Köylülerin düzenlediği oylamanın herhangi bir hukuki bağlayıcılığı bulunmuyor. Protestonun temelinde ise Piddington yakınlarındaki kullanılmayan bir askeri tesisin sığınmacı merkezi olarak kullanılması planı yer alıyor.
KÖYÜN ADI “PİDDİNGTON PRENSLİĞİ” OLDU
Referandumda seçmenlere, Piddington'ın Birleşik Krallık'tan ayrılması ve kendi kaderini tayin etmesini destekleyip desteklemedikleri soruldu.
NTV'de yer alan habere göre, oylamanın ardından köy meclisi başkanı Tim McNally, Piddington'ın sembolik olarak bundan böyle “Piddington Prensliği” şeklinde anılacağını açıkladı. Ancak bu kararın İngiliz hukukunda herhangi bir resmi karşılığı bulunmuyor.
Köy sakinleri, bağımsızlık fikrini 1949 yapımı İngiliz komedi filmi “Passport to Pimlico”dan esinlenerek ortaya çıkardı. Filmde Londra'daki küçük bir topluluk, tarihi belgeler üzerinden bölgenin İngiltere'ye ait olmadığını öne sürerek bağımsızlığını ilan ediyor.
TARTIŞMANIN MERKEZİNDE 10 YILLIK SIĞINMACI PLANI VAR
İngiliz hükümeti, Piddington yakınındaki eski askeri tesiste bin 250'den fazla yetişkin erkek sığınmacının barındırılmasını planlıyor. Merkezin en az 10 yıl boyunca kullanılması öngörülüyor.
Köy meclisi başkanı McNally, itirazlarının temelinde tesisin kapasitesi ile köyün nüfusu arasındaki farkın bulunduğunu belirtti. McNally, yaklaşık 350 kişinin yaşadığı bir yerleşim için planlanan kapasitenin orantısız olduğunu savundu.
Köy sakinlerinden bazıları da mevcut yerel imkanların bu ölçekte bir merkez için yeterli olup olmayacağı konusunda endişelerini dile getirdi.
76 yaşındaki Herbert Owen, referandumda Birleşik Krallık'tan ayrılma yönünde oy verdiğini ve hükümetin köyün görüşlerini yeterince dikkate almadığını düşündüğünü söyledi.
Bir diğer köy sakini Ian Darby ise Piddington'da bir köy salonu, 12. yüzyıldan kalma bir kilise ve oyun alanı bulunduğunu belirterek, merkeze yerleştirilecek kişilerin bölgede nasıl vakit geçireceğine ilişkin soru işaretleri olduğunu ifade etti.
17 yaşındaki Dita Jackson da planın hayata geçirilmesinin ardından kendisini eskisi kadar güvende hissedip hissetmeyeceği konusunda endişeli olduğunu söyledi.
HÜKÜMET SIĞINMACI POLİTİKASINI SÜRDÜRECEK
İngiliz hükümeti ise sığınmacıların otellerde barındırılmasına son verilmesi politikasını savunuyor. Başbakan Andy Burnham, bölge sakinlerinin kaygılarının dikkate alınacağını belirtirken, sığınmacı merkezlerinin ülkenin farklı bölgelerine dağıtılmasının daha adil olduğunu savundu.
Kültür Bakanı Lisa Nandy de eski askeri tesislerin sığınmacıların otel veya kiralık konutlarda barındırılmasına alternatif oluşturduğunu belirtti. Hükümet, Piddington yakınındaki merkezin planlandığı şekilde hayata geçirileceğini ve tesiste sığınmacılar, çalışanlar ve yerel halkın güvenliğinin öncelikli olacağını açıkladı.
