Avrupa ulaşım ağı üzerinde planlanan devasa yatırımlar ve AB altyapı projeleri, yaşanan ekonomik ve jeopolitik krizlerin gölgesinde ilerlemeye çalışıyor.
Avrupa Sayıştayı tarafından açıklanan verilere göre, birliğin ticaret yollarını güçlendirmesi beklenen TEN-T koridorları için öngörülen takvimde ciddi sapmalar meydana geldi.
Trans-Avrupa Ulaşım Ağı inşasında yaşanan bu aksaklıklar, sadece lojistik süreçleri değil, aynı zamanda kıtanın karbon emisyonlarını düşürme planlarını da sekteye uğratıyor.
Avrupa ülkeleri arasında 20 yılda inşa edilecek: Listede İstanbul da var!
MALİYETLERDE YÜZDE ELLİYE VARAN ARTIŞ
Euronews'te yer alan habere göre, Lüksemburg merkezli denetçilerin pazartesi günü kamuoyu ile paylaştığı rapora göre, 2020 yılından bu yana sağlanan 15,3 milyar euro tutarındaki fon desteğine rağmen ilerleme oldukça yavaş seyrediyor.
2013 yılında yasalaşan Trans-Avrupa Ulaşım Ağı (TEN-T) projesi, önce tüm dünyayı etkisi altına alan pandemi süreci, ardından Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşın getirdiği enerji ve inşaat maliyet artışlarıyla sarsıldı.
Denetlenen 8 mega projenin maliyetlerinde, ilk planlamalara kıyasla reel bazda yüzde 47 oranında bir artış tespit edildi.
DEMİRYOLU PROJELERİ BÜTÇEYİ ZORLUYOR
Geleceğe yönelik projeksiyonlar ise tablonun daha da ağırlaşacağına işaret ediyor.
2025 yılı verilerine dayandırılan tahminler, maliyet artışının yüzde 82 seviyesini aşacağını gösteriyor.
Özellikle Baltık ülkelerini Avrupa'nın merkezine bağlayacak olan Rail Baltica ve Fransa ile İtalya arasındaki yüksek hızlı tren hattı Lyon-Torino bağlantısı, bütçe sapmalarının en yoğun yaşandığı projeler olarak öne çıkıyor.
Denetçiler, Avrupa Komisyonu'nun üye ülkeler üzerindeki gözetim mekanizmasının yetersiz kaldığını ve daha proaktif bir yönetim sergilenmesi gerektiğini vurguluyor.
Türkiye ile Bulgaristan, yeni YHT tren hattıyla birleşiyor! AB finansmanıyla inşa edilecek
EKONOMİK VE ÇEVRESEL RİSKLER BÜYÜYOR
Ulaşım ağlarının zamanında tamamlanamaması, Avrupa Birliği'nin 2050 yılına kadar karbon nötr kıta olma hedefini de riske atıyor.
Demiryolu ve su yolları gibi çevre dostu taşıma modlarına geçişin gecikmesi, emisyon oranlarının yüksek kalmasına neden oluyor.
Parçalı ve entegre olamamış bir ulaşım sistemi, işletmeler ve tüketiciler için lojistik maliyetlerini artırırken, Avrupa içi ticaretin potansiyelini de aşağı çekiyor.
Kuzey Avrupa Sen Kanalı gibi projelerde inşaat maliyetlerinin başlangıca göre 3 katına çıkmış olması durumun ciddiyetini ortaya koyuyor.
30 YILDIR BİTMEYEN PROJELER
Raporu hazırlayan Avrupa Sayıştayı Üyesi Annemie Turtelboom, bu projelerin Avrupa'yı yeniden şekillendirmek ve insanları yakınlaştırmak için tasarlandığını hatırlattı.
Annemie Turtelboom, şunları söyledi:
"Birçok projenin kağıt üzerinde tasarlanmasının üzerinden 30 yıl geçti. Ancak hâlâ kurdela kesmekten ve yolcu ile yük taşımacılığında hedeflenen akışı sağlamaktan çok uzağız."
Denetlenen projeler arasında İspanya'daki Bask Y, İtalya-Avusturya arasındaki Brenner Taban Tüneli ve Polonya liman bağlantıları gibi stratejik noktalar bulunuyor.
100 iç hat seferine veda sinyali! 4 bin kişiyi de işten çıkaracaklar
GECİKMELER 10 YILI AŞTI
Raporda dikkat çeken bir diğer husus ise teslim sürelerindeki dramatik ötelemeler oldu.
2020 yılındaki raporda ortalama 11 yıl olan gecikme süresi, 2025 itibarıyla bazı projelerde 17 yıla kadar çıktı.
Örneğin Bask Y hattının 2010'da bitmesi gerekirken, yeni hedef 2030 olarak revize edildi.
Benzer şekilde Lyon-Torino hattı ve Brenner Tüneli için açılış tarihleri 2032 ve sonrasına sarktı.
Kuzey Avrupa Sen Kanalı'nın ise en iyi ihtimalle 2032 yılında faaliyete geçebileceği öngörülüyor.
SİYASİ İRADE VE ULUSAL ÖNCELİKLER ÇATIŞMASI
TEN-T politikası, 1990'lardan bu yana AB iç pazarını güçlendirmek amacıyla geliştiriliyor.
Ancak uzmanlar, ulusal çıkarların bazen ortak Avrupa hedeflerinin önüne geçtiğini savunuyor.
Avrupa Halk Partisi eski milletvekili Barbara Thaler, son revizyonların beklentileri karşılamadığını ve üye devletlerin gerçek bir taahhüt altına girmediğini belirtti.
Avrupa Demiryolu ve Altyapı Şirketleri Topluluğu (CER) ise ağın tamamlanması için 2050 yılına kadar 1,5 trilyon euro yatırım gerektiğini açıklamıştı.
Hollanda'da neden bu kadar çok bisiklet var? Çocuk ölümlerinden doğan bisiklet kültürü
