Suriye Demokratik Güçlerinin (SDG) eski Genel Komutanı ve Suriye Cumhurbaşkanlığı danışmanı Mazlum Abdi, Haseke’de İlke TV’den Bağu Güven’in sorularını cevapladı. Cumhurbaşkanlığı danışmanlığı görevine getirilmesinin ardından Türkiye’den ulusal yayın yapan bir televizyon kanalına ilk röportajını veren Abdi, Suriye’deki yeni dönem ve Türkiye ile ilişkiler konusunda açıklamalarda bulundu.
Abdi, danışmanlık görevine resmen başlamadığını, kuzeydoğu Suriye’de yürütülen entegrasyon çalışmalarının tamamlanmasının ardından Şam’a gideceğini söyledi. Çalışmalarını Şam ve Haseke arasında sürdüreceğini belirten Abdi, zamanının yarısını başkentte, diğer yarısını ise kuzeydoğu Suriye’de geçirmeyi planladığını ifade etti.
“YÜZLERCE SAVAŞÇI ÇIKTI, YÜZLERCESİ KALDI”
Röportajda SDG bünyesindeki Suriye vatandaşı olmayan savaşçıların durumu da gündeme geldi.
Abdi, söz konusu kişilerin IŞİD’e karşı yürütülen çatışmalarda yer aldığını belirterek bu kişilerin geleceğinin henüz Türkiye ile görüşülmediğini söyledi. Konunun PKK ile Türkiye arasında ele alınması gerektiğini savunan Abdi, kendilerinin ise ayrılmak isteyen savaşçıların bölgeden çıkmasına yardımcı olacağını ifade etti.
Abdi, 29 Ocak’ta başlayan süreçten bu yana bölgeden ayrılan ve kalmaya devam edenlerin sayısına ilişkin şunları söyledi:
“Süreç başladığından beri, 29 Ocak’tan beri yüzlerce savaşçı buradan çıkış yaptı. Yüzlercesi de kaldı.”
Suriye’deki yeni askerî ve idari yapılarda görev alabilmenin temel koşulunun Suriye vatandaşlığı olduğunu belirten Abdi, yabancı savaşçıların devlet kurumlarında görev üstlenemeyeceğini söyledi.
“TÜRKİYE İLE İLİŞKİLERİ GELİŞTİRMEYE AÇIĞIZ”
Türkiye’nin Suriye üzerindeki etkisinin arttığını ve bu etkinin devam edeceğini söyleyen Abdi, Ankara’nın ülkenin yeniden inşa sürecinde önemli bir ekonomik rol üstlenebileceğini ifade etti.
Suriye Kürtlerinin Suriye devletinin bir parçası olduğunu vurgulayan Abdi, Şam ile Ankara arasındaki ilişkilerin gelişmesini desteklediklerini söyledi. Türkiye ile yeni dönemde doğrudan ilişkilerin ilerletilmesi için oluşan imkânlardan yararlanmak istediklerini belirtti.
Türkiye’de İmralı ile yürütülen sürecin Suriye’deki gelişmeleri de etkilediğini savunan Abdi, şöyle konuştu:
“İnanıyorum ki İmralı ve Türkiye devleti arasında yürüyen çözüm sürecinin Suriye’deki Kürt meselesinin çözümünde olumlu etkisi olacaktır.”
Abdi, söz konusu sürecin hem Türkiye ile kurulan ilişkiler hem de Şam yönetimiyle sürdürülen görüşmeler açısından olumlu bir ortam oluşturduğunu ileri sürdü.
SDG’NİN YERİNE YENİ SİYASİ YAPI HAZIRLIĞI
SDG’nin bağımsız bir askerî güç olarak varlığının sona erdiğini ve bünyesindeki güçlerin Suriye Savunma Bakanlığına entegre edildiğini söyleyen Abdi, silahlı mücadele döneminden siyasi mücadele dönemine geçildiğini ifade etti.
Abdi, SDG’nin ortadan kalkmasıyla siyasi alanda bir boşluk oluştuğunu belirterek bu boşluğu dolduracak yeni bir siyasi yapı üzerinde çalışıldığını açıkladı.
Yeni yapının parti mi yoksa daha geniş kapsamlı bir oluşum mu olacağının henüz kesinleşmediğini söyleyen Abdi, isim ve örgütlenme modeline ilişkin görüşmelerin sürdüğünü aktardı.
ENTEGRASYON İÇİN “TESLİMİYET” ELEŞTİRİSİNE YANIT
SDG’nin Suriye ordusuna entegrasyonunun bir “teslimiyet” olarak değerlendirilmesine karşı çıkan Abdi, sürecin “bir taraf kazandı, diğer taraf kaybetti” yaklaşımıyla ele alınmaması gerektiğini savundu.
Kürt tarafının taleplerinin varılan anlaşmadan daha kapsamlı olduğunu kabul eden Abdi, buna rağmen mevcut düzenlemenin Kürtlerin statüsü ve hakları açısından hukuki bir zemin oluşturduğunu söyledi.
Abdi’ye göre Kürtler, Suriye devletinin bir parçası olarak yaşadıkları bölgelerde yerel yönetim ve güvenlik alanlarında rol üstlenmeye devam edecek.
KÜRTÇE EĞİTİM VE YENİ ANAYASA AÇIKLAMASI
Mazlum Abdi, Kürtçenin Suriye devletinin eğitim sistemi içerisinde ilk kez tanındığını ancak mevcut düzenlemenin yeterli olmadığını belirtti.
Kuzeydoğu Suriye’de son 13-14 yılda oluşturulan Kürtçe eğitim sisteminin daha kapsamlı olduğunu söyleyen Abdi, yeni düzenlemenin başlangıç olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Yeni anayasa hazırlıklarına ilişkin kesin bir takvim bulunmadığını belirten Abdi, edindiği bilgilere göre iki veya üç ay içerisinde bir anayasa hazırlık komisyonu kurulabileceğini söyledi.
Abdi, komisyonda Kürt temsilcilerin bulunmasını; Kürtlerin ulusal, kültürel, dilsel ve idari haklarının yeni anayasada güvence altına alınmasını istediklerini kaydetti.
YPJ İÇİŞLERİ BAKANLIĞINA BAĞLANACAK
Kadın Savunma Birliklerinin (YPJ) yeni dönemdeki statüsüne de değinen Abdi, Şam yönetiminin kadınların ordu bünyesine katılmasına olumlu yaklaşmadığını söyledi.
Yaklaşık yedi ay süren görüşmelerin ardından YPJ’nin silahlı kimliğini koruyarak İçişleri Bakanlığına bağlı bir terörle mücadele birimi şeklinde faaliyet göstermesi konusunda uzlaşmaya varıldığını açıkladı.
Abdi, bu formülün YPJ üyelerinin öncelikli tercihi olmadığını ve kadın savaşçıların sonuçtan memnuniyetsizlik duyduğunu da aktardı.
“IŞİD TEHDİDİ SONA ERMEDİ”
IŞİD mensuplarının tutulduğu cezaevleriyle ilgili de bilgi veren Abdi, tutukluların büyük bölümünün ABD ordusu tarafından, Suriye yönetiminin onayıyla Irak’a nakledildiğini söyledi.
Bölgede yüzlerce IŞİD mensubunun kalmaya devam ettiğini belirten Abdi, örgütün finansman ve yeni üye kazanma kapasitesini tamamen yitirmediğini savundu.
IŞİD’in büyük çaplı saldırılar düzenleme ihtimalinin sürdüğünü ifade eden Abdi, örgütün hem Suriye hem de bölge ülkeleri açısından güvenlik tehdidi oluşturmaya devam ettiğini söyledi.
İSRAİL’İN SURİYE POLİTİKASINI DEĞERLENDİRDİ
İsrail’in Suriye politikasına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Abdi, Tel Aviv yönetiminin temel kaygısının Türkiye’nin Suriye’deki askerî ve güvenlik alanındaki varlığı olduğunu öne sürdü.
Şam yönetiminin İsrail güçlerinin Beşar Esad yönetiminin devrilmesinden önceki sınırlara çekilmesini istediğini belirten Abdi, İsrail’in son dönemde kontrol altına aldığı bölgelerde kalmakta ısrar ettiğini söyledi.
Taraflar arasındaki gerilimin önceki döneme kıyasla azaldığını ifade eden Abdi, buna karşın İsrail’in öne sürdüğü koşullar nedeniyle anlaşmazlığın uzun süre devam edebileceğini savundu.
