Back To Top
Taktik maktik yok bam bam bam

Taktik maktik yok bam bam bam

 - Son Güncelleme: 09.04.2019 Salı 09:44
- A +

Ahmet Taşgetiren üstadımız 7 Nisan Pazar günkü “Proje” başlıklı yazısında ilginç bir noktaya parmak bastı.

Seçim sürecinde, sık sık işittiğimiz “İmamoğlu başlı başına bir projedir!”, “Temel Karamollaoğlu da bir proje!” gibi lafların “muhafazakâr” camiada sıkça kullanıldığını belirten Taşgetiren, burada “proje” kelimesinin negatif anlamda kullanıldığına, “kötülük çevrelerinin oyunu” gibi değerlendirildiğine dikkat çekti.

Proje kelimesinin böyle menfi manada kullanılmasının sosyolojik bir arka planı var.

Kadim tarım toplumunda işler, ilişkiler fazla karmaşık değildir. Yaşanan hayatta hemen her şey tekrara dayalıdır. Mevsimine göre ekim yapılır, hasat yapılır, mahsullerin bir kısmı tüketilir bir kısmı satılır ve döngü yeniden başlar. Her şeyin aşağı yukarı belli, her şeyin iyi kötü öngörülebilir olduğu bir ortamda uzun vadeli planlara, karmaşık stratejilere lüzum yoktur.

Sanayi toplumunda -şehirde- ise insanlar döngüyü kırmak, “kefeni yırtmak”, bir önceki yıldan daha çok kazanmak, daha iyi bir eve, daha büyük bir şehre taşınmak, sosyal mevkilerini değiştirmek derdindedirler. Doğrusal bir ilerleme peşindedirler.

Bunun için çok hesap kitap yapmak gerekir. İnsanlar, o hayallerindeki evi alabilmek için gerekecek parayı nasıl biriktireceklerini, çocuklarını -sosyal mevkilerini değiştirecek- iyi üniversitelere nasıl sokacaklarını, kendilerine avantaj sağlayacak çevrelere nasıl dâhil olacaklarını ince ince düşünür, yıllara yayılacak, safha safha uygulanacak şekilde planlar, projelendirirler.

Köylüler, şehirlilerin bu akıl erdirmekte zorluk çektikleri ince hesaplarına derin bir şüphe ile yaklaşırlar. Şehir hayatının gerektirdiği iyi hesaplanmış uzun vadeli stratejilerden ürker, şehirlileri sinsilikle, su altından su yürütmeyle, içten pazarlıklılıkla, hasbi olmamayla itham ederler.

O yüzden “plan”, “proje”, “strateji” gibi kelimeler köylülerin kafasında sevimsiz çağrışımları olan kelimelerdir.

***

Tarım toplumundan sanayi toplumuna, köyden kente geçişimizi hâlâ tamamlayabilmiş değiliz. Herkesin her işi yaptığı, gerçek bir uzmanlaşmanın söz konusu olmadığı, ilişkilerin rasyonel kurallardan ziyade duygusal uzlaşmalar üzerine kurulduğu kırsal hayatta formatlanmış zihinlerimizle şehir hayatında var olmaya çalışıyoruz.

Zihinsel hazırlıklar, ince düşünülmüş stratejiler bize bir şey ifade etmiyor! Elimizde işe yarayacağını düşündüğümüz tek aracımız var: Motivasyon!

Fatih Terim’in UEFA finali öncesi takımı ile yaptığı konuşma anlatmaya çalıştığımız durumun en güzel örneği. Futboldan azıcık anlayan herkes üç dakikalık konuşma içinde Terim’in strateji, taktik, oyun planı hakkında hiçbir şey söyleyemediğini, sadece futbolcuları olabildiğince motive etmeye çalıştığını görecektir. Bu konuşmasının içinde doğrudan öyle geçmese de internet camiası Terim’in sözlerini “taktik maktik yok bam bam bam” şeklinde formüle etti. Videonun başlığı da bu zaten.

Tesadüfi, konjonktürel yahut başka sebeplere dayalı olarak kazanılan başarılar, motivasyonun tek başına kâfi olduğuna inanmak isteyen kitlelerin yanılgısını derinleştiriyor.

Bize lazım olanın daha çok düşünmek, anlamak, planlamak, strateji geliştirmek, kurgulamak değil, daha çok koşmak, daha çok terlemek olduğuna iman ediyoruz.

Ama çözmemizi bekleyen meseleler, harman kaldırmak, ekim ya da hasat yapmak gibi çok kişinin gayrete gelip koşturmasıyla halledilecek işler değil!

Mesela her geçen gün daha kötüye giden eğitim sistemimizi sadece öğretmenlerimizi motive ederek, adeta çöken hukuk sistemimizi daha çok hâkim atayarak çözemeyiz.

Yerli otomobilimizi yapacak bir “babayiğit” aramak anlamsız. Çünkü yerli otomobili yapabilmek bir zekâ, kabiliyet ve planlama meselesi, cesaret ve güç meselesi değil.

Kamu kurumlarımızda binlerce mühendis istihdam ederek teknolojik atılımı gerçekleştiremeyiz. Çünkü teknolojik atılım daha çok adamın omuz atmasıyla sağlanacak bir şey değil.

Bu bir süreç. Eninde sonunda taktik, strateji, planlama, organizasyon ve proje kelimelerinin zihinlerimizdeki çağrışımları müspete dönüşecek. Bir noktada Süleyman Demirel’in köylü kitlelerin oyunu almak için formüle ettiği sözün tam tersine çevrilmesi gerektiğini anlayacak ve “Hayır! Bize pilav değil plan lazım” diyeceğiz.

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
KARAR OKURU 09 Nisan 2019 19:24
en başta dünya görüşü gerekir bence; istikrarlı, diğer şeylerin üzerine bina edilebildiği bir temel. köylülük durumun ne kadarını açıklar? veya açıklar mı? motivasyon, koşmak, terlemek de önemsiz değil ki; kişi ve aileler, kendileri için dediğiniz planları yapıyorlar aslında; bazı devlet kurumlarında da plan-projeden geçilmiyor. zor bir konu, teşhis için daha derin düşünülmesi gerekir.
Abdulah 09 Nisan 2019 16:48
Bugün golan tepelerinin İsrail tarafından işgali, süryenin parçalanması ve sonucunda teröristlerin orada devlet kurma çalışmaları,ırak ın işgali vs. bunların tümü birer pröjedir. Bu pröjelerin uygulanması için kimler siyonistler ile emperyalıstlerin değirmenine su taşıdı,kimler destekledi? bunu merak bile etmeye gerek yok. Evet; plan,proje,misyon,vizyon,streteji bunlar olumlu ve geleceğe dair yapılması düşünülen yaralı şeylerin ön gürülmesi ve o yönde gayret gösterilmesidir. Ama ülkemizde birilerini şeytanlaştırmak için kullanılan bir kavram ha
sayı yazar neden yapmazlar burda ucuzluk isteniyor karı az olacak onun için yapmazlar bizim iş adamlarımız iş adamlarımız ve önce hükümtimiz işçiyi smürmak çok para kazanmak başkası yok zeytinin dalını kırmak dedi zeybek önce ben iş adamı zannerdim anlaşıldı hükümet işçinin maaşını yükseltmezmiş ben hollandada bir maaşıma 8 yaşından aşağı 3 araba alıyordum türkiyede arabayı bırak bir maaşa muayenesini yaptırabilirmisin 500 güldene opel kadet aldım izine geldim 4 lastik al bakalım hükümetimiz zen
selman 09 Nisan 2019 08:38
Mükemmel bir yazı, mükemmel tespitler. Tebrik ederim.
Sayın yazar,Tarım toplumuna mensubiyet ile izah edilemez kafa yapımızı!Eksik analiz.Peki Erdoğan ve AKP lilerin,Tarım toplumu insanından farkı varmı.Oysa Şehirli,40 çeşit işi var.İşin içinde o ve Bahçeli de ORGANIZE İŞLER, PROJE olarak bakıyorlar. Hz.Peygamber nasıl hayvancılık toplumundan aklını kullanan bir topluluk yarattı. İsra/13 ve Ali Imran/ 165 suresin de Kader ve karşılaştığımız sonuçların kendi tercih ve eylemlerimiz karşılığı olduğunu öğretir.Bu dinin mensupları neden her şeye proje olarak bakıyor! Çünkü bedenen büyüdük ama
KARAR OKURU 09 Nisan 2019 12:13
0
Haklısınız ama bugün şehirde yaşayan, şehirli olarak kabul ettiğimiz insanların çoğu, şehir kültürüne adapte olabilmiş değil. Köyde bile su kuyusunda sıra beklenir, şehirli dediklerimiz sıra beklemeyi bilmiyor! Büyükşehirlere akın eden kalabalıkların sonucu bu. Şehirde yaşıyor ama köyde bile değil, dağ başında yaşıyor gibi davranıyorlar.
Ben 09 Nisan 2019 06:04
Türkiye EQ'su yüksek ama IQ'su düşük bir organizma gibi hareket ediyor şu aralar. Başarı için hem IQ hem de EQ yüksek olmalı. IQ'yu yükseltmenin yolu ise ortak aklı çalıştırmak.
KARAR OKURU 09 Nisan 2019 00:36
Turkiye' deki iktidar mucadelesini nihayet ideolojik/dinsel degil, sosyo-ekonomik/sinifsal bir temelde acikliyoruz: AKP ve yandas medya koyu/kirsali/tasrayi temsil ediyor, dusmanlari ise sehir, sehirliler, sehir kulturu, ki sehirliyi baticilikla, ulkemize yabancilasmakla sucluyorlar (oysa kir/tasra-sehir celiskisi butun toplumlarda vardir). Dincilik-laiklik karsitligi, tasra-sehir karsitliginin ideolojik duzeyde ifadesidir sadece...
KARAR OKURU 09 Nisan 2019 11:25
1
EK: populist haraketlerin ve iktidarlarin tabanlari dunyada da tasra. Mesela ABD de Trump' in destegi tasradan (kiyi devletler ve kentler demokrat). Avrupa' da populist haraketler kirsala/tasraya dayaniyor. kendilerini "yerli ve milli" sehirlileri ABci, globalci vb. olmakla sucluyorlar. Ama gelismis ulkelerdeki populist iktidarlar ulkenin iyi egitimli kalifiye insanlarini islerinden atacak, yurtdisina surecek kadar aptallik yapmiyorlar, Venezuela ve Turkiye' de oldugu gibi...
KARAR OKURU 09 Nisan 2019 00:31
Salih Bey, çok sade ve iyi bir yazı. Tebrikler
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN