Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), yüz binlerce yatırımcıyı ilgilendiren fon soruşturmasında Tera Portföy ve Pusula Portföy hakkında yeni kararlar aldı. SPK'nın 26 Ekim 2026 tarihli ve 2026/75 sayılı bülteninde yayımlanan kararlara göre, iki portföy yönetim şirketinin sermaye piyasası faaliyetleri geçici olarak durdurulurken, kurucusu oldukları ve daha önce tasfiye kararı alınmamış fonların da tasfiye edilmesi kararlaştırıldı.
Karar, fonların faaliyetlerinin sınırlandırılmasının ötesinde, henüz tasfiye kapsamına alınmamış portföylerin de bu sürece dahil edilmesi bakımından önem taşıyor.
TERA PORTFÖY'ÜN FAALİYETLERİ DURDURULDU
SPK, Tera Portföy Yönetimi AŞ hakkında 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 97'nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca faaliyetlerin geçici olarak durdurulmasına karar verdi. Kurul, şirketin kurucusu olduğu ve 17 Eylül 2026 tarihli kararlarla tasfiyesine hükmedilmemiş diğer yatırım fonlarının da tasfiye edilmesini kararlaştırdı.
Bu kapsama geleneksel yatırım fonlarının yanı sıra gayrimenkul yatırım fonları ve girişim sermayesi yatırım fonları da dahil edildi.
SPK, Tera Portföy'ün söz konusu fonlarının tasfiye işlemlerinin yürütülmesi için Türkiye İş Bankası AŞ'yi görevlendirdi.
PUSULA PORTFÖY'ÜN FONLARI ZİRAAT BANKASINA DEVREDİLEN TASFİYE SÜRECİNE ALINDI
Kurul, Pusula Portföy Yönetimi AŞ hakkında da aynı yönde karar aldı. Pusula Portföy'ün sermaye piyasası faaliyetleri geçici olarak durdurulurken, daha önce tasfiyesine karar verilmemiş yatırım fonları, gayrimenkul yatırım fonları ve girişim sermayesi yatırım fonları da tasfiye kapsamına alındı. Bu fonların tasfiyesi için T.C. Ziraat Bankası AŞ görevlendirildi.
Böylece Tera ve Pusula Portföy'e ilişkin tasfiye süreçlerinin iki ayrı banka tarafından yürütülmesi kararlaştırıldı.
17 EYLÜL'DE TASFIYEYE ALINMAYAN FONLAR DA KAPSAMA GİRDİ
SPK'nın son kararında özellikle 17 Eylül 2026 tarihli önceki Kurul kararlarına atıfta bulunulması dikkat çekti. Söz konusu tarihte bazı fonların tasfiyesine karar verilmiş, diğer fonlar ise tasfiye kapsamı dışında bırakılmıştı.
26 Ekim tarihli yeni kararla, Tera ve Pusula Portföy bünyesinde daha önce tasfiye edilmesine karar verilmemiş fonlar da tasfiye sürecine dahil edildi. Bu değişiklik, tasfiye kararının yalnızca ilk aşamada belirlenen fonlarla sınırlı kalmadığını gösteriyor.
Özellikle gayrimenkul ve girişim sermayesi yatırım fonlarının da kararda açıkça sayılması, iki şirketin farklı varlık türlerine yatırım yapan fonlarının tasfiye sürecinden etkileneceğini ortaya koyuyor.
YATIRIMCILARIN PARALARI NE OLACAK?
SPK'nın kararı, iki portföy yönetim şirketine ait fonlarda yatırımı bulunan kişiler açısından da önem taşıyor. Tasfiye, fon portföyündeki varlıkların ilgili mevzuat ve tasfiye prosedürleri çerçevesinde nakde dönüştürülmesi ve elde edilen tutarın hak sahiplerine dağıtılması sürecini ifade ediyor.
Ancak tasfiye kararı, yatırımcılara yatırdıkları paranın tamamının derhal ödeneceği veya herhangi bir kayıp yaşanmayacağı anlamına gelmiyor.
Fonların portföylerinde bulunan hisse senetleri, tahviller, gayrimenkuller ve diğer varlıkların niteliği, değerlemesi ve nakde çevrilme imkânı, tasfiye sürecinin süresini ve yatırımcılara yapılabilecek ödemeleri etkileyebiliyor.
Özellikle gayrimenkul ve girişim sermayesi yatırımları gibi nakde dönüşmesi daha uzun sürebilen varlıkların bulunduğu fonlarda tasfiye işlemlerinin zamana yayılması söz konusu olabiliyor.
SPK'nın 26 Ekim tarihli bülteninde, yeni tasfiye kapsamına alınan fonların toplam büyüklüğüne, yatırımcı sayısına, varlıklarının değerine veya ödemelerin ne zaman yapılacağına ilişkin bir takvim açıklanmadı.
FAALİYET DURDURMA KARARININ DAYANAĞI 97. MADDE
SPK, iki şirkete ilişkin faaliyet durdurma kararlarını Sermaye Piyasası Kanunu'nun 97'nci maddesinin birinci fıkrasına dayandırdı. Söz konusu düzenleme, Kurula sermaye piyasası kurumlarının hukuka aykırı faaliyetleri veya mali yapılarıyla ilgili koşulların ortaya çıkması halinde çeşitli tedbirler uygulama yetkisi veriyor.
Kurulun son kararında Tera ve Pusula Portföy'ün faaliyetlerinin geçici olarak durdurulduğu belirtiliyor. Bu nedenle karar, iki şirketin ticaret sicilinden silindiği veya tüzel kişiliklerinin sona erdiği anlamına gelmiyor.
Bununla birlikte şirketlerin kurucusu oldukları fonların tasfiye kapsamına alınması, portföy yönetimi faaliyetleri bakımından daha kapsamlı bir sürece geçildiğine işaret ediyor.
