Yapay zekâ teknolojilerinin yaratacağı ekonomik büyümenin toplumun tamamına nasıl dağıtılacağı tartışması, Massachusetts Teknoloji Enstitüsü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Daron Acemoğlu ile Tesla ve SpaceX Üst Yöneticisi Elon Musk arasında dikkat çeken bir sosyal medya diyaloğuna dönüştü.
2024 Nobel Ekonomi Ödülü’nü Simon Johnson ve James Robinson ile paylaşan Acemoğlu, Musk’ın yapay zekâ ve robotların üretimi olağanüstü ölçüde artırarak parayı önemsizleştireceği yönündeki öngörüsünü kendi serveti üzerinden sınamasını istedi.
MUSK: EMEKLİLİK İÇİN PARA BİRİKTİRMEK ANLAMSIZLAŞACAK
Tartışmanın çıkış noktasını Musk’ın yapay zekâ, robotik ve enerji teknolojilerinin yakın gelecekte küresel ekonomiyi bir “bolluk çağına” taşıyacağı yönündeki açıklamaları oluşturdu.
Musk, “Moonshots with Peter Diamandis” programında insanların gelecek 10 ila 20 yıl için emeklilik birikimi yapma konusunda kaygılanmaması gerektiğini savunmuştu:
“Emeklilik için para kenara koyma konusunda endişelenmeyin. Bunun bir önemi kalmayacak.”
Musk’a göre yapay zekâ ve insansı robotlar, insanların tüketebileceğinden daha fazla mal ve hizmet üretecek. Bu süreçte temel ihtiyaçların maliyeti düşecek ve geleneksel gelir modellerinin yerini “evrensel yüksek gelir” olarak tanımladığı yeni bir sistem alabilecek.
Musk’ın değerlendirmesi bir öngörü niteliği taşıyor. Yapay zekâ kaynaklı üretim artışının ne kadar hızlı gerçekleşeceği ve oluşan zenginliğin toplumun farklı kesimlerine nasıl dağıtılacağı ise teknoloji kadar vergi, mülkiyet, rekabet ve sosyal politika kararlarına da bağlı.
ACEMOĞLU: SÖZÜNÜN ARKASINDA DURMA FIRSATI
Daron Acemoğlu, Musk’ın “2036’da paranın önemini kaybedeceği” yönündeki iddiasına X hesabından yanıt verdi.
Acemoğlu, Musk’a şu çağrıda bulundu:
“Eğer 2036’da paranın önemi kalmayacaksa, yaklaşık 1 trilyon dolarlık mevcut servetinizi en geç 2036’ya kadar hayır kurumlarına bağışlamayı taahhüt edin.”
Böyle bir taahhüdün Musk’ın yapay zekâ ve teknolojiye duyduğu güveni inandırıcı biçimde göstereceğini belirten Acemoğlu, bunun milyarder ve trilyonerlerin artan siyasi ve toplumsal etkisinden endişe duyan insanları da rahatlatacağını savundu.
Acemoğlu, bağış yapılacak kurumların tarafsız bir yapı tarafından etkili ve ideolojik olmayan kuruluşlar olarak onaylanması gerektiğini de ekledi.
MUSK: BUNA BENZER BİR ŞEY YAPACAĞIM
Elon Musk, Acemoğlu’nun çağrısını aktaran bir sosyal medya paylaşımına kısa bir yanıt verdi:
“Aslında ben de buna benzer bir şey yapacağım.”
Musk, söz konusu planın servetinin tamamını mı yoksa belirli bir bölümünü mü kapsayacağını açıklamadı. Bağışların ne zaman yapılacağı, hangi kurumlara aktarılacağı ve bağlayıcı bir taahhütte bulunup bulunmayacağı konusunda da ayrıntı paylaşmadı.
Bu nedenle Musk’ın açıklamasının somut bir bağış planına mı, kendi şirketleri üzerinden yürütülecek projelere mi yoksa daha geniş bir hayırseverlik girişimine mi işaret ettiği henüz bilinmiyor.
TARTIŞMANIN MERKEZİNDE ZENGİNLİĞİN PAYLAŞIMI VAR
Acemoğlu, uzun süredir yapay zekâ ve otomasyonun üretkenliği artırmasının çalışanların ve toplumun tamamının bu kazançlardan otomatik olarak yararlanacağı anlamına gelmediğini savunuyor.
MIT’deki çalışmalarında teknolojinin yönünün, iş gücünü tamamen ikame etmek yerine insanın yeteneklerini geliştirecek biçimde belirlenmesi gerektiğine dikkat çeken Acemoğlu, yapay zekâ kazançlarının paylaşılmasının kurumlar ve siyasi tercihler tarafından şekilleneceğini belirtiyor. MIT’nin değerlendirmelerine göre Acemoğlu, yapay zekânın önümüzdeki on yılda yaratacağı ekonomik büyümenin birçok teknoloji yatırımcısının tahminlerinden daha sınırlı kalabileceğini düşünüyor.
Musk ise teknolojik gelişmenin üretim maliyetlerini radikal biçimde düşüreceği ve herkesin ihtiyaç duyduğu mal ve hizmetlere erişebileceği bir ekonomik düzen yaratacağı görüşünde.
İki isim arasındaki tartışma böylece yapay zekânın ne kadar güçlü olacağından çok, bu teknolojinin yaratacağı servetin kimin kontrolünde bulunacağı ve topluma nasıl dağıtılacağı sorusunu yeniden gündeme taşıdı.
