05.04.2020  01:09
SON GÜNCELLEME: 
05.04.2020  01:13

Ben bu fotoğrafı elli yıl önce çekmiştim

Kovid 19’la birlikte uyku moduna geçen dünyanın en hareketli şehirlerinin sokakları sanat dünyasına yepyeni bir deneyim fırsatı sunuyor. 1964’te çektiği ‘Boş New York’ fotoğraf serisiyle yarım asır önceden bugünü öngören duayen fotoğrafçı Duane Michals ise pandeminin boşalttığı New York sokaklarına bakıp muhtemelen ‘Ben bu fotoğrafı elli yıl önce çekmiştim’ diyor.

+
-

SALİHA SULTAN/İSTANBUL

Resimden müziğe, sinemadan fotoğrafa sanatçılar bugünleri yarın bize nasıl anlatacak, henüz bilmiyoruz. Belki şu an bir yerlerde İstanbul’un sessizliğinden büyülenmiş bir fotoğraf sanatçısı merceğini İstiklal Caddesi’nin boş sokaklara odaklamış durumda. Yüzyılın en önemli fotoğrafçılarından, mistik fotoğrafçılığın duayeni kabul edilen Duane Michals da bundan elli yıldan fazla bir süre önce, 1964’te ‘Boş New York’ adlı bir fotoğraf serisi çekti. Michals’ın dünyanın en hareketli şehirlerinden New York’u berberinden, ünlü köprüsüne bomboş resmettiği bu fotoğrafları çektiği sırada, salgının en fazla görülen yerlerden biri olan şehrin bugün pandemi nedeniyle geldiği noktayı hayal etmek belki de imkansızdı. Michals’ın 1964 yılında çektiği bu seriyi bu şartlarda incelediğimizde, sanatın, sanatçının öngörüsünden bir kez daha ürküyoruz. Fotoğraflarında bilinmeyeni görünür kılmak ya da bilinenin de en saf haliyle güzel ve kayda değer olduğunu hatırlatmaya çalışan Michals, bu serisinde New York’un sokaklarını, köprülerini, metrolarını, berberlerini ve kafelerini insanlardan yoksun olarak gösteriyor. 

89 yaşındaki sanatçı, Rene Magritte, Andy Warhol, Yayoi Kusama, Marcel Duchamp, Leonard Cohen, Sting ve Yves Saint Laurent gibi isimlerle yaptığı çalışmalarla tanınsa da, onu bugün duayen bir isim yapan şey kendi ifadesiyle “Bu hikayeyi görmeniz kazara değil, bu hikaye benim beyaz kağıda siyah olarak döktüğüm düşüncelerim” cümlesi. Ünlü sanatçının “Gerçekliği fotoğraflamak, hiçliği fotoğraflamaktır” sözleri ise, dünyayı sanatın penceresinden anlamlandırmaya çalışanlar için çok katmanlı bir gerçeklik olarak önümüzde duruyor. O halde şimdi, bugün halen New York’ta yaşayan ve muhtemelen penceresinden pandeminin boşalttığı sokaklara bakıp ‘Ben bu fotoğrafı elli yıl önce çekmiştim’ diyen sanatçının yarım asır önceden öngördüğü sessizliğe kulak verelim. 

FOTOGRAFİK HİKAYENİN ÖNCÜSÜ

1932 doğumlu Slovak asıllı sanatçı Michals 1960’lı yıllarda fotoğrafçılık alanında önemli, yaratıcı adımlar attı. Foto muhabirliğinden büyük ölçüde etkilenen bir dönemde anlatıları iletmek için ortamı manipüle etti. Yaygın olarak bilindiği diziler sinemanın kare kare formatına uygundur. Michals ayrıca eserlerinde anahtar bir bileşen olarak metin eklemiştir. Didaktik veya açıklayıcı bir işleve hizmet etmek yerine, el yazısı metni görüntülerin anlamına başka bir boyut katar ve şiirsel, trajik ve mizahi olan tekil müziklerine aynı anda ses verir. Son 50 yılda, Michals’ın çalışmaları ABD’de ve yurtdışında sergilendi. Modern Sanat Müzesi, New York, Michals’ın ilk kişisel sergisine (1970) ev sahipliği yaptı. Daha yakın zamanlarda, Tokyo Odakyu Müzesi’nde (1999) ve New York Uluslararası Fotoğraf Merkezi’nde (2005) tek kişilik gösteriler düzenledi. 2008 yılında Michals, Yunanistan’ın Selanik Fotoğraf Müzesi’nde ve İtalya’nın Verona kentindeki Scavi Scaligeri’de retrospektif sergiyle 50. yılını kutladı. Fotoğrafçılığa katkılarından ötürü, Michals bir CAPS Grant (1975), Ulusal Sanat Bursu (1976), Uluslararası Fotoğraf Merkezi Infinity Ödülü (1989), Foto España Uluslararası Ödülü ( 2001) ve Montserrat Sanat Koleji’nden Onursal Güzel Sanatlar Doktorası, Beverly, Mass. (2005). Michals’ın çalışmaları, İsrail Müzesi, Kudüs dahil olmak üzere ABD’de ve yurtdışında önemli koleksiyonlarda yer alıyor. 

DİĞER HABERLER
Akdeniz'de 4,9 büyüklüğündeki deprem
Silahımı çekip vurabilirdim
İktidarın küçük ortağı
Bu dil, Bahçeli'nin, FETÖ'nün boğazına tıkadığı dildir
4 günlük sokağa çıkma yasağı sona erdi 
Camiler cemaatlerine kavuşuyor
Bakan'dan GSM operatörleriyle ilgili açıklama