Back To Top
Gezegen 9

Gezegen 9

 - Son Güncelleme: 27.05.2019 Pazartesi 08:58
- A +

Üç yıl önce, 2016 yılının ocak ayında Kaliforniya Teknoloji Enstitüsü (Caltech) profesörlerinden Mike Brown and meslektaşı Konstantin Batygin Güneş sisteminin en dış kısmında, Kuiper Kuşağından ötede bir gezegen olması gerektiğini söylediler. Bilim insanları arasında büyük tartışmalara neden olan bu açıklama hala sıcaklığını koruyor ve bu muhtemel gezegen “Planet 9” yani Gezegen 9 olarak isimlendirildi. 

İşin ilginç yanı ise bu gezegenin varlığını iddia eden bilim insanı Mike Brown’un Plüto’yu gezegenlikten çıkaran kişi olmasıydı. Mike Brown aynı zamanda 27 farklı cüce gezegen olarak isimlendirilen gökcisminin keşfedilmesinde de büyük rol oynadı. 2005 yılında cüce gezegen Eris keşfetti ve Plüton ile benzerlikler gösteren Eriş küçük gezegen sınıfına alınınca Plüton’un gezegenlikten düşürüldü. 

Plüton ise 89 yıl önce, 18 Şubat 1930 tarihinde Arizona’nın şirin şehri Flagstaff’da bulunan Lowell Gözlemev’inde Clyde William Tombaugh tarafından keşfedildi. Dünyamıza uzaklığı 7.5 Milyar km. Bu uzaklığı en hızlı uzay araçlarıyla ancak 9.5 senede alabiliyor. Yüzölçümü ancak Rusya büyüklüğündeki bu küçük gezegen uzun yıllar dokuzuncu gezegen olarak kabul edildi. 2006 yılında ise tenzil-i rütbe ile Mike Brown’un çabalarıyla gezegenlikten çıkarılıp küçük gezegen sınıfına alındı. 2015 yılında ‘New Horizons - Yeni ufuklar’ uzay aracı tarafından alçak uçuşla en net resimleri çekildi. New Horizons yola çıktığında Plüton gezegen kategorisindeydi, ancak 9.5 yıllık yolculuktan sonra Plüton’a ulaştığında gezegenlikten çıkarılmıştı. Uzay aracının Plüton’dan topladığı bilgi ve resimleri NASA’nın bilgisayarlarının indirmesi tam 1.5 yıl sürdü. Fakat Tombaugh’dan önce  Edwin Powell Hubble’ın yanında çalışan ve katır sürücüsü iken ünlü bir astronom olan Milton Humason tarafından daha önce görüntülenmişti fakat ne olduğu tam olarak anlaşılamamıştı.  

İste bu güzelim Plüton yaklaşık 76 yıl ders kitaplarında öğrencilere dokuzuncu gezegen olarak öğretildi. 2006 yılında  Plüton’u gezegenlikten çıkaran Mike Brown Plüton’u nasıl gezegenlikten çıkardığını anlatan bir de kitap yazmış. Sosyal medya da @PlutoKiller profilini kullanıyor.  

19-05/26/acar.jpg

Brown ve ekibi Plüton’un yerine Güneş sistemimizde Dünyamızdan 6 kat daha büyük bir gezegen olduğuna inanıyor ve durumu Neptün gezegeni nasıl matematik hesapla keşfedilmiş ise Gezegen 9’unda aynı yöntemle bu kez verilerin süper bilgisayarlarda analiz edilmesiyle tespit edildiğini iddia ediyor. Orada bir gezegen var uzakta, henüz  görmesek de varlığını hissediyoruz diyor. 

Ünlü Alman bilim insanı William Herschel kızkardeşi ile beraber Uranus gezegenini 13 Mart 1781’de keşfetti. Uranus’u gece gökyüzünde yıldızları incelerken kendi inşa ettiği özaman göre yüksek çözünürlüklü teleskopla keşfetti. Herschel, bu “yıldızlardan” birinin farklı göründüğünü fark etti ve birçok kez gördükten sonra Güneş’in etrafında döndüğünü anladı.  Bu gök cisminin bir yıldız olmayıp gezegen olduğuna karar verdi. Uranus’un, Dünya ile  Güneş arası uzaklıktan (150 milyon km) tam 18 kat daha uzak bir yörüngesine sahip olduğunu hesapladı. Herschel ayrıca Uranus’un iki ayını keşfetti. (Herschel aynı zamanda ışık üzerine de çok çalıştı ve gözle görülmeyen kızılötesi ışınları da kazara keşfetti.) 

Fakat 1871’de yeni keşfedilen bu Uranus gezegeni Newton’un kütle çekim kanunlarına uymuyor ve  biraz yalpalayarak hareket ediyordu. Bunun nedenini araştıran zamanın astronomlarından Fransız astronom ve matematikçi Urbain Le Verrier ve İngiliz bilim insanı John Couch Adams tarafından ayrı ayrı hesaplanmıştı. Verrier Fransa’da, Adams’da İngiltere’de  Neptune gezegeninin varlığına dair hesaplarını anlattılar ve eğer astronomlar teleskopla söylenilen yere bakarlarsa yeni bir gezegen keşfedileceğini iddia ettiler. Fransızlar ve İngilizler hesaplara hayret etselerde teleskoplardan bakmaya değecek kadar değer vermediler.  Ancak Fransız bilim insanı Verrier ile mektuplaşan Alman astronom Johann Gottfried Galle Berlin Gözlemevi’nde 1 saat içinde  Neptün’ü teleskoptan bulmayı başardı ve yeni gezegenin kaşifi olarak tarihe adını yazdırdı. SOnra geriye doğru verilere bakıldı ve aslında Galileo’nun çizimlerinde Neptune gezegenin şekillerinin çizildiği fakat onu yıldız olarak kaydedildiği görüldü.  

O tarihten bugüne Plüto’yu hesaba katmazsak yeni bir gezegen keşfedilmedi. Caltech’den Mike Brown ve ekibi şimdi harıl harıl 9. Gezegeni bulmaya çalışıyorlar. Kaliforniya Teknoloji Enstitüsü’nde yaklaşık 3000 tane bilgisayar Gezegen 9’un varlığı üzerine hesaplar yapıp modeller geliştiriyor. Bu hesaplara göre uzaklarda bir yerlerde bir gezegen olması gerekiyor. Fakat henüz bulunamadı. 

Geçtiğimiz hafta yayınlanan bilimsel makalelere göre astronomların nispeten yakın bir zamanda bulunacağı konusundaki iyimserliğini yansıtmaktadır. Eğer varsa Gezegen 9 doğrudan gözlem yerine ayrıntılı  bilgisayar simülasyonları ile bulunan ilk gezegen ve Neptün’den sonra  matematik hesapla bulunan ikinci gezegen olacak. 

İsminizi Mars’a göndermek  

2020 yılında Mars’a gönderilecek ve beraberinde bir de helikopter alacak olan uzay aracı kendisine yerleştirilecek minik bir bilgisayar çipine yazılan isimleri de Mars’a götürecek. Bu NASA’nın daha önceki misyonlarında da yapıldı ve şahsım adına konuşmam gerekirse hem İnSight uzay aracı ile Mars’a hemde Parker Uzay Sondası ile Güneş’e ismimi gönderdim. Şimdi de Mars 2020 ile tekrar Mars’a gönderiyorum. 

İlginç olan ise bu kez Türkiye’den çok sayıda kişinin başvurması ve ilk sırada yer alması. Bu yazının yayına hazırlanması sırasında Türkiye’dan başvuran kişi sayısı başlangıçta 1 milyon 52 bin iken yazının bitiminde 2 milyon 102 bin civarında idi. Bir köşe yazısı yazma zaman diliminde 50 bin kişi daha ismini Mars’a göndermek için form doldurdu.  

Üzülerek ifade etmeliyim ki bazı köşe yazarlarımız sayının yüksek olmasını kendi pençelerinden değerlendirmişler ve nedenlerini sıralamışlar ve eleştirmişler. Gözlerinden kaçan nokta ise bilimsel araştırmalara göre astronomi ve uzay etkinlikleri gençlerde heyecan oluşturuyor ve fizik, matematik ve bilimde daha başarılı olmalarını sağlıyor. Sadece bu nedenle bile ismini Mars’a gönderenler için sevinmemiz gerekir. Henüz ismini Mars’a göndermeyenler bu linkten başvuru yapabilirler: http://go.nasa.gov/Mars2020Pass   

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
KARAR OKURU 27 Mayıs 2019 15:26
Türkçenin kurallarına göre "Gezegen 9" değil, "9. Gezegen" ifadesi daha doğru.
demircan 27 Mayıs 2019 11:30
Yusuf Suresi, 4. ayet: Hani Yusuf babasına: "Babacığım, gerçekten ben (rüyamda) on bir yıldız, Güneş'i ve Ay'ı gördüm; bana secde etmektelerken gördüm" demişti.
KARAR OKURU 27 Mayıs 2019 13:39
0
Kevkeb kelimesi Arapçada gezegen manasına gelir. Yani 11 Yıldız değil 11 gezegen. Yani gerçek gezegen sayısı 11 diyorsunuz.
KARAR OKURU 27 Mayıs 2019 11:00
Yine güzel bir yazı , keşke daha çok yazı kaleme alsanızda bizde sizin yazılarınızdan istifade etsek
Hüseyin A. 27 Mayıs 2019 10:01
Çok güzel bir yazı olmuş. Elinize sağlık. Uzay, fizik, astronomi hakkında yazı yazan birisi eksikti bu gazetede.
KARAR OKURU 27 Mayıs 2019 08:37
Hocam bu da nereden çıktı?
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN