Back To Top
Adaylardan biri sıkılıp saatine baktığında...

Adaylardan biri sıkılıp saatine baktığında...

 - Son Güncelleme: 17.06.2019 Pazartesi 09:41
- A +

Bu yazı yazılırken Ekrem İmamoğlu- Binali Yıldırım arasındaki televizyon tartışması sürüyordu.

İlk izlenim, uzun bir süre sonra televizyonda karşı görüşten bir politikacıyla tartışmanın amatörlüğü ve çekingenliği iki adayı da germişti. 17 yıl aradan sonra böyle bir tartışma yapmanın hamlığı da formata yansımıştı.

İkisi birleşince de ortaya sıkıcı bir tartışma çıktı.

Yine de tartışma sayesinde bir kaç saatliğine de olsa, teröristlik, hainlik, hırsızlık iddialarının havalarda uçuştuğu mevsim normallerinin çok üstünde bir demokrasi havasını teneffüs etmiş olduk. Aralarında TRT’nin de olduğu bazı kanallara yıllar sonra ilk kez karşıt görüşten biri çıkmış oldu. Gerekçesiz iptal edilmiş bir seçimin sandığından çıkan mesaj bile ülkedeki demokrasi çıtasının yükselmesini sağladı.

Ama dünyada bütün siyasi tartışmalar bu kadar sıkıcı olmuyor.

Özellikle adayların at başı gittiği bir yarışta seçim öncesi televizyon tartışmalarının son dakikada seçmen kararını ve seçimin sonucunu değiştirebildiğinin tarihte epey örneği var.  

Kararsız seçmenler için televizyonda bir anlık tereddüt, yanlış verilmiş bir bilgi, öfkeye teslim olunan bir an, iyi bir espri, kameralara yakalanmış bir bakış çok şey ifade edebiliyor.

Hatta bazen sadece bir adayın saatine bakması bile...

1992 yılında ABD’deki başkan adayları arasında tartışmada olduğu gibi...

Savaş gazisi, CIA başkanlığı yapmış, bir yıl önce Irak’a girmiş, Amerikalılar için zafer kazanmış 68 yaşındaki Başkan Bush, dört kez yapılan televizyon tartışmalarının birinde pek de iyi olmadığı ekonomiden gelen bir izleyici sorusu sırasında bir an için saatine bakarken kameralara yakalanmıştı.

https://www.youtube.com/watch?v=7ffbFvKlWqE

Bush’un ekonomik meselelere ilgisizliğini gösteren o görüntü 12 yıldır küçük bir eyaletin valiliği yapan 46 yaşındaki Bill Clinton’ın seçimdeki sloganını iyice parlatmıştı: “Mesele ekonomi, aptal!”

Başkan adaylarının tartışma sersinin bir diğerine ise vatanseverlik meselesi damga vurmuştu.

İkinci Dünya Savaşı’nda uçağı vurulunca yüzerek savaş gemisine çıkış görüntüleri olan gazi pilot Bush, 1969’da Vietnam Savaşı’nı protesto için Londra’da ABD karşıtı bir yürüyüşe katıldığı ortaya çıkan Clinton’a “Yabancı topraklarda kendi ülkene karşı çıkmakta sorun vatanseverlik değil, sorun karakter ve muhakeme yeteneği” deyince Clinton, önceden hazırlandığı belli olan bir cevapla karşı kalenin ağlarını bir kere havalandırdı:

“Senatör McCarthy, insanların vatanseverliğini sorgularken ona Connecticut’dan bir senatör karşı çıkmıştı: Prescot Bush. Babanız McCharty’e karşı çıkmakta haklıydı. Ama siz benim vatanseverliğime saldırırken hatalısınız. Ben savaşa ülkemi çok sevdiğim için karşı çıktım.”

Clinton, biraz da bağımsız aday Ross Perot’un oyları bölmesiyle seçimleri kazandı.

1858 seçimlerinde Lincoln ile Douglas arasındaki 7 serilik moderatörsüz münazaralarla başlayan ABD’deki başkan adayları tartışma geleneği daha sonra radyoda devam etti, 1960’da ise televizyondaki ilk tartışma yapıldı.

80 milyon Amerikalıyı ekran başına toplayan ilk televizyon tartışmasında seçimin kaderini etkileyen ise adayların konuşmaları ya da vaatleri olmadı, makyaj oldu!

Bütün anketlerde önde görünen Nixon, genç ve tecrübesiz Kennedy’ye göre çok daha iyi bir konuşmacıydı. Ama o gün programa bütün gün seçim gezilerinde yorgun düşmüş ve hasta olarak gelmiş, program yapımcılarının makyaj teklifini de reddedince ona ters gelen stüdyo ışıkları Amerikalıların “Five o’clock shadow” dediği kirli sakalını ortaya çıkarmıştı. Seçimleri, yorgun ve yaşlı görünen Nixon’a karşı, tartışmaya bütün gün dinlenerek, üstüne bir tane de kortizon iğnesi yiyerek gelmiş yüzü parlayan Kennedy kazandı.

https://www.youtube.com/watch?v=gbrcRKqLSRw

Tartışmaların seçim sonucunu bu kadar etkilemesi adayları korkutunca 16 yıl boyunca başkan adayları televizyonda karşı karşıya gelmek istemediler.

1976’daki ikinci tartışmada da korkulan oldu. Bu kez sebep makyaj ya da görüntü değildi, affedilmez bir cehaletti.

Başkan Ford, Demokratların adayı Carter karşısında anketlerde önde görünüyordu. İç politikayla ilgili tartışmadan da açık farkla galip çıkmıştı.

Dış politikayla ilgili tartışmanın bir yerinde ise vahim bir gafa imza atıp “Doğu Avrupa’da Sovyet egemenliği yok. Benim yönetimimde de bu olmayacak” dedi. Bu anlık cehalet ona başkanlığı kaybettirdi.

https://www.youtube.com/watch?v=PfyL4uQVJLw

1984 tartışması ise hazırcevaplığın nasıl bütün kusurları örtebileceğinin bir örneğiydi.

73 yaşındaki Başkan Reagan’ın, 56 yaşındaki Mondale karşısında en büyük dezavantajı yaşıydı. Televizyon tartışmasında konu ister istemez Reagan’a soruldu, cevap “Bu seçim kampanyasında yaş konusunu mesele yapmayacağım. Rakibimin gençliğini ve tecrübesizliğini asla siyasi amaçlarım için kullanmayacağım ve sömürmeyeceğim” oldu. Reagan kazandı.

https://www.youtube.com/watch?v=fJhCjMfRndk

Hazır cevaplık 1988’de Fransa Cumhurbaşkanlığı seçim tartışmasına da damga vurmuştu.

Başbakan Chirac, tartışmada rakibi olan Cumhurbaşkanı Mitterrand’a “Artık biz ne başbakan ne de cumhurbaşkanıyız, sadece iki eşit adayız. O yüzden size Mösyö Mitterrand dememe izin verin lütfen” deyince Mitterrand her zamanki kibrini bir espriyle süsledi: “Çok haklısınız Mösyö Başbakan”.

https://www.youtube.com/watch?v=Hx3LD_ooXYQ

Aslında liderlerin televizyonda tartışması Avrupa için de yeni bir gelenek. Fransa’da 1974’ten beri tartışmalar yapılıyor. Zaman zaman bazı liderler tartışmalarda yer almak istemiyor.

İngiltere’de de ABD’ye özenip 1964’den beri bazı adaylar rakiplerine televizyonda tartışmak için meydan okuyorlar ama liderler ilk olarak ancak 2001’de birlikte televizyona çıkıp soruları yanıtladılar. İlk karşılıklı televizyon tartışması ise 2010’da oldu. Tabii İngiliz siyasetçilerin neredeyse her gün Meclis’te bir kaç metre uzaklıkta karşı karşıya tartıştığını unutmamak gerek.

Kıta Avrupa’sında bu konudaki en eski gelenek Almanlarda. Elefantenrunden adıyla 1969’dan beri yapılan tartışmalara, 1987 ile 1998 arası Şansölye Kohl katılmak istemeyince ara verildi. 2002’de tekrar başlayan tartışmaların 2005’de olanından Şansölye Schröder zaferle çıkmasına rağmen, seçimleri televizyonda yüzü pek gülmeyen Merkel kazanmıştı.

Türkiye’de de aslında kıta Avrupa’sıyla yakın zamanlarda bu televizyonda tartışma geleneği başlamış sayılır.

İlki 1983 seçimlerinden önce yapılan televizyon tartışmasına Özal ile Calp arasındaki “Köprüyü satarım, satamazsın” tartışması damgasını vurmuştu. Aslında tartışma Özal’ın ekonomiden anlayan, becerikli ve sevimli yüzünü göstermesiyle seçimlere etki etmişti.

https://www.youtube.com/watch?v=P0ei580fjhI

1987 genel seçimleri, 1989 yerel seçimleri öncesinde de liderler TRT’ye çıkıp tartıştılar. 89 seçimlerinden sonra Başbakan Özal’ın teklifiyle liderler bir kere daha TRT’ye çıktılar.

Bu tartışmalara da 1980’den önce aralarında Başbakan-Müsteşar ilişkisi olan Özal ve Demirel’in eski defterleri açması damgasını vurdu. Ama iki lider de sinirlenmeden tartışmaları tamamlamıştı.

https://www.youtube.com/watch?v=0JCU6EX2QO4

Ama 1995 seçimleri öncesinde televizyonlarda tartışan Mesut Yılmaz ve Tansu Çiller onlar kadar sakin kalamadılar.

https://www.youtube.com/watch?v=BIhZbJ6AVxg

Onların yükselen ve anlamsız öfkesi sandıkta televizyonda sakin güç olarak görünen Erbakan’a yaradı.

1994 yerel seçimlerinin sonucu üzerinde de televizyon tartışmalarının etkisi büyük oldu.  Adaylar neredeyse bütün kanallarda düzenlenen açık oturumlara çıktılar.

En çok ANAP adayı İlhan Kesici, SHP adayı Zülfü Livaneli ve DYP adayı Bedrettin Dalan televizyonlardaki tartışmalarda kozlarını paylaştı. Çünkü seçimin onlar arasında geçeceği düşünülüyordu.

Ama bu durum en çok şans verilmeyen Refah adayı Erdoğan’a yaradı. Çıktığı yayınlarda da kaçak gecekondu gibi meselelerde mağdur edildi.

Erdoğan, televizyonda özellikle merkez sağın adayları Kesici ve Dalan’ın yanında solcu ve reformist göründü. Hatta bir tartışmada Erdoğan “Üçüncü Köprü Kuzey Ormanlarını ranta açmaktır. Bundan kaçınmayı sevgili dostum sayın Kesici’ye de tavsiye ederim” bile dedi.

https://www.youtube.com/watch?v=cMJ8E8RaHX0

Kampanya boyunca İsveç’te Türk bayrağı yaktığı görüntülerin olduğu gibi iddialarla boğuşan SHP adayı Zülfü Livaneli’nin ise bir televizyon tartışmasında “İSKİ meselesi içime sinmedi” demesi partisiyle arasını açtı. Sağ oylar Kesici ve Dalan, sol oylar ise SHP, DSP, CHP arasında bölününce sandıktan da en az televizyona çıkarılan ve en çok üzerine gidilen Erdoğan çıktı.

Bakalım 17 yıl sonra geri dönen televizyon tartışması geleneği bu kez sandıkta kime yardım edecek?

Ve bir daha ne zaman liderleri televizyonda tartışırken görebileceğiz?



Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
Süleyman d. 21 Haziran 2019 02:13
Belediye seçiminde Apo dan medet umar hale gelenlerden her şey beklenir! Daha korkuncu da; AKP hdp ittifakının çook uzuun süre devam edecek olmasıdır!!!
Sunucu bir soruyu tam soramadı. “Mal beyanında bulunur musunuz?” İki adayda haliyle “Tabiki bulunuruz. Biz kanun gereği zaten mal beyanında bulunuyoruz.” dediler. Soru şöyle sorulmalıydı. “Mal beyanında bulunur musunuz? Beyanda bulunduğunuz malları nasıl elde ettiniz, kaynağını resmi belgelerle açıklayıp, ispat edebilir misiniz?” Böyle sorulsaydı birinci soruya verdikleri rahat cevabı bu soruya verebilirler miydi?
KARAR OKURU 17 Haziran 2019 19:21
liderler?..
İmamoğlu gollük pası gole çeviremedi. Sunucu Fetö ile ilgili soru sordu. İnternette Cinali Yıldırım’ın Türkçe Olimpiyatlarında İzmir’de yaptığı konuşmada vatan kaçkını Pensilvanya sakini sümüklüyü öve öve bitiremediği ve sümüklünün şiirini okuduğu konuşmanın kısa videosunu cep telefonunu çıkarıp dinletseydi işi o dakika bitirdi. Demoralize olan rakibi kendini toparlayamazdı. Üstelik Cinali “Yavuz hırsız ev sahibini bastırır.” misali Fetö sözüyle İmamoğlu’na 2-3 defa sataşmış, kılçık atmıştı.
KARAR OKURU 17 Haziran 2019 16:53
Binali Yıldırım Dikey Mimariden bahsederken 22 İlçede dikey mimari çok fazla bunlardan 18'i CHP'ye ait belediyeler dedi. İstanbul'da CHP'nin yönettiği 14 İlçe var. Bu bir önceki dönemde de böyleydi. Adalar CHP tarafından yönetiliyor ki orada yüksek katlı bina yapmak yasak. Geriye kalıyor 13 CHP belediyesi, bunlardan 13'ünde dikey mimari olduğunu varsayalım. Yine Binali Yıldırımın 18 ilçe rakamına ulaşılmıyor. Ya bu bilgilerde bir sıkıntı var yada mühendis olan Binali Yıldırımın Matematik bilgisinde.
Erdem 17 Haziran 2019 15:47
Televizyonda yalandan 2 kamera karşısına çıkanların isminin altına "gazeteci" yazıyorlar. Hikâye. Harbi gazetecilik bu. Elinize sağlık Yıldıray Bey. Güzel bir yazı olmuş.
Rıza 17 Haziran 2019 15:43
Hala gerekçesiz iptal edilen seçim ifadesini nasıl kullanabiliyorsunuz el insaf. Öfke bu kadar mı gözünüzü kör etti. Ak parti seçmenin oyları iç edilecek bir yığın usulsüzlük ve hırsızlık ortaya çıkacak. Size ne oldu böyle. Doğru Ak partili cahil seçmenin oyu yarım sayılır iki oy bir chp oyu eder. Evett sonunda sizde CHP leşenlerdensiniz.
KARAR OKURU 17 Haziran 2019 12:43
Yazdıklarınız, teferruatın öne çıkarılması ile halkın manipüle edilebildiğini gösteriyor. Halkın etkisizliği ve manipüle edilmesi Batı'da, bizden de ileri bence.
mahmut 17 Haziran 2019 11:35
sn yıldırım, imamoğlu'nu kişisel verilerin korunması kanunua aykırı hareket ederek İBB'nin verilerini kopyalamakla suçladı.. peki sn yıldırım, ak parti seçimden sorumlu başkan yardımcısı ali ihsan yavuz'un istanbul'd OY kullanan bütün özürlü, kısıtlı, tutuklu, hükümlü, KHK'lı vesairenin adlarını nereden hangi yetkiyle hangi kanuna uyarak aldı? o zaman kişisel verilerin korunması kanunu yok muydu? yoksa kendi çıkardığı kanunlara kendimiz uymayız ama siz uymalısınız mı diyor?
KARAR OKURU 17 Haziran 2019 13:03
15
Mahmut bey o dedigin baska bisey bu baska bisey hemen sarilmayin yalana belediyeye gitsen sanada bu tarz bilgiler verilir.. orda amac baskaydi Ekrem beyinde sucu degil onuda yonlendiriyolar kendisi diyor o bilmez
KARAR OKURU 17 Haziran 2019 11:29
