Çin kuşağına Batı seddi

Çin kuşağına Batı seddi

Nüfuzunu Afrika’dan Avrupa’ya kadar yayma planlarını ‘Kuşak ve Yol’ adı altında ambalajlayan Çin’e karşı Batı’dan hamle geldi. G7 liderleri, gelişen ülkelere 600 milyar dolarlık fon sağlanması için uzlaştı. Rusya’nın küresel sistemden tasfiyesiyle eş zamanlı atılan adım, Pekin’in dünyada bir hegemon güce dönüşmesini engelleme çabası olarak değerlendirildi.

Çin, 2013’te duyurduğu ‘Kuşak ve Yol’ girişimiyle gelişmekte olan ülkelere altyapı ve yol için kredi kullandırdı. Ancak köprüler, limanlar bütçeleri yutmaya başlayınca Pekin bu başkentler üzerindeki nüfuzunu artırdı. Karadağ ile yapılan ‘Borç ödenmezse toprak talep etme hakkı doğar’ anlaşması yeni İpek Yolu’nun ardındaki asıl amacı ortaya koydu. Borcunu ödeyemeyen Sri Lanka’da ülkenin ticaret limanı rejimin eline geçti.

‘RUSYA’DAN SONRA SIRA ÇİN’E GELECEK’ ÖNGÖRÜLERİ GÜNDEMDE

Kuşak ve Yol’u milli güvenlik tehdidi olarak gören Avustralya ise anlaşmadan çekildi. Bu süreçte G7 devletleri, gelişmekte olan ülkelere altyapı finansmanı için 600 milyar dolarlık fon sağlanması konusunda anlaştı. İşgal planına dönen ‘kuşağa’ alternatif olan proje ‘Batı, Çin’in küresel hegemon güce dönüşmesini önlüyor’ değerlendirmelerini getirdi. ‘Rusya'dan sonra sıra Çin’e gelecek' öngörüleri de yeniden gündeme geldi.

PEKİN'İN İPEK YOLU'NU BATI'NIN DUVARI KESECEK

G7 liderleri, Çin’in ‘modern İpek Yolu’ olarak nitelendirilen ‘Kuşak ve Yol’ Projesi’ne alternatif proje getirdi. Liderler, gelişmekte olan ülkelerde altyapının finansmanı için 600 milyar dolar fon sağlama kararı aldı. Böylece Çin’in ‘Kuşak ve Yol’ kapsamında ülkeleri aşırı borçlandırıp kendi politik hegemonyası için kullanması ve varlıklarına el koymasının önüne geçilmesi planlanıyor.

Çin’in modern İpek Yolu girişimi olarak da nitelenen “Kuşak ve Yol” adlı dev ticaret ve altyapı projesiyle özellikle gelişmekte olan ülkeleri ekonomik olarak nüfuz alanına dahil etmesine karşı G7 liderlerinden hamle geldi. ABD, İngiltere, Almanya, İtalya, Fransa, Japonya ve Kanada’dan oluşan G7’nin liderleri, gelişmekte olan ülkelerde altyapının finansmanı için 600 milyar dolar fon sağlama kararı aldı. Çin’in trilyonlarca dolarlık altyapı inisiyatifi, ülkeleri çok fazla borçlandırdığı gerekçesiyle eleştiriliyordu. G7’nin Küresel Altyapı ve Yatırım için Ortaklık Planı aslında geçen yıl İngiltere’de yapılan G7 görüşmelerinde gündeme gelen bir program. ABD Başkanı Joe Biden, G7’nin planı için “Net olmak istiyorum. Bu yardım ya da hayır girişimi değil. Herkese kazanç sağlayacak bir yatırım. Ülkelerin demokrasilerle ortaklık yapmanın somut yararlarını görmesine yardımcı olacak” dedi. Plan kapsamında ABD; hibeler, federal fonlar ve özel yatırımlardan 200 milyar dolarlık bir bütçe vadetti. Avrupa Birliği de 300 milyar euroluk kaynak sözü verdi. Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, projenin amacının “kalkınmakta olan ülkelerdeki ortaklarımıza bir seçenekleri olduğunu göstermek için olumlu bir yatırım duygusu sunmak” olduğunu söyledi. Altyapı programı ilk olarak 2021’de İngiltere’de yapılan G7 toplantısında gündeme gelmişti. O dönem “Daha iyi bir dünya inşa et” adını taşıyan ABD öncülüğündeki planda gelişme kaydedilememesi üzerine adı Küresel Altyapı ve Yatırım için Ortaklık Planı olarak değiştirilmiş ve 2022 G7 zirvesinin gündemine alınmıştı. G7 ülkeleri yeni planlarıyla iklim değişikliğiyle mücadeleyi, küresel sağlığı iyileştirmeyi, cinsiyet eşitliğini ve dijital bir altyapı geliştirmeyi hedefliyor. Büyük projeleri arasında, Angola’da güneş enerjisiyle çalışan bir tesis, Senegal’de bir aşı fabrikası ve Mısır ve Afrika Boynuzu üzerinden Singapur’u Fransa ile bağlayacak 1609 kilometre uzunluğunda bir su altı telekomünikasyon kablosu da sayılıyor. Çin, lideri Şi Cinping’in 2013’te duyurduğu proje ile gelişmekte olan ülkelere liman, yol ve köprü gibi altyapı projelerinde finansman sağlıyor. Kuşak ve Yol İnisiyatifi, ticari ilişkileri geliştiriyor. Ancak inisiyatif, aynı zamanda zaten borç yükü altında ezilen ülkelere yüksek faizli krediler sağladığı ve bu ülkeler borçlarını ödeyemedikleri takdirde önemli varlıklarına el koyma aracı olarak kullanıldığı gerekçesiyle eleştiriliyor. Bu projeyle Çin, yalnızca ticari ilişkilerini değil etki alanını da genişletmeyi ve küresel liderlik mücadelesinde öne geçmeyi amaçlıyor. Bunun en önemli göstergesi birçok ülkenin Çin’de Uygur Türklerine uygulanan insan hakları ihlallerine ekonomik bağımlılık yüzünden gerekli tepkiyi gösterememesi olarak görülüyor. Nitekim Pasifik’te Çin’in nüfuzundan rahatsız olan Avustralya geçen yıl Mayıs ayında Victoria eyaletinin imzaladığı, Kuşak Yol Projesi işbirliği anlaşmalarını iptal etmişti. ‘Kuşak ve Yol’ projesinin anahtar ülkelerinden Sri Lanka ise bu yılın başlarında borçlarının yeniden yapılandırılmasına yardımcı olması için Pekin’den destek istemişti. Çin, geçen 10 yılda otoyol, liman ve havalimanları yapımı için ada ülkesine 5 milyar dolar kredi vermişti. Ancak borcunu ödeyemeyen ve halihazırda iflas eden Sri Lanka Hambantota Limanı’nın yüzde 70’ini 99 yıl boyunca Çinli şirkete devretmek zorunda kalmıştı. Asya-Avrupa ana deniz rotasına on deniz mili mesafede yer alan Hambantota Limanı, İpek Yolu Ekonomik Kuşağı üzerinde stratejik bir konumda bulunuyor.

28-haziran-2022-kapak.jpg

İlgili Haberler
Öne Çıkanlar
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN