Back To Top
Yapay zekâ insanlığın sonu mu?

Yapay zekâ insanlığın sonu mu?

 - Son Güncelleme: 04.11.2019 Pazartesi 11:19
- A +

Ünlü fizikçi Stephan Hawking ölmeden önceki son röportajlarından birindeki en büyük uyarısı yapay zekanın yükselişiyle ilgili: Ya başımıza gelen en iyi şey olacak ya da en kötü şey olacak. Dikkatli olmazsak, son şey bu olabilir. Yapay zeka, Google’ın algoritmalarından kendi kendini süren arabalara ve yüz tanıma yazılımlarına kadar her şeyi kapsayan, insanlık için büyük bir fırsata sahiptir. Ancak bugün sahip olduğumuz yapay zekâ hala ilkel aşamada. Uzmanlar bu teknolojinin bizi geride bıraktığında ne olacağı konusunda endişeleniyorlar. Veya, Hawking’in belirttiği gibi, “ Yapay zekâ’nın kısa vadeli etkisi, onu kimin kontrol ettiğine bağlıyken, uzun vadeli etki, kontrol edilip edilmeyeceğine bağlıdır.”

Bilim-kurgu filmlerinde bu konu çok işleniyor ve yapay zekâ’nın insanlardan daha zeki olduğunda bütün insanlığı yok edeceği veya onların beynini hackleyip kendi istediği biçimde yönlendirdiği gözleniyor. Hawking’in uyarısı ise kontrolü elden kaçırmanın insanlığın yapacağı en son hata olacağı yönünde.

Yapay zekâ konusunda Hawking yalnız değil. SpaceX ve Tesla şirketlerinin sahibi Elon Musk Hawking ile aynı görüşü paylaşıyor ve yapay zekâ’nın insanlığın sonu olacağını söylüyor. İşin ilginç yanı kendisinin ürettiği otonom Tesla araçlar da yapay zekâ kullanıyor. Ayrıca kendisinin Neuralink isimli şirketi insan beyninden bilgi ve hatıraları bilgisayarlara transfer etmek veya tersinden insan beynine bilgi ve hatıra yüklemek üzere çalışıyor. Bu konuda ciddi mesafe kaydedildi. Musk 2014 yılında “Kimse kontrol edilmeyi sevmez. Ancak topluma tehlike oluşturabilecek Otomobiller, uçaklar, ilaçlar ve gıdalar regüle edilmiş durumda. Yapay zeka da öyle olmalı” demişti.  Şimdilerde ise kurduğu bir kâr amacı gütmeyen bir hayır kuruluşu ile yapay zekânın insanlığı ele geçirmesine engel olmaya çalışıyor.

19-11/03/ekran-resmi-2019-11-03-231152.png

Batı Dünyası (Westworld) isimli dizi 2 sezon boyunca insanların ürettikleri yapay insanları işledi. 3. sezonda yapay zekâ ürünü ve organların laboratuvarda yetiştirilerek oluşturulan insanlar ve onlara yüklenmiş yapay zekâ ile insanları yönettiği yeni bölümlerle gelecek. Bu teknoloji uzakta değil. Daha önceki yazılarımızda da sürekli belirttiğimiz gibi CRISPR ismi verilen ve DNA yapılarını değiştirmeye yarayan teknoloji ile organ ve dokuları modelleyebiliyoruz. Bu sayede sadece bilgisayarları değil insanları da hackleyebiliriz. İşte beden mühendisliği burada devreye giriyor. İstediğiniz bebeğin özelliklerini söyleyeceksiniz. Genleri ile oynanan bebek istediğiniz özelliklerde doğacak. Olmadı mı? O zaman istediğiniz parçayı sipariş edip değiştirebilirsiniz. İnsanı hacklemek için biyomedikal verilere ve çok güçlü bilgisayarlara ihtiyaç var.

Güçlü bilgisayarlar demişken geçtiğimiz Nisan ayında üniversitemizin fizik bölümü öğrencileri ile Kaliforniya Eyaleti’nin Santa Barbara şehrinde bulunan Google Kuantum Bilgisayar Araştırma Laboratuvarı’na teknik bir gezi düzenlemiş ve yetkililerden kuantum bilgisayarların teknik özellikleri, çalışma prensipleri ve gelecekte neler vaad ettikleri hakkında teferruatlı bilgiler almıştık. Bunu yine bu köşede anlatmış ve Kuantum bilgisayar çağının çok yakında olduğunu söylemiştik. Geçtiğimiz ay Google işte bu ziyaret ettiğimiz laboratuvarda normal bilgisayarlarla 10 bin yıl sürecek bir hesabı 200 saniyede yaptığını açıkladı ve resmi olarak akademik makale olarak yayınladı. Böylelikle yapay zekânın önündeki en büyük engel olan hızlı bilgisayar engeli de kalkmış oldu.

Yapay zekâ ve robotların insanlardan farkı bilimsel gelişmeleri anında kabul ederek kendisini hemen güncellemesi. İnsanlar ise kendilerini güncelleyip uyum sağlaması zaman alıyor. En basitinden müşterilerime yazdığım daha gelişmiş bir programı kabul ettirip kullanmalarını sağlamakta ciddi zorluklar çekiyorum. İnsanlar uzun süredir kullandıkları ve alışageldikleri alışkanlıklarından vazgeçip yeni teknolojilere adapte olması, kabullenmesi ve özümsemesi çok zor. Bazen dirençle karşılaşıyoruz. Fakat bu yapay zekâ için problem değil. Değişim ve gelişimleri anında takip edip kendisini güncelleyebiliyor. Bir doktorun kendi alanındaki yeni gelişmeleri takip edebilmesi için ilgili konuda bir konferansa katılması ve orada anlatılanlardan bu gelişmeler konusunda kendisini yeniden eğitmesi ve uygulamaya geçmesi lazım. Bu ise uzun zaman sürebiliyor. Fakat Yapay zekâ o konuda bilimsel makale yayınlanır yayınlanmaz haberdar oluyor ve hemen adapte oluyor. Diyelim ki karşımızda bir yabancı var. Onunla konuşmak istiyoruz. Robotlar karşındakinden bir kaç kelime duyar duymaz hangi dilde konuştuğunu anlıyor ve hemen internete bağlanıp o dile ait modülleri yüklüyor ve bir iki saniye içerisinde yeni bir dil öğrenmiş oluyor ve o dilde konuşmaya başlıyor. İnsanların dil öğrenmesi ise aylar hatta yıllar sürüyor. 20 yıldır Almanya’da yaşayıp tek kelime Almanca bilmeyen tanıdıklarım var. 10 yıl Amerika’da yaşayıp doğru düzgün bir cümle İngilizce kuramayan tanıdıklarım var. Hal böyle olunca robotların ve yapay zekânın insanları sollayacağı ve fark atacağı kesin.

Hal böyle olunca yapay zekânın insanlardan daha hızlı bir şekilde teknolojiye kendisini uyduracağı ve insanlardan daha zeki olacağı aşikâr. Bazı bilim insanlarına göre ise insanlar yapay zekânın evlerinde beslediği biraz akıllı evcil hayvan konumuna düşecek. Evlerinde kedi köpek besleyenler bilir ki çoğu hayvan kendisinden beklenilmeyen akıllı hareketle sergiler. İnsanlara göre daha vefalıdırlar. 

Şahsi olarak tehlike senaryolarına katılmıyorum. Yapay zekânın insanların masraflarını ve israflarını azaltacak, insanların yükünü hafifletecek ve aileleriyle daha fazla zaman geçirmelerini sağlayacağını düşünüyorum. Yapay zekânın İnsanlarla kol kola daha iyi bir gelecek inşa edeceğini umut ediyorum ve yapay zekâ eğitimi verdiğim insanlara da bunu gözetmelerini tavsiye ediyorum.

Yapay zekâ üzerine verdiğim konferanslarda bana en çok sorulan soru yapay zekânın insanlığını sonu mu olacağı yönünde. Beklediğim soru ise bu değil. İnsanlığın sonu mu olacak diye endişe etmekten ziyade geleceğin teknolojisine nasıl ve nereden başlayabilirim şeklinde olmalı. Söyleyeni kim bilmiyorum lakin güzel bir söz var: “Akıllı insan aklını kullanandır, daha akıllı insan ise başkalarının aklını kullanandır”. Biz de bizde daha zeki olacak yapay zekânın aklını kullanıp daha zeki olabiliriz.

 

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
[email protected] 04 Kasım 2019 16:02
ilgi alanım olması hasebiyle ilgi çekici konuya hakim bi'dolu örnekleriyle enfes bir yazıydı
KARAR OKURU 04 Kasım 2019 12:33
Benide eğitsene nolur...Nerden Başlıyim...
Thales 04 Kasım 2019 10:27
Biz burada köylü kavgalarımız arasında pek fark etmedik ama Google'ın 'kuantum üstünlüğü' (quantum supremacy) deneyi yeni bir çağın başlangıcı. Ateşin kontrolü, tekerleğin icadı, buhar makinası, turing makinası gibi bir şey. Dünyamız radikal bir biçimde değişecek. Çok hızlı değişecek. İleride bu yıl, insanlığın tarihinin dönüm noktası olarak kabul edilecek. Aslında 'insanlık' yerine 'bilinç' (sentiency) terimini kullansak daha doğru. Çünkü sentiency'nin bildiğimiz insan formu çok değişik şekiller alacak 100-200 yıl içinde.
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN