Back To Top
En büyük alarm

En büyük alarm

 - Son Güncelleme: 13.08.2019 Salı 08:26
- A +

Eğitim ve üniversite Türkiye’nin geleceği için en önemli iki alan ve en büyük alarm da bu iki alanda ortaya çıkıyor. 

Beka meselesi mi, işte budur.

Eğitimde, üniversitede, Araştırma-Geliştirme (Ar-Ge) çalışmalarında yeterince başarılı olamayınca, ekonomide büyük hedeflerden bahsetmek hamasetten öteye geçemiyor.

2011 yılında açıklanan “2023 Hedefleri”nin ancak yarısına ulaşabileceğiz, bu başarısızlığın sebeplerinden birincisi, eğitimin o hedefleri gerçekleştirecek nitelikte işgücü yetiştiremiyor olmasıdır.

ÜNİVERİSİTELERİMİZ NEREDE?

Son olarak CWUR (Center for World University Rankings) adlı kuruluşun üniversiteler sıralaması yayınlandı. Bizim birinci üniversitemiz, CWUR’da 582. sırada yer alıyor, dünyanın en iyi 500 üniversitesi arasında bizden bir üniversite yok. En iyi 1000 üniversite denildiğinde bizden 10 üniversite var. Bir önceki yıl bu sayı 13’tü; kalıcı bir gerileme işareti değildir inşallah.

Başka bir ölçüm kurumu THE (Time Higher Education) adlı kuruluştur. THE sıralamalarında biraz yukarılardayız ama yine de iç açıcı bir durumda değiliz.

YÖK Bakanı Prof. Yekta Saraç, vakıf üniversitelerine, gelirlerinin yüzde en az 1’ini Ar-Ge harcamalarına ayırmaları kuralını getiriyor. Saraç üniversite sınavlarında kaliteyi yükseltecek, öncelikli dallarda doktora çalışmalarını destekleyecek uygulamalar başlattı.

Devlet üniversitelerinin durumu daha iyi olmadı gibi, sorun çok daha geneldir.

KALİTEDE GERİLEME VAR

World Economic Forum (WEF) her yıl “Küresel Rekabetçilik Raporu” yayınlıyor. 2008 raporunda Türkiye ilk ve ortaöğretim alanındaki “kalite” sıralamasında 146 ülke içinde 91. sıradaydı.

2018 raporunda ise Türkiye “eğitim sisteminin kalitesi”nde 101. sıraya inmiş; karşısına aşağı doğru grafik işareti konulmuş.

2018 yılında temel eğitimde 105. sıraya düşmüşüz; karşısında yine gerileme işareti var. Matematik ve fen bilimlerinde 104. sıraya inmişiz; grafik çizgisi yine aşağıya doğru. (WEF, World Competitivness Report 2018, s. 293)

Eğitimin kalitesi böyle. Yargı bağımsızlığında ise 104. sıradayız; utanç verici bir durum!

Yollar, köprüler, havaalanları, sağlık tesisleri, görkemli kamu hizmet binaları gibi “alt yapı” söz konusu olduğunda çok başarılıyız, dünyada 50. Sıradayız. Ama değerler ve kalite söz konusu olunca diplere yakın vaziyetteyiz!

MADDİ PLANDA İYİ…

WEF raporunda Türkiye okullaşma oranında başarılıdır. Çok şükür okulsuz yerleşim birimi kalmadı. Hatta “her şehirde üniversite” var, en az bir tane…

Ama kalitenin gerilerde olması ekonomiye de zarar veriyor. Ekonomide krizler gelir ve geçer. Gelişmiş toplum olmanın şartı, iyi eğitimli insandır.

Yine WEF raporunun Türkiye bölümünde kalkınmayı frenleyen faktörler sayılıyor: En başta gelen üç fren şu: İstikrarsızlık, finansman yetersizliği ve işgücünün eğitimce yetersiz olması! (Sf. 292)

Ama mesela bizden iyi kalkınan Müslüman Malezya’ya ilişkin WEF göstergelerinde, kalkınmayı frenleyen faktörler sayılırken işgücü eğitiminin yetersiz olmasından bahsedilmiyor, bürokrasinin etkinsiz, verimsiz olmasından bahsediliyor. Orada eğitim bizdekinden kaliteli.

Okuduğumuzu iyi anlamamak, derslerde öğrenmekten ziyade ezberleyip unutmak, böylece zihnimizde “bilgiler arası ilişki” oluşmaması veya yetersiz kalması gibi bir sorunumuz var.

Asırların ezberci eğitiminden geliyor bu.

1939’daki Maarif (Eğitim) Şurası’nda da dile getirilen esaslı sorunlardan biri buydu.

BÜYÜK SLOGANLAR

PISA sınavlarındaki üzücü halimiz malum. Okuduğumuz Türkçe metni anlayıp tahlil etmede zorlanıyoruz! Biz yazarlar aldığımız olumlu ve olumsuz tepkilerden görüyoruz ki, bazıları yazdığımızı anlamamış, anlamadan hüküm vermiş…

Böyle olunca “anlayarak” davranmak yerine, bir gruba, tarikata, örgüte, partiye bağlanarak, bir ünlünün peşine takılarak davranmak çok yaygın oluyor. Siyasi kutuplaşma bu bağları keskinleştirerek eleştirel analitik düşüncenin gelişmesine pek de müsait olmayan bir iklim yaratıyor. Bugün böyle dün de böyleydi.

Temeldeki sorun elbette eğitim tarzıdır.

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk “bilgi kuramı” derslerini öneriyor, “nasıl?”ın cevabını araştıran bir eğitim tarzı…
Sorgulayan, verileri denetleyen, sınayan, tahlil eden bir zihniyet… Bu olmadan “gelişmiş toplum” olmayız, sadece büyük sloganlar atarız.

 

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
KARAR OKURU 18 Ağustos 2019 00:19
Eğer bir üniversite rektörü, rektör seçildiği için parti il başkanına teşekkür ediyorsa orada bilimsellikten, akademik özgürlükten, liyakatten ne kadar bahsedilebilir...
KARAR OKURU 16 Ağustos 2019 02:53
Demekki neymiş, aydın nesiller imam hatiplerden yetişmiyormuş. Yeni sistemin yetiştirdiği prof lar televizyonda görüyoruz iki lafı bir araya getiremiyorlar.
KARAR OKURU 14 Ağustos 2019 07:38
Yüzde yüz katılıyorum, zararın neresinden dönersek kardır, biz bu eksikliği/yanlışlığı yeni farketmiş olsak bile hızla düzeltirsek ülkemizin önünde duracak güç yoktur haydi silkin ve kendine gel TÜRKİYEM , yeter ki isteyelim azimle çalışalım imkansız diye birşey yoktur, başarmak için ilk adım inanmaktır devamında ise yılmadan bıkmadan çalışmaktır ben ülkem insanına inanıyorum bu ülke çok badireler atlattı eğitim işini çözmezsek üçüncü dünya ülkeleri arasında kalmaya mahkumuz, tüm çalışanlar olarak severek inanarak çalışırsak başarılı olacağız yoksa yok olup gideceğiz haydi Asımın nesli...
Süleyman d. 13 Ağustos 2019 23:33
Hayırlı bayramlar :)
oku 13 Ağustos 2019 23:29
40 yildir yaziyorsun, demek ki hic bir ise yaramamis ama hala y aziyorsun? once sen hesap vermen lazim!
KARAR OKURU 13 Ağustos 2019 20:32
Türkiyede yüksek öğretim sektörü çökmüştür
KARAR OKURU 13 Ağustos 2019 19:10
Sn. Akyol: Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar. Demişler. İnsanlarımız : düşünen kafalara, kötü fikirler üşüşür Büyüklerimiz benden daha iyi düşünür. Diye yan gelip yatma ya bakıyor
Bekri Mustafa 13 Ağustos 2019 17:52
En temel sorunumuz egitim anlamında; ortaokul düzeyinde sosyal bilgiler, lise düzeyinde felsefe eğitiminin yeterli ve iyi düzeyde verilmemesi Taha bey . istanbul da ki büyük üniversitelerden mezun çok insan gördüm; demokrasi deyince dudak büken, laiklik deyince tuhaf tuhaf bakan.Demek ki bunlar aslında 7.sinif düzeyinde bir sosyal bilgiler bilgisine sahip değiller aslında.Ama suç bu kişilerde mi? Hayir.Siz Meb.olarak lise sınavların da mat, fen 4 puan, sosyal 1 puan derseniz olacağı budur...iyi bayramlar
KARAR OKURU 13 Ağustos 2019 17:13
Alt yorumlardaki dincilikle zehirlenmiş kitleler ile sorgulayıcı akıl ve eğitim tartışılacak.Problemin teşhis edilme şansı bile imkansız.
KARAR OKURU 13 Ağustos 2019 16:15
Osmanlı son döneminde tekkesi,zaviyesi,medresesi ile çağın çok çok gerisinde kalmıştı.Dolayısıyla bu durum yıkımı hızlandırdı.Taassup dizboyu idi.Çağa ayak uyduramadı ve bütün kurum ve kuruluşlarıyla tarihe karıştı.Peki Cumhuriyeti kuran irade herşeyi sil baştan dizayn etti.Eskiyi tamamen tedavülden kaldırdı.Eğitim seferberliği başlattı.Eğitimde nasıl bir temel attı ki bu günkü tabloyu yaşıyoruz.Lâtin alfabesine geçtik ilerlemek için,ama sonuç ortada.Problem 20-30 senelik problemmidir?Temele inip tahlil edebilirmisiniz Taha bey?
Eğitim başlangıcı Ana sınıfı dahil olmak üzere devamı sürecin hâlâ kalıcı bilimsel özgür düşünce bazında bir sisteme oturtulamadığı sürece, üniversite eğitim ortamı ve dünya başarı trendini yakalayabilmemiz mümkün mü?...
KARAR OKURU 13 Ağustos 2019 15:04
Durum çok güzel özetlenmiş, teşekkürler
Thales 13 Ağustos 2019 15:00
ünyadaki üniversitelerin yıllık bütçeleri: 1) Harvard 36 milyar dolar 10) Northwestern 10 milyar dolar 100) Vasar koleji 1 milyar dolar 500) Wisconsin 667 milyon dolar. ODTÜ: 89 milyon dolar. Yıllık bütçesi 500 milyon dolar olan 7 üniversite çıkaramaz isek teknoloji geliştirmede nal bile toplayamayız. Lafla peynir gemisi yürümez.
Okur 14 Ağustos 2019 06:02
2
Akademik özgürlük, ifade özgürlüğü olmadıkça para da bilgi üretmeye yetmez.