İmamoğlu 55, Yıldırım 45 puan. Binali Bey daha gergindi. İmamoğlu veri kopyalamayı izah etmekte zorlanırken Yıldırım daha fazla konuda zorlandı. İki taraftan da, eğer halen kaldıysa, kararsızların oyunu belirleyecek bir atak görülmediği için sonuç berabere sayılabilir.
Basitlik tamam diyorsun yani... 17 Haziran 2019 12:02
4
Basitlik mevzusuna değinmedin...
KARAR OKURU nedim 17 Haziran 2019 11:00
chp adayi yalanlarina ordu valisine basit dedim diyerek, yeniden sayimin durdurmasına itiraz etmedik diyerek devam ediyor.yazar ve onun gibiler düşüşünde bakiyorum insanlari aptal yerine koymalar,yalanlar da sirayet ediyormuş.halk herşeyi görüyor.gercekten bu iktardan rahatsız olduğu durumlar olsa bile bu yalanlardan sonra aptal olmadiklarini gostetecekler.duyrulur...
KARAR OKURU 17 Haziran 2019 11:51
0
Yeniden sayimi reddeden YSK, genel teamulune uygun, bunun CHP itirazi ya da onayi ile ilgisi yok. Bu CHP itirazi ile olmus olsa, CHP secimlerin yenilenmesine de itirz etti, o niye kabul gormedi? Sayim yapilmis, itiraz olmadan tutanak imzalanmis ise artik o sandik bitti, bu devlet hukuk duzeni. Allah askina biraz calistiralim beyin denen organi.
KARAR OKURU 17 Haziran 2019 13:15
15
Aynen kardesim.. Ekrem bey sadece konustu guzel cumleler kurdu umut vericide konustu lakin bos konustu yani hava konustu cozum kaynagi israfi keseceklermis falan filan Binali bey projelerle konustu showmen bir adam degil ama ne dedigini gayet iyi biliyor bana su sozu yeter politikaci vaad ettimi yerine getirmeli benim vaad edip yerine getirmedigim projem yok projeler gayet guzel verilen vaatler yerine getirilecektir riske gerek yok!!!
KARAR OKURU nedim 17 Haziran 2019 10:58
Binlerce yol köprü hastane marmaray avrasya tüneli yapan bir adayla beton ekrem in tartışması zuldur bize
KARAR OKURU 17 Haziran 2019 11:48
11
O yol kopruler cikacak bir yerden
KARAR OKURU 17 Haziran 2019 12:54
6
Köprüyü kendi kesesinden mi yaptırmış? Geçiş garantisi yüzünden zarar bizim cebimizden çıkıyor. Binlerce sayısına da matematik bilimi şaşırıp kalmıştır.
KARAR OKURU 17 Haziran 2019 13:21
4
Imza kardesim aynen katiliyorum 11.48 teki yapilan yorumada o kopruler yollar zaten biyerlere cikiyor senin canini sikma
KARAR OKURU 17 Haziran 2019 13:28
6
Zararin kaclirasi senden cikiyor hesapladinmi hic? Yani sen nekadar oduyorsun yillik onuda dersen vatandas daha iyi anlar
KARAR OKURU 17 Haziran 2019 10:22
Gecenin tum ozeti 20 Tl de idi. Hakli olan adam diyorki 20 Tl nin 15 tl si gercek 5 Tl si nasil sahte olur diyor. Karsisindaki adam gerekce gostermeden caldilar diyor amma ben nasil caldiklarini bilmiyorum Ysk bilir diyor. Yani siyasai islamci dindar oldugunu iddia eden biri gormeden bilmeden birine iftira ediyor.Ysk kurumu zaten hukuken ahlaken vicdanen cok kotu durumda.Gerekcede calma lafi gecmeden somut bir delile dayanmadan partizanlik yapip secimi iptal garabetini yaratiyor.Ve bunuda sadece istanbul halki goruyor.Hak yerini bulacak.
KARAR OKURU 17 Haziran 2019 13:30
10
Yuzde 10 sayilip bukadar fark ciktiysa hepsi sayilsa kazanilabilirdi bunu gormezden gelmeyin
KARAR OKURU nedim 17 Haziran 2019 15:31
2
sen kulaginla dinleseydin cevabini verdi.ysk itiraz edilen yani muhtarliksa muhtarlik, ilçeye ise ilçeye büyük sehire ise de büyük şehre...ayni 20 lira uzerinden soyleyeceksek artvin yusufeline itiraz eden chp ye ayni zarfta olan oylardan degil 5 liradan itiraz ettigi icin yalnizca belediye secimi yenilendi.anladin mi zannetmiyorum
KARAR OKURU 17 Haziran 2019 19:09
0
Allah kimseyi gozleri kor kulaklari sagir kalpleri taslasmis ahlaken ve vicdanen cokmus yapmasin. Gormeden bilmeden iftira edenlerden hic yapmasin.Allah ve islam adina surekli yalan soyleyenlerden hic hic yapmasin.
İstanbul 17 Haziran 2019 09:57
İmamoğlu Damadın Marsa otoban hatırlatmasını sorsa iş bitirirdi.
KARARLİ KARAR OKURU 17 Haziran 2019 09:32
Mesaj alınmıştır sayın yazar. Yorgun demokrat görüntüsü, ikide bir laf atan huysuz ihtiyar görüntüsü ile adaylardan birisi bu oturumdan zararlı çıktı diyorsunuz
karar 17 Haziran 2019 09:28
bu tv tarftışmalarınını ilkinden beri izleticisiyim.bugüne dek yapılanların konuk ve idareci olarak en kötü ve pasif olanıydı.
KARAR OKURU 17 Haziran 2019 05:40
Ya kardeşim çaldılar bizim oyumuzu çaldılar biz tüm apartman Halide E Adıvar mah de aynı sülaledeniz .Bize 2 adet oy pusulası verildi.Bizler Ak partiliyiz.Sakın aptalmışsınız, niye sormadınız demeyin Hırsıza suçlamak yerine elbette biz daha dikkatli olmalıydık ama orda Ak partili neredeydi yada yoktu bizim oyumuz ça -lın -dı.Ama nasıl şimdi bunu ispat edemiyoruz yanımda CHP sen başka kimse yoktu şimdi kim çalmış olabilir.İspat edemiyorum oyu çalınan benim .Şimdi bir ispat şansı doğdu göreceksiniz kaç oy farkla kazanacağımızı.
KARAR OKURU 17 Haziran 2019 08:43
32
Kafam biraz karışıktı.Binali kreş ve burs,verilerin kopyalanması, Suriyeliler konusunda, İyiydi.İmamoglunun binali konuşurken yaptığı dudak hareketleri ve alaycı bakışları negatiflik sayıldı.Onceden de söylediğim gibi Ekrem Tayyip düşmanlarının bileşkesi olduğu için oy aldı.Simdi karşısında binali gibi sakin ve halktan bir figür gelince afalladi.Cunku ona karşı Tayyibe olan nefret duygusu yok karşı kesimde. Çikmasaydi keşke eko seçim bitmiştir.
KARAR OKURU 17 Haziran 2019 02:12
Yildirim ilk soruyu cevaplarken oyle paslar verdi ki imamogluna, Imamoglu daha ilk soruda Yildirim'in isini biterebilirdi ama beceremedi, hem de o sorunun sorulacagi onceden acikken. Yildirim' in temel argumanlarini (caldilar, chp yeniden sayima karsi cikti vb.) dogrudan rahatlikla izleyiciyi ikna edici bicimde curutebilecekken uzun bir 31 martta ne oldugunu hatirlayalim faslindan ibaret ezberini tekrarlayarak firsati kacirdi. Bu sayede Yildirim "hakikat otesi siyaset" soylemleriyle en azindan kuskunler dahil kendi tabaninin destegini saglamistir saniyorum.
hamza akyol 17 Haziran 2019 01:44
öncelikle yazıdan başlayım: çok naif olmuş. ikinci olarak tartışma proğramından bahsedeyim: en az bu yazı kadar naifti. küçükkayaya, isterse sevabına gazetecilik dersi veririm. ilkokul talebeleri sınıf başkanlığı için tartışma düzenleseler, düzeyi bundan düşük olamazdı. adayların performansını değerlendirmiyorum çünkü 50 kilo ile halter yarışması düzenleyince kimin galip geldiğinin bir önemi yok. Bir tartışma proğramı düzenlenmek zorunda kalınmış olması ise, müthiş bir gelişme. programın tek önemli kısmı da burası zaten.
Kurgu Tartışma 17 Haziran 2019 01:20
Bütün adayların tartışmadığı, halkın soru sormadığı "seçim tartışmaları" kurgudur. Sadece tartışanlara yarar. Nitekim istemedikleri yerden soru da gelmedi.
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN