiz, ulasacaginiz sonuclari etkiler. Hoca meselenin kokune inmis, oranin analizini yapiyor.
KARAR OKURU 12 Ekim 2019 23:13
0
12:40: Hiciv kullanarak elestiri yapmak istedigin belli. Ama ne var ki becerememi$sin. Dolaysiyla 16:49 gibi okurlar hakli olarak sana istedikleri dogrultuda tepki gosterirler.
KARAR OKURU 12 Ekim 2019 12:21
Kuran kendisini "mubin" olarak tanımlıyor, eğer anlama ile ilgili bir sorun varsa bu haşa kuranın kendisinden değil bu insanin kendisi ile ilgili bir sorundur. Kuranin mesaji sadece bir doneme ait degil, tüm zamana ilişkindir.
KARAR OKURU 12 Ekim 2019 11:14
Konuştukça barındırdığı açmazları daha da çözümsüzlüğe doğru ilerleyen yapının adıdır din. Wittgenstein in dediği gibi üzerinde konuşulmayan konusunda susulmalı.
KARAR OKURU 12 Ekim 2019 10:30
“Bilginin İslamileşmesi” tezi “cahiliyenin İslamileştiği” yaklaşımından besleniyor. Simyagerler başarısız oldular ve bakır altın olmadı. Sevgili hocam; doğru Kur’an tasavvuruna sahip değilsek okumalarımızın yanlış çıktılar vereceğini yazarsınız. Samimi bir okuyucunuz olarak bende, yanlış bilgi tasavvuruna sahipsek altınla bakırı karıştıracağımızı söylüyorum ve çok iyi bilirsiniz ki necaset temiz olana baskındır. Biz bulaşığı kirli kabul ederiz.
KARAR OKURU 12 Ekim 2019 11:51
5
Bakır, başlı başına faydalı bir element, neden altına dönüşsün ki... Hazret istedi diye olacak değil de, atom nosu toplamı altının atom nosunu karşılayacak iki elementten pekala altın çıkabiliyor da masraflı oluyor. Hazrete beleş lazım görünüyor. İşte tam da bu noktada dinci bilgiler iflas ediyor, fizik devreye giriyor (ki, KO 10:30 da zerreciği yok gibi): ya doğadaki altına emek verip sahip olacaksın ya da nükleer teknolojiye abanıp diğer metallerden altın elde edeceksin, arap yağmacılığı yok! Bilinen yöntemleri zikretmeye gerek yok, bilen biliyor.
KARAR OKURU 12 Ekim 2019 14:06
0
11,51 Sizin için: 1920’de Max Planck şunu söylemiş: “Yeni bir bilimsel doğru ona karşı duranları itirazlarını geri almağa ikna etmek ve aydınlığın nerede olduğunu o bilimsel doğrunun hasımlarına göstermek suretiyle zafere ermez. Bilimsel doğrunun başarısı daha ziyade muhaliflerinin mukadder ölümüne ve yeni neslin, karşı çıkılan bilimsel doğrunun olağanlığına aşina yeni bir neslin yetişmesine bağlıdır.” 2+2=4 acaba...
KARAR OKURU 12 Ekim 2019 21:25
2
KO 14:06, bayılıyorum şu geri geri gitmenize, bereket ki 100 yıl geriye gitmişsin; 3270 yıl da gidebilirdin. '2+2=4 acaba...', acabası-macabası yok; beğenmediysen "2 kere 2 ne 3 eder ne de 5" diye bir kitap var, okursan ufkun açılır, Max amca çooook geride kaldı; 320 civarında madde-antimadde parçacığı konuşuluyor bu devirde. Konu da tam burası: hangi devirde yaşıyorsun? Kerkenez kuşu gibi kanat çırpıp durma; dal aşağı, kap mamayı. Yani, zamanlaman iyi olmalı, zaman, zaman, zaman. Sal aşağı değil, dal... Konun neydi? (KO 11:51).
KARAR OKURU 12 Ekim 2019 23:49
1
11:51, ve 21:25 Nº'lu yorumlara imza atan Sn Karar Okuru; hem yorumlarınızın içerdiği harika düşüncelerinize, hem de sözkonusu düşüncelerinizi dile getirirken kullandığınız edebi yazı tekniğine wallahi hayran kaldım.
KARAR OKURU 13 Ekim 2019 01:00
1
09,27 sizin için: Maruz kaldığınız epistemik şiddet için üzgünüm. Size Freud’yen bir terapi öneririm. Biz Greenwich’e ayarlı yaşamadığımız için sizin zaman dediğiniz şeyin dışındayız. Zamanın dışında hesapta yapamıyor hesaplıda olamıyoruz. Böyle olunca İlerlemeci bir tarih paradigmamız olmadı ki yeni olanı iyi kabul edelim. Modern (yeni) olamayınca rasyonel bir değer olan rakamların sanal dünyası bize yabancı maalesef. “Bu yürek gökle barışkın yaşamaya alışmış bir kere” zamansız ve rakamsız. Size iyi hesaplamalar!
KARAR OKURU 12 Ekim 2019 09:27
Zihinlerdeki islamla yaşam arasında bir olumsuzlama , yatsıma var .yaşam daha gerçekçi ,somut ,maddi din ise ritüellerden romantik zamanlardan ve boş teolojik tartışmalardan ibaret.dinin yaşam karşısında zayıflığını ,açmazını yenilgisiini dindarlar sadece itiraf edemiyor ,kuran olgu karşısında yenilmiştir,18 yüzyıldan itibaren hayatı din ,mitoloji ,efsane ,Tanrı üzerinden açıklama yorumlama çağı kapanmıştır.din ve Tanrı ile ilişkiniz bireyde başlar bireyde biter.kim bütün meselelerini dinden kurandan islamdan yola çıkarak çözmeye çalışıyor bu mümkünmü doğrumu yapılabilinirmi
KARAR OKURU 12 Ekim 2019 09:09
Kur'an'ın anlaşılmasında Rasulullah (sav) ve sünneti nerede duruyor acaba? Kur'an gökten tek seferde yeryüzüne inivermiş de, biz de onu bulup kendiliğimizden iman etmişiz ve onunla amel etmişiz gibi bir tavır var da...
Bilimsel Bakış 12 Ekim 2019 00:29
Sn. Öztürk, diyelim bir Kanadalı veya Gambiyalı Kuran'ın tercümesini okuyup anlıyor ve Müslüman oluyorsa , Onlara siz "hermeneteu" okumadınız, olmaz mı diyeceğiz. Akademik tartışmalarınızı üniversite yerine toplum içinde yaparsanız, bu yaptığınız akademik ünvanlarınız, dolayısıyla "bilimsel" ve Hristiyanlar gibi onlarca Kuran yorumu "hakikat" sanılır. Oysa, Allah Kuran'ı insanların anlayacağı içerikle indirildiğini; “Biz Kur’an’ı sana her şeyin apaçık bir beyanı olarak indirdik.” (Nahl, 16/89) belirtiliyor. Artık, kişisel bilinçle oluşan yorumlarınızı, aşırı anlam yükleyip,bilim sa
KARAR OKURU 12 Ekim 2019 06:40
1
Merhaba...zaten Kanadalı veya gambiyali bizim içimizde yaşayarak müslüman olmazdı ki...Mustafa hoca içinde bulunduğumuz açmazın analizini yapıyor. ..üç yıl sonra ve_veya 5 yıl sonra Kanadalı ve gambiyali müslüman kardeşimin neden veya niçin müslümanların vahdette birlesemediginden dem vuracaktır..kısır döngü. ....
KARAR OKURU 12 Ekim 2019 08:28
3
Kuranın insanların anlayacağı dilde indirildiğinde apaçık beyan olduğunda kimsenin şüphesi ve dahi buna itirazı yok ki. Sorun ordaki insanların kim oldugunda ve kuranin kim icin apaçık beyan olduğunda. Hitap çevresinde kuranin anlaşılma sorunu yok ki zaten. 1400 sene sonra gelen insanların o apaçık beyanı nasil ve ne şekilde anlayacağı tartışılıyor. Madem kuran apaçık bir beyan o halde nedir bu kadar tartışma ve neden bu kadar mezhep fraksiyon vs var. Sanırım anlayacağınız dilde apaçık indirdik mealindeki ayetleri o gunku topluma hitaben "aynı dili konuşmuyor muyuz niye laftan anlamiyorsunuz"
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN