Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı'nın duyurduğu "Türk Gıda Kodeksi İçme Sütleri Tebliği" değişikliği, raflardaki süt ve süt ürünleri pazarında köklü bir revizyona gidildiğini resmileştirdi. Haksız rekabetin önlenmesi, ebeveynlerin çocuklarına güvenle içirebileceği ürünlerin şeffaflaşması ve "doğal" algısının korunması amacıyla atılan bu adım, etiket okuma alışkanlığı olan tüketiciler için büyük önem taşıyor.
SÜT YAĞ ORANLARI NASIL DEĞİŞTİ?
Süt satışında en büyük kafa karışıklığı yaratan konuların başında gelen yağ oranları tamamen standart hale getirildi. Yeni tebliğe göre piyasadaki eski 3'lü yapı terk edilerek, içme sütleri kesin hatlarla sınırları çizilmiş 4 ana sınıfa (Tam Yağlı, Yağlı, Yarım Yağlı ve Yağsız) ayrıldı. Bu 4 standart kategori dışında, maliyet düşürmek amacıyla ambalajlara yazılan kafa karıştırıcı "ara yağ oranlarıyla" içme sütü üretilmesi ve piyasaya sürülmesi kesin olarak yasaklandı. Artık tüketici, yarım yağlı veya tam yağlı bir süt aldığında standart bir yağ kalitesiyle karşılaşacak.

MEYVELİ VE KAKAOLU SÜTLERDE GLUKOZ ŞURUBU YASAKLANDI MI?
Aromalı ve çeşnili (kakaolu, çilekli, muzlu vb.) sütlerin üretiminde kullanılan tatlandırıcılara çok sert denetimler ve yasaklar getirildi. Yeni düzenlemeyle birlikte çocukların sıklıkla tükettiği içme sütlerine maliyeti ucuz olan glukoz şurubu ve fruktoz şurubu gibi nişasta bazlı şeker türevlerinin eklenmesi tamamen yasaklandı.
Üreticiler, ürünleri tatlandırmak için yalnızca yarı beyaz, beyaz veya ekstra beyaz saf şeker kullanabilecek. Üstelik bu şeker kullanımına da bir sınır getirildi; eklenebilecek ilave şeker oranı kütlece en fazla %5, sütün kendi laktozuyla birlikte ulaşabileceği toplam şeker oranı ise en fazla %9,5 ile sınırlandırıldı. Ayrıca, şeker ilave edilmiş bu tür sütlerin etiketlerinin ön yüzünde tüketicinin açıkça görebileceği şekilde "Yüzde… ilave şeker içerir" ibaresinin yer alması zorunlu hale getirildi.

HANGİ SÜTLERDE DOĞAL ETİKETİ YAZILABİLECEK?
Etiketlerde tüketiciyi psikolojik olarak yönlendiren "doğal" ifadesinin kullanımı da sıkı kurallara bağlandı. Doğal ibaresi bundan böyle; hiçbir katkı maddesi, aroma verici veya çeşni içermeyen, endüstriyel müdahaleye minimum düzeyde uğramış yalnızca "tam yağlı" ve "yağlı" içme sütlerinde kullanılabilecek. En dikkat çekici detay ise, enzimatik reaksiyonlarla üretilen laktozsuz veya laktozu azaltılmış sütlerde "doğal" ifadesinin kullanımının yasaklanmış olmasıdır. Çeşnili sütler (örneğin kakaolu sütler) için ise ilk kez bir alt sınır belirlenerek, üründe bulunması gereken gerçek çeşni (kakao, meyve püresi) oranının kütlece en az %1 olması şartı koşuldu.
SÜT AMBALAJ VE ETİKETLERİ NE ZAMAN DEĞİŞECEK?
Tarım ve Orman Bakanlığı'nın yayımladığı tebliğe göre, şu an üretim ve paketleme yapan gıda işletmelerine ellerindeki ambalaj stoklarını eritmeleri ve yeni kurallara uygun tasarımlara geçmeleri için 31 Mart 2027 tarihine kadar geçiş süresi tanınmıştır. Tüketiciler, bu tarihe kadar raflarda hem eski standartlara hem de yeni standartlara uygun paketleri bir arada görebilecektir.
ESKİ ETİKETLİ SÜTLER TOPLATILACAK MI?
Hayır, piyasaya sürülmüş olan mevcut ürünler toplatılmayacaktır. 31 Mart 2027 tarihinden önce üretilmiş ve eski etiket kurallarına göre piyasaya sunulmuş olan içme sütleri, ambalajlarının üzerindeki son tüketim (raf ömrü) tarihi dolana kadar yasal olarak market raflarında satışta kalmaya devam edebilecektir.
