2017'den bu yana Gezi davası sebebiyle cezaevinde bulunan iş insanı ve sivil toplum aktivisti Osman Kavala, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Büyük Daire kararının ardından yaptığı açıklamada, somut ve ikna edici delil olmadan özgürlük hakkının kısıtlanamayacağını belirterek, "AİHM son kararıyla mahkemelerin olaylarla ilgili genel değerlendirmeler ve faaliyetlerin amacı hakkında niyet okuma içeren akıl yürütmelerle mahkumiyet kararı verebileceği anlayışının kabul edilemez olduğunu belirtmiş oldu" dedi.
Kavala, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) kendisiyle ilgili Büyük Daire kararının ardından yaptığı açıklamada, mahkumiyet sürecinin incelendiğini belirterek, suç işlendiğini gösteren ikna edici somut delil olmadan özgürlük hakkının kısıtlanamayacağını vurguladı.
AİHM Büyük Dairesi’nden Osman Kavala kararı: 6 temel hak ihlal edildi, serbest bırakılmalı
"AKIL YÜRÜTMELERLE MAHKÛMİYET KARARI VEREBİLECEĞİ ANLAYIŞININ KABUL EDİLEMEZ OLDUĞU GÖRÜLDÜ"
AİHM'in son kararına ilişkin değerlendirmesinde Kavala, mahkemelerin olaylara ilişkin genel değerlendirmeler ve faaliyetlerin amacı hakkında "niyet okuma" içeren akıl yürütmelerle mahkumiyet kararı verebileceği anlayışının kabul edilemez olduğunu belirterek şu ifadeleri kaydetti:
"AİHM’in benimle ilgili aldığı Büyük Daire kararı, mahkûmiyet sürecinin incelenmesini kapsıyor. Bu kararda da, bundan önceki iki AİHM kararında olduğu gibi, suç işlendiğini gösteren ikna edici somut delil olmadan özgürce yaşama hakkının kısıtlanamayacağı vurgulandı. İlk Gezi davası kapsamında 2020 yılında verilen beraat kararında da suç işlediğime dair delil olmadığı gerçeği ortaya konulmuştu.
AİHM son kararıyla mahkemelerin olaylarla ilgili genel değerlendirmeler ve faaliyetlerin amacı hakkında niyet okuma içeren akıl yürütmelerle mahkûmiyet kararı verebileceği anlayışının kabul edilemez olduğunu belirtmiş oldu.
Yasalarca suç sayılan bir eylemde bulunmayan insanların özgürce yaşama haklarının kısıtlanamayacağı temel insan hakları ilkesidir. Bu hakkın korunması, kamuda bu ilkeye mutlak biçimde riayet edilmesinin sağlanması da hukuk devletinin yurttaşlara karşı yükümlülüğüdür.
AİHM kararlarına uyulması asıl olarak bu yükümlülüğün yerine getirilmesi ile ilgilidir, bunun için gereklidir."
Beştepe'den AİHM çıkışına devam: 90. madde Kavala kararına dayanak olamaz
Yeneroğlu’ndan AİHM’in kararının ardından çağrı: Kavala ve arkadaşları özgürlüklerine kavuşmalı
