Dokuz Eylül Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Celalettin Şimşek, iklim değişikliğine ilişkin öngörülerin beklenenden daha hızlı gerçekleştiğini belirterek, 2050 için öngörülen sıcaklıkların 2025'te görülmeye başlandığını söyledi. Türkiye'nin su kaynaklarına da dikkat çeken Şimşek, kayıp-kaçak oranının azaltılması ve bütüncül bir su yönetimi politikası uygulanması gerektiğini vurguladı.
"RİSK OLUŞTURABİLİR"
TMMOB Çevre Mühendisleri Odası İzmir Şubesi tarafından COP31 süreci öncesinde düzenlenen “İzmir'den COP31'e İklim Değişikliği, Su, Tarım ve Gıda” panelinde konuşan Prof. Dr. Şimşek, iklim simülasyonlarının son yıllarda yaşanan gelişmelerle örtüşmediğini ifade etti.
Şimşek, “2050 yılında beklediğimiz sıcaklık değerlerini biz 2025 yılında yaşamaya başladık” diyerek aşırı sıcaklıklar, kuraklık ve öngörülemeyen hava olaylarının arttığına dikkat çekti. Buzulların erimesinin kritik seviyeye ulaştığını belirten Şimşek, deniz seviyesindeki yükselmenin ilerleyen yıllarda büyük kentler açısından ciddi risk oluşturabileceğini söyledi.
“SU KRİZİNE KARŞI YÖNETİLEBİLİR ŞEHİRLER GEREKİYOR”
Türkiye'de sıcaklıkların 2040'a kadar ortalama 2, 2070'e kadar 4 ve 2100'e kadar 5 derece artmasının öngörüldüğünü aktaran Şimşek, özellikle büyük kentlerin su güvenliği açısından risk altında olduğunu belirtti.
İzmir'de barajlardaki su seviyelerinin kritik noktalara geldiğini hatırlatan Şimşek, aşırı büyüyen şehirlerin su ve altyapı krizlerine karşı daha kırılgan hale geldiğini ifade etti.
“SUYUN YÜZDE 40'I ŞEBEKEDE KAYBOLUYOR”
Türkiye'de kullanılabilir suyun yüzde 70-75'inin tarımda tüketildiğini belirten Şimşek, kapalı sulama sistemlerinin ve sensörlü teknolojilerin yaygınlaştırılması gerektiğini söyledi.
Kentlerdeki su kayıp-kaçak oranının Avrupa'da yüzde 12-15 seviyesinde olduğunu, Türkiye'de ise yaklaşık yüzde 40'a ulaştığını belirten Şimşek, “Bütüncül bir su yönetim politikası oluşturulmadan su güvenliğini sağlamamız mümkün değil” dedi.
