Seçim oyunları

Seçim oyunları

Dünyanın ayarıyla oynayan Trump ile soykırımcı Netanyahu seçim telaşında. Kasımda Amerika'da, ekim ayında İsrail'de yapılacak kritik seçimleri kazanmak zorunda olan iki lider kendi kamuoylarından destek almak için şov peşinde. Uluslararası yorumculara göre Washington ile Tel Aviv bunun için ‘kontrollü gerilim tiyatrosu’ sergiliyor.

27 Ekim'deki seçim öncesi sandıktan çıkmak için her yolu deneyen tescilli soykırımcı Netanyahu, ABD ile yürüttüğü gerilim siyasetiyle taraftar toplamayı planlıyor. ABD'li Kongre üyesi Ro Khanna’nın Batı Şeria'da alıkonulmasının ardından yeni gerilim konusu Amerikan ordusuna ait havada yakıt ikmal uçaklarının Ben Gurion Havalimanı’ndaki konuşlandırılması oldu. Washington ile Tel Aviv daha önce en fazla 20 Amerikan yakıt ikmal uçağının tutulması konusunda anlaşmasına rağmen İsrail, geçici bir talimat yayınlayarak sayısı 33'e çıkan uçakların geri çekilmesini istedi.

AMAÇ KAMUOYUNUN DESTEĞİNİ ALMAK

Müttefikler arasında yaşanan kontrollü gerilim tiyatrosunda Tel Aviv'in 'ikmal uçaklarını çekme' restine kasımda seçime gidecek olan Trump'tan, "Suriye ve Lübnan'dan çekil" baskısı geldi. Trump'ın bu hamleyle 'savaşları bitiren lider' imajı çizerek kendi kamuoyundan destek toplamayı hedeflediği belirtildi. Tahran'a yeniden saldırmak için Ben Gurion'a yığdığı ikmal uçaklarını geri çekme talebine yanıt vermedi. ABD basını ve sosyal medyadaki analistler, bu krizleri yaklaşan kritik seçimler öncesi koltuk kaybetme korkusu yaşayan iki ismin sahnelediği oyun olarak değerlendirdi.

1607krt01a-tum-yeni.jpg

TRUMP-NETANYAHU HATTINDA ‘KONTROLLÜ KRİZ’: MÜTTEFİKLERİN SEÇİM TİYATROSU

ABD ve İsrail arasındaki son krizler, Trump ve Netanyahu’nun yaklaşan seçimler öncesi kurguladığı bir “gerilim tiyatrosu” olarak görülüyor. Ben Gurion’daki uçak krizi ve Trump’ın “Suriye’den çekil” baskısı, siyasi bekalarını korumak isteyen iki liderin kontrollü oy toplama hamlesine dönüştü.

ABD ve İsrail arasındaki sarsılmaz müttefiklik ilişkisi, son günlerde peş peşe gelen lojistik ve diplomatik gerilimlerle sınanıyor. Tel Aviv’deki Ben Gurion Havalimanı’nda yaşanan askeri uçak krizi ve Oval Ofis’ten gelen “Suriye ve Lübnan’dan çekil” baskısı, dışarıdan derin bir diplomatik çatlak gibi görünse de madalyonun arkası farklı bir senaryoya işaret ediyor. ABD basını ve sosyal medyadaki analistler, bu krizleri yaklaşan kritik seçimler öncesi koltuk kaybetme korkusu yaşayan iki pragmatik liderin sahnelediği “kontrollü bir gerilim tiyatrosu” olarak yorumluyor. ABD’nin İran ile Şubat 2026’da başlayan doğrudan çatışmaları süresince Ben Gurion Havalimanı, Amerikan KC-135 ve KC-46 yakıt ikmal uçaklarının ana üssü haline gelmişti. Ancak askeri yığılma, sivil uçuşları durma noktasına getirdi. İsrail Ulaştırma Bakanı Miri Regev, yaz tatili yolcularını koruma gerekçesiyle havalimanındaki ABD tanker uçağı kotasını kesin bir dille 20 adet ile sınırlandırarak, “Kalanlar askeri üslere gitsin” talimatı verdi. Uzmanlara göre, Netanyahu, bu hamleyle kendi seçmenine “İsrail halkının ekonomisini Washington’ın askeri taleplerine kurban etmeyen tavizsiz lider” imajı satarak puan topluyor. CENTCOM’un geri çekilme planını dondurmasıyla, İsrail sivil havacılığında temmuz sonuna kadar 50 binden fazla sivil biletin iptali gündemde. Gerilimin diplomatik ayağı ise sahadaki askeri varlık üzerinden şekilleniyor. Axios’un haberine göre Donald Trump, Ankara’daki NATO Zirvesi’nde Suriye’nin yeni Devlet Başkanı Ahmed Şara ile görüştükten hemen sonra Netanyahu’yu arayarak sert bir tonda Suriye ve Lübnan’dan çekilmesini istedi. Uzmanlara göre, Trump, ABD seçmenine “Ortadoğu’da bitmeyen savaşları sonlandıran ve Amerikan askerini riske atmayan lider” portresi sunmayı hedeflerken; Netanyahu ise sağ seçmenine “güvenlik zafiyeti yaratmayan güçlü lider” mesajı vermek zorunda.

SANDIK KISKACINDA VAROLUŞ MÜCADELESİ

Hem Donald Trump hem de Binyamin Netanyahu için 2026 sonbaharı, sadece birer seçim dönemi değil, aynı zamanda siyasi geleceklerini tayin edecek hayati birer dönüm noktası.
ABD’de Kasım 2026’da yapılacak ara seçimler, Başkan Trump’ın ikinci dönemindeki yasama gücünü doğrudan belirleyecek. Kongre’deki Cumhuriyetçi çoğunluğu korumak isteyen Trump, Amerikan seçmenine “Ortadoğu’daki sonsuz savaşları bitiren ve askerleri eve döndüren lider” imajını satmak zorunda. Suriye ve Lübnan’dan çekilme baskısı, tamamen Amerikan kamuoyuna yönelik bu seçim kozuna hizmet ediyor.

İsrail’de Ekim 2026’daki genel seçimler ise Netanyahu için tam anlamıyla bir hayatta kalma savaşı. Koalisyon içindeki aşırı sağcı ortaklarının baskısı ve devam eden yargısal süreçleri nedeniyle köşeye sıkışan Başbakan, iktidarı kaybetmesi halinde siyasi kariyerinin biteceğini biliyor. Sağ seçmeni konsolide etmek için “tavizsiz güvenlik lideri” rolünü oynayan Netanyahu, sivil uçuşları savunarak iç kamuoyuna oynuyor.

SİVİL HEDEFLERİ VURACAKLARINI SÖYLEYEN TRUMP’A TEPKİ: BU TEHDİT BİR SAVAŞ SUÇU

ABD Başkanı Donald Trump, Fox News’e yaptığı açıklamada, İran’ın müzakere masasına oturmaması durumunda ülkedeki tüm enerji santrallerini ve köprülerini yıkacaklarını açıkladı. Trump’ın sivil altyapıyı doğrudan hedef alan bu tehdidi; BM İnsan Hakları Şefi Volker Türk’ün de vurguladığı üzere, sivil hedeflere yönelik kasıtlı saldırıların uluslararası hukuka göre “savaş suçu” teşkil etmesi nedeniyle dünya kamuoyunda büyük tepki çekti. Sahada ise askeri hareketlilik ve sivil kayıplar tırmanıyor. CENTCOM, Hürmüz yakınlarındaki hedeflere yönelik 7 saatlik ağır bir saldırı dalgasının tamamlandığını duyurdu. İran Sağlık Bakanlığı, son saldırılarda 260 kişinin yaralandığını, 2 kişinin hayatını kaybettiğini bildirdi. Axios’a göre Trump, Durum Odası’nda toplanarak İran içindeki stratejik noktalara yönelik daha yıkıcı saldırı planlarını görüştü. Karşılıklı hamleler küresel enerji yollarını da tehdit ediyor. ABD’nin deniz ablukasını yeniden başlatmasına yanıt veren İran Devrim Muhafızları, Hürmüz Boğazı’nı kapalı tutacağını ve diğer bölgesel petrol rotalarını da kapatabileceğini duyurdu. Sıcak çatışmalar ABD iç siyasetinde de büyük bir krize yol açtı. Senato’daki Demokratlar, Trump’ın Kongre onayı olmadan giriştiği askeri müdahaleye tepki gösterdi. Senato Demokrat Lideri Chuck Schumer öncülüğündeki senatörler, savaşa destek anlamına geleceği gerekçesiyle Pentagon’un 1,15 trilyon dolarlık yıllık savunma bütçesi (NDAA) tasarısının onaylanmasını engelledi.

YORUMLAR
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN