Hakan Fidan

Semra Alkan

Seçim öncesinde liyakatin esas alınmaması gibi konular o kadar çok yazıldı, çizildi ki… Açıkçası Cumhurbaşkanı Erdoğan yeni kabine üyelerini açıklarken tedirgin bir şekilde dinlediğimi, yalnız isimlerin netleşmesiyle birlikte, ilk izlenim olarak kitlelerin şikâyetlerinin ve değişim talebinin dikkate alındığını söyleyebilirim. Ve kabinede özellikle iki ismin dikkat çektiği belirtilebilir:

'Hakan Fidan ve Mehmet Şimşek'

Birkaç gündür yazılan makalelerde Fidan’ın Moskova, Tahran, Şam’ı iyi tanıdığı, Kürt gruplarla diyalog kurabildiği, Suriye, Irak, Libya gibi ülkeler bağlamında Fidan’ın tecrübesinin önemli olduğu belirtiliyor. Aynı zamanda Amerika, Avrupa’yı da iyi tanımasıyla ve TİKA tecrübesiyle birlikte böylesi önemli bir dönemeçte bu görev değişiminin öneminin altı özellikle çiziliyor. Biraz önce de belirttiğim üzere yaşanan bu süreç önemli bir dönemeç olarak belirtilebilir. Bu konuyu detaylandıracak olursak;

Son dönemde yazılan çoğu makalede Asya jeopolitik ittifakı, bölgesel çok taraflılık ya da bloklaşma gibi kavramlardan bahsediliyor. Rusya-Ukrayna savaşıyla birlikte, Rusya’ya yapılan yaptırımlar ve diğer sebeplerle ticaretin kurallarının pamuk ipliğine bağlı olduğu, ulusal güvenlik adına ne istersem yapabilirim gibi bir söylemin güçlendiği belirtiliyor. Öte yandan yaptırımlarla birlikte Rusya'nın Hindistan gibi ülkelere petrol ihracatının arttığı görünüyor.

Ayrıca son dönemde uzmanlar Amerikan LNG’sinin Avrupa’da Rus doğal gaz tedarik miktarını zaman zaman geçtiğinin altını çiziyor. Bir anlamda böylesi stratejik bir konuda Amerika’nın Avrupa’yı kendisine bağladığı belirtilebilir. Diğer taraftan özellikle Biden döneminde ‘yenilebilir enerjinin’ önünün açıldığı vurgulanıyor.

Açıkçası birçok konuda yaşanan gelişmelerle birlikte, bir anlamda bu önemli dönemeçte ülkelerin ‘siyasi, askeri ve ekonomik’ konumlarının etkileyebileceğinin altı çiziliyor.

Öte yandan Çin'in arabuluculuğunda İran ile Suudi Arabistan arasında 7 yıl aradan sonra diplomatik ilişkilerin yeniden başlatılması ya da İran, Suudi Arabistan, BAE ve Umman'ın çekirdeğini oluşturduğu bölge ülkelerinin Çin'in himayesinde Basra Körfezi'nde ortak donanmayla deniz koalisyonu oluşturacağı yönünde haberlerin de bir değişimi işaret ettiği söylenebilir. Bu değişimin altında yatan birçok faktörle birlikte, önemli faktörlerden birisinin de 'enerji güvenliği' olduğunu söylesek yanlış olmaz sanırım.

Dolayısıyla böylesi önemli bir dönemeçte sorun çözme bağlamında Fidan’ın görev değişimi stratejik bir adım olarak okunabilir.

Ayrıca ticaretin kurallarının pamuk ipliğine bağlı olduğu, dengelerin değiştiği bu süreçte ‘Fidan ile Şimşek’ ismi daha da önem kazanıyor. Önümüzdeki dönemde Fidan’ın ticari anlaşmalar için, bir anlamda ekonomi için yolları açması, sonrasında da Şimşek gibi tecrübeli bir ismin bu konuda atacağı adımlar anlamlı olabilir. Tam da bu noktada Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kabine üyelerine, özellikle de bu iki isme ne kadar alan açacağının da dikkatle izlenmesi gerektiği düşüncesindeyim. Özellikle de ekonomi konusunda. (Bir sonraki yazıda Şimşek konusunu detaylı ele alacağım.)

Açıkçası sesini ilk defa duyduğumuz Fidan’ın liderlik özelliklerini de merak ediyorum doğrusu. Basında görünürlüğünün artmasıyla birlikte liderlik özellikleri bağlamında Fidan ile ilgili yorumlar yapacağımı belirtmek isterim.

Son olarak, Süleyman Soylu yerine Ali Yerlikaya’nın gelmesinin de olumlu olduğu düşüncesindeyim. Aslında Soylu liderlik özellikleriyle dikkat çekebilirdi. Ama bu konuyla ilgili hanesindeki olumsuz puanları bir hayli artırdığı, bir anlamda kredisini tükettiği söylenebilir. Ve önümüzdeki dönem için Soylu’nun liderlik fırsatını çoktan kaçırdığı düşüncesindeyim.

Yorum Yap
UYARI: Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. (!) işaretine tıklayarak yorumla ilgili şikayetinizi editöre bildirebilirsiniz.
Yorumlar (3)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.