Thales 14 Ağustos 2019 09:47
0
Aynı fikirdeyim
KARAR OKURU 16 Ağustos 2019 00:35
0
İş sadece bütçe meselesi değil sanırım. Bütçe önemli olmakla beraber eğer adalet ile sıkıntımız var ise işte o zaman hiç bir konuda ilerleyemeyiz.insanlarımızı ayırım yapmadan değerlendirmemiz şart Konu önemli ama yer sıkıntılı Adalet Adalet Adalet Hak ve hukuk düzeni olmadan özgürlükler hayata geçmeden ilerleme olmaz O kadar çok para ilgisiz yerlerde kullanıldı ve kullanılıyor
KARAR OKURU 13 Ağustos 2019 14:45
Yöneticilerin aklı başına gelirse aşağıya doğru düzelecektir Yani yönetici olan kimse hak hukuğu gözeterek iş yaparsa bu aşağıya örnek olur halen kredi almanın bir maharet olarak gösterildiği bir vaziyetteyiz ve bunu bakan denilen kişiler yapıyor krediyle nasıl ülke ilerliyor herkes kredi nasıl çekerim derdinde buna revaç veren devletin kendisi milletle dalga geçiliyor ya da bunu millet buna layık zaten
KARAR OKURU 13 Ağustos 2019 13:48
Ortalama bir İngiliz, 20 bin kelime ile yazan Shakespeare’i, ortalama bir Fransız 15 bin ile yazan Hugo’yu rahat okur. Bizde 5 bin küsur kelime kullanan Tanpınar’ı üniversite mezunları bile okuyamıyor. Yani, bir bilgisayar programındaki fonksiyona ecnebi çocukları onbinlerce kelime atabiliyor bizimkiler en fazla birkaç bin kelime. Bu bilgi dünyasında nasıl rekabet edeceksiniz? Normalde, teşekkür olarak boğazda bir yalı verip emekli edeceğiniz adamlara ulu önder deyip dil devrimi yaptırırsanız bu sonuçlara katlanırsınız sevgili halkım.
KARAR OKURU 13 Ağustos 2019 14:42
2
He he, Araplar onun için çok güzel rekabet ediyor! Yazmadan önce bari biraz düşünseydin de öyle yazsaydın.
KARAR OKURU 13 Ağustos 2019 14:49
2
Araplar dillerini koruduğundan olsa gerek Dünyaya her alanda fark atmışlar.
KARAR OKURU 13 Ağustos 2019 15:18
2
Onların kullandığı kelime sayısı fazla çünkü kitap okuyorlar. Okuma alışkanlığı var. Bizde ne kitap sıkıntısı, ne kelime sıkıntısı var. 100.000'in üzerinde sözcüğe sahip bir dilimiz var. Sorun yine okumama.
KARAR OKURU 13 Ağustos 2019 15:41
8
Biyet denir tekli gölete osmanlıca da fransızcadır. Trifoşe denir yonca cinsi ciceklere Fransizcadir. Yani şimdi ben fransİzca ingilizce türkçe ve arapca kelimeleri aynı dilde kullanıyorum ya onun adı osmanlıcadır. Yani sen suan oamanlıca konuşuyorsun. Mehmet Akifin dilde sadeleşme farzdır dediği bir ortamda, alfabe değiştirilmiş. Ulu önder dedigimi kişi çok ağır bir osmanlıca konuşuyordu. en cok o zorlanmış olabilir.
KARAR OKURU 13 Ağustos 2019 15:45
4
Ortalama bir İngiliz, orijinal dilinden Şekspir'i okuyup anlayamaz. Çağdaşları yani 16. yüzyılda yaşayanlar muhtemelen anlarlardı. Ama Fuzuli'yi, Baki'yi, kendi çağdaşları Türkler bile anlamazdı, saraylı züppeler hariç. Allah razı olsun, dil devrimini yapanlardan. Onlar sayesinde halkın dili, Yunus'un, Köroğlu'nun, Karacaoğlan'ın dili, devlet dili haline geldi. Mesele kelime sayısı ile olsaydı, Osmanlının da bir icadı olurdu. Hani ?
KARAR OKURU 13 Ağustos 2019 16:07
5
Türkçenin Arapçadan daha zengin bir olduğundan haberin yok galiba.
KARAR OKURU 13 Ağustos 2019 17:06
2
Doğru senin padişahların cumhuriyetten önce heryeri üniversite kütüphane laboratuvar kolejlerle doldurmuştu dil devrimiyle hepsi kapandı
KARAR OKURU 13 Ağustos 2019 17:50
1
Laf çakacak güya, bilmiş bey.Dil devrimine kadar kaç kitap basılmış, kaç ünivesite var,kaç roman yazılmış. Okur yazar kaç kişi. Kadının adı var mı.
Murat124 13 Ağustos 2019 18:31
1
1898, Osmanlı'da okuma yazma bilenlerin oranı %2. Bunun da yarısı gayrimüslimler. 1920, Okuma yazma oranı %2,5 1935, %19,3 1940, %25 1980, %67 * Sanki harf devrimine kadar Osmanlıca herkes okuyup yazabiliyormuş gibi alfabemize saldırmayın, 1920'de yüzde iki buçuğumuz okuyup yazabiliyordu.
Karar Okuru 13 Ağustos 2019 19:13
3
Yorum yazarken mahalle kahvesi düzeyinde yazmamak ve biraz zeka gerek. Sanki dil devrimi öncesi köhnemiş çökmüş imparatorluk yok da cihan imparatorluğu var. Orta doğunun bütün ezik halkları içmeden kafa bulup hayal kurar, el kadar israil aya araç gönderir
Okur 14 Ağustos 2019 05:45
0
En önemli sorunlardan biri ezberlenmiş görüşleri inceleyip araştırmadan, fazla düşünmeden papağan gibi tekrarlamaksa, bugünkü eğitim sorunlarını 100 yıl öncesine bağlamak da bu ezberlerden birisi. Neden 20 sene öncesiyle, 5-10 sene öncesiyle bugünü hiç karşılaştırmıyorsunuz? Osmanlı döneminde halk daha eğitimliydi de, dil devrimiyle mi eğitimsizleşti? Dil devrimi de eleştirilebilir, eleştiriden bugün için birşeyler öğrenilebilir; ama neden-sonuç ilişkilerini de tutarlı kurmak gerek. Eleştiri başka, karalamak başka. Akla karayı seçmek istemiyorsak, ezberleri sorgulamayı da öğrenmeliyiz.
KARAR OKURU 14 Ağustos 2019 09:39
0
Sayın okur, insanın tek derdi dar ideolojik kalıplarını korumak olunca fazla kelimeye ihtiyaç duymuyor, yoksa dilde bir eksiklik yok. Örneğin sizi ele alalım yazınızı yazmak için bırakın birkaç bini birkaç on kelime bile yeter. Cumhuriyet kötü, Atatürk kötü, laiklik kötü vb. kaç etti sayın bakalım.
Süheyl CALISKANOGLU 13 Ağustos 2019 13:35
Bu iktidar bile bile yalan söylüyor,palavra mesajlar veriyor,tek güvencesi "kendi kitlesinin'cehaleti,bütün gücünü buradan aliyor,bakalim ne zamana kadar bunu sürdürebilecekler(?)..
KARAR OKURU Cemil 13 Ağustos 2019 13:20
Uluslararası başarılı akademisyenleri iltisak gibi saçma bir kelime ile kapı dışarı edersen, onbinlerce mağdur oluşturup haklarını ellerinden alırsan, iyi bir netice beklemek saflıktır, islama uymaz.
gazanfer 13 Ağustos 2019 12:25
Bizim üniversite zamanımızda en büyük mesele, üniversitedeki hocaların (sözü geçen çoğunun) siyasi ideolojik zihniyetli olarak, talebelere haksızlıklar, adaletsizlikler yapmaları ve neticede eğitim seviyesinin düşük olmasıydı. Şimdi ise seviye yine çok düşük ama sebebi (en mühimi) herhalde adamını bulanın bir işe girebiliyor olmasıdır.
Ben 13 Ağustos 2019 12:04
Sorgulanamayan cevaplardansa cevabı verilmemiş soruları tercih etmeliyiz. Birilerinin hazırladığı cevapları ezberlemekle eğitim olmaz. Ezberi tamamen kaldırmamız lazım özellikle sosyal bilim derslerinden. Sorgulamayı, eleştirel düşünceyi geliştiren dersler koymamız lazım. Bir soru sorup iki farklı cevabı karşılaştıran ve öğrencilerin tercih ettikleri cevabı neden tercih ettiklerini anlatmalarını isteyen alıştırmalar verilebilir. Soru sormayı ve olayların sebeplerini analiz etmeyi teşvik eden bir anlayışa ihtiyacımız var.
Davut 13 Ağustos 2019 17:25
2
Soru sormayı, düşünmeyi bilen bireyleri nasıl yetistireceksin? Bir Tarih ogretmeni olarak soyluyorum; yıllardan beri meb atamalarında doğru düzgün felsefe öğretmeni atanmiyor.Varsa yoksa ezber ve hazır cevapların oldugu din kültürü ve öğretmeni ataması.Bu kafayla Taha bey'in yazılarında çokça bahsettiği "bilim zihniyeti" ne sahip bir nesli nasıl yetistireceksin?
Enforme olacağı konuda bilgi arıyorsa Şimdi bulmak kolay 50 yıl öncesinin öğretisi gibi Herkesi hiçbir şeyden habersiz kabul ederek Lüzumsuz dersler çok
Hocam. Her konuda değil de Branş liseleri olmalı Genel kültür düzeyini geçmeyen gereksiz dersler ile vakit öldürülüyor
KARAR OKURU 13 Ağustos 2019 11:51
Biat kültürünün yerleştirilmeye çalışıldığı bir ülkede eleştirel analitik düşünce gelişemez.
KARAR OKURU 13 Ağustos 2019 11:34
Yargı bağımsızlığında 104. sıradaymışız. Anayasa Md.38 gayet açık ve net iken Anayasayı değil de birilerini dinleyerek yasal bir bankada hesabı var diye insanlara ceza verip hapse attıran hakimlerin olduğu dünyadaki tek ülkeyiz. Eğer 104 ülke arasından 104 üncü değilsek gerçekten alt sıralardaki ülkeleri merak ediyor insan.
Thales 13 Ağustos 2019 10:56
Durum vahim. WEF raporunda fen ve matematik eğitiminde 104. sırada olan bir Türkiye'nin geleceği yok. Çözüm ne?
Thales 13 Ağustos 2019 14:42
3
1) Zorunlu eğitim 8 yıla inmeli. 2) Öğretmen eğitimine orantısız kaynak ayrılmalı 3) Okullar arası rekabeti teşvik edecek bir sistem olmalı. Yerele daha fazla söz hakkı tanınmalı 4) MEB okul inşası ve öğretmen ataması işlerinden çekilmeli. Kalite kontrolü ve akreditasyon esas işi olmalı
Thales 13 Ağustos 2019 14:47
2
Zihniyet değişimine de gerek var. Devlete hakim olan siyasi akım bütün toplumu dönüştürme sevdasını bırakmalı. Bu tarihte çok denendi ve mümkün olmadığı defalarca görüldü. 80 milyon beyini keyfinize göre formatlamak mümkün değil. Oğur yazmıştı, "öteki"nin yenileceği bir Türkiye'yi boşuna beklemeyin. Devlet yeni kuşakları formatlama sevdasından vazgeçmeli. Enerji ve zamanı temel konulara, Türkçe ve matematiğe harcamalı. Diğer her konu - tarih, din, fen, müzik, spor, vb - ilgiye göre seçmeli olmalı.
Thales 13 Ağustos 2019 14:50
1
Mesala devletin işi "Atatürk milliyetçisi" bireyler yetiştirmek değildir. Ya da "manevi değerlerimizi (?) özümsemiş ama dünyaya ve bilime açık" bireyler yetiştirmek de değildir. "Değerler" kişinin ve ailenin özel alanıdır. Devleti ilgilendirmez. Devletin işi kişi neye meraklı ise o alanda kendini geliştirmesi için ortam sağlamaktır.
Bu kadar korku,düsünceye ne gerek var?"Türkiye bir sahlanis döneminin basinda'(!)Güzel günlerden geciyoruz(!)..Bu sözlerin sahibi ben degilim.Cumhurbaskani Yardimcisi Fuat Oktay,Türk Milleti'yle "gir gir'geciyor ,ne sahlanmasi,yerlerdeyiz emekliyoruz.palavra mesajlar vererek bu isler yürümüyor.Sahlanmak denildiginde bir atin sahlanmasi bana bir sahneyi hatirlatti,at sahlanmadigi halde,atin üstünde durmayi beceremeyen,paldir küldür yere düsen bir siyasi, "karizmasi fena cizilmisti'bir tarihte..
E.K 13 Ağustos 2019 10:39
Sn Akyol elinize saglik. Yine guzel bir yazi..Alt yapi siralamasinda Turkiye'nin 50. sirada olmasini "cok basariliyiz" diye nitelendirmeniz biraz abartili degil mi? Egitimde nal topluyoruz...Anladik...Ancak, alt yapidada cok basarili oldugumuz soylenemez..3 milyar dolarlik koprulere 13 milyar oduyoruz. Otoyollar vs yine ayni. Birileri zengin oluyor, gelecek neslin istikbali satilarak yapilan hizmete hizmet denir mi?..Bu konulari Karar Gazetesi yazari sn. Ibrahim Kahveci yaziyor. Isteyen bakabilir..Hizmet diye yeri gogu inleten Akp, dolayli yoldan halkin soyulmasina yardimci oluyor.!
KARAR OKURU 13 Ağustos 2019 10:15
Deli ve dahi filmi ders niteliğinde bir yapıt önerilir nasıl bir tutkuyla araştırma yolculuğu gözler önüne seriliyor Bizde tutku işlenmiyor merak yok
Kaan 13 Ağustos 2019 09:54
Hangi konuda yazalım,konuşalım hep insana verilmesi gereken değer karşımıza çıkıyor.Adil adelet çıkıyor.Empati,eşitlik çıkıyor.Bir birimize saygı,değer verme çıkıyor.Bunların içini doldurmak lazım.Bunları başaramazsak hep aynı yere dönüyoruz.Bunları içselleştiren,yaşamak isteyen insanların çoğalması dileğiyle
CEVDETT 13 Ağustos 2019 09:53
HER İLE TIP FAKÜLTESİ, HER İLÇEYE ÜNİVERSİTE AÇARSAN BÖYLE OLUR.
KARAR OKURU 13 Ağustos 2019 09:44
Yürütme, dalkavuklardan arınıp Taha AKYOL gibi bilgili, tecrübeli isimlerden yararlanmalı.
KARAR OKURU 13 Ağustos 2019 09:27
Adamlar “Reisi yedirmeyiz”, “ölümüne reis”, “biatsa biat” diye bağırıyor ve muhalefet edenleri de vatan haini, zillet, nankör diye yaftalıyor. Bu ortamda eleştirel analitik düşünce nasıl gelişir?
KARAR OKURU 13 Ağustos 2019 09:20
Torpil iliklerimize işlemiş.Herkes enerjisini torpil için adam-dayı aramaya harcıyor.Torpile karşı olanlar,hakkına rıza gösterenlerde bir köşeye atılıyor.Önleri kesiliyor."Böyle gelmiş böyle gidiyor işte".Güçlüler ve zayıflar savaşı devam ediyor.Bazen el değiştiriyor işte.O kadar.Gerisi boş slogan.
KARAR OKURU 13 Ağustos 2019 08:44
Taha bey, ele aldiginiz her konu ulkenin onemli sorunu, politik bir bakis acisi degil, olmasi gereken duyarli vatandas bakis acisi, Allah yardimciniz olsun
KARAR OKURU 13 Ağustos 2019 08:41
1-Taha bey dikkat, çok eleştirme hain olarak ilan edilen bilirsin. .2-Kendi adını yazarken bile harfleri eksik yazanlar tarafından eleştirilmekte var bunu da hoş karşılayın artık.3- bir de bana göre diyorlar ya.. talimat almadan yaza biliyor yani
KARAR OKURU 13 Ağustos 2019 08:37
Ziya bey milli eğitime katkı sağlayabilecek en nitelikli insanlarımızdan biri.Ancak ülke insanının eğitimden standart bir beklentisi yok.Dünyevi ve ahiri iki yaklaşımın beklentileri farklı. Standart bir model geliştime işi bu gün için mümkün görünmüyor. Dibi görmeden gelişmenin çaresini bulmak elzem.
KARAR OKURU 13 Ağustos 2019 08:36
Bu günkü hakim zihniyet bilimi gereksiz hatta şeytan işi olarak görmektedir ancak elinde son model iPhone’u var .ne yaman çeliş ki
KARAR OKURU 13 Ağustos 2019 11:39
4
Öyle değil. O kadar sığ bakmayın meseleye. Eleştireyim diye yazdığınız şu cümle bile ne kadar cehl i mürekkep için de olduğunuzu gösteriyor. Daha kaliteli ve objektif eleştiriler getirilebilir.
KARAR OKURU 13 Ağustos 2019 13:37
3
@08:36, Son 17 yılda Tübitak tarafından verilen bilim,teknoloji ve inovasyon teşvikleri cumhuriyet tarihinde verilenin neredeyse 4 katına ulaştı. Bilimi şeytan olarak görenler neden bu kadar para harcasın bilime? Gider yandaşlarına makarna dağıtırdı değil mi? Bu kadar cahilane bir yorum yaptığınıza göre muhtemelen atatürkçü falansınız.. Sözcü, cumhuriyet gibi gazeteleri takip etmenizi öneririm. Orada entelektüel kapasitenize ve zeka düzeyinize daha uygun yazıları okuyabilirsiniz. Karar gazetesi size biraz ağır geliyor anlaşılan.
Karar Okuru 13 Ağustos 2019 19:21
1
Organik hoşaf ile, dua ile fasulye büyütmeye bilim teşviki verirseniz tabi çok para harcanır. Tübitak mış! bilmesek yutacağız.
KARAR OKURU 13 Ağustos 2019 08:21
Örnek: Yıl 2019. RTE Üniversitesi Hukuk Fakültesi 3-4 tane dr ünvanlı hoca ile 150 öğrenci alabiliyor. Her sene sayı aratacak ve 4 yıl sonra 600 öğrenci olacak. Ama hoca sayısı 10’u bulamayacak. Bir de norm kadro. Bir taraftan hoca yok diğer taraftan norm kadro. Bu üniversite gibi sıraya girmiş, öğrenci almak isten bir kaç üniversitemiz daha var. Ve bu öğrenciler böyle bir ortam ve eğitimden sonra adalet dağıtıcılar!!! Olacak. Yazı için teşekkürler. Taha bey lütfen şu hukuk eğitiminin durumunu yazar mısınız?
KARAR OKURU 13 Ağustos 2019 17:06
1
Dinci güruh sorgulamadan bahsediyor..Önce bu hastalıklı kafaya hangi dinci ögretiyle geldiginizi sorgulayın.
DoğrucuDavut 13 Ağustos 2019 08:08
Taha Bey, Milli Eğitim Bakanı'ndan çok Talim ve Terbiye Kurulu (TTK) önemli. Sayın Ziya Selçuk bu kuruma neden dokunamıyor? Kitapların içeriğine kadar her şeye bu kurul karar veriyor. TTK' nın başkanı ve üyeleri kimler, hangi dallarda eğitim almışlar? MEB ders kitaplarının, başkanın eşinin şirketi tarafından basıldığı doğru mu?
Müntekidi Hakiki 13 Ağustos 2019 07:04
"Ceren Hoca’nın ardından: “Sistem böyle” başlıklı yazıda Prof.Dr. İskender Öksüz , "..Rahmetli Mümtaz Turhan Hoca’nın tabiriyle büyük bir gürültüyle dönen bir eğitim dolabımız var. Hani bahçeleri sulayan dönme dolap gibi. Bu dönme dolap diplomalar, mezunlar üretiyor; fakat bilen insanı, yapabilen insanı üretemiyor. Bilgiyi ise hiç üretemiyor. Turhan hoca, “suya değmeden döndüğü için” demişti, “ve yanı başındaki toprak çoraklıktan ölüyor”. Ne yapalım hocam, sistem böyle…" diye yazmıştı!
KARAR OKURU 13 Ağustos 2019 04:52
Eğitim sistemimiz 100 senedir seküler beyinlerin elinde. Gelinen nokta vahim. Ama kabahat başkasınınmış gibi vıdı vıdıyı gene onlar yapıyor...
KARAR OKURU 13 Ağustos 2019 10:20
3
O 100 senenin ilk 27 yılında uygulanan eğitim kalite açısından ilk beşte. Köy Enstitüleri kimi rahatsız etti de kaldırıldı bir araştırın. Eğitimin e'siyle alakanız yok konuşup duruyorsunuz. 1950'den sonra sadece eğitimi değil ülkeyi ABD'ye teslim edenler bugün suçlu arıyor.
KARAR OKURU 13 Ağustos 2019 11:46
2
Turkiye kuruldugunda millet okuma yazma bilmiyordu. Sekuler beyinlerin elinde egitim cok geliste ama yeterli degildi. Simdi ise egitim kalitesi geriye gidiyor!
KARAR OKURU 13 Ağustos 2019 12:20
2
Sekulerler egitimi hemen hemen sifirdan belirli bir noktaya getirdiler (yeterli olmasa da). AKP ise gelinen noktadan geriye goturuyor!
KARAR OKURU 13 Ağustos 2019 14:02
5
@10:20 Köy Enstitülerini İnönü’ye soracaksın. Rahmetli, 40'ların sonunda Enstitüleri mezara koymuştu zaten, DP sadece toprağını attı. Boğaziçi Ü.’den Asım Karaömerlioğlu’nun son derece bilimsel ve objective bulgularla yazığı Orada Bir Köy Var Uzakta isimli kitabını okumanı öneririm. Böylece ama piyano çalıyorlardı, ama uygulama eğitimin ilk örnekleriydi hikayelerinin ne kadar saçma olduğunu ve okulların neden sadece tek parti iktidarında yaşabilecek şekilde programlandığını bilimsel verilerle görebilirsin.
Thales 13 Ağustos 2019 14:37
4
Sekülerlerin elinde eğitimin geliştiğine dair veriler ne? 1908-2008 arası yıllık okuma yazma oranları neler? 1908-2008 arası yıllık eğitime ayrılan bütçe ne kadar? GSMH'nin yüzde kaçı? İspanya ile karşılaştırıldığında durum ne? Güvenlik harcamaları ile karşılaştırıldığında durum ne?
KARAR OKURU 13 Ağustos 2019 15:32
2
Eğitim sisteminin 100 senedir sekiler olduğu yalan. 1950 den beri yani 70 senedir eğitim sisteminin amacı imam hatip zihniyetini hakim kılmak. Gelinen sonuç ortada
Çerkez Ethem 13 Ağustos 2019 02:13
Nasıl geri kalırız Hata Olmasın ! Bizlere 90 yıldır geri kalmamızın sebebi eski alfabemiz/dilimiz dediler,şimdi yalanmı oldu bunca yıldır anlatılanlar ! Ama bu gerçekse ACİL dil devrimi yapmamız gerek ! Bir dil/alfabe bizi ilerletmiyosa değiştirilmesi gerek, bize böyle öğretildi 90 yıldır ! Yani ataputmu iyi bilcek yoksa bu sahtekar WEF'mi ! Hemen en ileri teknoloji ülkesi olan japonyanın alfabesini alalım, anında 100% ilerleriz, hemde hiçbirşey yapmadan anında en ileri olan bir ülkeyle bağımız olduğunu göstererek onlar neyi icat ederse bizimkiler diyebiliriz ! Yane KAZAN KAZAN !
KARAR OKURU 13 Ağustos 2019 10:19
0
Çerkez! Alafabeyle ileri ya da geri gidilmez. Sadece okuma yazmayı kolaylaştırır veya zorlaştırırsın. Daha kolay olması için bu alfabeye geçildi. Biz bu alfabe sayesinde üç ay içinde okuma yazma öğretiyoruz. Alfabe araçtır. Asıl olan çalışmaktır. Çalışmamanın, üretmemenin suçunu alfabeye atmak acizliktir.
KARAR OKURU 13 Ağustos 2019 16:44
0
Cumhuriyet kurulmadan çok önce latin alfabe si kullanan osmanlı gazeteleri vardı.Alfabe değil sorun.Okuma alışkanlığı yeterli değil.Okuduklarınızdan çıkarımlarınızı sergileyeceginiz aykırı fikirlere tahammül edecek zihin ortamımız yok güzel kardeşim .
KARAR OKURU 13 Ağustos 2019 01:43
Akademide aktif olan birisi olarak gözlemleri mi paylaşıyorum. Gidiş iyi değil. Türk üniversiteleri, son 10 senede İran üniversitelerinin bile gerisine düştü. ODTÜ falan övünüyoruz ama onlar lisansüstü seviyesinde pek bir varlık gösteremiyorlar.
KARAR OKURU 13 Ağustos 2019 01:27
Düşünüyorum o halde varım, diyen bir anlayışın yerini maalesef yiyiyorum o halde varım , diyen bir anlayış istila etmiş... Gel de bunu düzelt (!) Allah öğretmenlerimize ve onları yetiştiren akademisyenlere sabır Eyyüp peygamberin sabrını versin...
KARAR OKURU 13 Ağustos 2019 01:01
5 yıl önceki halimi düşünüyorum da nasıl bir inkisar i hayale uğradığımı anlatamam. Neden böyle oldu? O zamanlar biri bana çıkıp bugünleri anlatsaydı, muhtemelen "Bu dediklerin 1930 'ların 40' ların CeHaPe'sinde olur."der onu yanımdan kovardım. Neyazik ki olmaz dediğim her şey oldu. Şimdi herkes bizi suçluyor. Biz dmeistik deyip faturayı bize kesiyor. Yalnız şunu unutuyorlar önce de her kötüydü. Mesele Cehape bir yasayı Anayada mahkemesine görtürdüyse çıkacak sonucu adım gibi biliyordum. Şimdi de biliyorum. Hele İstanbul seçiminin yenilnmesinden snra. Değişen bir şey yok. Çok yazık oldu çok
Bu tabloyla ilgili denilecek şey çok ancak "liselerin" zorunlu hale getirilmesi de bu "düşüşte" önemli pay sahibi...12 yıl yetmez,13 olmalı diyenler de şunu görmeli:1+5+3 = 8 yıl ya da 9 yıl yeter,mesleki yönlendirme yapılmalı,liselere mutlaka "isteğe" bağlı olarak gidilmeli,zorunlu değil...Yoksa kalite düşer düşer ve sarkaç daha da tabana doğru kayar da kayar!
KARAR OKURU 13 Ağustos 2019 00:33
Yazının bana göre özü şu cümle ”Biz yazarlar aldığımız olumlu ve olumsuz tepkilerden görüyoruz ki, bazıları yazdığımızı anlamamış, anlamadan hüküm vermiş…” Tabi öteki taraftan da haklı olarak şu soru sorulabilir : Acaba yazarlar işledikleri konuları iyi anlamış mı?
KARAR OKURU 13 Ağustos 2019 08:24
1
Sorunuzun muhatabı genel olarak bütün yazarlarsa tamam. Ama Taha beyse lütfen şu iddianızı bir örnekle açıklayabilir misiniz?
Karar Okuru 13 Ağustos 2019 09:10
1
Bu konu hassas biz okurlar da zaman zaman yazarların da değerlendirmelerinde ciddi yetersizlik olduğunu iddia ettiğimizde kabul görmez. Oysa orta doğunun yazarı çizeri de genel kalitesizlikten muaf değil dediğinizde tepki oluyor. Neden bu çağdışı anlayışa destek oldunuz dendiğinde liberallere biz ilkeleri destekledik hukuk, demokrasi vs. Oysa söylenen ile birlikte söyleyenin o dedikleri ile uyumlu olup olmadığına da bakılır. Özet bir çocuğun boyundan büyük bir işi yapacağını söylemesine inanmak da zeka düzeyinde bir sorun olur. Ama bizim orta doğulu elaleme verir talkımı kendi yutar salkımı
Sami Kıratlı 13 Ağustos 2019 09:32
0
Bu yorumu yazmadan önce keşke, Taha Akyol'un 30 kitabından birini; ya da, 5 bine yakın makalelerinden ikisini okusaydın. işte sosyal medya böyle bir şey; kendi adını bile yazarken harfleri eksik yazanlar işi" yazarlık" olanları yazdığı konuyu anlamamakla eleştire biliyor..Yazarın okuyanların anlama sorunu var dediği bu olsa gerek
KARAR OKURU 13 Ağustos 2019 09:42
0
Evet işte yazarın da tam anlatmak istediği buydu.Konuyu çok güzel özetlemişsiniz.
KARAR OKURU 13 Ağustos 2019 00:26
"Ama değerler ve kalite söz konusu olunca diplere yakın vaziyetteyiz!" diyorsunuz ya.. İst.da o en buyuk egitim arastirma hastanelerinden birinin mescidi sidik, ter ve vucut kokusu kokuyor, findik kadar bir oda, bitisigi tuvalet, pencere ya da havalandirma yok, zayif bir isik, isportadan toplanmis 5tl.lik, o da yenik yenik eskimis seccadeler, basortuler, etekler.. ama yeni yapilan devasa binaya tasindilar, cok sik, cok kaliteli!!!.. yalniz mescidi yapmamislar, hala eski binaya gidip sidik kokusu icinde namaz kiliyoruz.. simdi sizce bunlar mi "deger ve kalite" uretebilecek!? Celiskili olmaz mi?
KARAR OKURU 13 Ağustos 2019 00:19
Ziya Selçuk bir şeyler yapma gayretine girdi ama bakanlıkta muktedir değil. Güç başka yerlerde. Eli kolu bağlı.
KARAR OKURU 13 Ağustos 2019 09:39
1
Muktedirin üstünde muktedir mi olurmuş?..
musto 13 Ağustos 2019 00:13
Ünüversitelerimiz okur yazar yetiştiriyor. Değişen eskiden doğu blokunda insanlar ünüversite bitirir diplomalarında meslekleri yazar ona göre işe girer hayatını idame ettirir. Akp döneminde mesleki diploma almak için uygun ortam yaratıldı.Marmara ünüversitesinde ekonomi dersi alan ekonominin başına geçti fiziki olarak şartlar yerine getirilmiş oldu daha ne istiyorsunuz diplomaysa işte size diploma tutturmuşsunuz liyakat ve diploma. Kurmaylıkda neymiş gerekirse alaylı er olarak orduya girer ordu komutanı olursun amerikan filimlerinde olan amerikan rüyasının olması gibi.
Egitim, ozellikle universite egitimi ogrencilerin yaratici ve sorun cozucu yeteneklerini gelistirmeyi hedefler. Bunun yolu ise ogrencilerin elestirel dusunebilmelerini ve analitik yeteneklerini gelistirmektir. Akademik egitim elestirel dusunebilen insan yetistiren egitimin adidir. Sorun su ki Turkiye' de elestirel dusunmek suctur, isinizden atarlar, hapse tikarlar, hayatiniz kayar. Boyle insanlari yurtdisina kaptirmak aptalliktir. Sekilde goruldugu gibi dunya siralamasinda gerilemek kacinilmaz sonuctur. Bu durumda 2023, 2071 falan hedefleri de palavra olarak kalir...
KARAR OKURU 12 Ağustos 2019 23:58
Şu sözde 1071 vatan sever akademisyen bir araya gelip bizi şu son sıralardan kurtarsınlar önce....
KARAR OKURU 13 Ağustos 2019 00:49
2
Hepsi cemaatçi olduğu için akademik kadroya alınmıştır
KARAR OKURU 13 Ağustos 2019 10:21
8
23.58, En azından diğer 1128 akademşsyen gibi batırmaya uğraşnıyorlar.
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN