Sıkılaşmanın bedelini vatandaş ödeyecek

Sıkılaşmanın bedelini vatandaş ödeyecek

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek parasal sıkılaşma vurgusu yaparak ekonomi programının bileşenlerini açıkladı. Şimşek, ekonomi programının üç temel bileşeninin, mali disiplinin tesisi, enflasyonun düşürülmesi için kademeli parasal sıkılaştırma ve yapısal reformlar olduğunun belirtti. Bu açıklamaları değerlendiren ekonomistler sıkılaşmanın bedelini vatandaşın vergi olarak ödeyeceğini belirterek işsizliğin artacağını aktardı.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, ekonomi programının üç temel bileşenini açıkladı. Daha önce rasyonel politikalara dönüş sinyali veren Hazine Bakanı Şimşek, bu sefer de parasal sıkılaşma vurgusu yaptı. Bakan Mehmet Şimşek sosyal medya hesabından ekonomi programıyla ilgili yaptığı açıklamalarda “Programımızın üç temel bileşeni var: Mali disiplinin yeniden tesis edilmesi; yani deprem etkisi hariç, bütçe açığının Maastricht kriterleri ile uyumlu bir seviyeye çekilmesi, Enflasyonun orta vadede tek haneye düşürülmesi için kademeli parasal sıkılaştırma ve enflasyon hedefi ile uyumlu gelirler politikası, Makro finansal istikrarı ve diğer tüm kazanımları kalıcı hale getirecek yapısal reformlar” ifadelerini kullandı.

Açıklamaları değerlendiren ekonomistler sıkılaşmanın bedelini vatandaşın ödeyeceğini belirterek vergi yüküne dikkat çekti. Kemer sıkmanın bedelini çalışanların ödeyeceğini belirten uzmanlar işsizliğin artacağını, talebi azaltarak enflasyonun düşürüleceğini belirtti.

Bakanın açıklamalarını sosyal medya hesabından değerlendiren ekonomist Doç. Dr. Baki Demirel ‘’Yani işsizliği artıracağız, emekçinin kemerini sıkacağız, talebi öldürüp enflasyonu yeneceğiz. Bence başarı şansınız yok Sayın Bakan. Ancak en azından tarafınız belli. Sermayeden yana sıkı duruş sergiliyorsunuz. En temel sıkı duruş bu olsa gerek’’ ifadelerini kullandı. Ekonomist Cüneyt Akman ise Cüneyt Akman‘’Henüz meşhur ve meçhul program namevcut. Bari tweetteki 3 “ipucu” için yorum yapalım. Mali ‘disiplin’ harcamaların kısılması ve vergi gelirlerinin arttırılmasıyla sağlanacak ise... Orada soru şu: kime yönelik harcamalar kısılacak, kimlerden vergi alınacak?’’ dedi.

‘HER ŞEY YİNE SEÇİM ODAKLI YAPILIYOR KIRILGANLIK DAHA ÇOK ARTIYOR

Hazine Bakanı Mehmet Şimşek’in açıklamalarını değerlendiren iktisatçı Mustafa Sönmez adımların yerel seçimler yönelik olduğunu belirterek ‘’İyi hoş da, bunu 31 Mart yerel seçimlerinden önce yapacağına dair pek bir işaret yok. Tersine, her şey yine seçim odaklı yapılıyor ve kırılganlık daha çok artıyor’’ ifadelerine yer verdi. Ekonomist Turhan Bozkurt da yaptığı paylaşımda ‘’Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek malî disiplinden bahsetmiş. Ancak daha bir gün evvel kur korumalı mevduat (KKM) kur farkı ödemelerinin Merkez Bankası’na devredildiğini unutmuş olmalı’’ dedi.

KKM’NİN BÜYÜKLÜĞÜ 2 MİLYAR 700 MİLYARI AŞTI

Kur korumalı mevduat büyüklüğü, 1,5 iş gününün olduğu 27 Haziran haftasında 19,8 milyar lira arttı. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verilerine göre 27 Haziran haftasında KKM büyüklüğü 2 trilyon 739 milyar 394 milyon liraya ulaştı. Böylece KKM’de yeni zirve görüldü. KKM hacmi, dolar bazında ise 106 milyar dolar seviyesinde. Verilere göre, 27 Haziran haftasında bankacılık sektörünün mevduatı 11 trilyon 526 milyar liradan 11 trilyon 638 milyar liraya çıktı. Aynı dönemde krediler ise 9 trilyon 899 milyar liradan 9 trilyon 986 milyar liraya ulaştı. 1,5 iş gününde takipteki alacaklar ise 167 milyar 819 milyon liradan 168 milyar 168 milyon liraya yükseldi.

UCUZ HİSSELER VE RASYONALİTEYE DÖNÜŞ BEKLENTİSİ YABANCI GİRİŞİNİ ARTIRDI

Yurt dışında yerleşik kişiler 9-27 Haziran tarihleri arasında 1,1 milyar dolarlık hisse alımı gerçekleştirdi. Merkez Bankası’nın ‘Haftalık Menkul Kıymet İstatistikleri’ne göre yurt dışında yerleşikler, 23-27 Haziran tarihleri arasında 123,6 milyon dolarlık hisse aldı. Yabancılar, 23 Haziran haftasında 398,8 milyon dolarlık, 16 Haziran haftasında 313,4 milyon dolar, 9 Haziran haftasında ise 261,8 milyon dolarlık hisse senedi alımı yapmıştı. Böylece toplam yabancı girişi belirtilen tarihler arasında 1 milyar 97 milyon dolara ulaştı. Yurt dışında yerleşik kişiler, 27 Haziran haftasında 27 milyon dolarlık Devlet İç Borçlanma Senedi (DİBS) alırken, 500 bin dolarlık Şirket Borçlanma Senetleri (ŞBS) sattı.

Yurt dışında yerleşik kişilerin 23 Haziran itibarıyla 23 milyar 729,2 milyon dolar olan hisse senedi stoku, 27 Haziran itibarıyla 22 milyar 493,6 milyon dolara geriledi. Aynı dönemde yurt dışında yerleşik kişilerin DİBS stoku 911,3 milyon dolardan 882,8 milyon dolara, ŞBS stokları da 71,8 milyon dolardan 65,2 milyon dolara düştü. Financial Times’ın konu ilişkin haberinde TL’de yaşanan değer kaybıyla Türkiye’deki hisselerin daha da ucuzlamasına ve yeni ekonomi yönetimiyle rasyonel politikalara geri döneceği yönündeki inancın, yabancı yatırımcı girişindeki en önemli nedenler olduğu belirtildi.

Öte yandan Borsa İstanbul BIST 100, seçimlerin ardından yüzde 40’ı aşan bir yükseliş gerçekleştirerek Türk Lirası bazında rekorlar kırmasına rağmen, endeks, dolar bazında, 2023’te yatırımcısına yüzde 20 kaybettirdi. BIST 100 endeksi, 6200 puanı aşarak yeni bir rekora imza atmıştı.

‘KKM’NİN MERKEZ’E DEVREDİLMESİ BÜTÇE AÇIĞININ ÜSTÜNÜ ÖRTMEKTİR ‘

Hazine ve Maliye Bakanlığı Kur Korumalı Mevduat (KKM) desteği uygulamasını Merkez Bankası’na (TCMC) devredecek. Hazine’nin KKM’de karşı taraflı TL cinsi işlemler için uyguladığı desteği artık TCMB sağlayacak. Çarşamba günü AK Parti’nin TBMM’ye sunduğu torba kanun teklifinde Kur Korumalı Mevduat’ta Hazine desteği uygulamasının Merkez Bankası’na devri öngörüldü. Buna ek olarak, torba kanun teklifinde KKM uygulamasına ilişkin usul ve esasların belirlenmesi yetkisinin de Merkez Bankası’na devredilmesi teklifi yer aldı.

BDDK verilerine göre, kur korumalı TL, mevduat ve katılım hesapları 91,3 milyar lira artışla 2 trilyon 719 milyar lira oldu. Önceki hafta 52,3 milyar lira artış yaşanmıştı. KKM’de yapılan bu değişikliğin bütçe açığının üstünü örtmek olduğunu belirten uzmanlar bu durumun enflasyonu tırmandıracağını vurguladı. İktisatçı Mhefi Eğilmez konuya ilişkin sosyal medya hesabından yapığı açıklamada KKM’nin Hazine yerine TCMB tarafından para basılıp ödenmesi ve o yolla bütçe açığının düşük gösterilmesi yapısal reform değil kendini kandırmak olduğunu belirterek ‘’Vergi artışları geliyor. Bu kadar vaatle bu bütçenin yılı çıkaramayacağını söylemiştik’’ dedi.

CHP Parti Sözcüsü Faik Öztrak ise ‘’Hükümet getirdiği torba yasayla KKM’nin neden olduğu bütçe açığının üstüne Merkez Bankası şalı örtüyor. Bu, bütçe açığının para basarak finanse edilmesinden başka bir şey değildir. Eğer rasyonel dedikleri politikalar buysa vay halimize’’ ifadelerini kullandı.

‘YÜKSEK VERGİ VE ORTADİREK YOKSULLAŞMASI ORTAYA ÇIKAR’

Bakan Şimşek’in bahsettiği Maastricht kriterlerine değinen ekonomist Enes Özkan, bu kriterlerin Türkiye için bir türlü ulaşılamayan yüzde enflasyon hedefine benzediğini belirterek, ‘’Kaldı ki Maastricht Kriterleri’ni de Konpenhag Kriterleri’ni de Erdoğan elinin tersiyle itti.

Erdoğan iktidarı altından bu kriterlerden bahsetmek “Medeni Kanun’u aldığımız İsveç kadar eşitlikçi bir ülkeyiz” demek kadar abes. Makro-finansal istikrarı aşırı bozan yine siyasi gelişmelerdir. Siyaseten yönümüz değişmediği sürece bu istikrar arayışından ancak yüksek vergi ve ortadireğin yoksullaşması sonucu çıkar’’ dedi.

DEVA Partisi İzmir Milletvekili Seda Kâya Ösen de Maastricht kriterlerine değinerek ‘’Kopenhag kriterlerinin kimsenin umurunda olmadığı bir yönetimde, Maastricht kriterlerinin de tam uyumlu olması imkansız. Hep söylüyoruz, demokrasi, adalet, şeffaflık olmadan ekonomi düze çıkamaz’’ paylaşımınında bulundu.

İlgili Haberler
Öne Çıkanlar
YORUMLAR (1)
YORUM YAZ
UYARI: Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. (!) işaretine tıklayarak yorumla ilgili şikayetinizi editöre bildirebilirsiniz.
1 Yorum
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN