Diyarbakır’da hackerlar var!

Yıllar yıllar önceydi; sanırım 1999 ya da 2000 yılları. Yanında çıraklık yaptığım bir ağabeyimden hacker kelimesini duymuş ve dünyam değişmişti. O dönemin kısıtlı imkanlarıyla, yani avaz avaz bağıran çevirmeli ağ bağlantıları, internet kafelerden 1.44 disketler yoluyla taşınan makalelerin sonunda nihayet Diyarbakır Hacker Team ve AmidX ismindeki yöneticisi ile tanışma şansı yakalamıştım.

Hatırladığım kadarıyla TR Scene dergisi ve AmidX’in sitesindeki yazılar Türkçe kaynak olarak bulabileceğim en iyi kaynaklardı; hatta AmidX bir de parola tahmini yapan bir program yazmış ve bunu sitesinden paylaşmıştı. (Cehennem.com ve HolyOne da vardı tabii. )

AmidX ile şahsen hiç tanışamadım. E-postalarımız ve beni ev telefonundan araması ve maalesef evde olmadığım bir zamana denk gelmesi dışında benim için bir hayali kahramandı diyebilirim. Bu yazımı okuyorsa kendisine çok selam ederim.

Yıllar sonra Diyarbakır’dan yükselen bir başka ses, Happy Hacking Space projesi doğudan yükselen ışığın, bu kaynağın kuruması şöyle dursun tüm zorluklara inat yeniden neşvü nema bulduğunu bana bir kere daha gösterdi. Ne kadar sevindiğimi anlatamam. Üstelik bir dönem aynı şirkette çalıştığım, kıymetli hevallerimin omuzları üzerinde yükselmesi benim için ayrı bir kıvanç.

Happy Hacking Space’in bileşenleri her hafta toplanıyor, hiyerarşi ve egoyu yerle bir eden “birbirimize mükemmellik borcumuz var” dışında motto tanımayan bir kararlılıkla. Aralarında NASA’ya danışmanlık yapan mentorleri de var; dünyaca ünlü siber güvenlik şirketlerinde proje yöneticiliği yapan üyeleri de.

Bütün bunlara rağmen Happy Hacking Space’in yayımladığı son blog yazısında paylaştığı kimi ayrıntıları ben de burada bir kere daha paylaşmak istiyorum. Ademi merkeziyetçiliğin güç kazandığı, teknolojinin sınırları aşarak her bir noktaya ürün ve hizmet, hatta istihdam götürdüğü dünyamızda bu haklı sese kulak vermemiz gerekiyor… Işığın doğudan yükseleceğine olan sonsuz inancımla mikrofonu Happy Hacking Space’e veriyorum.

“Diyarbakır ve bölgeye bakıldığında tekstil işçisi görülüyor. Kargo dağıtıcısı görülüyor. Görülmeyen şey var: Mühendis. Yazılımcı. Güvenlik araştırmacısı. Tasarımcı.

Görülmüyor olması, olmadıkları anlamına gelmiyor.

Remote olarak Amerika’da ve Avrupa’da çalışan mühendisler var burada. Meta gibi şirketlere güvenlik açığı bildiren, bug bounty programlarından ödül alan araştırmacılar var. Buradan çıkıp dünyanın farklı yerlerine yayılan, şimdi geri dönen ya da uzaktan mentorluk yapan insanlar var.

İlginç olan şu: Yabancı sermaye bu coğrafyayı görüyor. Amerika’dan, Avrupa’dan şirketler buradaki mühendisi istihdam edebiliyor. Yerli sermaye göremiyor. Kendi ülkesinin içindeki potansiyeli yabancılar kullanıyor, yerli şirketler kullanamıyor.

Biz Happy Hacking Space olarak yıllardır bu boşlukta duruyoruz. Kurumsal destek olmadan, yukarıda bahsedilen konferanslara gittik. Kurumsal destek olmadan, insanları yetiştirdik. Kurumsal destek olmadan, bu coğrafyayı uluslararası arenada temsil ettik.

Bu satırları okuyan teknoloji şirketleri:

Bir departman açın. Beş kişiyle başlayın. Yazılım geliştirme, QA, güvenlik araştırma, hangisi uygunsa. Zaten burada yaşayan çalışanlarınızı göçe zorlamayın.

Staj programlarınızı bu bölgeye genişletin. Buradan başvuru alın.

Burada bir birikim sizinle birleşmeyi bekliyor.

Ne bulacağınız sizi şaşırtabilir.”

YORUMLAR (2)
2 Yorum
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.