Geçen hafta doların yükselişi üzerine bir çalışma yaparak, reel kur üzerinden iki ana hedef nokta bulmuştuk.
2003 yılı baz alındığında ve sadece Türkiye'deki enflasyon doların fiyatından arındırıldığında 3,60 en yüksek hedef iken, ABD enflasyonu da indirgendiğinde 3,0 TL gibi ikinci bir hedefe varmıştık. Bu iki ana hedef içinden iki enflasyonun da arındırıldığı 3,0 TL'yi makul hedef olarak bulmuştuk.
Kısa vade açısından en azından 3,0 TL seviyenin üzerinin şişme veya ekstra bir hareket olabileceğini veya dolar almanın riskinin artık daha yüksek olduğunu belirterek çalışmamızı bitirmiştik.
Yine çalışmamızda orta ve uzun vade açısından dolardaki yükselişin cari açık veya ülkenin döviz ihtiyacı ile yakın ilişkili olduğunu, artık büyüme olmadan bile cari açığın yüksek seviyelerde gerçekleşmesinin temel sorun olarak artarak devam ettiğini, bu yapısal sorunun çözülmeden doların önünün kesilmesinin imkansız olduğunu izah etmeye çalışmıştık.
Yerli yatırımcı dolar yükselince ne yapıyor?
Bu hafta ise yerli yatırımcıların dövizdeki yükselişlere tepkisini inceleyerek ikinci bir adım atmış olacağız.
Bu çalışmaya başlamamızın temel sebebi ile konuya giriş yapalım
Türkiye 20 Ağustos Perşembe sabahına adeta kabus gibi uyandı. Karar.com dahil bütün internet, gazete ve ekonomi sitelerinde doların 3,0 TL'yi aştığı haberleri vardı.
19 Ağustos günü koalisyon kurulmayacağı netleşip, erken seçim startı verildiğinde dolar 2,93 seviyelerindeydi. Hatta Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun piyasalar kapandıktan sonra yaptığı bu açıklama ile dolar bırakın yükselmeyi, saat 21,00 sıralarında 2,90'a gerilemişti.
Ama her ne olmuşsa bir gün sonra, yani 20 Ağustos sabahı kuşlar bile yeni yeni uyanırken, "dolar kuşları" erkenden fırlamış ve ekranlara düşmemesine rağmen TL'yi 3,0'ın üstüne itelemişlerdi. Sabah masasına oturan herkes "Dolar3,0 TL'yi de geçti" haberleri ile ne olduğunu anlamadan kendilerine gelmeye çalışıyorlardı.
Ve 20 Ağustos gün içerisinde dolar 3,0 TL'yi bir daha aşamadı.
Hatta saatler öğlen 14,00'ü gösterdiğinde dolarda 2,96'dan başlayan gerileme başlamış ve saatler 19,00'u gösterdiğinde ise düşüş 2,89'a kadar sürmüştü.
Spekülatörler oyun oynadı
İşte o saatlerde ve ertesinde piyasada dolaşan söylenti şuydu: "Kimse görmeden dolara 3,0 TL'yi göstererek piyasada kaygı oluşturuldu ve yerli vatandaşlara dolar satılmaya başlandı".
Söylentinin ne kadar gerçek olup olmadığını henüz bilmiyoruz. İki hafta sonra Merkez Bankası verileri açıkladığında öğreneceğiz.
Biz şimdi önceki yıllarda yerlilerin dolar yükselişlerinde ne yaptığına kısaca bakarak olayın nereye varacağını kestirmeye çalışalım.
Çalışmamıza dalgalı kur sistemine biraz daha alıştığımız ve döviz dalgalanmalarının arttığı 2006 yılından başlıyoruz.
İlk tarih Ocak 2006
Türkiye'de vatandaşların tuttuğu Yabancı Para hesapları 63.270 milyon dolar.
O tarihte dolar/TL ise 1,32 seviyelerinde.
Aradan tam 9,5 yıl geçti; dolar artık 2,90 seviyelerinde.
Ve şimdi: 14 Ağustos 2015 itibari ile bankalarda tutulan "yabancı para mevduatı" 184.816 milyon dolara ulaştı.
Yaklaşık son 10 yılda;
Dolar yüzde 120 artarken
Bankalardaki yabancı para mevduatları ise yüzde 190 artmış oldu.

Dolar fiyatı ve yabancı para mevduatları arasında yakın ilişki olduğu anlaşılıyor. Yerliler çok büyük oranda dolar düşerken alıp-yükselirken satışa geçmişler
Grafikten de anlaşılacağı üzere yerli halkın döviz hesapları son 10 yılda ciddi oranda büyüdü. Fakat yerliler dolar alırken istikrarlı bir şekilde her ay paralarının bir kısmı ile gidip dolar almamışlar. Hatta yazının ilerleyen bölümlerinde göreceğimiz gibi yerli yatırımcılar dolar alırken çok ama çok hassas davranmışlar.
Mesela bakın 2006 yılında 2008 Mayıs ayına kadar yerlilerin döviz varlıkları 1,5 yılda 63 milyar dolardan 107 milyar dolara yükseliyor. Oysa kriz başlayıp dolar 1,28'den 1,60'ları aştığı Mayıs 2008 Şubat 2009'a kadar olan sürede yerliler döviz varlıklarını 107 milyar dolardan 88 milyar dolara kadar düşürüyor.
Veya şöyle ifade edelim: 2008-09 küresel krizinde doların yükselişinden önce dolar alan yerliler kriz esnasında ellerindeki doların 30 milyarlık kısmını satıyor.
Sonra ne mi oluyor?
Kriz sakinleşip dolar düşmeye başlayınca bu sefer yerli yatırımcılar yeniden dolar almaya başlıyor. Şubat 2009'da 88 milyar dolara gerileyen yerlilerin döviz hesapları Eylül 2009'da yeniden 108 milyar dolara ulaşıyor.
Yerliler dolar oyununu çok iyi biliyor
Aslında süreleri kısaltarak yerli yatırımcıların dolar yükselişlerinde nasıl davrandıklarını daha iyi anlayabiliriz.
Mesela biz aylık bazda inceleme yaptık ama haftalık bazda bile doların değerine bağlı döviz varlıkları hızlı değişim göstermiştir.
İncelememize üç aylık bazda devam edersek şunu görüyoruz: Yerli yatırımcılar büyük dolar yükselişlerini çok yüksek oranda satış fırsatı olarak kullanmışlardır.
Aşağıdaki tablodan inceleyebilirsiniz.
3'er aylık ortalama üzerinden bakıldığında doların yükselişleri ile yerlilerin satışları arasında bir yakın bir bağ görülüyor. 2013 ve 15'in son üç ayında ise hem dolar yükselmiş hem de yerliler dolar almış
Üçer aylık ortalamalardan baktığımızda yerli yatırımcıların büyük oranda her dolar yükselişini satış fırsatı olarak kullandıkları daha açık görülüyor.
En sert dolar yükselişinin yaşandığı Ekim-Aralık 2008'de doların fiyatı yüzde +29,25 artarken yerlilerin döviz hesapları yüzde -15,03 gerilemiştir. Keza yine Haziran - Eylül 2011'de dolar yüzde +11,53 yükselirken yerli yatırımcılar ellerinde doların yüzde -3,59'unu piyasa vermişler. (Haziran 2011'de 115,6 milyar dolar olan yabancı para mevduatları Eylül 2011'de 110,6 milyar dolara geriledi.)
Aylık bazda yerlilerin dolar oyunu çok net anlaşılıyor
Aslında bu çalışmanın haftalık verilerle yapılması çok daha sağlıklı olurdu ama bir fikir vermesi açısından üç aylık ortalama ve aylık hareketlerle de duruma bakabiliyoruz.

Yerli halkın dolarda fiyat tahminlerinin çok büyük oranda tutarlılık gösterdiği yukarıdaki grafikte anlaşılıyor. Mesela 2013 yılında dolar yükselişinde satışa geçmemişler, bilakis dolar almaya devam etmişler.
Çalışmamıza tersten giderek bakabiliriz. Özellikle son aylarda doların fiyatı artarken yerlilerin de dolar aldığı görülüyor. Aylık bazda olaya bakalım:
Ağustos 2015: (14 Ağustos'a kadar)
Dolar %2,42 prim yapıyor, yerlilerin döviz stoğu %1,75 artıyor.
Temmuz 2015:
Dolar %3,29 primleniyor; yerlilerin döviz hesapları -%2,0 azalıyor.
Haziran 2015:
Dolar %0,98 prim yapıyor; yerliler döviz varlıklarını %4,51 artırıyor.
Mayıs 2015:
Dolar -%0,93 değer kaybediyor ama yerliler dövizlerini %6,7 artırıyor.
2015 yılı tablosu aşağıda:
| Oca.15 | Şub.15 | Mar.15 | Nis.15 | May.15 | Haz.15 | Tem.15 | Ağu.15 | |
| Yapancı Para (%) | -3,45 | 1,24 | 2,66 | -0,86 | 6,57 | 4,51 | -2,00 | 1,75 |
| Dolar Fiyatı (%) | 4,29 | 3,25 | 3,43 | 3,08 | -0,93 | 0,98 | 3,29 | 2,42 |
Lütfen tabloya biraz dikkatli bakın. Aslında yerli yatırımcılar aylık bazda bile bakıldığında dolar sakinleşince veya az düşünce alıyor ama yükselince satıyor.
| Ocak | Şubat | Mart | Nisan | Mayıs | Haziran | Temmuz | Ağustos | Eylül | Ekim | Kasım | Aralık | |
| Yapancı Para (%) 2014 | -0,69 | 4,85 | 3,47 | 1,08 | -0,75 | -1,99 | 1,28 | 0,31 | -0,92 | 3,47 | -1,46 | -5,37 |
| Dolar Fiyatı (%) 2014 | 5,59 | -3,00 | -2,50 | -1,49 | -0,85 | 1,05 | 1,23 | 0,75 | 5,47 | -2,59 | -0,14 | 5,24 |
| Yapancı Para (%) 2013 | 2,63 | -2,91 | 0,07 | 3,93 | -2,74 | -3,49 | 5,43 | 3,14 | 2,95 | 1,89 | 1,42 | 1,95 |
| Dolar Fiyatı (%) 2013 | -1,57 | 2,33 | 0,61 | -0,88 | 4,52 | 2,99 | 0,52 | 4,28 | -0,15 | -1,44 | 1,46 | 6,34 |
Üçer aylık ortalamada 2013 yılından bu yana yerlilerin dolar yükselirken de alım yaptığı görülüyor. Fakat aylık bazda bakıldığında durum hiç de o kadar net değil. Hatta tabloya bakıldığında yerlilerin çok çok büyük oranda dolar sakinleşmeden dolar almadıları daha net görülüyor.
Özet: Yerli yatırımcılar doların fiyatını sanıldığının aksine çok iyi kestirebiliyor. Türkler nerde dolar alıp-satacaklarını çok iyi öğrenmişler. Dolayısı ile "dolar yükselirken Türkler dolar alıyor" mantığı detay bakıldığında çok daha farklı sonuç veriyor.
Yerli yatırımcı bugüne kadar dolarlarını çok büyük oranda doğru yerde ve doğru zamanda satmış. O zaman doların belini bükecek hareket için yerli yatırımcının kararını beklemek gerekecek.
Ek: Son iki yılda dahi Türkiye'ye yabancı sermaye girişi devam ettiğine göre doları yükselten ana etkenin yabancı olmadığı da görülebilir.
Dolar çalışmamız yabancı davranışı ile son bulacaktır.
